Geri Dön

Nöroendokrin tümör anrezektabl karaciğer metastazlı hastalarda transarteryel kemoembolizasyon ve radyoembolizasyon (yttrium-90) tedavilerinin karşılaştırılması

Comparison of transarterial chemoembolization and radioembolization(yttrium-90) treatments in patients with neuroendocrine tumor unresectable liver metastases

  1. Tez No: 949750
  2. Yazar: MELİKE YEŞİLDAL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. CESUR SAMANCI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Nöroendokrin tümör, kemoembolizasyon, radyoembolizasyon, yttrium 90, Neuroendocrine tumors, chemoembolization, radioembolization, yttrium 90
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı primer tanısı nöroendokrin tümör olan karaciğer metastazlı hastalarda transarteryel kemoembolizasyon ve Y-90 ile transarteryel radyoembolizasyon tedavilerinin radyolojik yanıt, mortalite ve sağkalım açısından karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2010 - Şubat 2022 tarihleri arasında, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Periferik Vasküler Girişimsel Radyoloji Bölümü'nde, intraarteriyel tedavi (TAKE/TARE) uygulanan, histopatolojik olarak nöroendokrin tümör tanısı doğrulanmış ve karaciğer metastazı bulunan toplam 63 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Bu hastaların 35'ine Y-90 ile transarteriyel radyoembolizasyon (TARE), 28'ine ise transarteriyel kemoembolizasyon (TAKE) tedavisi uygulanmıştır. Tedavi sonrası ortalama 2-4 ay içinde, hastaların BT, MR ya da PET-CT ile tedavi yanıtı değerlendirilmiştir. Takip sürecinde, hastaların genel sağkalımı ve mortalite oranları analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışma sonunda 30 hasta (%47,62) hayatta kalırken, 33 hasta (%52,38) yaşamını yitirmiştir. Mortalite açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ancak, tedavi sonrası sağkalım analizinde, TARE grubu (16,06 ay), TAKE grubuna (9,82 ay) kıyasla istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha uzun sağkalım süresi ile ilişkilendirilmiştir (p=0,011). Görüntüleme sonuçları incelendiğinde, RECIST kriterlerine göre iki tedavi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı ancak RECIST ve PERCIST kriterleri birlikte değerlendirildiğinde, TARE grubunda tedavi yanıt oranı, TAKE grubuna kıyasla anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,038). Sonuç: Her iki tedavi modalitesi de sağkalım süresini uzatma ve tümör yanıtını iyileştirme potansiyeline sahip olsa da TARE tedavisi TAKE'ye göre daha etkin bulunmuştur. Bununla birlikte, TARE ve TAKE arasındaki etkinlik farkını daha net ortaya koyabilmek için, geniş hasta popülasyonları üzerinde yürütülecek prospektif, randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Aim: This study aims to compare transarterial chemoembolization (TACE) and Yttrium-90 transarterial radioembolization (TARE) in patients with liver metastases originating from neuroendocrine tumors in terms of radiologic response, mortality, and overall survival. Materials and Methods: A total of 63 patients with histopathologically confirmed neuroendocrine tumors and liver metastases who underwent intra-arterial therapy (TACE or TARE) between January 2010 and February 2022 at the Department of Radiology, Division of Peripheral Vascular Interventional Radiology, Istanbul University-Cerrahpasa, Faculty of Medicine, were retrospectively reviewed. Of these, 35 received TARE and 28 received TACE. Radiologic response was assessed 2–4 months post-treatment using CT, MRI, or PET-CT. Overall survival and mortality rates were analyzed during follow-up. Results: At the end of the study, 30 patients (47.62%) were alive, while 33 (52.38%) had died. No significant difference in mortality was observed between the groups. However, survival time was significantly longer in the TARE group (mean: 16.06 months) than in the TACE group (mean: 9.82 months) (p=0.011). Radiologic response according to RECIST criteria alone did not differ significantly, but when both RECIST and PERCIST criteria were considered, the TARE group showed a significantly higher treatment response rate (p<0.038). Conclusion: Both TACE and TARE show potential in prolonging survival and enhancing tumor response, but TARE appears to be more effective. Further prospective, randomized controlled trials with larger cohorts are necessary to validate these findings.

Benzer Tezler

  1. Melanogryllus desertus (pall.) (orthoptera)'da ışığın etkisi ve ışığa duyarlı baş bölgelerinin belirlenmesi

    Başlık çevirisi yok

    ERTAN TAŞKAVAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZoolojiEge Üniversitesi

    Zooloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SABİRE KARAÇALI

  2. Akut miyokard infarktüsü ve iskemik kalb hastalarında serumda dehydroepiandrosteron sülfat düzeyleri

    Başlık çevirisi yok

    HASAN DEMİRTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSREV HATEMİ

  3. Yeni doğmuş tavşan akciğerinde, nöroendokrin hücrelerin histokimyasal yöntemlerle ışık mikroskobu düzeyinde incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HAKKI DALÇIK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    PatolojiHacettepe Üniversitesi

    Morfoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYSEL ŞEFTALİOĞLU

  4. Çeşitli anestetik yöntemlerin cerrahi stresi nöroendokrin cevaba etkisi

    Başlık çevirisi yok

    Ş.NEVŞİN TORKUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Anestezi ve ReanimasyonGazi Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜLYA ÇELEBİ