Semen kültürünün mikrobiyolojik profilleri ve sperm parametreleri ve sperm DNA bütünlüğü ile korelasyonları
Microbiological profiles of Semen culture and correlations with sperm parameters and sperm DNA integrity
- Tez No: 921793
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SERDAL TARHANE
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Biyoloji, Biology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Çankırı Karatekin Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Biyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
nfertilite, bir yıl boyunca düzenli cinsel iliĢkiye girilmesine rağmen hamilelik elde edilememe durumu olarak tanımlanmaktadır. Üreme çağındaki çiftlerin yaklaĢık %15'i korunmasız cinsel iliĢkiye rağmen 12 ay içinde istenen hamileliği elde edememektedir. Ürogenital sistemdeki doğuĢtan ve sonradan geliĢen anormallikler, erkek aksesuar bez enfeksiyonları (MAGI), yüksek skrotal sıcaklık, hormon seviyelerindeki bozulmalar, genetik anormallikler ve immünolojik faktörler erkek infertilitesine neden olabilmektedir. Enflamatuar süreçler ve enfeksiyonlar, infertiliteye önemli ölçüde sebebiyet verebilmektedir. Ġnfertil olan çiftlerin çoğunda erkek infertilitesinin birincil nedeni anormal semen parametreleridir. Bu durum, üreme sonuçları üzerinde bağımsız olarak veya kadın faktörleriyle birlikte kritik bir etkiye sahiptir. Semen kültürünün genital üriner sistemdeki enfeksiyonları değerlendirmek için kritik bir teĢhis yöntemi olduğu belirtilmektedir. Seminal sıvıda bulunan bakteriler, bakteriospermia olarak bilinmekte ve aktif bir hastalığın klinik bir belirtisi olarak kabul edilmektedir. Bu bakteriler bireylerin idrar yolları semen kontaminasyonuna neden olmakta ve cinsel yollarla bulaĢabilmektedir. Erkek infertilitesi, erkeklerin üreme yetenekleri üzerinde önemli bir olumsuz etkiye sahip ciddi bir sağlık sorunu olarak kabul edilmektedir. Kısırlığı olan erkeklerin yaklaĢık %15'inin seminal sıvılarında önemli derecede bakteriyel enfeksiyonlar bulunmaktadır. Enfeksiyonun potansiyel sonuçları, sperm üretimi, fonksiyonu ve taĢıma iĢlevlerinin bozulmasına yol açabilmektedir. Bu prospektif vaka-kontrol çalıĢmasına, semen kültürünün mikrobiyolojik profilleri sperm parametreleri ve sperm DNA bütünlüğü ile korelasyonlarını belirlemek amacıyla 92 infertilite sorunu yaĢayan erkek dahil edildi ve 30 sağlıklı erkek kontrol grubu olarak belirlendi. Üç günlük cinsel perhiz sonrası, her iki gruptan da semen örnekleri, tek kullanımlık steril bir semen toplama kabı ile toplandı. Seminal sıvının sıvılaĢması tamamlandıktan sonra semen örnekleri üç hacme bölündü. Ġlk hacim, semen parametrelerini belirlemek için seminal analizde, ikinci hacim bakteriyolojik kültür, ve son hacim DNA fragmentasyonunu incelemek için kullanıldı. Tüm semen örnekleri kanlı agar, çikolata agar ve MacConkey agarda kültüre edildi. Saf kültürden elde edilen bakteri izolatlarının identifikasyonu analitik profil indeksi (API) kulllanılarak gerçekleĢtirildi. Sperm DNA fragmentasyonu, alanin blue boyası (ABS) kullanılarak ii gerçekleĢtirildi. Yapılan bu çalıĢmada yaĢ dağılımına göre hastaların en yüksek sayısının 30-39 yaĢ aralığında olduğu, yani 56 hastanın (%60.8) bu yaĢ grubunda