Geri Dön

Unilateral crossbite olgularında uygulanan farklı maxiller genişletme apareylerinin etkilerinin sonlu elemanlar analizi ile değerlendirilmesi

Evaluation of the effects of different maxillary expansion appliances in unilateral crossbite cases using finite element analysis

  1. Tez No: 948176
  2. Yazar: MERT BAŞTAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYNUR ARAS
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortodonti Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Ortodonti Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, ileri derecede (5 mm ve üzeri) gerçek tek taraflı maksiller darlık vakalarında kullanılan dört farklı mini vida destekli genişletme apareyi tasarımının ve bu vakalarda uygulanan Le Fort I cerrahi kesi tekniğinde pterygomaksiller sutur (PMS) ayrımının dahil edilip edilmemesinin etkinliğini üç boyutlu sonlu elemanlar analizi yöntemiyle değerlendirmektir. Elde edilen veriler karşılaştırmalı olarak incelenerek farklı aparey tasarımlarının ve cerrahi yaklaşımların maksiller genişleme üzerindeki mekanik etkileri analiz edilmiştir. Yöntem: Çalışmada asimetrik genişletme senaryosu doğrultusunda dört farklı sonlu eleman modeli oluşturulmuş ve karşılaştırılmıştır. Model-I, II ve III'te genişletme ihtiyacı olan tarafta lateral ve median cerrahi kesi yapılmış ancak pterygomaksiller sutur ayrımı gerçekleştirilmemiştir. Model-IV'te ise ek olarak pterygomaksiller sutur ayrımı uygulanmıştır. Tüm modellerde genişletme ihtiyacı olan tarafta dijital diş destekli genişletme apareyi 7, 6, 5 ve 4 numaralı dişlerden destek alacak şekilde yerleştirilmiş, mini vidalarla ankraj sağlanmıştır. Genişletme ihtiyacı olmayan tarafta ise sadece mini vida ankrajı kullanılmıştır. Model-I'de genişletme ihtiyacı olan tarafta bir, karşı tarafta iki mini vida yerleştirilmiştir. Model-II'de genişletme ihtiyacı olan tarafta iki, karşı tarafta iki mini vida kullanılmıştır. Model-III'te genişletme ihtiyacı olan tarafta bir, karşı tarafta bir mini vida yerleştirilmiştir. Model-IV'te ise genişletme ihtiyacı olan tarafta median ve lateral osteotomiye ek olarak pterygomaksiller sutur ayrımı yapılmış, karşı tarafta bir mini vida kullanılmıştır. Bulgular: Tüm modellerde en büyük yer değiştirme santral kesici diş seviyesinde gözlemlenmiştir. Genişletme ihtiyacı olan tarafta en fazla yer değiştirme Model-II'de (4.179 mm), en düşük yer değiştirme ise Model-IV'te (2.490 mm) tespit edilmiştir. Genişletme ihtiyacı olmayan tarafta ise Model-IV en düşük yer değiştirme IV değerini (-1.520 mm) göstermiştir. Bu durum pterygomaksiller sutur ayrımının bu bölgede hareketi sınırlamada etkili olduğunu ortaya koymuştur. Posterior bölgede, ikinci molar seviyesindeki yer değiştirme miktarları genel olarak düşük bulunmuştur. Model-IV genişletme ihtiyacı olan tarafta en fazla yer değiştirmeyi (2.410 mm) sağlamış, karşı tarafta ise hareketi en iyi şekilde sınırlandırmıştır (-0.676 mm). Gerilme analizlerinde mini vida bölgesinde, genişletme ihtiyacı olan tarafta en yüksek von Mises gerilme değeri Model-II'de (373 MPa), genişletme ihtiyacı olmayan tarafta en düşük gerilme değeri ise Model-IV'te (356 MPa) kaydedilmiştir. Premolar ve molar diş seviyelerinde oluşan gerilme değerleri Model-I, II ve III arasında benzer bulunurken, Model-IV'te anlamlı şekilde daha düşük gerilme değerleri tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmada incelenen modeller arasında, genişletme ihtiyacı olan tarafta en fazla yer değiştirme Model-II'de, en düşük yer değiştirme ise Model-IV'te gözlemlenmiştir. Genişletme ihtiyacı olmayan tarafta Model-IV, hareketi en fazla sınırlayan model olarak tespit edilmiştir. Genişleme paterni açısından Model-II“V”şeklinde bir açılma gösterirken, Model-IV daha paralele yakın bir açılma sağlamıştır. Mini vida bölgesinde genişletme istenen tarafta en yüksek von Mises gerilme değeri Model-II'de, genişletme istenmeyen tarafta en düşük değer Model-IV'te kaydedilmiştir. Premolar ve molar seviyelerinde diş üzerindeki gerilme değerleri Model-I, II ve III arasında benzer bulunurken, Model-IV'te anlamlı şekilde daha düşük gerilme değerleri ölçülmüştür. Bu bulgular, farklı aparey tasarımlarının ve cerrahi yaklaşımların maksiller genişletme üzerindeki mekanik etkilerini değiştirdiğini göstermekte olup, tedavi planlamasında bu farklılıkların dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler; Mini vida destekli hızlı maksiller genişletme; Asimetrik maksiller genişletme; Gerçek tek taraflı çapraz kapanış; Sonlu elemanlar analizi

