Riskli gebelerde ve komplikasyon gelişen gebelerde, gebelik boyunca renal sağkalımın değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 933700
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SİBEL GÖKÇAY BEK, PROF. DR. ERKAN DERVİŞOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Kronik Böbrek Hastalığı, Anemi, Diyabet, Hipertansiyon, Eritropoezi Uyaran Ajanlar, Demir Eksikliği, HIF-PHI, Chronic Kidney Disease, Anemia, Diabetes, Hypertension, Erythropoiesis Stimulating Agents, Iron Deficiency, HIF-PHI
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Kronik böbrek hastalığı (KBH), global ölçekte önemli bir halk sağlığı problemi olup, anemi gibi komplikasyonları nedeniyle hastaların yaşam kalitesini düşürmekte ve kardiyovasküler riskleri artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Kocaeli Üniversitesi Hastanesi Nefroloji Polikliniğinde diyalize başlanmamış, Evre 3-5 KBH tanısı konmuş hastalarda anemi sıklığını, anemiye katkıda bulunan risk faktörlerini, demir parametrelerini ve mevcut anemi yönetim stratejilerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Retrospektif, gözlemsel bir çalışma olarak tasarlanan bu araştırma, 1 Ocak 2020 ile 16 Haziran 2024 tarihleri arasında başvuran 18 yaş ve üzeri, Evre 3-5 KBH tanısı almış 919 hastanın demografik, klinik ve laboratuvar verileri, Kocaeli Üniversitesi Hastaneleri Elektronik Hasta Takip Programı üzerinden toplanmıştır. Hemoglobin düzeyleri, serum demir, ferritin, transferrin satürasyonu gibi anemi belirteçleri ile demir tedavisi, eritropoezi uyaran ajan (ESA) ve hipoksi ile indüklenebilir faktör-prolil hidroksilaz inhibitörleri (HIF-PHI) kullanımı değerlendirilmiş; veriler, istatistiksel analizlerle detaylı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya, diyalize başlanmamış Evre 3-5 kronik böbrek hastalığı (KBH) tanısı konmuş toplam 919 hasta dahil edilmiştir. Hastaların ortalama yaşı 66.3 ± 12.3 yıl olup, yaş aralığı 22 ile 94 arasında değişmektedir. Cinsiyet dağılımında %52.7'si kadın (n=484) ve %47.3'ü erkek (n=435) olarak belirlenmiştir. Kadın hastaların büyük çoğunluğu (%91.1) postmenopozaldır. Etiyolojik olarak, hastaların %55.5'i diyabet mellitus, %22.7'si hipertansiyon, %2.9'u glomerülonefrit, %2.1'i polikistik böbrek hastalığı ve %4.8'i etiyolojisi belirlenemeyen nedenlere bağlı olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, KBH evre dağılımı incelendiğinde, hastaların %72.4'ünün Evre 3, %21.5'inin Evre 4 ve %6.1'inin Evre 5 olduğu saptanmıştır. Özellikle Evre 3 ve Evre 4 gruplarında diyabet, sırasıyla %55.9 ve %57.1 oranında baskın etiyolojik faktör olarak öne çıkmaktadır. İlk ölçümlerde, tüm popülasyonda ortalama hemoglobin (Hb) değeri 12.2 ± 1.9 g/dL olarak kaydedilmiştir. Anemi, tanımlanan kriterlere göre incelendiğinde, hastaların %54.2'sinde anemi mevcut olup; %12.2'sinde Hb <10 g/dL, %33.7'sinde Hb 10–11.9 g/dL ve %53.3'ünde Hb ≥12 g/dL değeri gözlemlenmiştir. İncelemelerde, KBH evresine göre Hb dağılımı dikkat çekicidir: Evre 3 hastalarında Hb ≥12 g/dL oranı %59.8 iken, Evre 4'te bu oran %39.3'e, Evre 5'te ise %32.1'e düşmektedir. 8 Aynı şekilde, Hb <10 g/dL olan hastaların oranı Evre 3, Evre 4 ve Evre 5 arasında sırasıyla %8.6, %19.4 ve %30.4 olarak artış göstermektedir. Bu bulgular, hastalığın evresi ilerledikçe anemi şiddetinin arttığını ortaya koymaktadır. Sonuç: KBH ile ilişkili anemi, hastaların klinik seyrinde ve yaşam kalitesinde olumsuz etkilere neden olan özellikle ileri evrelerde yaygın bir komplikasyondur. Çalışma, aneminin KBH evresi ile paralel olarak artış gösterdiğini ve erken tanı ile uygun tedavi yaklaşımlarının (demir takviyesi, ESA ve HIF-PHI uygulamaları) hasta prognozunu iyileştirmede kritik rol oynadığını ortaya koymaktadır. Klinik uygulamalarda, anemi yönetiminin daha etkin yürütülmesi için multidisipliner yaklaşımların benimsenmesi önerilmektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Chronic kidney disease (CKD) is a significant global public health problem that, due to complications such as anemia, diminishes patients' quality of life and increases cardiovascular risks. The aim of this study is to evaluate the frequency of anemia, the contributing risk factors, iron parameters, and the current anemia management strategies in patients diagnosed with Stage 3–5 CKD who have not yet initiated dialysis at the Nephrology Clinic of Kocaeli University Hospital. Materials and Methods: This retrospective, observational study collected demographic, clinical, and laboratory