Geri Dön

Ahlaki ikilemlere karar verme ile dindarlık ve bilişsel stillerin ilişkisi

The relationship between moral dilemma judgments and religiosity and cognitive styles

  1. Tez No: 941254
  2. Yazar: SEVİL GÜMÜŞ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SİMGE ŞİŞMAN BAL, PROF. DR. AYŞE AYÇİÇEĞİ DİNN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: ahlaki karar verme, dindarlık, bilişşel stiller, ahlaki ikilemler, içsel dindarlık, akılsal bilişsel stil, moral judgment, religiosity, cognitive styles, moral dilemmas, intrinsic religiosity, rational cognitive style
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Psikoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Psikoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Ahlaki karar vermeyi gerektiren durumlarda kişilerin birbirlerinden farklı kararlar verdikleri görülmektedir. Ahlaki karar vermedeki bu farklılıkların kişilerin dindarlık eğilimleri ve bilişsel stilleri açısından oluşan çeşitli bireysel farklılıklardan kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Örneğin, ilgili literatürde dindarlık ile ahlaki ikilemlere faydacı tepki verme eğilimi arasında negatif yönlü bir ilişkinin olduğu yani kişilerin dindarlık seviyesi arttıkça daha fazla deontolojik kararlar verdikleri doğrultusunda bulgular bulunmaktadır. Diğer yandan ahlaki ikilemler hem akılsal bilişsel stilleri hem de akılsal düşünmeyi engelleyen ya da zayıflatan deneyimsel bilişsel stilleri içermektedir. Kişisel ahlaki ikilemlerde faydacı yanıt vermek için maliyet-fayda analizi yürütmek ve emosyonel tepkiyi baskılamak gerekmektedir. Bu doğrultuda daha fazla akıl yürütme becerisine ve eğilimine yani akılsal bilişsel stile sahip kişilerin, özellikle kişisel ahlaki ikilemlerde daha faydacı tepkiler vermeleri öngörülmektedir. Literatürdeki bulgular çerçevesinde bu çalışmanın temel amacı, kişilerin özellikle kişisel ve kişisel olmayan ahlaki ikilemlere ne doğrultuda (faydacı/deontolojik) karar verdiğini ve ahlaki karar verme ile dindarlık ve bilişsel stiller arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın örneklemini 18-26 yaş aralığında 169 üniversite öğrencisi (142 kadın, 27 erkek) oluşturmuştur. Araştırmaya gönüllü olarak katılan üniversite öğrencilerinin yaş ortalaması 21.28±1.65 yaş ve eğitim yılı ortalaması ise 14.44±1.09 yıldır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, katılımcılara kişisel ahlaki ikilemler içeren senaryolar, kişisel olmayan ahlaki ikilemler içeren senaryolar ve ahlaki olmayan ikilemler içeren senaryolar sunulmuş ve ardından bu senaryolara dair verilen sorulara evet ya da hayır şeklinde karar vermeleri istenmiştir. Çalışmada katılımcılara uygulanan diğer veri toplama araçları ise Katılımcı Bilgi Formu, Dini Yönelim Ölçeği ve Akılsal-Deneyimsel Bilişsel Stiller Ölçeği'dir. Katılımcıların ikilemlere verdikleri evet-hayır yanıtları ile ölçeklerden elde ettikleri puanlar analiz edilmiştir. Elde edilen veriler kapsamında 1- Katılımcıların kişisel ahlaki ikilemlere karar verirken daha fazla zorlanacağı için kişisel ahlaki ikilemlere diğer ikilemlere göre (kişisel olmayan ahlaki ikilem, ahlaki olmayan ikilem) daha az evet yanıtı vermeleri, 2- Katılımcıların kişisel ahlaki ikilemlere