Özet (Çeviri)

Objective: This study aims to evaluate the effectiveness of four different miniscrew-supported expansion appliance designs used in severe (5 mm or more) true unilateral maxillary constriction cases, as well as the impact of including or excluding pterygomaxillary suture separation in the Le Fort I surgical osteotomy technique, using three-dimensional finite element analysis. The obtained data were comparatively analyzed to assess the mechanical effects of different appliance designs and surgical approaches on maxillary expansion. Methods: In this study, four distinct finite element models were constructed and subsequently evaluated in accordance with the asymmetric expansion scenario. In Models-I, II and III, lateral and median incisions were made on the side requiring enlargement, but pterygomaxillary suture separation was not performed. In Model-IV, an additional pterygomaxillary suture separation was performed. In all models, the digital tooth-supported expansion appliance was placed on the side requiring expansion, with support provided by teeth 7, 6, 5 and 4. Anchorage was facilitated by mini screws. In the component that did not require expansion, miniscrew anchorage was the only method employed. In Model-I, one miniscrew was placed on the side requiring expansion, with two miniscrews placed on the opposite side. In Model-II, two miniscrews were utilised on the side requiring widening and two on the opposite side. In Model-III, one miniscrew was placed on the side requiring widening, and a second miniscrew was placed on the opposite side. In Model-IV, in addition to the median and lateral osteotomy, pterygomaxillary suture separation was performed on the side requiring widening and one miniscrew was used on the opposite side. Results: In all models, the largest displacement was observed at the central incisor level. On the side requiring expansion, the highest displacement was found in Model-II (4.179 mm) and the lowest displacement was found in Model-IV (2.490 mm). In the configuration devoid of expansion, Model-IV exhibited the minimal VI displacement value of (-1.520 mm). The findings indicated that the pterygomaxillary suture separation procedure was efficacious in restricting movement in the specified anatomical region. In the posterior region, the amount of displacement at the level of the second molar was generally low. As demonstrated in Figure 1, Model-IV yielded the maximum displacement (2.410 mm) on the side requiring expansion, while concurrently restricting movement to the greatest extent on the opposing side (–0.676 mm). In the stress analyses, the highest von Mises stress value in the miniscrew region was recorded in Model-II (373 MPa) on the side requiring expansion, and the lowest stress value was recorded in Model-IV (356 MPa) on the side not requiring expansion. Stress values at the premolar and molar tooth levels were found to be similar between Models-I, II and III, while significantly lower stress values were identified in Model-IV. Conclusion: The study analysed a range of models, with the highest displacement observed in Model-II and the lowest in Model-IV on the side with expansion requirements. In the context of the non-expansion model, the fourth model was identified as the one which exhibited the greatest limitation on movement. With regard to the pattern of expansion, Model-II demonstrated a 'V'-shaped expansion, while Model-IV exhibited a more parallel expansion. In the miniscrew region, the highest von Mises stress value was recorded in Model-II on the side where expansion was desired, and the lowest value was recorded in Model-IV on the side where expansion was not desired. At the premolar and molar levels, the stress values on the tooth were found to be similar between Models-I, II and III, while significantly lower stress values were measured in Model-IV. The findings demonstrate that variations in appliance design and surgical approach result in distinct mechanical effects of maxillary expansion. These differences must be considered in treatment planning. Keywords; Miniscrew-supported rapid maxillary expansion; Asymmetric maxillary expansion; True unilateral crossbite; Finite element analysis

Benzer Tezler

  1. İşitme ve konuşma özürlülerde kromozom analizi dermatoglifikler ve pediğri çalışmaları

    Chromosomal analysis, dermatoclyphics and pedigree investigations of cases with hearing and speech defects

    Y.SELMA SÜNGÜ(ÜLKER)

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Tıbbi BiyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLHAN SEZGİN

  2. İnsanda polydactyly elin radyolojik anatomisi

    Radiological anatomy of the human hand with polydactyly

    FERRUH YÜCEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Radyoloji ve Nükleer TıpCumhuriyet Üniversitesi

    Morfoloji (anatomi) Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORHAN CEYHAN

  3. Migrenli hastalarda görsel uyarılmış potansiyeller

    Başlık çevirisi yok

    ERHAN BİLİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    NörolojiGazi Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

  4. Unilateral lumbal traksiyonun diskal herni tedavisindeki etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ZEKERİYA GÜR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonAtatürk Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN AKTAŞ

  5. Spironolaktonun (K-canrenoate) pulmoner hemodinamik üzerine etkisi

    The Effect of spironolactone (K-Canrenoate) on pulmonary hemodynamics

    BEKİR ÇOKSEVİM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    FizyolojiErciyes Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇİĞDEM ÖZESMİ