yer aldığı, 25 hastanın (%27.2) <30 yaĢ grubunda olduğu tespit edildi. En düĢük hasta sayısı ise 40 yaĢ ve üzerindeki grupta 11 hasta (%12) olarak tespit edildi. YaĢam tarzı değiĢkenleri açısından, 55 hastanın (%59.8) sigara içicisi, 37 hastanın (%40.2) ise sigara içmediği belirlendi. Ġnfertil erkeklerin 49'u (%53.3) ≤ 3 gün süreyle cinsel perhiz yaptığı, buna karĢın 43'ünün (%46.7) >3 gün süreyle cinsel perhiz yaptığı tespit edildi. Ġnfertil erkeklerin 60'ının (%65.2) <3 yıl süreyle çocuk sahibi olamadığı, 23'ünün (%25) 3-5 yıl süreyle, en düĢük sayıda infertil erkeğin ise 9'unun (%9.8) >5 yıl süreyle çocuk sahibi olamadığı gözlemlendi. Semen kültüründeki bakterilere bakıldığında, Enterococcus faecalis 31 (%33.7), Escherichia coli 25 (%27.2), Streptococcus agalactiae 14 (%15.2), Staphylococcus aureus 11 (%12), Proteus türleri 6 (%6.5), Klebsiella pneumonia ise 5 (%5.4) hastadan izole ve identifiye edildi. Semen parametreleri ―semen hacmi, ileri hareket, hareketsizlik (p-değeri <0.0001) ve DNA fragmentasyonu‖ (p-değeri 0.0063) ile bakteriyel izolatlar arasındaki iliĢki arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlemlenemedi. Diğer yandan, semen konsantrasyonu (p-değeri 0.424) ve toplam sayım (p-değeri 0.366) açısından bakteriyel izolatlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıĢ, ancak semen nonilerleme (p-değeri 0.027) açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edildi. Ġki çalıĢma grubu arasında seminal sıvı miktarı açısından istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olduğu gözlemlendi. S. aureus enfeksiyonlarının en önemli etkiye sahip olduğu (p-değeri 0.0008) gözlemllenirken bunun ardından K. pneumonia (p-değeri 0.0093) ve E. coli (p-değeri 0.003) enfeksiyonlarının geldiği tespit edilirken E. faecalis enfeksiyonlarının ise en az önemli etkiye sahip olduğu (p-değeri 0.0188) belirlendi. Sağlıklı kontrol grubu ile karĢılaĢtırıldığında, infertil erkeklerin seminal konsantrasyonu üzerinde anlamlı bir etki gözlemlenmedi (S. agalactiae, E. coli, S. faecalis, S. aureus ve Proteus spp. için p-değeri <0.0001, K. pneumonia için p-değeri 0.0003). Toplam sperm sayısı açısından, S. faecalis, E. coli ve S. agalactiae enfeksiyonlarının yüksek istatistiksel olarak anlamlı etkisi olduğu (p-değeri <0.0001), S. aureus enfeksiyonunun (p-değeri 0.0005) ve Proteus spp.'nin etkisi ise biraz daha düĢük olduğu bulundu (pdeğeri 0.0017). Bunun aksine, K. pneumonia enfeksiyonu arasında her iki grup için toplam sayımda bir etki gözlemlenemedi (p-değeri 0.0596). Tüm bakteriyel izolat enfeksiyonları, sağlıklı kontrollerle karĢılaĢtırıldığında infertil erkeklerde sperm nonilerleme motilitesi üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu gözlemlendi (tüm izolatlar için pdeğeri <0.0001, K. pneumonia için p-değeri 0.003). Tüm bakteriyel izolat enfeksiyonları, infertil erkeklerde sperm bütünlüğü, ilerleme, hareketsizlik ve DNA üzerinde sağlıklı kontrollerle karĢılaĢtırıldığında benzer ve önemli bir etki meydana geldiği belirlendi (p-değeri <0.0001). Elde edilen veriler, genital yol enfeksiyonunun sperm kalite parametreleri ve DNA bütünlüğü üzerinde etkili olarak infertiliteye önemli bir katkı sağlayabileceğini göstermiĢtir.
