Opioid kullanım bozukluğu olan erkek hastalarda aleksitimi ve başa çıkma tutumları
Alexithymia and coping attitudes in male patients with opioid use disorder
- Tez No: 935798
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İKBAL İNANLI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Aleksitimi, Başa çıkma tutumları, Opioid Kullanım Bozukluğu, Alexithymia, Coping Attitudes, Opioid Use Disorder
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Konya Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Opioid kullanım bozukluğu (OpKB) tekrarlayan relapslarla karakterize, kronik seyirli ve önemli morbidite ve mortalite riski taşıyan bir hastalıktır. Aleksitimi, bireyin kendi duygularını tanıma ve ifade etme becerisinde yaşadığı zorlukları tanımlayan bir kavramdır. Madde kullanım bozukluğu olan bireyler, özellikle de OpKB tanısı alan hastalar, hem kendi duygularını hem de başkalarının duygularını tanımada güçlük yaşayabilmektedir. Bu durum, kişilerarası ilişkilerde yaşanan zorluklar karşısında stresle başa çıkma yöntemi olarak psikoaktif madde kullanımına yönelmelerine neden olabilmektedir. Başa çıkma, bireyin stres yaratan durumlara karşı gösterdiği bilişsel, duygusal ve davranışsal tepkilerin bütünü olarak tanımlanabilir. Bağımlılık gelişiminde, stresle başa çıkma tutumları ve kişilik özellikleri önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, OpKB tanılı erkeklerin aleksitimi ve başa çıkma tutumlarını kontrol grubu ile karşılaştırmak ve madde kullanımına ait klinik özelliklerle ilişkili olup olmadığını değerlendirmektir. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmaya Konya Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi(AMATEM)'ne takip ve tedavi amaçlı başvuran OpKB tanılı, tedavi sonrası stabilizasyon dönemi tamamlanmış gönüllü 64 hasta ve kontrol grubu olarak sağlıklı 64 kişi dahil edildi. Hasta ve kontrol grubuna Sosyodemografik Veri Formu, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği(HAM-D), Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği(HAM-A), Toronto Aleksitimi Ölçeği(TAS-20) ve Başa Çıkma Tutumları Ölçeği(COPE) uygulandı. Hasta grubuna ayrıca Bağımlılık Profil İndeksi(BAPİ) uygulandı. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen hastalardan 64 kişinin 32'sinin (%50) aleksitimik ya da muhtemel aleksitimik bulunduğu belirlendi. Hasta grubun TAS toplam puanı 52,0±10,0 olarak bulunurken kontrol grubunun 45,8±9,2 olarak bulundu. Hasta grubun TAS toplam puanı daha yüksek tespit edildi (p=0,004). Aleksitimisi olanların sayısı hasta grubunda daha yüksek tespit edildi (p=0,016) Hasta ve kontrol grubu COPE kategorilerine göre değerlendirildiğinde hasta ve kontrol grubu arasında sorun odaklı başa çıkma kategorisinde anlamlı bir fark tespit edilmemiş, fakat duygusal odaklı başa çıkma tutumları kategorisinde kontrol grubunun ortancası 56 (51-61), hasta grubunun ortancası 51,5 (47-57,5) olarak bulunmuş ve kontrol grubunun puanları daha yüksek tespit edilmiştir. (p=0,021). İşlevsel olmayan başa çıkma tutumları kategorisinde ise hasta grubunun ortancası 41,5 (35-51,5), kontrol grubunun ortancası 35 (31,5-39) olarak bulunmuş ve hasta grubunun puanları daha yüksek tespit edilmiştir (p<0,001). Ayrıca aleksitimisi olanların BAPİ-4 puanı ortancası 9 (6,5-11) iken aleksitimi olmayanların ortancası 7 (6-9) olarak bulunmuş ve aleksitimisi olanların değerleri daha yüksek tespit edilmiştir (p=0,019). Ayrıca eğitim süresindeki azalışın, HAM-D puanında artışın, BÇTÖ-2 puanında azalışın ve BÇTÖ-3 puanında artışın bağımlı olma riskini arttırdığı saptandı (sırasıyla p= 0,022, p= 0,003, p= 0,001). SONUÇ: Bu çalışma OpKB tanılı hastaların anksiyete, depresyon, aleksitimi ve işlevsel olmayan başa çıkma tutumları açısından sağlıklı bireylere göre daha yüksek puanlar aldığını ortaya koymuştur. Bu sonuçlar; aleksitimi, işlevsel olmayan başa çıkma tutumları ve psikiyatrik yakınmaların bağımlılığa yatkınlık sağlayabileceği ve prognozu önemli ölçüde etkileyebileceği hipotezini desteklemektedir. Aleksitimi ve işlevsel olmayan başa çıkma tutumlarının ele alınması, bireylerin stresle daha sağlıklı başa çıkmalarını sağlayarak bağımlılık davranışlarını azaltabilir. Ayrıca, anksiyete ve depresyon gibi psikiyatrik belirtilerin etkin tedavisi prognozu olumle etkileyebilir. Bağımlılık tedavisinde farklı yaklaşımların geliştirilebilmesi için bu alanda yeni çalışmalar yapılması önemli katkılar sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
