Gestasyonel diyabette diyet uygulayan ve insülin tedavisi alan hastaların retrospektif olarak irdelenmesi
Retrospective evaluation of dietary and insulin therapy approaches in patients with gestational diabetes mellitus
- Tez No: 939308
- Danışmanlar: PROF. DR. SEMA BASAT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Gestasyonel diyabet, Diyet, İnsülin, Komplikasyon, Gestational Diabetes, Diet, Insulin, Complications
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Gestasyonel diyabet toplumumuzda son yıllarda artan obezite ve metabolik sendrom sıklığı göz önünde bulundurulduğunda, önemli bir glukoz tolerans bozukluğu haline gelmiştir. Gestasyonel diyabet tanısı alan hastalar, antenatal ve perinatal dönemde birçok maternal ve fetal komplikasyon ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Biz çalışmamızda GDM tanısı alan gebelerin tedavilerini ve tedavilerin sonuçlarını kıyaslayarak GDM tanısı, tedavisi ve komplikasyonları ile ilgili bir analiz yapmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif bir çalışma olup, 01.03.2020 - 01.03.2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde İç Hastalıkları, Endokrinoloji, Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniklerinde takip edilmiş olan gestasyonel diyabet tanılı 180 hasta dahil edilmiştir. Bu hastaların 86'sı insülin tedavisi alırken, 94'ü diyet ile takip edilmişti. Hastalarımız gebelik yaşı, doğum haftası, GDM tanısı aldığı hafta, doğum şekli, gravideleri, OGTT türü ve sonuçları, önceki gebeliklerinde GDM varlığı, preeklampsi, gestasyonel HT, polihidroamnioz gibi maternal komplikasyonların varlığı açısından ve bebekler antropometrik ölçümleri ile fetal komplikasyon varlığı açısından araştırıldı. Bulgular insülin tedavisi alanlar ve yalnızca diyet uygulayanlar olarak 2 grup oluşturularak bu iki grup arasında karşılaştırıldı. Bununla birlikte anne yaşı, doğum haftası, HbA1c düzeyleri, OGTT sonuçları, bebek antropometrik ölçümleri, APGAR skorları ve fetal komplikasyonlar kendi aralarında ikili korelasyon açısından incelendi. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken istatistiksel analizler için SPSS 27 programı kullanıldı. Sonuçlar % 95'lik güven aralığında, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Bulgular: Hastalarımızın %47,8'i (n=86) insülin tedavisi alırken, %52,2'sine (n=94) yalnızca diyet uygulanmıştı. İki grup arasında hastaların yaşları, doğum şekilleri ve gravidaları arasında anlamlı fark bulunmadı. İnsülin kullanan hastaların GDM tanısı aldığı hafta, yalnızca diyet yapan gruba göre anlamlı düzeyde düşük bulundu (p=0,003). İnsülin kullanan hastaların doğum haftası, yalnızca diyet yapan viii hastalara göre anlamlı düzeyde düşük bulundu (p=0,001).İnsülin kullanan hastalarda 1. saat OGTT kan glukoz düzeyi (p=0,039) ve HbA1c düzeyleri (p=0,044), yalnızca diyet yapan gruba göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu. İnsülin kullanan grupta, önceki gebelikte GDM varlığı diğer gruba göre anlamlı düzeyde yüksek saptandı(p=0,003). İnsülin kullanan hastalarda preeklampsi (p=0,018) ve gestasyonel HT (p=0,008) görülme oranı, yalnızca diyet yapan gruba göre anlamlı düzeyde yüksek saptandı. Bebeklerde YBÜ yatış öyküsü, insülin kullanan hastalarda diğer gruba göre anlamlı düzeyde yüksek görüldü (p=0,003). İki gruptaki gebelerin bebekleri arasında makrozomi, sarılık, SGA, IUGR, hipoglisemi gibi fetal komplikasyonlar açısından anlamlı fark bulunmadı.Bebeklerin doğum kiloları, insülin kullanan hastalarda anlamlı düzeyde daha düşüktü (p=0,042). 2 grup arasında bebek boyları ve APGAR skorları arasında anlamlı fark bulunmadı. Doğum haftası ile 1. Saat OGTT kan glukoz seviyeleri arasında negatif yönlü bir ilişki saptandı (p=0,012). Bununla birlikte fetal komplikasyon görülme sıklığı ile 1. Saat OGTT kan glukoz düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki saptandı. (p=0,014). Sonuç: Çalışmamızda GDM tanısı olup insülin tedavisi alan hastaların daha erken haftalarda tanı aldığını, doğum haftalarının daha düşük olduğunu, preeklampsi açısından ve bebeklerin ybü ihtiyacı açısından daha riskli durumda olduklarını gördük. Bununla birlikte OGTT 1. saat ölçümlerinin gelişebilecek fetal komplikasyonları öngörmek açısından değerli olduğu sonucuna vardık. Gestasyonel diyabetli hastalarda glisemik kontrolü sağlayabilmek ve tedavi seçimi, komplikasyonları öngörme ve önleme açısından çok değerlidir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim:Gestational diabetes mellitus (GDM) has become a significant glucose tolerance disorder in recent years, especially considering the increasing prevalence of obesity and metabolic syndrome in our society. Patients