Karabük eğitim ve araştırma hastanesi'nde çalışan sağlık dışı personelin kahve tüketimine göre depresyon düzeyinin değerlendirilmesi
Evaluation of the depression level of non-health staff working in karabük training and research hospital, according to coffee consumption
- Tez No: 941412
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET MURAT ŞAHİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Kahve Tüketimi, Depresyon, Beck Depresyon Ölçeği, Sağlık Dışı Personel, Kahve Türleri, Kafein, Coffee Consumption, Depression, Beck Depression Scale, Non-Healthcare Personnel, Coffee Types, Caffeine
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Karabük Üniversitesi
- Enstitü: Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan sağlık dışı personelin kahve tüketim alışkanlıklarına göre depresyon düzeylerini değerlendirmektir. Çalışma, kahve tüketim miktarı, süresi ve türü gibi değişkenlerin depresyon üzerindeki etkilerini araştırmayı hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı tipte tasarlanan bu araştırma, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan toplam 380 sağlık dışı personel üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, rastgele örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Veriler, katılımcılara uygulanan anket formu (Sosyodemografik veriler, kahve tüketim alışkanlığının sorgulandığı sorular ve Beck Depresyon Ölçeği) aracılığıyla toplanmıştır. Anket, katılımcıların sosyodemografik özelliklerini, kahve tüketim alışkanlıklarını (tüketim v miktarı, sıklığı, türü) ve depresyon düzeylerini ölçmeyi hedeflemiştir. BDÖ, depresyon şiddetini ölçmek için kullanılmış ve 0-63 arasında bir puanlama yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 programında analiz edilmiş, normal dağılım Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleriyle değerlendirilmiştir. Anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan bireylerin yaş ortalaması 37,63 ± 9,72 yıl olarak hesaplanmış olup katılımcıların %57,37'si erkek, %42,63'ü kadındır. Eğitim düzeyi en yaygın grup lise mezunudur (%39,21). Katılımcıların %90,26'sı Türk kahvesi tüketmektedir, diğer kahve türlerinin tüketim oranları ise daha düşük düzeydedir. Depresyon düzeylerine göre sınıflandırmada %46,84'ü minimal depresyon grubunda yer alırken, %28,95'i hafif depresyon, %21,05'i orta depresyon ve %3,16'sı şiddetli depresyon grubunda yer almıştır.Araştırmada, günlük 4 fincandan fazla kahve tüketenlerin depresyon düzeylerinin, haftada 1 fincandan az tüketenlere göre anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür (p<0,05). Ayrıca, 3 yıldan daha uzun süredir kahve tüketme alışkanlığı olan katılımcıların depresyon düzeylerinin, daha kısa süreli kahve tüketimi olanlara kıyasla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p < 0,05). Kahve tüketimine bağlı yan etkilerden özellikle çarpıntı bildiren katılımcıların depresyon puanlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışma, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan sağlık dışı personelin kahve tüketim alışkanlıklarının depresyon düzeyleri üzerindeki etkilerini değerlendirmiştir. Araştırma sonuçları, kahve tüketim miktarı, süresi ve türü ile depresyon düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Özellikle günlük 4 fincandan fazla kahve tüketenlerin ve 3 yıldan uzun süredir kahve tüketenlerin depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Yoğun kafein içeren kahve türlerini tüketen bireylerde depresyon puanlarının anlamlı şekilde yüksek olduğu saptanmıştır. Kahve tüketimine bağlı çarpıntı gibi yan etkilerin, depresyon düzeylerini artırıcı bir etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca, gelir düzeyi düşük olan katılımcıların depresyon düzeylerinin daha yüksek olması, sosyoekonomik koşulların ruh sağlığı üzerindeki vi önemini ortaya koymaktadır. Çalışmada, sigara ve alkol tüketimi gibi diğer faktörlerin depresyon üzerindeki etkilerinin beklenenden düşük olduğu gözlemlenmiştir. Bu bulgular, kahve tüketiminin sadece miktar veya tür açısından değil, aynı zamanda bireylerin yaşam koşulları ve algıladıkları yan etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. İlerleyen çalışmalarda, kahve tüketiminin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin daha ayrıntılı ve uzunlamasına tasarımlarla incelenmesi önerilmektedir. Bu tür araştırmalar, kafein tüketiminin bireysel farklılıklarla etkileşimini daha iyi anlamaya katkı sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study is to evaluate the depression levels of non-healthcare personnel working at Karabük Training and Research Hospital according to their coffee consumption habits. The study aims to investigate the effects of variables such as amount, duration and type of coffee consumption on depression. Materials and Methods: This cross-sectional and descriptive study was conducted on a total of 380 non-health personnel working at Karabük Training and Research Hospital. Participants were selected by random sampling method. The data was collected through a survey form applied