verdikleri evet yanıtları ile Dini Yönelim Ölçeği'nden aldıkları içsel dindarlık puanları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olacağı ve dindarlık puanları arttıkça kişisel ahlaki ikilemlere verecekleri evet yanıtının azalacağı, 3- Katılımcıların kişisel ahlaki ikilemlere verdikleri evet yanıtları ile Akılsal-Deneyimsel Bilişsel Stil Ölçeği'nden aldıkları akılsal boyut puanları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olacağı ve katılımcıların akılsal boyut puanları arttıkça kişisel ahlaki ikilemlere verecekleri evet yanıtının artacağı beklenmiştir. Katılımcıların ikilemlere (kişisel ahlaki, kişisel olmayan ahlaki ve ahlaki olmayan) verdikleri yanıtlar incelendiğinde; kişisel ahlaki ikilemlere verilen toplam evet yanıtının (Ort.=1.15±1.28) kişisel olmayan ahlaki ikilemlere (Ort.=4.69±1.21) ve ahlaki olmayan ikilemlere verilen (Ort.=3.34±.86) toplam evet yanıtlarından anlamlı olarak (p.001) daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Kişiler, kişisel ahlaki ikilemlere yüksek deontolojik tepkiler ve düşük çoğunluğun yararına faydacı tepkiler vermişlerdir. Katılımcıların kişisel olmayan ahlaki ikilemlere ise daha fazla faydacı tepkiler verdikleri görülmektedir. Katılımcıların kişisel ahlaki ikilemlere verilen toplam evet yanıtı ile Dini Yönelim Ölçeği'nin içsel dini yönelim alt ölçek puanı arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki (r= -.20, p<.05) saptanmıştır. Katılımcıların dindarlık puanları arttıkça kişisel ahlaki ikilemlere verdikleri evet yanıtı azalmaktadır. Bu bulgular doğrultusunda katılımcıların ikilemlere verdikleri yanıtlara göre dindarlık açısından gruplar arası karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla, tüm katılımcılar Dini Yönelim Ölçeği'nden aldıkları içsel dini yönelim alt ölçek puanlarının medyanın altında ve üstünde bulunma durumlarına göre iki gruba ayrılmıştır. Yapılan gruplar arası karşılaştırma bulguları, yüksek dindarlık eğilimi gösteren kişilerin (Ort.=.95±1.23), düşük dindarlık eğilimi gösteren kişilere göre (Ort.=1.35±1.34) kişisel ahlaki ikilemlere anlamlı olarak daha düşük evet yanıtı verdikleri (p.05) doğrultusundadır. Yüksek dindarlık eğilimi gösteren kişiler, düşük dindarlık eğilimi gösteren kişilere göre kişisel ahlaki ikilemlere daha deontolojik tepkiler vermişlerdir. Katılımcıların Akılsal-Deneyimsel Bilişsel Stiller Ölçeği'nin akılsal boyut puanları ile kişisel ahlaki ikilemlere verdikleri evet yanıtı arasında marjinal anlamlılık düzeyinde negatif yönde bir ilişki (r= -.14, p= .07) saptanmıştır. Katılımcıların akılsal boyut puanları arttıkça kişisel ahlaki ikilemlere verdikleri evet yanıtları sınırda anlamlılık düzeyinde azalmaktadır. Araştırmada elde edilen bu bulgular, ahlaki ikilemlere karar verirken kişisel ahlaki ikilemlerin diğer ikilemlere göre daha zorlayıcı ve verilen yanıtların daha deontolojik olduğu yönündedir. Ahlaki ikilemlere karar verme ile dindarlık arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ve dindarlık eğilimi arttıkça verilen yanıtların daha deontolojik yönde olduğu gözlenmiştir. Ahlaki ikilemlere karar verme ile bilişsel stiller arasında ise istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki elde edilememiştir.

