Geri Dön

Tersiyer merkezde adneksiyel kitle nedeniyle opere olmuş olan premenopozal kadınlarda tümör markerları ile histopatolojik sonuçlarının değerlendirilmesi

Evaluation of tumor markers and histopathological findings in premenopausal women operated for adnexal masses at a tertiary center

  1. Tez No: 933354
  2. Yazar: EMİNE ELİF GENÇ ARABACI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İSMET ALKIŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Adneksiyel Kitle, CA 125, Endometrioma, Malignite, Over Tümörü, Premenopoz, Tümör Marker, Adnexal Mass, CA 125, Endometrioma, Malignancy, Ovarian Tumor, Premenopause, Tumor Marker
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Tersiyer merkezde adneksiyel kitle nedeniyle opere edilmiş premenopozal kadınlarda tümör markerları (CEA, CA 15-3, CA 19-9, CA 125, AFP ve β-hCG) ile histopatolojik sonuçlar arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntemler: Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği ve Jinekolojik Onkoloji Kliniği'nde 1 Ocak 2020-1 Ocak 2024 tarihleri arasında adneksiyel kitle nedeniyle opere edilmiş premenopozal 495 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların verileri ve patoloji sonuçları retrospektif olarak değerlendirildi. Veriler; Hastane Bilgi Sistemi kayıtlarının incelenmesiyle elde edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 495 premenopozal hastanın verileri analiz edildiğinde, malign histopatolojiye sahip grubun yaş ortalamasının benign gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır (p=0,027). Tümör marker düzeyleri incelendiğinde ise CEA, CA 15-3, CA 125, AFP ve β-hCG düzeylerinin histopatolojik gruplar arasında anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir (p<0,05). Malign grupta bu markerların yüksek olma oranının benign ve borderline gruplara kıyasla daha belirgin olduğu gözlemlenmiştir. CA 125 düzeyleri malign grupta benign gruba göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,001). Benzer şekilde CA 15-3 düzeyleri de malign grupta benign gruba göre anlamlı yükseklik göstermiştir (p<0,001). AFP ve β-hCG düzeyleri de malign grupta daha yüksek oranda saptanmıştır (p=0,038 ve p=0,006, sırasıyla). Buna karşın, CA 19-9 düzeyleri histopatolojik gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemiştir (p=0,352). CA 125 ve CA 15-3'ün benign olmayan patolojiyi öngörmedeki performansını değerlendirmek için yapılan ROC analizi, her iki marker için de orta düzeyde tanısal doğruluğu işaret eden anlamlı eğri altı alanları (AUC) göstermiştir (CA 125 için AUC 0,721; CA 15-3 için AUC 0,714). Belirlenen eşik değerler ve elde edilen sensitivite ve spesifite değerleri, tek başına bu markerların malign ve benign kitlelerin ayırımında sınırlı kalabileceğini düşündürmektedir. Sonuç: Bu çalışma premenopozal adneksiyel kitlelerde CEA, CA 15-3, CA 125, AFP ve β-hCG düzeylerinin malignite potansiyelini belirlemede yardımcı olabileceğini göstermektedir. Özellikle CA 125 ve CA 15-3 düzeylerindeki anlamlı farklılıklar dikkat çekicidir. Ancak, bu markerların tanısal doğruluğunun orta düzeyde olması, adneksiyel kitlelerin değerlendirilmesinde klinik değerlendirme, görüntüleme yöntemleri ve multimodal risk skorlama sistemlerinin birlikte kullanılmasının önemini vurgulamaktadır. Elde edilen veriler, preoperatif değerlendirmesine katkı sağlamakla birlikte, multimodal tanısal yaklaşımların gerekliliğini desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to investigate the association between tumor markers (CEA, CA 15-3, CA 19-9, CA 125, AFP, and β-hCG) and histopathological outcomes in premenopausal women who underwent surgery for adnexal masses at a tertiary care center. Methods and Materials: A total of 495 premenopausal patients who underwent surgery for adnexal masses between January 1, 2020, and January 1, 2024, at Başakşehir Çam and Sakura City Hospital, Department of Obstetrics and Gynecology, and Gynecologic Oncology Clinic were included in the study. The laboratory data and pathology results of the patients were evaluated retrospectively. The data were obtained by reviewing the records of the Hospital Information System. Findings: Upon analyzing the data of 495 premenopausal patients included in the study, it was determined that the mean age of the group with malignant histopathology was significantly higher than that of the benign group (p = 0.027). Evaluation of tumor marker levels revealed significant differences in CEA, CA 15-3, CA 125, AFP, and β-hCG levels among histopathological groups (p <0.05). The proportion of elevated levels of these markers was more pronounced in the malignant group compared to the benign and borderline groups. CA 125 levels were found to be significantly higher in the malignant group compared to the benign group (p <0.001). Similarly, CA 15-3 levels were also significantly elevated in the malignant group relative to the benign group (p <0.001). AFP and β-hCG levels were observed to be higher in the malignant group as well (p = 0.038 and p = 0.006, respectively). In contrast, CA 19-9 levels did not show a statistically significant difference among histopathological groups (p = 0.352). To assess the performance of CA 125 and CA 15-3 in predicting non-benign pathology, ROC analysis demonstrated significant areas under the curve (AUC), indicating a moderate level of diagnostic accuracy for both markers (AUC: 0.721 for CA 125; AUC: 0.714 for CA 15-3). The determined threshold values and the obtained sensitivity and specificity levels suggest that these markers alone may have limited utility in distinguishing between malignant and benign adnexal masses. Conclusion: This study demonstrates that CEA, CA 15-3, CA 125, AFP, and β-hCG levels may aid in assessing malignancy potential in premenopausal adnexal masses. Notably, the significant differences observed in CA 125 and CA 15-3 levels are particularly striking. However, the moderate diagnostic accuracy of these markers underscores the importance of integrating clinical evaluation, imaging modalities, and multimodal risk scoring systems in the assessment of adnexal masses. While the findings contribute to preoperative laboratory evaluation, they also reinforce the necessity of a multimodal diagnostic approach.

Benzer Tezler

  1. Tersiyer merkezde benign nedenlerle yapılan total laparoskopik histerektomi olgularında dren uygulamasının intraoperatif ve postoperatif sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of intraoperative and postoperative results of drain applying in case of total laparoscopic hysterectomy made for benign reasons in A tertiary center

    NUR DERYA MALKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SADIK ŞAHİN

  2. Tersiyer bir merkezde doğum yapan çoğul gebeliklerin retrospektif analizi

    Retrospective analysis of multiple pregnancies delivered in a tertiary care center

    HİDAYET VURAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDicle Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ABDULKADİR TURGUT

  3. Tersiyer bir merkezde çift çıkımlı sağ ventrikül (ÇÇSV) kompleks kalp hastalarının klinik değerlendirilmesi

    Clinical evaluation of patients with double outlet RİGHT ventricle (DORV) complex HEART disease in a tertiary center

    SELİN YILDIRIM ARICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UTKU ARMAN ÖRÜN

  4. Tersiyer bir merkezde HPV tip 16 ve HPV tip 18 pozitif olgularda serum inflamatuar markerların servikal displazi derecesini öngörüdeki anlamının incelenmesi

    Investigation of the significance of serum inflammatory markers in predicting the degree of cervical dysplasia in HPV type 16 and HPV type 18 positive cases at a tertiary center

    İKLİL NUR KOÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMET ALKIŞ

  5. Tersiyer bir merkezde çocuk hematoloji bölümünden istenen konsültasyonlar

    Consultations requested from the pediatric hematology department at a tertiary center

    BETÜL ÖNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜLKER KOÇAK