Geri Dön

Transkateter aort kapak implantasyonu uygulanan ciddi aort darlığı hastalarında diyastolik fonksiyon parametrelerinin transtorasik ekokardiyografi ve invaziv kateter ile değerlendirilerek korelasyonu

Correlation between echocardiographic algorithms and invasive hemodynamic measurements to assess left ventricular filling pressures in patients with severe aortic stenosis

  1. Tez No: 1011691
  2. Yazar: HÜSEYİN SEFA İNCE
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NİHAN KAHYA EREN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Aort kapak stenozu, Diastol, Ekokardiyografi, Aortic valve stenosis, Diastole, Echocardiography
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Aort darlığı(AD) hastalarında sol ventrikül diyastolik disfonksiyonu sık görülür. Özellikle ventriküler doluş basınçları artmış olgularda mortalite artışı ile ilişkilidir. Diyastolik disfonksiyonun varlığını ve derecesini değerlendirmede ekokardiyografi, ilk seçenek modalite olmayı sürdürmektedir. Ekokardiyografik olarak tek bir parametre sol ventrikül dolum basınçlarını tam olarak değerlendiremez, bu nedenle çoklu parametrelere ve tanısal algoritmalara dayanan bir değerlendirme yapılması önerilir. Çalışmamızın amacı, aort darlığı olan hastalarda diyastolik disfonksiyonu gösteren ekokardiyografik parametrelerin ve algoritmaların, invaziv hemodinamik ölçümlerle olan korelasyonunu araştırmaktır. Yöntem: Transkateter aort kapak implantasyonu (TAVİ) planlanan ve normal sistolik fonksiyonlara sahip ciddi aort darlığı olan 68 hasta prospektif olarak çalışmaya dahil edilmiştir. Sol ventrikül diyastolik fonksiyonlarını değerlendirmek amacıyla tüm hastalara TAVİ işleminden önceki 12 saat içerisinde ekokardiyografik inceleme yapılmıştır. E ve A dalga velositesi, E/A oranı, septal ve lateral e' velositesi, E/e' oranı, sol atriyum boyutu ve hacmi, triküspt yetersizlik maksimum velositesi ve pulmoner ven dalgaları değerlendirilmiştir. Bu parametreler kullanılarak hastalar Amerikan Ekokardiyografi Derneği (ASE) ve İngiliz Ekokardiyografi Derneği (BSE) tarafından önerilen algoritmalar kullanılarak normal veya artmış dolum basınçlarına göre sınıflanmıştır. Ejeksiyon fraksiyonu (EF) azalmış, atriyal fibrilasyonu (AF), sol dal bloğu (LBBB), kalıcı kalp pili ritmi, orta-ileri derece mitral yetersizliği (MY), orta-ileri derece aort yetersizliği (AY), ve kronik böbrek yetersizliği (KBY) olan hastalar dışlanmıştır. Ekokardiyografik bulgular TAVİ işlemi öncesi sol ventrikülden invaziv olarak ölçülen sol ventrikül diyastol sonu basıncı (LVEDP) ile karşılaştırılmıştır. Artmış LVEDP için sınır değer 15 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya %47,1 i erkek olmak üzere 68 hasta dahil edildi. LVEDP ile mitral E dalga velositesi (r=0.362, p=0.002), ortalama E/e' oranı (r=0.332, p=0.006), septal E/e' (r=0.308, p=0.011) ve lateral E/e' (r=0.328, p=0.006) arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı. Ortalama E/e' parametresi, LVEDP yüksekliğini öngörmede en yüksek tanısal doğruluğa sahip bulundu (EAA: 0.703, %95 GA: 0.578 - 0.828, p = 0.004). Ortalama E/e' için en uygun cut-off noktası > 8.94 olarak saptandı, bu değerde duyarlılık %67.6 ve özgüllük %70.6 olarak hesaplanmıştır. Ekokardiyografik olarak belirlenen ASE doluş paternine göre“artmış LVEDP”paterni izlenen hastaların ise %68.6'sının yüksek LVEDP grubunda yer aldığı görüldü. Bu dağılım istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlı bulundu (p = 0.002). Benzer şekilde, BSE algoritması sonuçlarına bakıldığında;“normal”diyastolik fonksiyon evresindeki hastaların %65.8'i normal LVEDP grubundayken,“artmış basınç”evresindeki hastaların %70.0'inin yüksek LVEDP grubunda olduğu saptanmış ve bu ilişki de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p = 0.003). Sonuçlar: Ciddi aort darlığı olan hastalarda sol ventrikül diyastolik disfonksiyonun değerlendirilmesine yönelik algoritmalar ve parametreler artmış dolum basınçlarını öngördürmede etkilidir ve diğer hasta popülasyonlarında gözlenene benzer performans düzeyi sergilemektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Left ventricular diastolic dysfunction is a common finding in patients with severe aortic stenosis which is associated with increased mortality, particularly among those with increased left ventricular filling pressures. Echocardiography remains the first-line modality for assessing the presence and degree of diastolic dysfunction. However, since there is no single echocardiographic parameter that accurately describes increased left ventricular dilling pressures; evaluation based on multiple parameters and diagnostic algorithms is recommended. The aim of our study was to investigate the correlation of echocardiographic parameters and algorithms for diastolic dysfunction with invasive hemodynamic measurements in patients with severe aortic stenosis. Methods: Sixty eight patients with severe aortic stenosis and normal left ventricular systolic function scheduled for transcatheter aortic valve implantation were prospectively included in the study. All patients had undergone echocardiographic examination within 12 hours prior to the transcatheter aortic valve implantation procedure to evaluate left ventricular diastolic dysfunction. Parameters of interest were mitral inflow E, A waves, decelaration time, mitral anular lateral and septal e' waves, left atrial size, tricuspid regurgitation maximum velosity, pulmonary vein vawes. Patients were classified as normalor increased left ventricular filling pressures according to algorithms recommended by American Society of Echocardiography and British Society of Echocardiography guidelines. Patients with reduced ejection fraction, atrial fibrillation, left bundle branch block, pacemaker rhythm and moderate-to-severe mitral stenosis, mitral regurgitation or aortic regurgitation were excluded. The echocardiographic findings were compared with invasively measured LVEDP obtained before transcatheter aortic valve implantation. A threshold value of >15 mmHg was used to define LVEDP. Results: A total of 68 patients were enrolled in the study, of whom 47.1% were male. A statistically significant positive correlation was observed between LVEDP and mitral E-wave velocity (r = 0.362, p = 0.002), mean E/e' ratio (r = 0.332, p = 0.006), septal E/e' ratio (r = 0.308, p = 0.011), and lateral E/e' ratio (r = 0.328, p = 0.006). The mean E/e' ratio demonstrated the highest diagnostic accuracy for predicting elevated LVEDP (AUC: 0.703, 95% CI: 0.578–0.828, p = 0.004). The optimal cut-off value for the mean E/e' ratio was >8.94, yielding a sensitivity of 67.6% and a specificity of 70.6%. According to the ASE echocardiographic filling pattern classification, 68.6% of patients categorized as having an“increased LVEDP”pattern were found to have elevated LVEDP. This association was statistically significant (p = 0.002). Similarly, based on the BSE algorithm, 65.8% of patients classified as having normal diastolic function were in the normal LVEDP group, whereas 70.0% of those classified as having an“increased pressure”pattern were in the elevated LVEDP group. This association was also statistically significant (p = 0.003). Conclusion: In patients with severe AS and normal left ventricular systolic function, algorithms for assessment of left ventricular diastolic dysfunction are predictive of of increased filling pressures, yielding performance levels comparable to those observed in other patient populations.

