Kemı̇k metastazı olan küçük hücrelı̇ dışı akcı̇ğer kanserı̇ hastalarında denosumab ve zolendronı̇k ası̇t tedavı̇lerı̇nı̇n ı̇skelet ı̇lı̇şkı̇lı̇ olaylar ve sağkalım üzerı̇ne etkı̇lerı̇nı̇n karşılaştırılması
Comparison of the effects of denosumab and zoledronic acid treatments on skeletal-related events and survival in patients with small cell lung cancer with bone metastases
- Tez No: 946129
- Danışmanlar: PROF. DR. ARİFE ULAŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Akciğer kanseri, denosumab, zolendronik asit, iskelet ilişkili olaylar, sağkalım, Lung cancer, denosumab, zoledronic acid, skeletal-related events, survival
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Bursa Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda, küçük hücreli dışı akciğer kanserli hastaların kemik metastazlarının tedavisinde denosumab ile zoledronik asit (ZA) tedavisinin iskelet ilişkili olay (İİO) ve sağkalım üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Şehir Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği'nde 2019-2024 yılları arasında kemik metastazı olan, kemik modifiye edici ajan (KMEA) tedavisi uygulanmış, kadın ve erkek, akciğer kanseri tanısı almış 149 hasta dahil edilmiştir. Nicel değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmalarında normal dağılım varsayımına uygunluk durumuna göre Student t testi veya Mann Whitney U testi kullanıldı. Nitel değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmalarında ki-kare testi veya Fisher'in kesin testi veya Fisher-Freeman-Halton testi kullanıldı. İİO ile bağımsız olarak ilişkili olan faktörlerin belirlenmesinde ileriye dönük seçimli çok değişkenli lojistik regresyon analizi kullanıldı. Sağkalım süreleri Kaplan-Meier metodu ile hesaplandı. Bulgular: Araştırmaya 149 hasta (133 erkek ve 16 kadın) dahil edildi. Hastaların %89,26'sı erkekti. Hastaların %54,36'sı sigara içicisi, %49,66'sında komorbidite (en sık hipertansiyon, diabetes mellitus, koroner arter hastalığı) mevcuttu. Tanıda %88,59 hastada uzak metastaz, %78,52 hastada kemik metastazı vardı. Adenokarsinom (%58,39) en sık histolojik tip idi. 104 (%69,80) hastada en az bir İİO saptandı. En sık kemiğe RT gerekliliği (%47,65) ve hiperkalsemi (%33,56) meydana geldi. KMEA türüne göre klinik, patolojik özellikler ve laboratuvar bulgularını kıyasladığımızda, exitus (p=0,005) ve küratif radyoterapi (p=0,031) yüzdeleri zolendronik asit (n=81) grubunda daha yüksek bulunurken, tanıda evre IVB (p=0,018), tanıda uzak metastaz (p=0,007), tanıda kemik metastazı (p=0,014), 3 ve üzeri kemik metastazı (p=0,004) yüzdeleri ve CEA seviyesi (p=0,027) denosumab (n=68) grubunda daha yüksek bulundu. İİO saptanan hastalarda sigara içme öyküsü varlığı (p=0,002), palyatif radyoterapi verilmesi (p<0,001) ve yüksek kalsiyum düzeyleri (p<0,001) artmış İİO riski ile bağımsız olarak ilişkili bulundu. İİO'sız sağkalım süresi ortancası 8 ay genel sağkalım ortancası 12 ay olarak bulundu. Denosumab ve zolendronik asit tedavileri arasında İİO'sız sağkalım süresi ve genel sağkalım süresi açısından istatistiksel olarak önemli fark bulunmadı. Metastatik dönemde 2. basamak KT alan hastalarda (p<0,001) ve TKI tedavisi alan hastalarda (p=0,006) İİO'sız sağkalım süresi ve genel sağkalım süresi daha uzun bulundu. Sigara içme öyküsü olan hastalarda (p<0,001), adenoskuamöz ve skuamöz hücreli karsinomu olan hastalarda (p=0,034), palyatif radyoterapi alan hastalarda (p<0,001), tanıda kemik metastazı olan hastalarda (p=0,010) ve hiperkalsemi olan hastalarda (p<0,001) İİO'sız sağkalım süresi daha kısa bulundu. Sonuç: Çalışmamızda, sigara içme öyküsü, palyatif radyoterapi ve yüksek kalsiyum düzeyleri İİO riskini artıran bağımsız faktörler olarak saptandı. Bulantı ve anemi yan etkileri ZA tedavisi alanlarda daha sık görülürken, denosumab tedavisi alanlarda hipokalsemi yan etkisi ZA'ya göre yüksek saptandı. Denosumab ve ZA tedavileri arasında İİO'sız ve genel sağkalım açısından anlamlı fark bulunmadı. Ancak, denosumab kullanılan hastaların daha ileri evrede ve çoklu kemik metastazlarına sahip olmalarına rağmen, Denosumab uygulanan adenokarsinomlu hastalarda genel sağkalım daha uzun bulundu. Metastatik dönemde 2. basamak kemoterapi, immünoterapi ve TKI tedavisi alanlarda sağkalım daha uzun; sigara içen, skuamöz hücreli karsinom, palyatif radyoterapi alan ve hiperkalsemik hastalarda İİO'sız sağkalım daha kısa bulundu.
