Geri Dön

Sürekli renal replasman tedavisinin sonlandırılma başarısında kinetik glomerüler filtrasyon hızının değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 950731
  2. Yazar: ALEV YAZARKAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. GÜRHAN TAŞKIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Akut böbrek hasarı, renal replasman tedavisi, glomerüler filtrasyon hızı, kinetik glomerüler filtrasyon hızı, Acute renal failure, renal replacement therapy, glomerular filtration rate, kinetic glomerular filtration rate
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Sürekli renal replasman tedavisinin (SRRT) sonlandırma başarısında kinetik glomerüler filtrasyon hızının (kGFH) öngörücülüğünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli prospektif kesitsel bir çalışmadır. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Yoğun Bakım Kliniğinde 25.04.2023 ve 25.10.2024 tarihleri arasında takip edilip SRRT tedavisi alan ve dahil olma kriterlerini karşılayan 134 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar, SRRT sonlandırıldıktan itibaren 7 (yedi) gün içerisinde tekrar renal replasman tedavisi (RRT)'ne ihtiyaç gelişmesine göre sırasıyla başarısız ve başarılı olarak iki gruba ayrıldı. Tüm hastalara ait demografik veriler, bilinen kronik hastalıkları, Akut Fizyoloji ve Kronik Sağlık Değerlendirmesi (APACHE II) skoru, Sıralı Organ Yetmezliği Değerlendirmesi (SOFA) skoru, Charlson komorbidite indeksi skoru, başlıca SRRT endikasyonu (üremi, hipervolemi, hiperkalemi veya metabolik asidoz), uygulanan SRRT modalitesi [(Sürekli Venovenöz Hemodiyaliz (SVVHD), Sürekli Venovenöz Hemodiyafiltrasyon (SVVHDF)], uygulanan SRRT dozu (kan akış hızı, diyalizat hızı, ultrafiltrasyon (UF) hızı, replasman hızı), idrar miktarı, mekanik ventilasyon (MV) desteği, vazopressör/inotrop tedavisi ve dozu, SRRT sonlandırma nedeni (tedavi hedefine ulaşma, hemodinamik instabilite veya set pıhtılaşması), SRRT seans süresi, kGFH'si kaydedilmiştir. Laboratuvar bulguları olarak, SRRT başlangıcında ve sonlandırma anındaki kan gazı değerleri (pH, serum bikarbonat (HCO3), laktat), serum üre, kreatinin ve potasyum seviyeleri not edilmiştir. Tüm karşılaştırmalarda p değeri <0,05 anlamlı olarak kabul edildi. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamında IBM SPSS Statistics for Windows, Version 27.0. Armonk, NY: IBM Corp. istatistik paket programı kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya toplam 134 hasta dahil edildi. Dahil edilen 52 (%38,8) hastada sonlandırma başarılı iken; 82 (%61,2) hastada sonlandırmanın başarısız olduğu gözlendi. Başarılı ve başarısız sonlandırma gruplarının karşılaştırmasında; gruplar arasında yaş, cinsiyet, APACHE II skoru ve Charlson komorbidite indeks skorları açısından istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. SOFA skorunun SRRT'nin başarısız sonlandırıldığı grupta istatiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğu (p=0.003) saptandı. Başarısız sonlanan grupta başarılı sonlanan gruba kıyasla hemodinamik instabilitenin daha sık sonlandırma nedeni olduğu tespit edildi (p<0.0001). UF hızının, SRRT'nin başarısız sonlandığı grupta başarılı sonlanan gruba göre daha yüksek olduğu bulundu (p=0.004). SRRT başlamadan önceki son 24 saatlik idrar miktarının başarılı sonlanan grupta daha yüksek olduğu bulundu (p=0.001). SRRT'nin başarısız sonlandığı grupta hem başlangıç hem de sonlanım laktat düzeyleri anlamlı derecede daha yüksek saptandı (sırasıyla; p=0.018 ve p<0.0001). SRRT sonlandırma esnasındaki serum kreatinin (sKr) ve üre düzeylerinin SRRT'nin başarısız sonlandığı grupta, başarılı sonlanma grubuna kıyasla anlamlı olarak daha yüksek oldukları (sırasıyla; p=0.009, p=0.003) saptanırken; sonlandırma esnasındaki kan gazı değerlerinden serum bikarbonat ve pH düzeylerinin ise SRRT'nin başarılı sonlandırıldığı grupta, başarısız sonlanan gruba göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptandı (sırasıyla; p=0.016 ve p=0.032). MV ve vazopresör/inotrop desteği SRRT'nin başarısız sonlandırıldığı grupta anlamlı olarak daha sık gözlendi (sırasıyla; p=0.006 ve p=0.001). kGFH, SRRT'nin başarılı sonlandırıldığı grupta başarısız sonlandırma grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0.0001). Tüm bu değişkenler (SOFA skoru, SRRT öncesi 24 saatlik idrar miktarı, UF hızı, SRRT başlangıç ve sonlanım laktat düzeyleri, SRRT sonlandırma sKr, üre, bikarbonat ve pH düzeyleri; MV desteği, vazopressör/inotropik tedavi desteği ve kkGFH) ile yapılan binary lojistik regresyon analizinde ise; SRRT'nin sonlandırma başarısı ile bağımsız anlamlı ilişkili bulunan dört değişken; SOFA skoru, MV desteği, sonlandırma sırasındaki serum laktat düzeyi ve kGFH olarak tespit edildi. kGFH ve serum laktat düzeyinin de en anlamlı değişkenler oldukları dikkat çekti. SRRT seansının tedavi hedefine ulaşması nedeniyle sonlandırılan 87 hastanın alt grup analizinde ise, hastaların 46 (%52,9)'sında sonlandırmanın başarılı olduğu gözlendi. Başarılı ve başarısız sonlandırma grupları karşılaştırıldığında gruplar arasında yaş, cinsiyet, APACHE II, SOFA skoru ve Charlson komorbidite indeks skorları açısından anlamlı fark saptanmadı. Ancak, sonlandırma sırasındaki serum laktat düzeyi (p=0.007), kGFH (p=0.034) ve MV desteğinin (p=0.008) bağımsız olarak sonlandırma başarısı ile ilişkili olduğu belirlendi. kGFH için 53.91 mL/dk sınır değer alındığında %65 duyarlılık ve %68 özgüllük ile başarılı sonlandırmayı öngördüğü saptandı (AUC=0.724 (%95 CI, 0.639-0.809) p<0.0001). Sonuç: SRRT'nin kısa vadede sonlandırma başarısının öngörüsünde kGFH, bağımsız ve anlamlı bir parametredir. Ayrıca SRRT uygulanan hastalarda MV desteğinin olmaması, başlangıç SOFA skoru ve sonlandırma esnasındaki laktat düzeyinin düşük olması da sonlandırma başarısı için anlamlı diğer prediktörlerdir. Gelecekte SRRT sonlandırma başarısının öngörü