Aort darlığı hastalarında edinsel koagülopati incelenmesi
Examination of acquired coagulopathy in patients with aortic stenosis
- Tez No: 939616
- Danışmanlar: PROF. DR. AYTAÇ ÖNCÜL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Kalp kapak hastalığı, aort darlığı, edinsel koagülopati, von Willebrand faktör, Aort kapak stenozu, Kalp, Kardiyoloji, Heart valve disease, aortic stenosis, acquired coagulopathy, von Willebrand factor, Aortic valve stenosis, Heart, Cardiology
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Aort darlığı (AD), prevalansı giderek artan ve yüksek morbidite ile ilişkilendirilen önemli bir kardiyovasküler hastalıktır. AD hastaları sıklıkla yaşlı ve kırılgan bireylerdir. Bu hasta grubunda, şiddetinden bağımsız olarak kanamalar, klinik yönetimde önemli bir sorun teşkil etmektedir. AD hastalarında saptanan edinsel koagülopati, von Willebrand faktör (vWF) düzeyi ve aktivitesindeki değişikliklerle ilişkilendirilmiş olup edinsel Tip 2A von Willebrand hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, vWF antijen düzeyi, vWF aktivitesi, Faktör 8 düzeyi ve vWF aktivite/antijen oranının AD'nin ciddiyeti, etiyolojisi ve kanama diyatezi ile olan ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, elde edilen bulgular doğrultusunda edinsel koagülopatinin altta yatan fizyopatolojisine yönelik yeni veriler sunulması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışma kliniğimizde prospektif gözlemsel tasarımda gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya, ekokardiyografik olarak aort darlığı tanısı almış 48 hasta ile 30 kontrol grubu katılımcısı olmak üzere toplam 78 kişi dâhil edilmiştir. Tüm katılımcıların demografik verileri, ekokardiyografi bulguları, vWF antijen düzeyi(vWFag), vWF aktivitesi(vWFac), Faktör 8 düzeyi, vWFac/vWFag ve Faktör8/vWFag oranları değerlendirilmiştir. Aort darlığı hastaları ve kontrol grubu karşılaştırılmasına ek olarak AD ciddiyeti, etiyolojisi ve kanama öyküsü varlığına göre hastalar alt gruplara ayrılarak alt grup analizleri yapılmıştır. Bulgular: Yaş ortalaması aort darlığı grubunda 68,75±14 yıl, kontrol grubunda 59,73±11,8 yıl olmakla aort darlığı grubunun yaş ortalaması kontrol grubununa göre yüksekti(p<0,05). Cinsiyet ve HT, DM, KAH haricindeki diğer komorbideteler açısından gruplar arasında fark izlenmemiştir (p>0,05). Aort darlığı grubunda vWFag düzeyi kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,05). vWFac/vWFag oranı aort darlığı grubunda kontrol grubuna göre istatiksel olarak belirgin anlamlı düşük saptandı (p<0,001). WFac, Faktör 8 düzeyi ve fVIII/vWFag oranı bakımından AD ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). Darlık ciddiyetine göre oluşturulan alt grupların kontrol grubuyla karşılaştırılmasında; hafif AD ve ciddi AD grubunda vWFac/vWFag oranı kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0,001). vWFag, vWFac, Faktör 8 düzeyleri ve fVIII/vWFag oranı 2 karşılaştırılmasında ise tüm gruplar arasında anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). vWFac/vWFag oranı kalsifik ve non-kalsifik aort darlığı gruplarında kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşük saptandı (p<0,001). Ayrıca, vWFag düzeyi aort darlığı etiyolojisinden bağımsız olarak tüm alt gruplarda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). vWFag düzeyi kanama öyküsü olan AD hastalarında kontrol grubuna göre yüksek saptandı (p<0,05). Kanama öyküsü olmayan aort darlığı hastalarında vWFac düzeyi; kanama öyküsü olan aort darlığı hastalarına ve kontrol grubuna göre daha düşük saptandı (p<0,05). vWFac/vWFag oranı, kanama öyküsü olmayan AD hastalarında kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0,05). Ancak kanama öyküsü olan AD hastaları ve kontrol grubu arasında vWFag haricindeki diğer parametrelerde fark görülmedi. Primer sonlanımın kanama ve mortalitenin ortak birleşimi olarak belirlenmiş olup , vWF antijeninin >121,7 olmasının %73,33 sensitivite ve %60,32 spesifisite ile, Faktör 8 değerinin ise >136,7 olmasının %73,33 sensitivite ve %60,32 spesifisite ile primer sonlanımı ön gördürdüğü saptandı. Sonuç: Koagülasyon parametrelerinde gruplar arasındaki farklılıklara rağmen elde edilen sonuçlar tip 2A von Willebrand hastalığı ile uyumlu değildir. Von Willebrand faktör düzeyi ve aktivitesini etkileyebilecek birçok nedenden dolayı anormal test sonuçlarının görülebileceği unutulmamalıdır. Klinisyenlerin AD hastalarında kanamayı değerlendirirken laboratuvar parametreleri kadar komorbid durumları ve risk faktölerinide göz önünde bulundurması gerekmektedir. Ayrıca vWFag ve Faktör 8 düzeylerinin yalnızca kanama açısından değil prognoz açısından da önem taşıdığı gösterilmiştir bu sebeple rutin klinik pratike kullanımlarının artırılması yararlı olacaktır.
