Renal transplantasyon sonrası transplante böbrek biyopsilerinin değerlendirilmesi
Evaluation of renal allograft biopsies following kidney transplantation
- Tez No: 939918
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MUSTAFA SEVİNÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Banff Kriterleri, Rejeksiyon, Renal Transplantasyon, Transplante Böbrek Biyopsisi, Renal Transplantation, Banff Criteria, Renal Allograft Biopsy
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu tez çalışmasında böbrek nakli yapılan hastalarda gelişen greft disfonksiyonlarının ayırıcı tanısında transplant biyopsinin tanısal değerini belirlemek, biyopsi öncesi klinik ön tanılar ile patolojik tanılar arasındaki uyumu değerlendirmek, biyopsi sonrası uygulanan tedavi değişikliklerini analiz etmek ve biyopsinin greft fonksiyonu üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 2011–2023 yılları arasında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde böbrek nakli yapılan ve greft biyopsisi uygulanan hastalarda retrospektif şekilde gerçekleştirildi. Hastaların demografik, klinik, laboratuvar ve biyopsi verileri değerlendirildi. Öntanı ve patolojik tanı uyumu, biyopsi sonrası tedavi değişiklikleri ve eGFR değişimleri incelendi. Hastaların verileri; hasta dosyaları ve hastanemiz elektronik tıbbi kayıt sistemi üzerinden elde edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 45 renal transplant hastasının %64,4'ü erkekti ve ortalama VKİ 23,73 kg/m² olarak saptandı. Hastalarda en sık hipertansiyon ve diabetes mellitus gibi ek hastalıklar izlendi. En sık son dönem böbrek yetmezliği nedenleri bilinmeyen etiyoloji ve FSGS olarak belirlendi. Biyopsilerde en sık akut hücresel rejeksiyon (%15,6) ve akut tübüler nekroz (%17,8) tanısı konuldu. Biyopsi öncesi öntanı-tanı uyumu %60 oranında bulunurken, biyopsi sonrası eGFR değerlerinde anlamlı iyileşme gözlendi. Ampirik tedavi başlanan hastaların %45'inde biyopsi sonrası tanı farklılık gösterdi. Genel olarak biyopsinin, tanı ve tedavi yönetimine belirgin katkı sağladığı tespit edildi. Sonuç: Böbrek nakli alıcılarında biyopsi, klinik tanı doğruluğunu artırarak bireyselleştirilmiş tedavi planlamasında belirleyici rol oynamıştır.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this thesis study was to determine the diagnostic value of transplant biopsy to clarify differential diagnosis of graft dysfunctions in kidney transplant recipients, to evaluate the concordance between pre-biopsy clinical preliminary diagnoses and pathological diagnoses, to analyze treatment modifications following biopsy, and to investigate the impact of biopsy on graft function. Materials and Methods: This retrospective study included patients who underwent kidney transplantation and subsequent graft biopsy at Bakırköy Dr. Sadi Konuk Training and Research Hospital between 2011 and 2023. Demographic, clinical, laboratory, and biopsy data of the patients were evaluated. The concordance between preliminary and pathological diagnoses, treatment modifications after biopsy, and changes in eGFR were analyzed. Patient data were obtained from medical records and the hospital's electronic medical recording system. Results: Among the 45 renal transplant patients included in the study, 64,4% were male, and the mean BMI was recorded as 23,73 kg/m². Hypertension and diabetes mellitus were the most commonly observed comorbidities. The most frequent causes of end-stage renal disease were determined as unknown etiology and focal segmental glomerulosclerosis (FSGS). The most common pathological diagnoses identified on biopsy were acute cellular rejection (15,6%) and acute tubular necrosis (17,8%). The concordance rate between preliminary clinical diagnoses and pathological diagnoses was found to be 60%, and a significant improvement in eGFR values was observed after biopsy. In 45% of patients who had received empirical treatment, a discrepancy between the clinical and pathological diagnoses was detected following biopsy. Overall, biopsy was found to make a significant contribution to diagnosis and treatment management. Conclusion: In kidney transplant recipients, biopsy played a decisive role in enhancing diagnostic accuracy and enabling individualized treatment planning.
Benzer Tezler
- Transplant böbrek biyopsisi yapılan hastaların klinik ve patolojik açıdan değerlendirilmesi
The clinical and pathologic evaluation of renal transplantation patients who had allograft biopsy
EMRE SEDAR SAYGILI
- Transplante böbrek biyopsilerinde polyomavirüs nefropatisinde histopatolojik ve klinik korelasyon: BANFF 2019 sınıflaması güncellemesi eşliğinde
Histopathological and clinical correlation in polyomavirus nephropathy in renal transplantation: An application of BANFF 2019 classification update
MEHMET GÜNDÜZ
- Çocuklarda perkütan böbrek biyopsisi yapılma nedenleri ve sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of reasons and results of percutaneous renal biopsy in children
GAMZE BEKAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Ankara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Böbrek nakli alıcılarında 2009- 2013 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nde allogreft biyopsi yapılan hastalarda klinik takip ve histopatolojik bulgular arasındaki ilişki
The relationship between histopathological findings and clinical follow-up of kidney transplant recipients underwent allograft biopsy in 2009-2013 in Mediterranean University Hospital Organ Transplant Center
FEYZA BORA
- Renal allograft biyopsilerde aktivite ve kronisite skorlarının klinik parametreler ile ilişkisi
The impact of activity and chronicity scores on graft prognosis in renal allograft biopsies
ELİF ÖZGÜR