değerlendirmesinde kGFH'ye odaklanan çok merkezli araştırmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study is to investigate the predictive value of kinetic glomerular filtration rate (kGFR) in the success of discontinuation of continuous renal replacement therapy (CRRT). Materials and Methods: Our study is a single-center cross-sectional study. A total of 134 patients who were followed up in the Department of Internal Medicine Intensive Care Unit of Gülhane Training and Research Hospital between 25.04.2023 and 25.10.2024 and who received CRRT treatment and met the inclusion criteria were included in the study. Patients were divided into two groups as unsuccessful and successful, respectively, according to whether they needed renal replacement therapy (RRT) again within 7 (seven) days after discontinuation of CRRT. Demographic data, known chronic diseases, Acute Physiology and Chronic Health Evaluation (Apache II) score, Sequential Organ Failure Assessment (SOFA) score, Charlson comorbidity index score, main SRRT indication (uremia, hypervolemia, hyperkalemia, acidosis), applied CRRT modality [(Continuous Venovenous Hemodialysis (CVVHD), Continuous Venovenous Hemodiafiltration (CVVHDF)], applied CRRT dose (blood flow rate, dialysate rate, ultrafiltration (UF) rate, replacement rate), urine volume, mechanical ventilation (MV) support, vasopressor/inotrope treatment and dose, reason for CRRT discontinuation (adequate renal recovery, hemodynamic instability, set clotting), whether CRRT was re-administered within 1 week following SRRT termination, CRRT duration, and kGFR were recorded for all patients. Laboratory findings included blood gas values (pH, bicarbonate (HCO3), lactate), serum urea, creatinine and potassium levels at the beginning and end of CRRT. A p-value <0.05 was considered statistically significant for all comparisons. Data were analyzed using the IBM-SPSS Statistics for Windows, Version 27.0. Armonk, NY: IBM Corp. statistical package program. Results: A total of 134 patients were included in the study. While discontinuation was successful in 52 (38.8%) of the included patients; discontinuation was observed to be unsuccessful in 82 (61.2%) patients. In the comparison of successful and unsuccesful gruoups, no significant difference was found between the groups in terms of age, gender, APACHE II score and Charlson comorbidity index scores. It was found that the SOFA score was statistically significantly higher in the group in which CRRT was unsuccesfully terminated (p=0.003). The most common reason for discontinuation in the unsuccessfully discontinuated group was found to be discontinuation due to hemodynamic reasons (p<0.0001). UF rate was found to be higher in the group in which CRRT was unsuccessful compared to the group in which it was successful (p=0.004). The urine volume in the last 24 hours before starting CRRT was found to be higher in the successfully discontinuated group (p=0.001). In the group where SRRT was unsuccessful, both initial and final lactate levels were found to be significantly higher (p=0.018 and p<0.0001, respectively). Serum creatinine and urea levels at the time of CRRT discontinuated were found to be significantly higher in the group where CRRT was unsuccessfully discontinuated compared to successful discontinuated group (p=0.009, p=0.003, respectively) while serum bicarbonate and pH levels among blood gas values at the time of discontinuation were found to be significantly higher in the successful CRRT discontinuation group compared to the unsuccessful discontinuation group (p=0.016 and p=0.032, respectively). MV and vasopressor/inotropic support were observed significantly more frequently in the group in which CRRT was unsuccessfully discontinuated (p=0.006 and p=0.001, respectively). Kinetic GFR was found to be significantly higher in the group in which CRRT was successfully discontinuated compared to the group in which it was unsuccessfully discontinuated (p<0.0001). In the binary logistic regression analysis performed with all these variables (SOFA score, 24 hour urine volume before CRRT, UF rate, CRRT initial and final lactate levels, CRRT discontinuation serum creatinine, urea, bicarbonate and pH levels; MV support and vasopressor/inotropic treatment support and kGFR levels); four variables found to be independently significantly associated with termination success of CRRT were determined as SOFA score, MV support, serum lactate level at discontinuation and kGFR. It was also noted that kGFR and serum lactate level were the most significant variables. In the subgroup analysis of 87 patients whose CRRT sessions were discontinuated because the treatment target was achieved, it was observed discontinuation was successful in 46 (52.9%) of these patients. When the successful and unsuccessful discontinuation groups were compared, no significant difference was found between the groups in terms of age, gender, APACHE II, SOFA score and Charlson comorbidity index scores. However, it was determined that serum lactate level at the time of discontinuation (p=0.007), kGFR (p=0.034) and MV support (p=0.008) were independently associated with discontinuation success. When the cut-off value for kGFR was taken as 53.91 mL/min, it was found to predict successful discontinuation with 65% sensitivity and 68% specificity (AUC:0.724 (95% CI, 0.639-0.809) p<0.0001). Conclusion: In the short-term prediction of the success of discontinuation of CRRT, kGFR is an independent and significant parameter. In addition, the absence of MV support in patients undergoing CRRT, initial SOFA score and low lactate level at the time of discontinuation are other significant predictors of discontinuation success. In the future, multicenter studies focusing on kGFR are needed in the prediction of the success of discontinuation of CRRT.