to the participants (sociodemographic data, questions about coffee consumption habits and Beck Depression Scale). The survey aimed to measure the participants' sociodemographic characteristics, coffee consumption habits viii (consumption amount, frequency, type) and depression levels. BDI was used to measure the severity of depression and a score was made between 0-63. The obtained data were analyzed by SPSS 25 program; normal distribution was evaluated with Kolmogorov-Smirnov and Shapiro-Wilk tests. The significance level was determined as p < 0.05. Results The average age of the individuals participating in the research was calculated as 37.63 ± 9.72 years, and 57.37% of the participants were male and 42.63% were female. The most common group in terms of education level is high school graduates (39.21%). 90.26% of the participants consume Turkish coffee, while the consumption rates of other coffee types are lower. In classification according to depression levels, 46.84% were in the minimal, 28.95% were in the mild, 21.05% were in the moderate and 3.16% were in the severe depression groups. In the research, it was found that the depression levels of those who consumed more than 4 cups of coffee per day were significantly higher than those who consumed less than 1 cup per week (p < 0.05). Additionally, it was determined that the depression levels of participants who had a habit of consuming coffee for more than 3 years were higher than those who consumed coffee for a shorter period of time (p < 0.05). It was determined that participants who reported side effects related to coffee consumption, especially palpitations, had higher depression scores. Conclusion: This study evaluated the effects of coffee consumption habits on depression levels of non-healthcare personnel working at Karabük Training and Research Hospital. Research results showed that there is a significant relationship between the amount, duration and type of coffee consumption and depression levels. It has been found that depression levels are higher, especially in those who consume more than 4 cups of coffee per day and those who have consumed coffee for more than 3 years. It was found that depression scores were significantly higher in individuals who consumed coffee types containing intense caffeine. It has been observed that side effects such as palpitations due to coffee consumption have an increasing effect on depression levels. Additionally, the higher depression ix levels of participants with lower income levels reveal the importance of socioeconomic conditions on mental health. The study observed that the effects of other factors, such as smoking and alcohol consumption on depression were lower than expected. These findings show that coffee consumption should be evaluated not only in terms of quantity or type, but also in conjunction with individuals' living conditions and perceived side effects. In future studies, it is recommended to examine the effects of coffee consumption on mental health with more detailed and longitudinal designs. Such studies may contribute to a better understanding of the interaction of caffeine consumption with individual differences.
Benzer Tezler
- İş tatmini ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide duygusal zekânın rolü
The role of emotional intelligence in the relationshipbetween job satisfaction and life satisfaction
MELTEM GÖKSU
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
İşletmeKarabük Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ CANAN YILDIRAN
- Sağlık çalışanlarında gece mesaisinde çalışmanın uyku kalitesi, dikkat, yürütücü işlevler, hafıza üzerine etkisi ve nükleer faktör-kappa B ile ilişkisi
The effects of night shift work on sleep quality, attention, executive functions, memory, and its relationship with nuclear factor-kappa B in healthcare workers
OĞUZHAN TAŞÇİOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PsikiyatriKarabük ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ZUHAL KOÇ APAYDIN
- Vardiyalı sağlık çalışanlarında sirkadiyen ritim ile beslenme durumu ve vücut kompozisyonu ilişkisinin araştırılması
Investigation of the relationship circadian rhythm and nutritional status and body composition in shift health workers
ZEYNEP KOCA
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
FizyolojiSüleyman Demirel ÜniversitesiFizyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURHAN GÜMRAL
- Performansa dayalı ücret sisteminin iş gören motivasyonuna etkisi (Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi örneği)
The effect of the performance-based perquisite scheme on the motivation of employees(Karabük University Education Inc. Research Hospital example)
MEVLÜT ELVERİR
- Sağlık çalışanlarının teknolojik araçları kullanma alışkanlıkları ve iş performansına etkileri: Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi örneği
The habits of healthcare professionals in using technological tools and their impact on job performance: A case study of Gölcük Necati Çelik State Hospital
ABDULKADİR BULUT