Geri Dön

Hidradenitis suppurativa hastalarında şiddet ve potansiyel komorbidite riskini belirlemek için sistemik inflamatuar biyobelirteçlerin değerlendirilmesi

Evaluation of systemic inflammatory biomarkers to determine severity and potential comorbidity risk in patients with Hidradenitis suppurativa

  1. Tez No: 923683
  2. Yazar: MERVE NİL BAYRAMOĞLU
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ZEYNEP ALTAN FERHATOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Hidradenitis Suppurativa, Hastalık Şiddeti, Biyobelirteçler, Sistemik İnflamasyon, Serum Amiloid A, Haptoglobulin, Hidradenitis Suppurativa, Disease Severity, Biomarkers, Systemic İnflammation, Serum Amyloid A, Haptoglobin
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Ciddi sistemik komorbidite ve komplikasyonlarla seyreden HS hastalığında; biyobelirteçler ile hastalığın klinik şiddetini, gelişebilecek komorbiditeler ile ilişkisini ve tedavi seçimindeki olası rolünü tanımlamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 1 Kasım 2022 – 1 Kasım 2024 tarihleri arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları kliniğine başvuran ve Hidradenitis Suppurativa tanısı almış her iki cinsiyetten 66 hasta dahil edildi. Retrospektif olarak klinik ve labaratuvar bulguları not edilmiş ve hastaların labaratuvar belirteçleri, demografik özellikleri, klinik özellikleri ve şiddet evrelemelerine ait veriler kategorize edilerek, aralarındaki ilişki analiz edilmiştir. Bulgular: Hurley Evresi ile biyobelirteçlerin korelasyon analizine göre; CRP, sedimentasyon, Serum Amiloid A ve Seruloplazmin (her biri p < 0,001) değerleri Hurley Evresi ile anlamlı pozitif korelasyon gösterdiği hesaplandı. Haptoglobulin (p <0,001), WBC (p = 0,011), nötrofil (p = 0,024), SIII (p = 0,007) değerlerinde de istatistiksel olarak anlamlı düşük düzeyde pozitif korelasyon gösterdiği hesaplandı. NLR'nin (p = 0,101) Hurley Evresi ile korelasyonu istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. PLR değerinin korelasyonu ise sınırda anlamlılık göstermiştir (p=0,055). IHS4 Skoru ile biyobelirteçlerin korelasyonu incelendiğinde, CRP, Serum Amiloid A, Seruloplazmin, Sedimentasyon ve haptoglobulin (her biri p<0,001) değerlerinin IHS4 Skoru ile anlamlı pozitif korelasyon gösterdiği saptandı. NLR (p=0,002) ve PLR (p = 0,024) değerlerinin korelasyonu da istatistiksel olarak düşük düzeyde anlamlı bulundu. Seruloplazmin ve haptoglobulin düzeylerinin IHS4 şiddeti arttıkça anlamlı şekilde yükseldiği saptandı (p<0,001). SIII de şiddetli grupta anlamlı bir artış gösterdi (p=0,002). PLR ve PIV değerlerinin IHS4 şiddetli grupta diğer gruplara göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p=0,026, p=0,040). CRP, sedimentasyon ve serum amiloid A düzeylerinin şiddetli grupta anlamlı şekilde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0,001). PGA Skoru ile biyobelirteçlerin korelasyon analizinde; Serum Amiloid A, CRP, Seruloplazmin, Haptoglobulin ve sedimentasyon (p <0,001) değerlerinin PGA Skoru ile anlamlı pozitif korelasyon gösterdiği saptandı. NLR (p = 0,367) ve PLR (p = 0,080) değerinde PGA Skoru ile anlamlı bir ilişki bulunmadı. CRP düzeyinde görülen her bir birimlik artış, PGA skoru artışı olma olasılığını 1,995 kat artırdığı tespit edildi. Haptoglobulin, Seruloplazmin, ve SIII değerlerinin PGA skoru üzerinde anlamlı bir etkisi saptanmadı. DYKİ skoru ile biyobelirteçlerin korelasyon analizine göre, Serum Amiloid A (p<0,001), CRP (p<0,001), sedimentasyon (p<0,001), Seruloplazmin (p<0,001) ve haptoglobulin (p<0,001) değerleri DYKİ Skoru ile anlamlı pozitif korelasyon gösterdiği saptandı. NLR (p=0,001) ve PLR (p=0,020) değerlerinin DYKİ Skoru ile anlamlı düşük veya orta düzeyde pozitif korelasyon gösterdiği saptandı. Sonuç: Bu uzmanlık tez çalışmasının sonuçlarına göre, CRP ve ESR, hastalığın klinik şiddetini belirlemede güvenilir biyobelirteçler olabilir, SAA ise tedavi seçiminde ve komplikasyonların önlenmesinde potansiyel bir rol oynayabilir. Haptoglobin ve SIII düzeyleri, bazı komplikasyonlarla ilişkili olabilir, ancak bu ilişki daha fazla araştırmayla netleştirilmeli. NLR ve PLR'nin mevcut verilerle hastalık şiddetini öngörmede sınırlı bir etkisi olduğu görülmektedir. PIV, hastalık takibi ve metabolik komorbiditelerin önlenmesi için umut veren bir biyobelirteç olarak araştırılmaya değerdir. Gelecekteki çalışmaların kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarını güçlendirecek veriler sağlaması, Hidradenitis Suppurativa yönetiminde bu biyobelirteçlerin daha etkin kullanımını mümkün kılabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study is to define the clinical severity of HS disease, which is accompanied by serious systemic comorbidities and complications, in relation to biomarkers, as well as their association with potential comorbidities and their possible role in treatment selection. Materials and Methods: The study included 66 patients of both genders diagnosed with Hidradenitis Suppurativa who presented to the Cerrahpaşa Medical Faculty Dermatology and Venereal Diseases clinic between November 1, 2022, and November 1, 2024. Clinical and laboratory findings were noted retrospectively, and the patients' laboratory markers, demographic characteristics, clinical features and severity staging data were categorized and analyzed for interrelations. Results: According to the correlation analysis between the Hurley stage and biomarkers, CRP, ESR, Serum Amyloid A, and Ceruloplasmin (each p < 0.001) demonstrated a significant positive correlation with the Hurley stage. Haptoglobin (p < 0.001), WBC (p = 0.011), neutrophils (p = 0.024), and SIII (p = 0.007) showed a statistically significant low positive correlation. The correlation of NLR with the Hurley stage was not found to be statistically significant (p = 0.101). The correlation of the PLR value exhibited borderline significance (p = 0.055). In examining the correlation of biomarkers with the IHS4 score, CRP, Serum Amyloid A, Ceruloplasmin, ESR, and haptoglobin (each p < 0.001) were found to show a significant positive correlation with the IHS4 score. The correlations of NLR (p = 0.002) and PLR (p = 0.024) were also found to be statistically significant at a low level. It was determined that as IHS4 severity increased, there was a significant rise in ceruloplasmin and haptoglobin levels (p < 0.001). SIII also showed a significant increase in the severe group (p = 0.002). It was determined that the PLR and PIV values were significantly higher in the group with severe IHS4 compared to other groups (p = 0.026, p = 0.040). CRP, ESR, and serum amyloid A levels were found to be significantly higher in the severe group (p < 0.001). In correlation analysis with the PGA score and biomarkers, Serum Amyloid A, CRP, Ceruloplasmin, Haptoglobin, and ESR (p < 0.001) values were found to show a significant positive correlation with the PGA score. There was no significant relationship between the PGA score and NLR (p = 0.367) or PLR (p = 0.080). Each unit increase in CRP level was found to increase the likelihood of an increase in the PGA score by 1.995 times. Haptoglobin, Ceruloplasmin, and SIII values did not have a significant effect on the PGA score. According to the correlation analysis between the DLQI score and biomarkers, Serum Amyloid A (p < 0.001), CRP (p < 0.001), ESR (p < 0.001), Ceruloplasmin (p < 0.001), and Haptoglobin (p < 0.001) values were found to have a significant positive correlation with the DLQI Score. NLR (p = 0.001) and PLR (p = 0.020) values were found to show a significant low to moderate positive correlation with the DLQI score. Conclusion: According to the results of this thesis study, CRP and ESR may be reliable biomarkers in determining the clinical severity of the disease, while SAA may play a potential role in treatment selection and prevention of complications. Haptoglobin and SIII levels may be associated with certain complications, but this relationship needs to be clarified through further research. NLR and PLR appear to have limited effectiveness in predicting disease severity based on current data. PIV is worth exploring as a promising biomarker for disease monitoring and the prevention of metabolic comorbidities. Future studies providing data that reinforce personalized treatment approaches may enable more effective use of these biomarkers in the management of Hidradenitis Suppurativa.

