Psödoanevrizma hastalarının tedavi yaklaşımlarının geriye dönük değerlendirilmesi ve karşılaştırılması
Retrospective evaluation and comparison of treatment approaches in pseudoaneurysm patients
- Tez No: 945433
- Danışmanlar: DOÇ. DR. EMRAH ŞİŞLİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmada amacımız, psödoanevrizma tanısı ile merkezimizde tedavi alan hastaların tedavi süreçlerinin değerlendirimesidir. Geriye dönük tasarlanan klinik araştırmada Aralık 2011 – Mayıs 2024 tarihleri arasında toplam 202 hasta çalışmaya dâhil edildi. Toplam 27 (%13,4) hasta acil operasyona alınıken 175 (%86,6) hastaya ultrasonografi kılavuzluğunda bası tedavisi uygulandı. İşlem sonrası 155/175 (%88,6) hastada işlem başarılı ilen işlemin başarısız olduğu 20 (%11,4) hasta elektif cerrahiye alınmıştır. Ortanca 31 gün (1 – 84 gün) taki edilen 155 hastanın 85'inde rekanalizasyon saptanıp bu hastalar da elektif cerrahiye gitmiştir. Toplam 175 hastada rekanalizasyon için saptanan risk faktörleri: vücut kitle indeksi (p<0,001), hipertansiyon (p=0,016), diyabet (p=0,016), obesite (p=0,015), antiagregan (p=0,036)ve antikoagülan kullanımı (p=0,004), eş zamanlı antiagregan ve antikoagülan kullanımı (p=0,041), anevrizma çapı (p<0,001), antiagregan sayısı (p<0,001), antikoagülan sayısı (p=0,005) anlamlı saptanmıştır. Cerrahi tedavi alan hastalarda obesite, hipertansiyon, sigara kullanımı, miyokard infarktüsü, serebrovasküler olay, koroner arter hastalığı, antiagregan ve antikoagülan kullanımı, sol taraflı lezyon oranı daha yüksek iken İyatrojenik etyolojide cerrahi tedavi oranı daha düşük saptanmıştır. Ölçülen anevrizma çapı ve alanı, cerrahi tedavi alan hastalarda daha yüksek saptanmıştır. Mortalite oranı cerrahi tedavi alan ve almayan hastalar arasında farklılık göstermemiştir. Psödoanevrizma oluşumu pek çok faktöre bağlı olduğu gibi tedavi başarısını etkileyen birçok faktör vardır. Hasta için en uygun tedavi yönteminin seçilmesinde risk faktörlerinin değerlendirilmesi önemlidir. Sonuç olarak tedavi amaçlı olarak en az invaziv yöntemler ilk seçenek olarak değerlendirilse de komplike olan durumlarda cerrahi tedavinin önemi akılda bulundurulmalıdır. Uygun tedavi yöntemi belirlenerek en kısa zamanda yapılacak olan tedavi, oluşabilecek morbidite ve mortalitenin önüne geçebilir.
Özet (Çeviri)
In this study our aim is to evaluate the treatment processes of patients diagnosed with pseudoaneurysm who were treated at our center. In the retrospectively designed clinical study, a total of 202 patients were included between December 2011 and May 2024. A total of 27 (13.4%) patients underwent emergency surgery while 175 (86.6%) patients received pressure treatment under ultrasound guidance. The procedure was successful in 155/175 (88.6%) patients while 20 (11.4%) patients underwent elective surgery. The median follow-up was 31 days (1-84 days), and recanalization was detected in 85/155 patients, who then underwent elective surgery. In a total of 175 patients the risk factors identified for recanalization were: body mass index (p<0.001), hypertension (p=0.016), diabetes (p=0.016), obesity (p=0.015), use of antiaggregants (p=0.036) and anticoagulants (p=0.004), simultaneous use of antiaggregants and anticoagulants (p=0.041), aneurysm diameter (p<0.001), number of antiaggregants (p<0.001) and anticoagulants (p=0.005). In patients undergoing surgical treatment, obesity, hypertension, smoking, myocardial infarction, cerebrovascular events, coronary artery disease, the use of antiplatelets and anticoagulants and the rate of left-sided lesions were found to be higher while the rate of surgical treatment in iatrogenic etiology was found to be lower. The measured aneurysm diameter and area were higher in patients undergoing surgical treatment. The mortality rate did not differ between patients who did and didn't receive surgical treatment. The formation of pseudoaneurysm depends on many risk factors and it is important to evaluate the risk factors when determining the appropriate treatment method. As a result, although minimally invasive methods are considered the first option for treatment, the importance of surgical treatment should be kept in mind in complicated cases. By determining the appropriate treatment method and administering it as soon as possible, it can prevent potential morbidity and mortality.
Benzer Tezler
- Aort koarktasyonlarında cerrahi tedavi ve sonuçları
Başlık çevirisi yok
MEMED HAKAN MİNBAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1993
İstanbul ÜniversitesiGöğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Vertebrobaziler arter diseksiyonları ve endovasküler tedavi yaklaşımları
Dissection of the vertebrobaziller artery and endovascular treatment approaches
ABDULLAH YAKUPOĞLU
- Intrakraniyal vertebral arter V4 segment dissekan anevrizmalarında endovasküler tedavi yaklaşımları
Endovascular treatment approaches to dissecting intracranial vertebral artery V4 segment aneurysms
İBRAHİM ADALETLİ
- İatrojenik psödoanevrizma olgularında ultrasonografi eşliğinde kompresyon tedavisi
Ultrasound quided compression therapy in iatrogenic pseudoaneurysms
HASAN YERLİ
- İyatrojenik ve travmatik vasküler lezyonların perkütan stent-graft uygulanımı ile tedavisi
Treatment of iatrogenic and traumatic vascular lesions with percutaneous stent-graft placement
ŞULE KOŞAR