Geri Dön

Annelik mitlerinde kadın kahramanın yolculuğu

The heroine's journey in motherhood myths

  1. Tez No: 943363
  2. Yazar: AYŞE GÜL GÖĞEBAKAN KARATAŞLIOĞLU
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ AYŞE ARZU KORUCU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sosyoloji, Sociology
  6. Anahtar Kelimeler: Anaerkil Düzen, Arketip, Klasik Mitoloji, Kadın Kahramanın Yolculuğu, Kahramanın Yolculuğu, Matriarchal Order, Archetype, Classical Mythology, The Heroine's Journey, The Hero's Journey
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Çalışmaları Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, anaerkil dönemden ataerkil döneme geçişle birlikte dönüşen klasik mitolojinin annelik mitlerinde Gaia – Rhea, Demeter - Persephone, Metis - Athena, Aphrodite - Eros - Psykhe, Klytemnestra - Elektra - Orestes, Medeia ve Atalanta karakterlerini Carl Gustav Jung'un kolektif bilinçdışının malzemeleri olarak nitelendirdiği arketip kavramı açısından değerlendirmeyi ve ele alınan mitlerde dişil figürlerin annelik temsillerini inceleyerek, Maureen Murdock'un kadın kahramanın yolculuğu şeması kapsamında ana karakterlerin bütünlük arayışını ve dönüşümlerini analiz etmeyi amaçlamıştır. Çalışmamızda, anaerkil toplumların izleri, kadın ve doğa arasındaki kutsal bağ ve bu bağın zamanla ataerkil sistem tarafından bastırılma biçimi ele alınmıştır. Anaerkil düzende kutsal ve yaratıcı bir figür olan kadın, yerleşik yaşam ve mülkiyet kavramlarının gelişimiyle birlikte ikincil konuma itilmiş, biyolojik işlevleri bahane edilerek sınırlandırılmış ve eril zihnin tahakkümüne maruz bırakılmıştır. Bu anlamda mitolojik kadın figürlerinin bu dönüşüm süreci, yalnızca toplumsal değil bireyin ruhsal katmanlarında da incelenmiştir. Seçtiğimiz mitsel anne figürleri Jung'un anne arketipi kavramı doğrultusunda hem besleyici hem de yıkıcı yönleriyle incelenirken, bu figürlerin yolculukları da Murdock'un kadın kahramanın içsel dönüşümünü merkeze koyan modeline göre kadın kimliğinin parçalanma, yabancılaşma, içe dönüş ve bütünleşme süreçleri temsil biçimleriyle ele alınmıştır. Çalışmamız, her bir karakterin anlatısında kadın kahramanın eril sistemle çatışmasını, içsel karanlıkla yüzleşmesini ve hem dişil hem eril yönleriyle barışarak bütünleşmesini irdelemektedir.

Özet (Çeviri)

This study aims to analyze the transformation of motherhood myths in classical mythology—particularly those involving Gaia – Rhea, Demeter–Persephone, Metis–Athena, Aphrodite–Eros–Psyche, Clytemnestra–Electra–Orestes, Medea, and Atalanta—through Carl Gustav Jung's concept of archetypes as elements of the collective unconscious. It further examines representations of motherhood in these myths and explores the protagonists' journeys toward wholeness and transformation within the framework of Maureen Murdock's heroine's journey model. The study addresses traces of matriarchal societies, the sacred bond between women and nature, and how this bond was gradually suppressed by patriarchal systems. In matriarchal structures, women were revered as sacred and creative figures. However, with the rise of settled life and concepts of property, women were relegated to secondary status, restricted under the pretext of their biological functions, and subjected to the dominance of the patriarchal mind. This transformation is examined not only as a societal shift but also on the psychological level of the individual. The selected mythological mother figures are analyzed in accordance with Jung's archetype of the mother, revealing both their nurturing and destructive aspects. Their mythic journeys are interpreted through Murdock's model, focusing on fragmentation, alienation, introspection, and integration in the development of feminine identity. This study explores how each heroine confronts the patriarchal order, faces her inner darkness, and ultimately achieves integration by reconciling both her feminine and masculine aspects.

Benzer Tezler

  1. Woman as victimized or victimizer? : Analysing female characters' experience in Atwood's“Penelopiad”, Le Guin's“Lavinia”, and George's“Helen of Troy”

    Kadın kurban eden mi yoksa edilen midir? Kadın karakterlerin tecrübelerinin Atwood'un Penelopiad, Guin's Lavinia ve George'un Helen of Troy kitabında analiz edilmesi

    ELİF PAKALPAKÇİL

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2020

    İngiliz Dili ve EdebiyatıYeditepe Üniversitesi

    İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CATHERINE MACMILLAN

  2. Türkiye'de kadının çalışması tezgahtarlar üzerine bir çalışma

    Başlık çevirisi yok

    FİGEN KARABULUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    EkonomiGazi Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CİHAT ÖZÖNDER