diagnosed with GDM face numerous maternal and fetal complications during the antenatal and perinatal periods. In this study, we aimed to analyze the diagnosis, treatment, and complications of GDM by comparing the treatment methods and outcomes in pregnant women diagnosed with GDM. Materials and Methods:Our study is a retrospective study including patients who were followed between 01.03.2020 and 01.03.2025 at the University of Health Sciences Ümraniye Training and Research Hospital in the Internal Medicine, Endocrinology, and Obstetrics and Gynecology outpatient clinics. A total of 180 patients were included. Among them, 86 patients received insulin therapy, while 94 were managed with diet alone. The patients were evaluated in terms of gestational age, week of delivery, week of GDM diagnosis, mode of delivery, gravidity, type and results of the oral glucose tolerance test (OGTT), history of GDM in previous pregnancies, and presence of maternal complications such as preeclampsia, gestational hypertension, and polyhydramnios. Also the anthropometric measurements of the newborns and fetal complications were evaluated.The patients were divided into two groups: those receiving insulin therapy and those managed with diet alone, and comparisons were made between the two groups. In addition, maternal age, gestational age, HbA1c levels, OGTT results, neonatal anthropometric measurements, APGAR scores, and fetal complications were examined in terms of whether there were pairwise correlations among them.Statistical analyses were conducted using SPSS version 27. Results were evaluated at a 95% confidence interval, with significance set at p<0.05. Results: Among our patients, 47.8% (n=86) were receiving insulin therapy, while 52.2% (n=94) were managed with diet alone. There were no significant differences between the two groups regarding patients' ages, modes of delivery, or x gravidity. The week of GDM diagnosis was found to be significantly earlier in the insulin-treated group compared to the diet-only group (p=0.003). The gestational age at delivery was also significantly lower in the insulin-treated group compared to the diet-only group (p=0.001). The 1-hour OGTT blood glucose levels (p=0.039) and HbA1c levels (p=0.044) were significantly higher in the insulin-treated group compared to the diet-only group. A history of GDM in a previous pregnancy was significantly more frequent in the insulin-treated group compared to the diet-only group (p=0.003). The incidence of preeclampsia (p=0.018) and gestational hypertension (p=0.008) was significantly higher in the insulin-treated group. The incidence of NICU admissions among newborns was also significantly higher in the insulin-treated group compared to the diet-only group (p=0.003). There were no significant differences between the two groups regarding fetal complications such as macrosomia, jaundice, SGA, IUGR, or hypoglycemia. Birth weights of the newborns were significantly lower in the insulin-treated group (p=0.042). No significant differences were found between the two groups regarding newborns' birth lengths and APGAR scores.A negative correlation was observed between gestational age at delivery and 1-hour OGTT blood glucose levels (p=0.012). Additionally, a positive and significant correlation was found between the frequency of fetal complications and 1-hour OGTT blood glucose levels (p=0.014). Conclusion:In our study, we found that patients who received insulin therapy were diagnosed at earlier gestational weeks, had lower gestational ages at delivery, and were at higher risk for preeclampsia and neonatal intensive care unit (NICU) admission. Additionally, we concluded that the 1-hour OGTT value could be a valuable predictor of potential fetal complications. Achieving glycemic control and choosing the appropriate treatment in patients with GDM is critical in predicting and preventing complications.
Benzer Tezler
- Kayseri bölgesinde doğan bebeklerde intrauterin büyüme
Başlık çevirisi yok
HİLMİ TARIK KARAKAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Normal ve patolojik gebelerde glikozillenmiş hemoglobin (HbA1C) değerleri ve bebek ağırlığı ile olan ilişkisi
Başlık çevirisi yok
G.FİLİZ BAKDUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SELÇUK EREZ
- Gestasyonel hipertansiyonda maternal plazma prolaktin değerleri
Başlık çevirisi yok
MELİH SEZGEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Neonatal sepsisin prognozunun tayininde bazı hematolojik parametrelerin yeri
Başlık çevirisi yok
ORHAN DENGİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıUludağ ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı