Obezite hastaları için genetik çalışma ve Irak'ta bazı bı̇yokı̇myasal parametreler
Genetic study for obesity patients and some biochemical parameters in Iraq
- Tez No: 931410
- Danışmanlar: PROF. DR. VOLKAN EYÜPOĞLU, DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA KARHAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Biyokimya, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Çankırı Karatekin Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Kimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Obezite, halk sağlığı ve bireysel refah üzerinde önemli etkileri olan karmaşık ve giderek artan bir küresel sağlık sorunudur. Bu çalışma Iraklı hastaları şişman yapan genetik faktörleri incelemektedir. PPARG ve ADRB (ADRB2 ve ADRB3) genlerine ve bunların önemli biyokimyasal faktörlerle nasıl bağlantılı olduğuna odaklanmaktadır. Çalışma, belirli genetik polimorfizmlerin lipid profilleri, tiroid hormonları (T3, T4 ve TSH), açlık kan şekeri, glikozlu hemoglobin (HbA1c) düzeyleri ve D3 vitamini düzeyleri gibi farklı biyokimyasal belirteçleri nasıl etkilediğine bakmaktadır. Bu çalışmaya yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş toplam 100 obez hasta ve 50 sağlıklı birey kontrol grubu olarak dahil edilmiştir. Genetik polimorfizmleri belirlemek için alele özgü gerçek zamanlı PCR kullanılarak DNA ekstrakte edilmiş ve analiz edilmiştir. Sonuçlar, çeşitli biyokimyasal belirteçlerde hasta ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiştir. LDL kolesterol düzeyleri hastalarda (129,65 ± 3,25 mg/dL) kontrollere (86,64 ± 2,55 mg/dL) kıyasla 9,768 T-test değeri ve 0,0001 p-değeri ile anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Benzer şekilde, trigliserit düzeyleri hastalarda (183,02 ± 4,62 mg/dL) kontrollere (122,73 ± 3,86 mg/dL) kıyasla 14,011 T-test değeri ve 0,0001 p-değeri ile yükselmiştir. Heterozigot mutasyonları olan kişilerde açlık kan şekeri düzeyleri (220,86 ± 11,28 mg/dL) ve homozigot mutasyonları (246,67 ± 34,05 mg/dL) normal genotipe sahip kişilere (119,50 ± 8,39 mg/dL) kıyasla önemli ölçüde daha yüksek bulunmuştur. Bu durum, glukoz metabolizması bozuklukları riskinin yüksek olduğunu göstermiştir (p-değeri = 0.0001). Genetik polimorfizmlerin analizi, kontrol grubunda %12 heterozigot ve %0 homozigot ile karşılaştırıldığında, hasta grubunun %44'ünün belirli mutasyonlar için heterozigot ve %8'inin homozigot olduğunu ortaya koymuştur (p < 0.01). Bu genetik varyasyonlara sahip hastalar lipid metabolizması ve tiroid fonksiyonlarında önemli değişiklikler sergilemiştir. Özellikle, homozigot mutasyonları olan kişilerde T3 düzeyleri (161,11 ± 19,97 ng/dL) kontrol grubuna kıyasla daha yüksek ve TSH düzeyleri (4,32 ± 0,56 mIU/L) normal genotiplere sahip kişilere kıyasla daha yüksek bulunmuştur; bu durum, bu değişikliklerin metabolizmanın çalışma şekli üzerinde bir etkisi olabileceğini düşündürmektedir. Bu çalışma, obeziteyi etkileyen genetik ve biyokimyasal faktörler hakkında değerli bilgiler sunmakta ve metabolik bozukluklarda genetik varyasyonların kritik rolünü vurgulamaktadır. Bulgular, genetik profillemenin klinik yönetime dahil edilmesinin önemini vurgulamakta ve obezitenin önlenmesi ve tedavi stratejilerinin iyileştirilmesi için kişiselleştirilmiş terapötik müdahalelerin yolunu açmaktadır.
