Palyatif bakım servisindeki hastalarda bası yarası varlığı ile inflamatuar ve nutrisyonel parametreler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between the presence of pressure ulcers and inflammatory and nutritional parameters in patients in the palliative care unit
- Tez No: 942744
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HASAN HÜSEYİN MUTLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Bası yarası, inflamasyon, HALP skoru, Glasgow Prognostik Skoru, malnütrisyon, mortalite, NLR, palyatif bakım, PNI, SII, Pressure ulcer, inflammation, HALP score, Glasgow Prognostic Score, malnutrition, mortality, NLR, palliative care, PNI, SII
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Servisi'nde 01 Eylül 2024 – 01 Mart 2025 tarihleri arasında hospitalize edilen hastalarda bası yarası (dekübit ülseri) gelişimi ile inflamatuar ve nutrisyonel parametreler arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Özellikle CRP, Nötrofil/Lenfosit Oranı (NLR), Prognostik Nutrisyonel İndeks (PNI), HALP skoru ve Glasgow Prognostik Skoru gibi biyobelirteçlerin bası yarası gelişimindeki rolünün ortaya konması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem:Bu prospektif, tanımlayıcı ve karşılaştırmalı çalışmaya toplam 223 palyatif bakım hastası dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri (yaş, cinsiyet), klinik özellikleri (komorbiditeler, beslenme şekli, yoğun bakım geçmişi), laboratuvar bulguları (CRP, albümin, hemoglobin, beyaz kan hücresi, NLR, PLR, lenfosit, trombosit düzeyleri), yatış süreleri ve Nutritional Risk Screening (NRS 2002) skorları sistematik olarak kaydedilmiştir. Ayrıca PNI, HALP skoru, Sistemik İmmün-Inflamatuar İndeks (SII) ve Glasgow Prognostik Skoru hesaplanmıştır. Hastalar, bası yarası varlığına göre iki gruba ayrılarak karşılaştırılmıştır: bası yarası olanlar (n=111) ve olmayanlar (n=112). İstatistiksel analizlerde parametrik olmayan veriler için Mann-Whitney U testi, kategorik değişkenler için ise Ki-kare testi kullanılmıştır. p<0,05 değeri istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edilmiştir. Bulgular:Çalışma grubunun yaş ortalaması 75,26 ± 12,43 yıl olup, katılımcıların %54,3'ü kadın, %45,7'si erkekti. Bası yarası prevalansı %49,8 olarak tespit edilmiştir. Yaraların en sık lokalize olduğu bölgeler sırasıyla sakrum (%45,3), topuk (%17,0), malleol (%12,1) ve trokanter (%9,9) olmuştur. Bası yarası olan grupta CRP düzeyi anlamlı şekilde yüksek saptanmıştır (p<0,05). Buna karşılık, bu grupta serum albümin düzeyi, PNI ve HALP skorları anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca enteral/parenteral beslenme ihtiyacı, bası yarası gelişen hastalarda belirgin biçimde daha fazlaydı. Yoğun bakım öyküsü ve Alzheimer/demans tanısı olan hastalarda bası yarası insidansı anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Mortalite oranı ise bası yarası olan grupta %53,2 iken, olmayan grupta %38,4 olarak saptanmış ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,017). Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, palyatif bakım servisinde bası yarası gelişiminin oldukça yüksek oranda olduğunu ve bu durumun sadece mekanik faktörlerden değil, inflamatuar ve nutrisyonel durumdan da önemli ölçüde etkilendiğini ortaya koymaktadır. Özellikle yüksek CRP ve NLR düzeyleri ile düşük albümin, PNI ve HALP skorları, bası yarası gelişimi için güçlü biyobelirteçler olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca malnütrisyon riski taşıyan, enteral/parenteral beslenen ve bilişsel yeti kaybı olan hastaların bası yarası açısından daha dikkatli izlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, palyatif bakım hizmetlerinde inflamatuar ve nutrisyonel biyobelirteçlerin rutin olarak değerlendirilmesi, bireyselleştirilmiş bakım planlarının oluşturulması ve multidisipliner yaklaşımlarla erken müdahalenin sağlanması hem hasta konforunu artırmakta hem de komplikasyonları azaltma potansiyeline sahiptir.