Benzer Tezler

  1. Periton diyalizi hastalarında periton diyalizinin sonlandırılmasını etkileyen faktörlerin araştırılması

    Investigation of factors effecting the drop-out of peritoneal dialysis in patients undergoing peritoneal dialysis

    ERİM GÜLCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    NefrolojiAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA KELEŞ

  2. Septik şoktaki hastalarda sistemik vasküler direnç indeksi ile anatomik enfiye çukuru (snuff-box) resistif indeks arasındaki ilişki

    The relationship between systemic vascular resistance index and snuff-box resistive index in patients with septic shock

    İBRAHİM AFŞIN GÜNEY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve ReanimasyonBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT HALİLOĞLU

  3. Böbrek yetmezliği şekillenmiş kedi ve köpeklerde sürekli Renal Replasman Tedavisinin (CRTT) kan üre nitrojenin ve serum kreatinin değerlerine etkinliğinin araştırılması

    Investigation of the effectiveness of Continuous Renal Replacement Therapy (CRRT) on blood urea nitrogen and serum creatinine values in dogs and cats with renal failure

    HÜSEYİN GÜNGÖR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Veteriner HekimliğiKırıkkale Üniversitesi

    Veterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BUĞRAHAN BEKİR YAĞCI

  4. Kardiyovasküler cerrahide erken post-operatif dönemde laktik asidozun tedavisinde sürekli renal replasman tedavisinin yeri

    The role of continuous renal replacement therapy in the treatment of lactic acidosis during the early postoperative period in cardiovascular surgery

    MUSTAFA İMRE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÜNSAL VURAL

    DR. DİLEK ASLAN KUTSAL