Özet (Çeviri)
Objective: In our study, we aimed to evaluate the effects of denosumab versus zoledronic acid (ZA) treatment on skeletal-related events and survival in patients with non-small cell lung cancer with bone metastases. Materials and methods: This retrospective study included 149 male and female patients diagnosed with lung cancer and bone metastases, who received bone modifying agent (BMA) treatment at the Medical Oncology Clinic of the University of Health Sciences Bursa City Health Practice and Research Hospital between 2019 and 2024. For comparisons of quantitative variables between groups, the Student's t test or Mann-Whitney U test was used depending on the normality of distribution. For comparisons of qualitative variables between groups, the chi-square test, Fisher's exact test, or Fisher-Freeman-Halton test was employed. Forward stepwise multivariate logistic regression analysis was used to identify factors independently associated with skeletal-related events. Survival times were calculated using the Kaplan-Meier method. Results: The study included 149 patients (133 male, 16 female), with 89.26% being male. Of the patients, 54.36% were smokers, and 49.66% had comorbidities (most commonly hypertension, diabetes mellitus, and coronary artery disease). At diagnosis, 88.59% of patients had distant metastases, and 78.52% had bone metastases. Adenocarcinoma (58.39%) was the most common histological type. At least one skeletal-related event (SRE) was observed in 104 patients (69.80%). The most frequent SREs were the need for radiotherapy to bone (47.65%) and hypercalcemia (33.56%). When comparing clinical, pathological features, and laboratory findings based on the type of bone-modifying agent (BMA), the zoledronic acid group (n=81) had higher rates of mortality (p=0.005) and curative radiotherapy (p=0.031), while the denosumab group (n=68) had higher rates of stage IVB at diagnosis (p=0.018), distant metastases at diagnosis (p=0.007), bone metastases at diagnosis (p=0.014), three or more bone metastases (p=0.004), and higher CEA levels (p=0.027). In patients with SREs, a history of smoking (p=0.002), administration of palliative radiotherapy (p<0.001), and elevated calcium levels (p<0.001) were independently associated with an increased risk of SREs. The median SRE-free survival was 8 months, and the median overall survival was 12 months. No statistically significant difference was found between denosumab and zoledronic acid treatments in terms of SRE-free survival or overall survival. Patients receiving second-line chemotherapy (p<0.001) and tyrosine kinase inhibitor (TKI) therapy (p=0.006) in the metastatic stage had longer SRE-free survival and overall survival. Shorter SRE-free survival was observed in patients with a smoking history (p<0.001), those with adenosquamous and squamous cell carcinoma (p=0.034), those receiving palliative radiotherapy (p<0.001), those with bone metastases at diagnosis (p=0.010), and those with hypercalcemia (p<0.001). Conclusion: In our study, a history of smoking, palliative radiotherapy, and elevated calcium levels were identified as independent factors increasing the risk of skeletal related events (SREs). Nausea and anemia side effects were more frequent in patients receiving ZA treatment, while hypocalcemia was more common in those receiving denosumab compared to ZA. No significant difference was found between denosumab and ZA treatments in terms of SRE-free survival and overall survival. However, despite patients receiving denosumab having more advanced disease stages and multiple bone metastases, overall survival was longer in adenocarcinoma patients treated with denosumab. Survival was longer in patients receiving second-line chemotherapy, immunotherapy, and tyrosine kinase inhibitor (TKI) therapy during the metastatic stage. SRE-free survival was shorter in patients who smoked, those with squamous cell carcinoma, those receiving palliative radiotherapy, and those with hypercalcemia.
Benzer Tezler
- İmmünoterapi alan metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında sağ kalım ve yanıtı etkileyen demografik, klinik ve laboratuvar parametrelerin değerlendirilmesi
Clinical and laboratory parameters to predict immunotherapy efficacy in metastatic non-small cell lung cancer patients
MEHMET OĞUZCAN ALADA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Onkolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NAZİYE AK
- Targeting circulating breast cancer stem cells via mTOR and WNT inhibitors after bone metastasis
Sirküle meme kanseri kök hücrelerinin kemik metastazı sonrası mTOR ve WNT inhibitörleri ile hedeflenmesi̇
ÖZLEM ALTUNDAĞ ERDOĞAN
Doktora
İngilizce
2025
BiyokimyaHacettepe ÜniversitesiKök Hücre Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BETÜL ÇELEBİ SALTIK
- Akciğer kanserli hastalarda primer tümör ve karaciğer metastazlarının pozitron emisyon tomografisi ile semikantitatif olarak değerlendirilmesi
Semiquantitative evaluation of primary tumor and liver metastasis in patients with lung cancer by positron emission tomography
SALİM AKSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Radyoloji ve Nükleer TıpTrakya ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ SARIKAYA
- Uzak organ metastazı olan akciğer kanserli hastaların değerlendirilmesi
Evaluatıon of lung cancer patıents wıth dıstant metastasıs
PINAR ACAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Göğüs HastalıklarıOndokuz Mayıs ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEFTUN ÜNSAL
- İleri evre metastatik küçük hücre dışı akciğer kanser hastalarında sarkopeni ve prognostik beslenme indeksinin (PNI) tedavi yanıtı ve sağkalımla ilişkisi
The objective of this study is to examine the association between sarcopenia and the prognostic nutritional index (PNI) with treatment response and survival in patients with advanced metastatic non-small cell lung cancer
TUĞÇE YILDIRIM
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Beslenme ve DiyetetikAkdeniz Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ MURAT TATLI