Eski Türkçedeki hayvan adlarının kuzey doğu Türk lehçelerindeki görünümü
The appearance of animal names in old Turkish in the northeastern Turkish dialects
- Tez No: 949595
- Danışmanlar: PROF. DR. MÜNEVVER TEKCAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Türk Dili ve Edebiyatı, Turkish Language and Literature
- Anahtar Kelimeler: Hayvan adları, Türkçenin lehçeleri, Eski Türkçe dönemi, Türkçe metinler, Animal names, Turkish dialects, Old Turkish period, Turkish texts
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Hayvanlar, insanlık tarihi boyunca tüm kültürlerde ve toplumlarda önemli bir yer edinmiştir. İnsan toplulukları, varoluşlarından itibaren hayvanlarla çeşitli biçimlerde etkileşim kurmuş; onları yalnızca maddi ihtiyaçlarını karşılamak için değil, aynı zamanda inanç sistemlerinde kutsal semboller olarak konumlandırarak manevi anlamlarla da donatmıştır. Hayvanlar, atalar, devlet armaları, manevi liderler, savaş, ticaret ve sosyal yaşamda yardımcı unsurlar gibi çok yönlü anlamlarla yüklenmiştir. Bu ilişki, özellikle Türkler gibi göçebe yaşam biçimini coğrafi koşullarının da etkisiyle benimseyen toplumlarda daha belirgin bir şekilde gözlemlenmektedir. Hayvanların insan yaşamındaki bu merkezi rolü, onların kültürlerin ayrılmaz bir parçası haline gelmesini sağlamıştır. İncelenen eserler, hayvanların Türk toplumu ve kültüründe vazgeçilmez bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır. Türklerin tarihsel süreçte farklı dinler ve kültürlerle karşılaşmaları ve bu etkileşimlere rağmen hayvanların kültürel konumları değişmeden kalmıştır. Örneğin, İslamiyet öncesi dönemde kutsal kabul edilen geyik, Türklerin İslamiyet'i benimsemesinden sonra da bu niteliğini korumuştur. Müslüman dervişlerin geyik donuna girmesi, bu sürekliliğin açık bir göstergesidir. İnançlar ve değerler zamanla değişse de hayvanların kültürel alandaki yeri sabit kalmış; bu durum, hayvan adlarının Türkçenin çeşitli lehçelerinde, kimi zaman aynı, kimi zaman ses değişiklikleriyle varlığını sürdürmesine olanak sağlamıştır. Bu çalışmada, 8. ile 13. yüzyıllar arasında Köktürk, Uygur ve Karahanlı dönemlerinden kalma eserler incelenmiştir. Bu eserlerde geçen hayvan adları, 4'ü genel olmak üzere 16 alt başlık altında sınıflandırılmıştır. Hayvan adlarının, Türkçenin Kuzeydoğu lehçelerindeki güncel kullanımlarıyla süreklilik gösterip göstermediği araştırılmıştır. Süreklilik gösteren hayvan adları çalışmada belirtilmiş; lehçelerde kullanımı sona eren veya sözlüklerde tespit edilemeyen hayvan adları için ilgili alanlar boş bırakılmıştır.
Özet (Çeviri)
Animals have held an important place in all cultures and societies throughout human history. Human communities have interacted with animals in various ways since their inception, not only to meet their material needs, but also to imbue them with spiritual meaning by positioning them as sacred symbols in their belief systems. Animals have been imbued with multifaceted meanings, such as ancestors, state emblems, spiritual leaders, war, trade, and auxiliary elements in social life. This relationship is particularly evident in societies such as the Turks, who adopted a nomadic lifestyle due to geographical conditions. The central role of animals in human life has made them an integral part of cultures. The works examined reveal that animals are an indispensable element of Turkish society and culture. Despite the Turks' encounters with different religions and cultures throughout history and the interactions that followed, the cultural status of animals has remained unchanged. For example, the deer, which was considered sacred in the pre-Islamic period, retained this status even after the Turks adopted Islam. The fact that Muslim dervishes dressed in deer costumes is a clear indication of this continuity. Although beliefs and values have changed over time, the place of animals in the cultural sphere has remained constant; this situation has enabled animal names to continue to exist in various dialects of Turkish, sometimes with the same spelling and sometimes with changes in pronunciation. In this study, works from the Köktürk, Uyghur, and Karahanid periods between the 8th and 13th centuries were examined. The animal names mentioned in these works were classified under 16 subheadings, four of which were general. The study investigated whether animal names show continuity with their current usage in the northeastern dialects of Turkish. Animal names that show continuity are indicated in the study; fields related to animal names that are no longer used in dialects or cannot be found in dictionaries are left blank.
Benzer Tezler
- Halvetiyyenin Şa'baniyye kolu ve Şa'ban-ı Veli
Başlık çevirisi yok
L. NİHAL YAZAR
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiYRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM ABDÜLKADİROĞLU
- Traditional vernacular houses in Anatolia: The question of evaluative criteria
Anadolu geleneksel yöresel konut mimarlığında değerlendirme ölçütleri sorunu
OKAN ÜSTÜNKÖK
Doktora
İngilizce
1987
MimarlıkOrta Doğu Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÖNÜL TANKUT
- Geleneksel Beypazarı konutlarında baş odanın günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak düzende donatılması
The Redecoration of the“Baş Oda”in Beypazarı traditional houses according to our today's needs
AYNUR ÖZMEN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
MimarlıkGazi ÜniversitesiBina Bilgisi (mimari Tasarım) Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUAMMER HACIBALOĞLU
- Geleneksel Sivrihisar evleri
Traditional houses of Sivrihisar
FİSUN ÖZŞUÇA
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
MimarlıkGazi ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ORHAN CEZMİ TUNCER
- Valsli kurutucuda patates püresi eldesi üzerine çalışmalar
Başlık çevirisi yok
ÜNAL RIZA YAMAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. COŞKAN ILICALI