Benzer Tezler

  1. Hidradenitis süpürativa hastalarında serum irisin düzeyi ve lipid profilinin hastalığın evrelemesi ile ilişkisi

    The relationship between serum irisin levels and lipid profile with disease staging in patients with hidradenitis suppurativa

    CEREN NUR OTLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YILDIZ HAYRAN

  2. Hidradenitis süpürativa hastalarında serum elafin düzeyi ve hastalık aktivitesi ile ilişkisi

    Association between serum elafin levels and disease activity in patients with hidradenitis suppurativa

    ALİ MERT GÖK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL YAVUZ

  3. Hidradenitis süpürativa hastalarında klinik ve histopatolojik bulgular ile doku jak-stat yolağı ekspresyonu ilişkisinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    YUSUF CAN EDEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiGazi Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUHTEREM POLAT

  4. Hidradenitis suppurativa hastalarında aterosklerozun karotis ve femoral arter intima-media kalınlığı ile değerlendirilmesi

    Evaluation of atherosclerosis by carotid and femoral artery intima-media thickness in patients with hidradenitis suppurativa

    İREM DİLEM ÖZCANLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİLİZ CEBECİ KAHRAMAN

  5. Hidradenitis süpürativa hastalarında subklinik ateroskleroz varlığının akım aracılı dilatasyon yöntemi ile değerlendirilmesi, metabolik sendrom komponentleri ve inflamatuar markerlarla korelasyonunun saptanması

    In patients with hidradenitis suppurativa evaluation of the presence of subclinical atherosclerosis by flow-mediated dilatation and correlation with metabolic syndrome components and inflammatory markers

    HÜSEYİN KÖK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DermatolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GÖKHAN ŞAHİN