Geri Dön

Üretken yapay zeka çağında mimari obje/süjede gerçeklik ve hakikatin yeni temsil alanı olarak jeneratopya

Generatopia as a new representation of reality and truth in the architectural object/subject in the age of generative artificial intelligence

  1. Tez No: 926383
  2. Yazar: AYNİ DENİZ KABAKOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BERRİN AKGÜN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Mimarlık, Architecture
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Balıkesir Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mimarlık Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 155

Özet

Üretken yapay zeka teknolojilerinin mimari üretim süreçlerine entegrasyonu, mimarlık disiplininde köklü bir dönüşüm başlatmıştır. Bu dönüşüm, geleneksel tasarım paradigmalarının sorgulanmasını gerektirirken, insan eylemliliği ve teknolojik araçların rollerinin yeniden tanımlanmasını zorunlu kılmaktadır. Özellikle Yeni Gerçekçilik (New Realism) perspektifinde obje ve süje kategorilerinin yeniden değerlendirilmesi, mimarlık ve sanat alanında yeni bir estetik anlayışının ortaya çıkmasına olanak tanımaktadır. Üretken yapay zeka, hem bireysel hem de kolektif yaratım süreçlerini teşvik ederek estetik objelerin ve yaratıcı süreçlerin oluşumunda merkezi bir rol üstlenmektedir. Mimarlık disiplini, tarihsel olarak estetik ve işlevselliği birleştiren bir alan olarak tanımlanırken, yapay zekanın yükselişi bu alandaki yaratım süreçlerini radikal bir biçimde dönüştürmekte ve yeni metodolojilerin gelişmesine zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda geliştirilen 'jeneratopya' kavramı, üretim süreçlerinin ve temsil potansiyellerinin mekansal ve düşünsel boyutlarını incelemektedir. Jeneratopya, fiziksel ve dijital mekanın iç içe geçtiği, gerçeklik ve hakikatin sürekli yeniden üretildiği bir düzlem olarak tanımlanmakta; süje ve obje arasındaki heterotopik ve hibrit ilişkileri vurgulamaktadır. Oluşturulan bu teorik çerçeve, üretken yapay zekanın mimarlık disiplinine sunduğu yeni olanakların anlaşılmasına katkı sağlamakta; estetik deneyimlerin yeniden tanımlanması ve yeni yaratım pratiklerinin geliştirilmesi için önemli ipuçları sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

The integration of generative artificial intelligence (GAI) technologies into architectural production processes has initiated a radical transformation in the discipline of architecture. While this transformation necessitates the questioning of traditional design paradigms, it also necessitates the redefinition of the roles of human agency and technological tools. Especially in the context of New Realism, the re-evaluation of object and subject categories allows a new aesthetic understanding to emerge in the field of architecture and art. Generative AI plays a pivotal role in shaping aesthetic entities and creative processes by catalyzing both individual and creative collective endeavors. While architecture has traditionally been defined as a field that integrates aesthetics and functionality, the emergence of artificial intelligence is profoundly altering its creative processes and paving the way for the development of novel methodologies. The concept of 'genetopia,' developed in this context, examines the spatial and intellectual dimensions of production processes and the representational potential. The concept of 'Genetopia' is defined as a plane where physical and digital space are intertwined and reality and truth are constantly reproduced. It emphasizes heterotopic and hybrid relationships between subject and object. This theoretical framework contributes to the understanding of the new possibilities that generative artificial intelligence offers to the discipline of architecture. It offers important clues for the redefinition of aesthetic experiences and the development of new creative practices.

Benzer Tezler

  1. The transformation of higher education by means of techno-parks: Case of Turkey

    Yüksek öğretimin dönüşümü: Teknoparklar-Türkiye örneği

    GAMZE SART

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2013

    Eğitim ve ÖğretimBoğaziçi Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA GÖK

  2. Deri ve yumuşak doku enfeksiyonu etkeni olan toplum ve hastane kaynaklı staphylococcus aureus izolatlarının antimikrobiyal duyarlılık durumlarının ve panton valentıne leukocıdın toksini sıklığının araştırılması

    Investigation of panton valentine leukocidin toxin frequency and antimicrobial susceptibilities of community and hospital acquired staphylococcus aureus isolates related with skin and soft tissue infections

    TÜLİN DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    MikrobiyolojiSağlık Bakanlığı

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. NİLAY ÇÖPLÜ

  3. Ergen polikistik over sendromlu hastalarda serum anti-müllerian hormon düzeylerinin tedavi ve takipteki rolünün değerlendirilmesi

    Assessment of anti-müllerian hormone level in management of adolescents with polycystic ovary syndrome

    FATMA DURSUN

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYLA GÜVEN

  4. Kurum içi iletişimin örgütsel bağlılığa etkisi üzerine gübre sektöründe bir araştırma

    A research on fertilizer sector, in the context of the intra institutional communication on the organizational commitment

    MERVE TEKÇAM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Halkla İlişkilerMarmara Üniversitesi

    Halkla İlişkiler Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ŞEYDA AKYOL

  5. Sıçanlarda prenatal dönemde 900 MHz elektromanyetik alana maruz kalmanın karaciğere etkisi

    Effects of prenatal exposure to 900 MHZ electromagneti̇c fi̇eld on li̇ver rats

    KERİMALİ AKYILDIZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    BiyokimyaRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ADNAN YILMAZ