Primer paratiroid adenomunun klinik özellikleri ve eşlik eden papiller tiroid karsinomu ile ilişkisinin retrospektif olarak araştırılması
Retrospective investigation of clinical features of primary parathyroid adenoma and its relationship with concomitant papillary thyroid carcinoma
- Tez No: 939133
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SERVET KOCAÖZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Primer hiperparatiroidizm, diyabet ve tiroid hastalıklarından sonra üçüncü en yaygın endokrin hastalıktır. Literatürdeki bazı çalışmalarda PHPT'nin, hematopoietik, meme, deri, tiroid ve üriner sistem kanser riskini artırdığı gösterilmiştir. İlk vakalar Ogburn ve Black tarafından 1956'da bildirildiğinden beri, primer hiperparatiroidi ve tiroid kanseri birlikteliği birçok çalışmada yayınlanmıştır. Çalışmanın amacı, primer hiperparatiroidi ve papiller tiroid kanserinin birlikte görülme oranının ve klinik özelliklerinin araştırılması ayrıca primer hiperparatiroidi tanısıyla opere olacak hastalarda eşlik eden papiller tiroid kanserinin tespit edilmesinin önemini vurgulamaktır. Materyal ve Metod: Çalışmaya 01.03.2019 ile 01.02. 2024 tarihleri arsında Ankara Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde primer hiperparatiroidizm nedeniyle opere edilen toplam 435 hasta alındı. Hastaların biyokimyasal verileri, paratiroid bez patolojileri ve eşlik eden tiroidektomi varsa tiroid patolojileri de değerlendirmeye alındı. Çalışmadan elde edilen veriler bilgisayar aracılığıyla SPSS programına yüklenerek analiz edildi (versiyon 25.0; IBM Corp., Armonk, NY, ABD). Bulgular: Çalışmaya primer hiperparatiroidizm nedeniyle opere edilen toplam 435 hasta alındı. Bu hastaların %16,6'sında (72) tiroid malignitesi saptandı. Çalışma kriterlerini sağlayan 179 hasta çalışmaya alındı. Hastaların %60,9'unu (109) oluşturan benign patolojili hastalar 1. grupta ve %39,1'ini (70) oluşturan malign tiroid patolojili hastalar 2. grupta olacak şekilde hastalar iki gruba ayrıldı. Tiroid malignitesi olan hastalarda anlamlı olarak preoperatif PTH seviyesi, serum vitamin D seviyesi ve 24 saatlik idrarda kalsiyum atılımı daha düşüktü (sırasıyla p=0.015, p=0.027 ve p=0.048). Tiroid malignitesi olan hastalarda fosfor seviyesi ise anlamlı olarak daha yüksekti (p=0.013). Kadın cinsiyette malignite çıkma oranının daha yüksek olduğu görüldü. Tiroid USG'sinde nodülde mikrokalsifikasyon, irregüler sınır, solid komponent varlığı, santral vaskülarizasyon ve bu bulguların birden fazlasının tespiti durumunda, tiroid nodülünün anlamlı olarak malign çıkma olasılığının arttığı belirlendi. Sonuçlar: Çalışmamızda, PHPT'li hastalarda eşlik eden PTK insidansının literatürdeki diğer çalışmalarla karşılaştırıldığında daha yüksek oranda (%16.6) olduğu saptandı. Bu sonuçlar, PHPT'li hastaların operasyon hazırlığı yapılırken özellikle kadın ve parathormon değeri ılımlı yüksek hastalarda tiroid nodüllerinin malignite açısından iyi değerlendirilmesini gerektiğini göstermektedir. Hastalara bu şekilde bir yaklaşımın preoperatif dönemde eşlik eden PTK'yı saptama oranını artıracak ve re-operasyon oranlarını azaltacaktır.
Özet (Çeviri)
Background: Primary hyperparathyroidism is the third largest endocrine disease after diabetes and thyroid disease. Some studies have also reported an increased risk of malignancies, including hematopoietic, breast, skin, thyroid and urinary tract carcinoma. Since the first cases were reported by Ogburn and Black in 1956, the coexistence of primary hyperparathyroidism and thyroid cancer has been published in many studies. The aim of the study is to investigate the co-occurrence rate and clinical features of primary hyperparathyroidism and papillary thyroid cancer and to emphasize the importance of detecting accompanying papillary thyroid cancer in patients who will undergo surgery with a diagnosis of primary hyperparathyroidism. Material and Methods: A total of 435 patients who were operated for primary hyperparathyroidism at Ankara City Hospital General Surgery Clinic between 01.03.2019 and 01.02. 2024 were included. Biochemical data of the patients, parathyroid gland pathologies, and thyroid pathologies, if there was an accompanying thyroidectomy, were also evaluated. The data obtained from the study were analyzed by uploading them to the SPSS program via computer (version 25.0; IBM Corp., Armonk, NY, USA). Results: A total of 435 patients operated for primary hyperparathyroidism were included in the study. Thyroid malignancy was detected in 16.6% (72) of the patients. The patients were divided into two groups: patients with benign thyroid pathology, which constituted 60.9% (109) of the patients, were in the 1st group, and patients with malignant thyroid pathology, which constituted 39.1% (70) of the patients, were in the 2nd group. Preoperative PTH level, serum vitamin D level and 24-hour urinary calcium excretion were significantly lower in patients with thyroid malignancy (p=0.015, p=0.027 and p=0.048, respectively). Phosphorus level was significantly higher in patients with thyroid malignancy (p=0.013). It was observed that the rate of malignancy was higher in female gender. It was determined that if microcalcification, irregular borders, presence of solid component, central vascularization and more than one of these findings were detected in the nodule on thyroid USG, the probability of the thyroid nodule being malignant increased significantly. Conclusion: In our study, the incidence of accompanying PTC in patients with PHPT was found to be higher (16.6%) compared to other studies in the literature. These results show that thyroid nodules should be carefully evaluated for malignancy when preparing patients with PHPT for surgery, especially in women and in patients with moderately high parathyroid hormone levels. Such an approach to patients will increase the rate of detecting concomitant PTC in the preoperative period and reduce re-operation rates.
Benzer Tezler
- Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri
Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”
FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL
- Traditional vernacular houses in Anatolia: The question of evaluative criteria
Anadolu geleneksel yöresel konut mimarlığında değerlendirme ölçütleri sorunu
OKAN ÜSTÜNKÖK
Doktora
İngilizce
1987
MimarlıkOrta Doğu Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÖNÜL TANKUT
- Bazı buğday türlerinde poliploidi düzeyine bağımlı IAA ve ABA miktarlarının kantitatif belirlenmesi üzerine bir araştırma
Başlık çevirisi yok
SEVGİ HEPAKSOY
- Dirichlet karakterleri ve sınıf sayısı bir olan cyclotomic cisimler
Başlık çevirisi yok
NEŞET AYDIN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
MatematikCumhuriyet ÜniversitesiMatematik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. HATİCE KANDAMAR