Özet (Çeviri)
Obesity is a complex and escalating global health issue with significant implications for public health and individual well-being. This study looks into the genetic factors that make Iraqi patients fat. It focuses on the genes PPARG and ADRB (ADRB2 and ADRB3) and how they are connected to important biochemical factors. The study looks at how certain genetic polymorphisms affect different biochemical markers, such as lipid profiles, thyroid hormones (T3, T4, and TSH), fasting blood sugar, glycated hemoglobin (HbA1c) levels, and vitamin D3 levels. This study included a total of 100 obese patients and 50 healthy controls, matched for age and gender. We extracted and analyzed DNA using allele-specific real-time PCR to identify genetic polymorphisms. The results demonstrated statistically significant differences between patient and control groups in several biochemical markers. LDL cholesterol levels were significantly higher in patients (129.65 ± 3.25 mg/dL) compared to controls (86.64 ± 2.55 mg/dL), with a T-test value of 9.768 and a p-value of 0.0001. Similarly, triglyceride levels were elevated in patients (183.02 ± 4.62 mg/dL) compared to controls (122.73 ± 3.86 mg/dL), with a T-test value of 14.011 and a p-value of 0.0001. People with heterozygous mutations had significantly higher fasting blood sugar levels (220.86 ± 11.28 mg/dL) and homozygous mutations (246.67 ± 34.05 mg/dL) compared to people with the normal genotype (119.50 ± 8.39 mg/dL). This showed a high risk of glucose metabolism disorders (p-value = 0.0001). The analysis of genetic polymorphisms revealed that 44% of the patient group was heterozygous and 8% were homozygous for specific mutations, compared to 12% heterozygous and 0% homozygous in the control group (p < 0.01). Patients with these genetic variations exhibited significant alterations in lipid metabolism and thyroid function. Notably, T3 levels were higher in people with homozygous mutations (161.11 ± 19.97 ng/dL) compared to controls, and TSH levels were higher (4.32 ± 0.56 mIU/L) compared to people with normal genotypes, which suggests that these changes might have an effect on how metabolism works. This study provides valuable insights into the genetic and biochemical factors influencing obesity, highlighting the critical role of genetic variations in metabolic disturbances. The findings underscore the importance of incorporating genetic profiling into clinical management, paving the way for personalized therapeutic interventions to improve obesity prevention and treatment strategies.
Benzer Tezler
- Obez bireylerde leptin reseptörünün genetik varyasyonu
Genetic variant of leptin store in obese individuals
HALAH QAHTAN ABED ABED
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
BiyolojiÇankırı Karatekin ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MELDA DÖLARSLAN
PROF. DR. SAMİR MİSHRİF KHALAF
- Comparison of early mobilisation exercises and traditional physiotherapy following cardiac surgery on older patients
Yaşlı hastalarda kardiyak cerrahisi sonrası erken mobilasyon egzersizleri ile geleneksel fizyoterapinin karşılaştırılması
AZHAR HASSAN MHMOOD
Yüksek Lisans
İngilizce
2024
Fizyoterapi ve RehabilitasyonKırşehir Ahi Evran ÜniversitesiFizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ İSMAİL CEYLAN
- Astım hastalarında genetik yatkınlık, duyarlılık ve oksidatif stres göstergelerinin moleküler analizi
Molecular analysis of genetic susceptibility, sensitivity and oxidative stress markers in asthma patients
BEHNAZ KARADOĞAN
Doktora
Türkçe
2020
Genetikİstanbul ÜniversitesiMoleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMİNE ŞEKÜRE NAZLI ARDA
PROF. DR. ASLI GELİNCİK
- Association of the CYP2E1, FMO3, NQO1, GST and NOS3 genetic polymorphisms with ischemic stroke risk in Turkish population
Türk populasyonunda CYP2E1, FMO3, NQO1, GST ve NOS3 genetik polimorfizmlerinin iskemik inme riski ile ilişkisi
AYSUN ÖZÇELİK
Doktora
İngilizce
2011
BiyokimyaOrta Doğu Teknik ÜniversitesiBiyokimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ORHAN ADALI
- Non alkolik seatohepatitte PNPPLA 3/adiponutrin ile APOC3/apolipoprotein C3 gen polimorfizmi ve metabolik sendromla ilişkisi
Pnpla3/adiponutrin and APOC3/apolipoprotein C 3 polymorphisms in nonalcoholic steatohepatitis and their relationship with metabolic syndrome
TANER AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
GastroenterolojiUludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MURAT KIYICI