Özet (Çeviri)
Infertility is the condition characterised by the failure to conceive a pregnancy after engaging in regular sexual intercourse for one year. Around 15% of couples in their reproductive years are unable to conceive a desired pregnancy within a 12-month timeframe, even with consistent unprotected sexual intercourse. Congenital and acquired abnormalities in the urogenital system, male accessory gland infections (MAGI), elevated scrotal temperature, disruptions in hormone levels, genetic abnormalities, and immunological factors can cause male infertility. Inflammatory processes and infections are prominent contributors to infertility. In the majority of infertile couples, the primary cause of male infertility is aberrant semen parameters. It has a crucial impact on reproductive results, independently or in conjunction with female variables. Semen culture is a crucial diagnostic method for evaluating infections in the genitourinary tract. Bacteria in seminal fluid, known as bacteriospermia, is considered a clinical indication of an active illness. Individuals' urinary systems cause semen contamination, which can spread sexually through infections. Male infertility is considered a serious healthcare issue that has a significant negative impact on male reproductive ability. Around 15% of infertile men exhibit a substantial presence of bacterial infections in their semen. The infection's potential consequences may include impaired sperm production, function, and transport. This prospective case-control study included 92 males suffering from infertility, and 30 healthy males served as a control group. After three days of abstinence, we collected the semen specimens from both groups using a disposable sterile seminal fluid container. Once we completed the liquefaction of the seminal fluid, we divided the semen specimens into three volumes. The first volume was used for seminal analysis to determine semen parameters, the second volume was used for bacteriological culture, and the last was used for DNA fragmentation. All semen specimens were cultured in blood agar, chocolate agar, and MacConkey agar, and then, after being obtained for pure culture, the pure colony from each culture was used for the identification of bacterial isolates using the analytical profile index (API). The sperm DNA fragmentation was detected using an alanine blue stain (ABS). According to the age distribution, this study showed that the highest number of patients, 56 (60.8%), were within the age range of 30-39 years, followed by iv 25 (27.2%) within the age group <30 years. In addition, the lowest number of patients, 11 (12%), were within the age group of ≥40 years. Regarding lifestyle variables, 55 (59.8%) were current smokers, while 37 (40.2%) were nonsmokers. 49 (53.3%) of infertile males were abstinence for ≤ 3 days; in contrast, 43 (46.7%) of them were abstinence for >3 days. Furthermore, 60 (65.2%) of infertile males had <3 years of nonfertilization period, and 23 (25%) had 3-5 years of non-fertilization period, while the lower number of infertile males 9 (9.8%) had more than 5 years of non-fertilization period. When looking at the bacteria in the semen culture, Enterococcus faecalis was found 31 times (33.7%), then Escherichia coli 25 times (27.2 %), Streptococcus agalactiae 14 times (15.2%), Staphylococcus aureus 11 times (% 12), and Proteus species 6 times (6.5%). Klebsiella pneumonia was found 5 times (5.4 %). In terms of the semen parameters, there was a statistically significant difference between the bacterial isolates in terms of semen volume, progression, immobility (p-value <0.0001), and DNA fragmentation (p-value 0.0063). On the other hand, there was no statistically significant difference between the bacterial isolates in terms of semen concentration (pvalue 0.424), and total count (p-value 0.366), but there is statistically significant difference in semen non-progression (p-value 0.027). Additionally, there was a significant difference in the amount of semen between the two study groups. Infections with S. aureus had the most significant effect (p-value 0.0008), followed by infections with K. pneumonia (p-value 0.0093) and E. coli (p-value 0.003). Infections with E. faecalis had the least significant effect (p-value 0.0188). In comparison to healthy controls, there was a significant effect on the seminal concentration of infertile males (p-value <0.0001 for S. agalactiae, E. coli, S. faecalis, S. aureus, and Proteus spp., and p-value 0.0003 for K. pneumonia). Regarding total sperm count, S. faecalis, E. coli, and S. agalactiae infections had a high statistically significant impact (p-value <0.0001), whereas S. aureus infection (p-value 0.0005) and Proteus spp. had a slightly lower impact (p-value 0.0017). In contrast, there was no impact on the total count between both groups in the K. pneumonia infection (p-value 0.0596). Additionally, all bacterial isolate infections had a significant impact on sperm non-progression motility among infertile males when compared with healthy controls (p-value <0.0001 for all isolates and p-value 0.003 for K. pneumonia). Moreover, all bacterial isolate infections had a comparable and noteworthy effect on the integrity of sperm, progression, immobility, and DNA in infertile males as compared to healthy controls (p-value <0.0001). The data obtained have shown that infection in the genital tract may play an important role in infertility by affecting sperm quality parameters and DNA integrity.
Benzer Tezler
- Testosteron dihidrotestosteron ve östrojenin benign prostat hiperplazisindeki etyolojik rolleri
The roles of testosterone, dihydrotestosterone and estradiole on the etiology of benign prostatic hyperplasia
HALUK TOKUÇOĞLU
- İzmir'de Mustafa Kemal Bulvarı'nın peyzaj mimarlığı açısından etüdü ve peyzaj projesi
Başlık çevirisi yok
ENGİN ALPARSLAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Peyzaj MimarlığıEge ÜniversitesiPeyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ÜMİT ERDEM
- Üzüm sularının pastörizasyonu ve kontsantresi sırasında hidroksimetilfurfural oluşumu üzerinde bir araştırma
Başlık çevirisi yok
ŞERİFE ŞAHİN
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiTarım Ürünleri Teknolojisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYDIN URAL
- Bromtimol mavisi, bromkresol moru ve klorfenol kırmızısı indikatörleri katılmış özel besiyerlerinin sütlerde antibiyotik belirtilmesine uygunluğu üzerine araştırmalar
Başlık çevirisi yok
ESENGÜL TUNCER
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiSüt Teknolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN YAYGIN