OBJECTIVE: Opioid Use Disorder (OUD) is a chronic condition characterized by recurrent relapses, with significant morbidity and mortality risks. Alexithymia refers to the difficulty individuals have in recognizing and expressing their emotions. Individuals with substance use disorders, especially those diagnosed with OUD, may struggle with identifying both their own and others' emotions. This can lead them to resort to psychoactive substance use as a coping mechanism when faced with interpersonal difficulties. Coping can be defined as the total of cognitive, emotional, and behavioral responses an individual shows in response to stressful situations. Stress coping attitudes and personality traits play a significant role in the development of addiction. The aim of this study is to compare the alexithymia and coping attitudes of men diagnosed with OUD to a control group and to assess whether these are related to the clinical characteristics of substance use. MATERIALS and METHODS: The study included 64 voluntary patients diagnosed with OUD, who had completed the stabilization phase after treatment at the Alcohol and Substance Addiction Treatment and Training Center (AMATEM) at Beyhekim Training and Research Hospital in Konya, and 64 healthy individuals as the control group. Both groups were administered a Sociodemographic Data Form, the Hamilton Depression Rating Scale (HAM-D), the Hamilton Anxiety Rating Scale (HAM-A), the Toronto Alexithymia Scale (TAS-20), and the Coping Attitudes Scale (COPE). Additionally, the Addiction Profile Index (BAPI) was administered to the patient group. RESULTS: Among the 64 patients included in the study, 32 (50%) were found to be alexithymic or possibly alexithymic. The total TAS score for the patient group was 52.0±10.0, while the control group's score was 45.8±9.2. The patient group had a significantly higher TAS score (p=0.004). The number of individuals with alexithymia was higher in the patient group (p=0.016). When evaluated according to the COPE categories, no significant difference was found between the patient and control groups in the problem-focused coping category. However, in the emotional-focused coping category, the median score of the control group was 56 (51-61), while the patient group's median score was 51.5 (47-57.5), with the control group having higher scores (p=0.021). In the category of dysfunctional coping attitudes, the median score for the patient group was 41.5 (35-51.5), while the control group's median score was 35 (31.5-39), with the patient group having higher scores (p<0.001). Moreover, the median BAPI-4 score for those with alexithymia was 9 (6.5-11), while for those without alexithymia, it was 7 (6-9), with alexithymic individuals having higher values (p=0.019). Additionally, a decrease in education level, an increase in HAM-D scores, a decrease in BÇTÖ-2 scores, and an increase in BÇTÖ-3 scores were found to increase the risk of addiction (p=0.022, p=0.003, p=0.001, respectively). CONCLUSION: This study shows that patients with OUD score higher than healthy individuals in terms of anxiety, depression, alexithymia, and dysfunctional coping attitudes. These findings support the hypothesis that alexithymia, dysfunctional coping attitudes, and psychiatric symptoms may predispose individuals to addiction and significantly impact prognosis. Addressing alexithymia and dysfunctional coping strategies could help individuals cope with stress in a healthier way, potentially reducing addictive behaviors. Additionally, effective treatment of psychiatric symptoms such as anxiety and depression may positively affect prognosis. Further studies in this area could provide valuable insights for the development of alternative approaches in addiction treatment.
Benzer Tezler
- Alkol bağımlılığı ve opiat(eroin) bağımlılığı tanısı alan ayaktan takip edilen erkek hastalarda depresyon, anksiyete, aleksitimi ve bedensel belirtilerin incelenmesi
Assessment of somatic symptoms, alexithymia, depression and anxiety between alcohol dependent and opioid dependent male outpatients
MUHAMMED HAKAN AKSU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriGazi ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZEHRA ARIKAN
- Opioid kullanım bozukluğu olan erkek hastalarda sirkadiyen tercihler ve uyku kalitesinin değerlendirilmesi
Evaluation of circadian preferences and sleep quality in male patients with opioid use disorder
ÖZGE DEĞERLİ AYKUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İKBAL İNANLI
- Opioid kullanım bozukluğu olan erkek hastalarda duygu düzenleme güçlüğünün değerlendirilmesi ve intihar girişimi ile ilişkisi
Evaluation of emotion regulation difficulties in male patients with opioid use disorder and its relationship with suicide attempt
BEHİYE KURU KOYUNCU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İKBAL İNANLI
- Opioid kullanım bozukluğu tanılı erkek hastalarda davranışsal inhibisyon/davranışsal aktivasyon sistemleri ve bağımlılık şiddetinin ilişkisi
The relationship between behavioral inhibition/behavioral activation systems and addiction severity in male patients diagnosed with opioid use disorder
EZGİHAN TOSUN
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Psikolojiİstanbul Gedik ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÇAĞATAY KARŞIDAĞ
- Opioid kullanım bozukluğu tanısıyla takipli hastalarda IL-6 düzeylerinin incelenmesi
Investigation of Interleukin-6 (IL-6) levels in patients diagnosed with opioid use disorder
MUHAMMET ER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BAŞAK ÜNÜBOL