Okul öncesi dönemde kekeleyen çocukların kaygı düzeyleri ile iletişim tutumu arasındaki ilişkinin incelenmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 926981
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SEÇİL AYDIN ORAL
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Dil ve Konuşma Terapisi, Language and Speech Therapy
- Anahtar Kelimeler: Dil ve konuşma terapisi, Kekemelik, Konuşma kaygısı, Çocuk-okul öncesi, Speech therapy, Stuttering, Speech anxiety
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Üsküdar Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Dil ve Konuşma Terapisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Dil ve Konuşma Terapisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Daha sBu araştırma, 4:00-5:11 yaş aralığındaki kekeleyen ve kekelemeyen çocukların kaygı düzeylerini karşılaştırmayı ve kekeleyen çocukların kaygı düzeyleri ile iletişim tutumları ve kekemelik sıklığı arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma, nicel ve betimsel bir çalışma olarak korelasyonel ve karşılaştırmalı araştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 85 çocuk (41 kekeleyen, 44 kekelemeyen) katılmıştır. Veri toplama araçları arasında Çocuk Kişisel Bilgi Formu, KiddyCAT-TR İletişim Tutum Testi ve Okul Öncesi Çocuklarda Anksiyete Ölçeği yer almaktadır. Kekemelik sıklığı, çocukların konuşma örnekleri üzerinden hesaplanmıştır. Kekeleyen ve kekelemeyen çocuklar arasında toplam kaygı düzeyleri açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır, ancak kekeleyen çocukların genel kaygı düzeyleri açısından anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Cinsiyet açısından, kekeleyen erkek çocukların sosyal kaygı düzeyleri kızlara göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Yaş grupları arasında kaygı düzeyleri açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Kekemelik süresi ve terapi alma durumu ile kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Kekeleyen çocukların kaygı düzeyleri ile iletişim tutumları arasında da anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Ancak, Okul Öncesi Çocuklarda Anksiyete Ölçeği toplam puanı ve kaygı alt boyutlarından sosyal kaygı ve obsesif kompulsif bozukluk açısından kekemelik sıklığı üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Bu araştırma, kekeleyen çocukların kaygı düzeylerinin kekelemeyen çocuklara kıyasla daha yüksek olduğunu, ancak bu kaygının kekemelik süresi veya terapi alma durumu gibi değişkenlerle doğrudan ilişkili olmadığını ortaya koymuştur. Bu bulgular, kaygı ve kekemelik arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılabilmesi için daha kapsamlı ve uzun süreli araştırmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
Özet (Çeviri)
This study aimed to compare the anxiety levels of stuttering and non-stuttering children between the ages of 4:00-5:11 and to examine the relationship between anxiety levels of stuttering children, communication attitudes and stuttering frequency. The study was carried out as a quantitative and descriptive study using correlational and comparative research model. 85 children (41 stuttering, 44 non-stuttering) participated in the study. Data collection tools included Child Personal Information Form, KiddyCAT-TR Communication Attitude Test and Anxiety Scale in Preschool Children. The frequency of stuttering was calculated based on children's speech samples. No significant difference was found between stuttering and non-stuttering children in terms of total anxiety levels, but a significant relationship was found in terms of general anxiety levels of stuttering children. In terms of gender, social anxiety levels of boys who stutter were found to be significantly higher than girls. No significant difference was found between age groups in terms of anxiety levels. No significant correlation was found between the duration of stuttering and the status of receiving therapy and anxiety levels. No significant relationship was found between the anxiety levels of children who stutter and their communication attitudes. However, the total score of the Anxiety Scale in Preschool Children and the anxiety sub-dimensions of social anxiety and obsessive-compulsive disorder were found to have a significant effect on the frequency of stuttering. This study revealed that children who stutter have higher levels of anxiety than children who do not stutter, but this anxiety is not directly related to variables such as duration of stuttering or receiving therapy. These findings suggest that more comprehensive and long-term research is needed to better understand the relationship between anxiety and stuttering.
Benzer Tezler
- İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu'nun kültür ve eğitim kavramı üzerine bir inceleme
An Examination of the concepts of culture and education of Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu
ABDULLAH DİKİCİ
Doktora
Türkçe
1986
Eğitim ve ÖğretimUludağ ÜniversitesiEğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SUAT ANAR
- Türkiye trafik düzeninde kazaların azaltılması açısından yeni trafik kanunu uygulaması ile ilgili sorunlar ve çözüm yolları
Başlık çevirisi yok
ERDAL UÇAR
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
UlaşımGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. RIDVAN EGE
- İzmir pazarlarında satılan taze köy peynirlerinin bazı nitelikleri ve özellikle zehirlenmeye neden olan bakteri içerikleri üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
NURSEL VAPURCU
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiSüt Teknolojisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN YAYGIN
- Öğretim dalı dersliği yönteminin ortaöğretim kuruluşlarında uygulanması ve sınıf dersliği yöntemi ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
MEHMET SOYLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Eğitim ve ÖğretimGazi ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. UMUR ERKMAN