Geri Dön

Travmatik olmayan kornea perforasyonlarının yönetimi ve klinik sonuçlarımız

Management of non-traumatic corneal perforations and clinical outcomes

  1. Tez No: 912244
  2. Yazar: MERVE KELEBEK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YUSUF YILDIRIM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışma, spontan (non-travmatik) kornea perforasyonuna yol açan enfeksiyöz ve non-enfeksiyöz etiyolojilerin dağılımını, hastaların klinik-demografik özelliklerini ve uygulanan tedavilerle elde edilen sonuçları retrospektif olarak değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Ekim 2021–Temmuz 2024 tarihleri arasında İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Göz Kliniği'nde gerçekleştirilen bu retrospektif çalışmada, spontan kornea perforasyonu tanısı konulan 53 hastanın (53 göz) kayıtları incelendi. Hastaların yaş, cinsiyet, sistemik-oküler hastalık öyküleri, perforasyon boyutu ve yerleşimi, etiyolojisi (enfeksiyöz veya non-enfeksiyöz) ile uygulanan cerrahi (ör. amniyon membran transplantasyonu, yama greft, penetran keratoplasti) ve ek cerrahi (ön vitrektomi, lensektomi, intravitreal enjeksiyon vb.) gereksinimi kaydedildi. Anatomik başarı, perforasyonun tekrarlamaması ve gözün eviserasyon/fitizis bulbi gibi istenmeyen durumlara ilerlememesi olarak kabul edildi; fonksiyonel başarı ise ameliyat öncesi ve sonrası görme keskinliği (logMAR) değerleri arasındaki anlamlı artışla tanımlandı. İstatistiksel analizler NCSS 2007 programı kullanılarak yapıldı ve p<0,05 düzeyi anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 59,96±21,12 yıl olup %56,6'sı erkektir. Perforasyon olgularının %73,58'i non-enfeksiyöz, %26,42'si enfeksiyöz etiyolojilidir. Non-enfeksiyöz grupta en yaygın nedenler romatoid artrit ve nörotrofik keratit iken, enfeksiyöz grupta Pseudomonas aeruginosa ve Candida türleri saptanmıştır. Periferik perforasyonlar genellikle non-enfeksiyöz etiyolojide görülürken (p<0,001), santral/parasantral ve büyük (≥3 mm) perforasyonlarda penetran keratoplasti (PKP) oranı anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p=0,024). Cerrahi seçenekler arasında amniyon membran transplantasyonu, yama greft ve PKP öne çıkmakta olup, anatomik başarı oranı %83,02, fonksiyonel başarı oranı ise %49,06 olarak belirlenmiştir. Ek cerrahi girişimler (ön vitrektomi, lensektomi, intravitreal enjeksiyon vb.) özellikle enfeksiyöz perforasyonlarda daha sık uygulanmış (p=0,020), ancak ek cerrahinin anatomik veya fonksiyonel sonuçlar üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: Spontan kornea perforasyonları, non-enfeksiyöz etiyolojilerin yanı sıra enfeksiyöz etkenlerle de önemli bir oranda ilişkilidir. Perforasyonun boyutu ve yerleşimi, cerrahi yaklaşımı belirlemede kritik rol oynamaktadır. Küçük/periferik lezyonlarda yama greft veya amniyon membran transplantasyonu sıkça tercih edilirken, daha geniş perforasyonlarda penetran keratoplasti ön plana çıkmaktadır. Uygun zamanda ve etkin şekilde uygulanan cerrahi girişimler, gerekirse ek işlemlerle birlikte, göz bütünlüğünü ve görme potansiyelini korumada başarılı sonuçlar sunabilmektedir.

Özet (Çeviri)

Purpose: This study was conducted to retrospectively evaluate the distribution of infectious and non-infectious etiologies leading to spontaneous (non-traumatic) corneal perforation, as well as the clinical-demographic characteristics of the patients and the outcomes achieved with the treatments provided. Methods: In this retrospective study conducted at the Ophthalmology Clinic of Istanbul Başakşehir Çam and Sakura City Hospital between October 2021 and July 2024, the records of 53 patients (53 eyes) diagnosed with spontaneous corneal perforation were reviewed. Data on patients' age, sex, systemic-ocular disease history, perforation size and location, etiology (infectious or non-infectious), and the need for surgical (e.g., amniotic membrane transplantation, patch graft, penetrating keratoplasty) or additional surgical interventions (anterior vitrectomy, lensectomy, intravitreal injection, etc.) were recorded. Anatomical success was defined as the absence of recurrent perforation and prevention of severe complications such as evisceration or phthisis bulbi; functional success was based on a significant improvement between preoperative and postoperative visual acuity (logMAR). Statistical analyses were performed using the NCSS 2007 software, and p<0.05 was considered significant. Results: The mean age of the patients was 59.96±21.12 years, and 56.6% were male. Of the perforation cases, 73.58% were non-infectious and 26.42% were infectious in etiology. The most common causes in the non-infectious group were rheumatoid arthritis and neurotrophic keratitis, whereas Pseudomonas aeruginosa and Candida species were identified in the infectious group. Peripheral perforations were mainly observed in the non-infectious etiology group (p<0.001), while penetrating keratoplasty (PKP) was performed more frequently in larger (≥3 mm) and central/paracentral perforations (p=0.024). Among the surgical approaches-amniotic membrane transplantation, patch graft, and PKP-an overall anatomical success rate of 83.02% and a functional success rate of 49.06% were determined. Additional surgical interventions (e.g., anterior vitrectomy, lensectomy, intravitreal injection) were more commonly employed in infectious perforations (p=0.020), yet these did not adversely affect anatomical or functional outcomes (p>0.05). Conclusion:Spontaneous corneal perforations are significantly associated with both non-infectious etiologies and infectious pathogens. The size and location of the perforation play a critical role in determining the surgical approach. Patch grafting or amniotic membrane transplantation is commonly preferred for small/peripheral lesions, whereas penetrating keratoplasty is more prominent in larger perforations. Timely and effective surgical intervention, supported by additional procedures when necessary, has been shown to preserve ocular integrity and visual potential.

Benzer Tezler

  1. Travmatik olmayan vitreus hemorajilerinde etiyoloji ve cerrahi tedavi sonuçlarımız

    The etiology and the results of surgical treatment in non-traumatic vitreous hemorrhage

    KENAN YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Göz HastalıklarıAtatürk Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ORHAN BAYKAL

  2. Travmatik ve senil katarakt olgularında kornea endotel hücre sayısı

    Cornea endothelial cell density in patients with traumatic and senile cataract

    IŞIK YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN CAHİT ÖZGÜN

  3. Kornea hastalılarına bağlı perforasyonlarda amniyon membran transplantasyonu

    Başlık çevirisi yok

    HANDE HÜSNİYE TELEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Göz HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    DOÇ. MEHMET KORAY BUDAK

  4. Künt göz travmalı olgularda geç dönem iridokorneal açı ve kornea endotel değişikliklerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of long-term iridocorneal angle and corneal endothelial changes in blunt eye trauma patients

    AYDIN ALAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Göz HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VUSLAT PELİTLİ GÜRLÜ

  5. Kliniğimizde travmatik olmayan vitreus hemorajisi sebebi ile pars plana vitrektomi uygulanan olguların etyolojik dağılımı ve reoperasyon oranları

    Etiological distribution and reoperation rates of the cases with pars plana vitrectomy due to non-traumatic spontaneous vitreous hemorrhage in OUR clinic

    FURKAN ÇİFTCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Göz HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜLYA GÜNGEL