Özet (Çeviri)
Objective:The aim of this study was to evaluate the association between pressure ulcer development and inflammatory and nutritional parameters in patients hospitalized in the Palliative Care Unit of the University of Health Sciences, Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Training and Research Hospital, between September 1, 2024 and March 1, 2025. The study specifically focused on identifying the predictive value of biomarkers such as CRP, Neutrophil-to-Lymphocyte Ratio (NLR), Prognostic Nutritional Index (PNI), HALP score, and Glasgow Prognostic Score in the development of pressure ulcers. Materials and Methods:A total of 223 patients were included in this prospective, descriptive, and comparative study. Demographic data (age, gender), clinical variables (comorbidities, nutritional type, intensive care unit [ICU] history), laboratory parameters (CRP, albumin, hemoglobin, leukocyte, NLR, PLR, lymphocytes, platelets), length of hospital stay, and nutritional risk scores (NRS 2002) were collected. Inflammatory and nutritional markers such as PNI, HALP score, Systemic Immune-Inflammation Index (SII), and Glasgow Prognostic Score were calculated. Patients were divided into two groups according to the presence or absence of pressure ulcers. Intergroup comparisons were performed using the Mann-Whitney U test and the Chi-square test. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results:The mean age of the study population was 75.26 ± 12.43 years, with 54.3% being female and 45.7% male. The prevalence of pressure ulcers was 49.8%. The most common anatomical sites of ulceration were the sacrum (45.3%), heel (17.0%), malleolus (12.1%), and trochanter (9.9%). CRP levels were significantly higher in patients with pressure ulcers (p<0.05), whereas serum albumin levels, PNI, and HALP scores were significantly lower in this group (p<0.05). Patients requiring enteral or parenteral nutrition had a higher incidence of pressure ulcers, suggesting a link with poor nutritional status. A history of ICU admission and diagnoses such as Alzheimer's disease or dementia were also associated with a higher risk of ulcer development. Additionally, the mortality rate was significantly higher among patients with pressure ulcers compared to those without (53.2% vs. 38.4%; p=0.017). Conclusion:This study demonstrates that pressure ulcers are highly prevalent among palliative care patients and are influenced not only by mechanical factors but also by systemic inflammatory and nutritional status. Elevated CRP and NLR levels, as well as decreased albumin, PNI, and HALP scores, emerged as significant predictors of pressure ulcer development. Malnourished, immobile, and cognitively impaired patients were found to be at greater risk. These findings underscore the importance of routinely monitoring inflammatory and nutritional biomarkers in palliative care settings. Implementing individualized care plans, ensuring timely nutritional support, and applying multidisciplinary prevention strategies are essential for improving patient outcomes and reducing complications related to pressure ulcers.
Benzer Tezler
- Malnütrisyon saptanan palyatif bakım hastalarında beslenme tedavisi yaklaşım sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of nutritional treatment approach results in palliative care patients with malnutrition
MERVE TAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İç HastalıklarıKırıkkale Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. HATİCE KELEŞ
- Özofagus ve kardia kanserlerinde uygulanan palyatif cerrahi yöntemlerden özofagastrostominin önemi
Başlık çevirisi yok
CEMİL ORTAMEVZİ
- Sigmoid kolon volvuluslarında cerrahi tedavi
Başlık çevirisi yok
OSMAN BARAN TORTUM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ALİ HAYDAR TAŞPINAR
- Disgerminoma ovarii: 1965-1985 yılları arasında takip ve tedavileri yapılan olguların değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
MUZAFFER ÇAVUŞOĞLU