Benzer Tezler

  1. Transkateter aortik kapak implantasyonu (tavi) yapılan hastalarda renal rezistif indeks ile santral aortik basınç arasındaki ilişki

    Relationship between renal resistive index and central aortic pressure in patients with transcatheter aortic valve implantation (tavi)

    ŞEYDA ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM HALİL KURT

  2. Transkateter aortik kapak implantasyonu uygulanan hastaların işlem öncesi ve sonrası 3D speckle tracking ekokardiyografi ile değerlendirilmesi

    Assesment of patients treated with transcatheter aortic valve implantation with 3D speckle tracking echocardiography before and after implantation

    ÖRSAN DENİZ URGUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM HALİL KURT

  3. Ciddi aort darlığı hastalarında transkateter aort kapak implantasyonunun retinal kalınlık üzerindeki etkisinin optik koherens tomografi ile değerlendirilmesi

    Assesment of the impact of transcatheter aortic valve implantation on retinal thickness as measured by optical coherence tomography in patients with severe aortic stenosis

    MEHMET AKİF ERDÖL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    KardiyolojiYıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENGİN BOZKURT

  4. Ciddi aort darlığı nedeni ile transkateter aort kapak implantasyonu yapılan hastaların risk sınıflandırmasında ATRIA skorunun kullanılması

    Using ATRIA score in patients with transcatheter aortic valve implantation due to severe aortic stenosis for risk stratification

    MELİKE POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    KardiyolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜSEYİN AYHAN

  5. Transkateter aort kapak implantasyonu'nun inflamatuar yanıt üzerine etkisi

    The effect of transkateter aort valve implantation oninflammatory response

    MUZAFFER KARADENİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    KardiyolojiMersin Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMAİL TÜRKAY ÖZCAN