data from 919 patients aged 18 and older with a diagnosis of Stage 3–5 CKD, who presented between January 1, 2020 and June 16, 2024. Data were obtained from the Electronic Patient Tracking Program of Kocaeli University Hospitals. Parameters such as hemoglobin levels, serum iron, ferritin, and transferrin saturation as markers of anemia, along with the use of iron therapy, erythropoiesis-stimulating agents (ESA), and hypoxia-inducible factor-prolyl hydroxylase inhibitors (HIF-PHI), were evaluated. The collected data were analyzed in detail using statistical methods. Results: A total of 919 patients with Stage 3–5 CKD who had not yet initiated dialysis were included in the study. The mean age was 66.3 ± 12.3 years, with an age range of 22 to 94 years. Gender distribution revealed that 52.7% were female (n=484) and 47.3% were male (n=435), with the vast majority (91.1%) of the female patients being postmenopausal. Etiologically, 55.5% of the patients had diabetes mellitus, 22.7% had hypertension, 2.9% had glomerulonephritis, 2.1% had polycystic kidney disease, and 4.8% had unknown causes. In terms of CKD staging, 72.4% of the patients were in Stage 3, 21.5% in Stage 4, and 6.1% in Stage 5. Notably, in both Stage 3 and Stage 4 groups, diabetes was the predominant etiological factor, observed in 55.9% and 57.1% of the patients, respectively. At the initial assessment, the overall mean hemoglobin (Hb) level was 12.2 ± 1.9 g/dL. Based on the defined criteria, 54.2% of the patients were anemic; 12.2% had Hb <10 g/dL, 33.7% had Hb levels between 10–11.9 g/dL, and 53.3% had Hb levels ≥12 g/dL. A closer examination by CKD stage revealed that the proportion of patients with Hb ≥12 g/dL was 59.8% in Stage 3, 10 39.3% in Stage 4, and 32.1% in Stage 5. Similarly, the percentage of patients with Hb <10 g/dL increased from 8.6% in Stage 3 to 19.4% in Stage 4 and 30.4% in Stage 5, indicating that the severity of anemia escalates with disease progression. Conclusion: Anemia associated with CKD is a common complication, particularly in advanced stages, that adversely affects the clinical course and quality of life of patients. This study demonstrates that the prevalence of anemia increases in parallel with the progression of CKD and that early diagnosis coupled with appropriate treatment strategies—including iron supplementation, ESA, and HIF-PHI therapies—plays a critical role in improving patient prognosis. The findings suggest that adopting a multidisciplinary approach in clinical practice is essential for more effective management of anemia.
Benzer Tezler
- Eklamptik hastalarda maternal morbidite için risk faktörleri
Risk factors for maternal morbidity in patients with eclampsia
NECLA KONAR ÜSTYOL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Kadın Hastalıkları ve DoğumAtatürk ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BÜNYAMİN BÖREKÇİ
- İkinci trimester maternal serum homosistein ve ürik asit değerlerinin uterin arter doppler ultrasonografisi ile birlikte kötü perinatal sonucu predikte etme etkinliği
The effectiveness of second trimester maternal serum homocysteine and uric acid values in combination with uterine artery doppler ultrasonography in predicting adverse perinatal outcome
ZEYNEP KAYAOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PAKİZER BANU KILIÇOĞLU DANE
- 20-24. gebelik haftasında yapılan uterin arter doppler incelemesinde direnç artışının geçirilmiş sezaryen öyküsüyle ilişkisinin değerlendirilmesi ve bunun gelişebilecek gebelik komplikasyonları açısından risk hesaplamasındaki etkinliğinin belirlenmesi
Evaluation of the relationship between previous cesarean history and resistance increase in uterine artery doppler examination during 24-28th gestational weeks and determination of its effectiveness in risk calculation in terms of possible pregnancy complications
DİLAN AZİZOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. SIDIKA SİBEL GÜLOVA
- Gebeliğin hipertansif bozukluklarının tanısında klinik, biyokimyasal ve ultrasonografik parametrelerin analizi
Analysis of clinical, biochemical and ultrasonographic parameters in the diagnosis of hypertensive disorders of pregnancy
NAZLI TUNCA ŞANLIER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ELİF GÜL YAPAR EYİ
- Rh immünizasyonu nedeni ile takipli gebeliklerin perinatal ve postnatal sonuçları
Perinatal and postnatal results of pregnancies followed by RH immunization
ÖZNUR YARIŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OYA DEMİRCİ