Özet (Çeviri)
Aim: Aortic stenosis (AS) is a significant cardiovascular disease with increasing prevalence and high morbidity. AS patients are often elderly and frail, and bleeding complications, regardless of severity, pose a critical challenge in clinical management. Acquired coagulopathy observed in AS patients has been associated with alterations in von Willebrand factor (vWF) levels and activity, described as acquired Type 2A von Willebrand disease. This study aimed to investigate the relationship between vWF antigen level, vWF activity, Factor VIII level, and the vWF activity/antigen ratio with AS severity, etiology, and bleeding diathesis. Additionally, we sought to provide novel insights into the underlying pathophysiology of acquired coagulopathy. Materials and Methods: This prospective observational study was conducted in our clinic. A total of 78 participants, including 48 patients diagnosed with aortic stenosis via echocardiography and 30 control group participants, were enrolled. The demographic data, echocardiographic findings, vWF antigen levels (vWFag), vWF activity (vWFac), Factor 8 levels, vWFac/vWFag, and Factor 8/vWFag ratios of all participants were evaluated. In addition to the comparison between AS patients and the control group, subgroup analyses were performed by stratifying patients based on AS severity, etiology, and the presence of a bleeding history. Results: The mean age was 68.75±14 years in the aortic stenosis group and 59.73±11.8 years in the control group, and the mean age was higher in the aortic stenosis group than in the control group (p<0.05). There was no difference between the groups in terms of gender and comorbidities other than HT, DM and CAD (p>0.05). The vWFag level was significantly higher in the aortic stenosis group compared to the control group (p<0.05). vWFac/vWFag ratio was significantly lower in the aortic stenosis group compared to the control group (p<0.001). No significant difference was observed between AD and control groups in terms of WF:ac, Factor 8 level and fVIII/vWFag ratio (p>0.05). In the comparison of the subgroups formed according to the severity of stenosis with the control group; vWFac/vWFag ratio was found to be significantly lower in the mild AD and severe AD groups compared to the control group (p<0.001). In the comparison of vWFag, vWFac, Factor VIII levels and fVIII/vWFag ratio, no significant difference was observed between all groups (p>0.05). vWFac/vWFag ratio was significantly lower in calcific and non-calcific aortic 4 stenosis groups compared to the control group (p<0.001). In addition, vWFag level was significantly higher in all subgroups compared to the control group regardless of aortic stenosis etiology (p<0.05). vWFag level was higher in AD patients with a history of bleeding compared to the control group (p<0.05). The vWF:ac level was lower in aortic stenosis patients without a history of bleeding compared to aortic stenosis patients with a history of bleeding and the control group (p<0.05). vWFac/vWFag ratio was significantly lower in AD patients without a history of bleeding compared to the control group (p<0.05). However, there was no difference between AD patients with bleeding history and the control group in other parameters except for vWFag. The primary outcome was determined to be the joint combination of bleeding and mortality. A vWF antigen value >121.7 was found to predict the primary outcome with a sensitivity of 73.33% and a specificity of 60.32%, and a Factor 8 value >136.7 was found to predict the primary outcome with a sensitivity of 73.33% and a specificity of 60.32%. Conclusion: Despite the differences in coagulation parameters between the groups, the results obtained are not compatible with type 2A von Willebrand disease. It should be kept in mind that abnormal test results may be seen due to many reasons that may affect von Willebrand factor level and activity. Clinicians should consider comorbid conditions and risk factors as well as laboratory parameters when evaluating bleeding in AD patients. In addition, vWFag and Factor 8 levels have been shown to be important not only in terms of bleeding but also in terms of prognosis, so it would be useful to increase their use in routine clinical practice.
Benzer Tezler
- Aort stenozu ve pulmoner stenoz tanısı olan hastalarda edinsel von Willebrand hastalığının sıklığı ve klinik önemi
In patients diagnosed with aortic stenosis and pulmonary stenosis prevalence and clinical significance of acquired von Willebrand diseases
ŞAYEGAN GÜVEN FİLİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Kocaeli ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Aort kapak replasmanı yapılan hastalarda, hasta kapak uyumsuzluğunun diyastolik fonksiyonlara ve fonksiyonel mitral yetmezliğine etkileri
The effect of patient prosthesis mismatch on functional mitral regurgitation in patients with mechanical aortic valve replacement
MEHMET EMİR EROL
- Ciddi aort darlığı hastalarında transkateter aort kapak implantasyonunun retinal kalınlık üzerindeki etkisinin optik koherens tomografi ile değerlendirilmesi
Assesment of the impact of transcatheter aortic valve implantation on retinal thickness as measured by optical coherence tomography in patients with severe aortic stenosis
MEHMET AKİF ERDÖL
- Transkateter aort kapak implantasyonu uygulanan ciddi aort darlığı hastalarında diyastolik fonksiyon parametrelerinin transtorasik ekokardiyografi ve invaziv kateter ile değerlendirilerek korelasyonu
Correlation between echocardiographic algorithms and invasive hemodynamic measurements to assess left ventricular filling pressures in patients with severe aortic stenosis
HÜSEYİN SEFA İNCE
- Transkatater aort kapak replasmanı(TAVR) işlemi yapılan semptomatik ileri aort darlığı hastalarında sağ ventrikül serbest duvar longitudinal fraksiyonel kısalmanın postoperatif hastane içi ve 1 yıllık mortalite ilişkisi
The relationship between right ventricular free wall longitudinal fractional shortening and postoperative in-hospital and 1-year mortality in patients with symptomatic severe aortic stenosis undergoing transcatheter aortic valve replacement (TAVR)
HALİT EMİNOĞLU