Özet (Çeviri)

It is seen that individuals make different responses from each other in situations that require moral judgment. It is thought that these differences in moral judgment may be due to various individual differences in terms of religiosity and cognitive styles. For example, there are findings in the relevant literature that there is a negative relationship between religiosity and the tendency to react utilitarianly to moral dilemmas, that is, as the level of religiosity increases, individuals make more deontological decisions. On the other hand, moral dilemmas involve both rational cognitive styles and experiential cognitive styles that inhibit or weaken rational thinking. In order to respond utilitarianly to personal moral dilemmas, it is necessary to conduct cost-benefit analysis and suppress the emotional response. Accordingly, it is predicted that people with more reasoning skills and tendencies, that is, rational cognitive style, will respond more utilitarianly, especially in personal moral dilemmas. Within the framework of the findings in the literature, the main purpose of this study is to examine how individuals judging especially on personal and impersonal moral dilemmas and the relationship between moral judgment, religiosity and cognitive styles. The sample of the study consisted of 169 university students (142 female, 27 male) between the ages of 18-26. The average age of the university students who voluntarily participated in the study was 21.28±1.65 years and the average years of education was 14.44±1.09 years. In line with the purpose of the study, the participants were presented with scenarios involving personal moral dilemmas, scenarios involving impersonal moral dilemmas and scenarios involving non-moral dilemmas, and then they were asked to response yes or no to the questions about these scenarios. The other data collection tools applied to the participants in the study were the Participant Information Form, the Religious Orientation Scale and the Rational-Experiential Inventory. The participants' yes-no responses to the dilemmas and the scores obtained from the scales were analyzed. Within the scope of the data obtained 1- Participants responded yes to personal moral dilemmas less than other dilemmas (impersonal moral dilemma, non-moral dilemma) because they would have more difficulty in judging personal moral dilemmas, 2- There will be a significant negative relationship between the participants' yes responses to personal moral dilemmas and their intrinsic religiosity scores from the Religious Orientation Scale, and as their religiosity scores increase, their yes responses to personal moral dilemmas will decrease, 3- It was expected that there would be a significant positive correlation between the participants' yes responses to personal moral dilemmas and their rational dimension scores from the Rational-Experiential Inventory, and as the participants' rational dimension scores increased, their yes responses to personal moral dilemmas would increase. When the participants' responses to the dilemmas (personal moral, impersonal moral and non-moral) were analyzed, it was found that the total yes responses to personal moral dilemmas (M=1.15±1.28) were significantly (p<.001) lower than the total yes responses to impersonal moral dilemmas (M=4.69±1.21) and non-moral dilemmas (M=3.34±.86). Individuals gave high deontological responses to personal moral dilemmas and low utilitarian responses to the benefit of the majority. Participants gave more utilitarian responses to impersonal moral dilemmas. There was a negative and low level significant relationship (r= -.20, p<.05) between the total yes response to personal moral dilemmas and the intrinsic religious orientation subscale score of the Religious Orientation Scale. As the participants' religiosity scores increase, their yes responses to personal moral dilemmas decrease. In line with these findings, in order to make a comparison between groups in terms of religiosity according to the participants' responses to dilemmas, all participants were divided into two groups according to whether their intrinsic religious orientation subscale scores from the Religious Orientation Scale were below or above the median. The findings of the inter-group comparison indicate that people with high religiosity tendency (M=.95±1.23) gave yes to personal moral dilemmas significantly lower (p<.05) than people with low religiosty tendency (M=1.35±1.34). People with high religiosity tendency responded more deontologically to personal moral dilemmas than people with low religiosity tendency. A negative relationship (r= -.14, p= .07) was found between the participants' scores on the rational dimension of the Rational-Experiential Inventory and their yes responses to personal moral dilemmas at the marginal significance level. As the participants' rational dimension scores increased, their yes responses to personal moral dilemmas decreased at the borderline significance level. These findings obtained in the study are that personal moral dilemmas are more challenging and the responses given are more deontological than other dilemmas when judging on moral dilemmas. It was observed that there was a significant relationship between judging moral dilemmas and religiosity, and as the tendency towards religiosity increased, the responses given were more deontological. There was no statistically significant relationship between moral dilemmas and cognitive styles.

Benzer Tezler

  1. İbrahim Hakkı Erzurumi'nin Tertib-i ulum isimli eserindeki eğitimle ilgili görüşleri

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER ÖZYILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Eğitim ve ÖğretimUludağ Üniversitesi

    Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HALİS AYHAN

  2. İlkokul birinci sınıfa devam eden yedi yaşındaki çocukların ahlaki yargılarını etkileyen faktörler

    Some factors influencing the moral jud gements of the seven year age students going to primary school's firot grade

    GELENGÜL KOCA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    PsikolojiAnkara Üniversitesi

    Ev Ekonomisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MİNE MANGIR

  3. Türk-İslam felsefesinde ailede çocuk eğitiminin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYŞENUR KURTOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Felsefeİstanbul Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİHAT KEKLİK

  4. Farabi'de determinizm

    Başlık çevirisi yok

    RAHMİ KARAKUŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Felsefeİstanbul Üniversitesi

    Türk-İslam Düşüncesi Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİHAT KEKLİK