Geri Dön

Azotemik ve non- azotemik kedilerde geçirgen bağırsak sendromu ile intestinal mukozal hasarlanmanın tespiti

Detection of intestinal mucosal damage with leaky gut syndrome in azotemic and non-azotemic cats

  1. Tez No: 950900
  2. Yazar: MERVE ÇOKLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KEREM URAL
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Veteriner Hekimliği, Veterinary Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Zonulin, DAO, Azotemi, Kidney, Acute, Chronic, Azotemia
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Veterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu projenin özgün değeri, azotemik ve non-azotemik kedilerde bağırsak geçirgenliği ile böbrek hastalıkları arasındaki ilişkilerin detaylı bir şekilde incelenmesine dayanmaktadır. Renal tutulum ile bağırsak geçirgenliğinin bozulduğu ve bu durumun böbrek hastalıklarıyla ilişkili olduğuna dair mevcut literatür, üremik toksinlerin bağırsak hücreleri üzerindeki olumsuz etkilerini ve mukozal bütünlüğün bozulmasını göstermektedir. Beşeride beyan edildiği üzere benzer şekilde azotemik kedilerde, bağırsak bariyerinin zarar görmesinin renal fonksiyonlarla ilişkili olduğunun ortaya konulması veteriner sahada literatür bulunmayan bu alandaki soruların cevaplanmasına olanak sağlayabilir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim dalında gerçekleştirildi. Prospektif çift kör planlanan araştırma kapsamında küçük hayvan kliniklerimize başvuruda bulunan farklı ırk, yaş ve her iki cinsiyetteki kediler arasından klinik rutin değerlendirme kapsamında sırası ile azotemik ya da anazotemik teşhisi konulan toplamda 35 kedi araştırmaya dahil edildi. Renal hasarı bulunan kediler kendi içerisinde azotemi durumuna göre de iki farklı gruba ayırıldı. Bulgular: sCr düzeyleri açısından gruplar arasında yapılan Kruskal-Wallis varyans analizi sonucunda, farklı evrelerdeki azotemik hayvanlar ile non-azotemik grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar tespit edildi. Non-azotemik grup ile Azotemik Evre III (p=0.001) ve Evre IV (p<0.001) grupları arasında, Azotemik Evre I ile Evre IV (p=0.001) grubu arasında da istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulundu. sCr düzeylerinin korelasyon analizinde, Pearson korelasyon katsayısı -0.479 (p=0.004) ve Spearman korelasyon katsayısı -0.777 (p<0.001) olarak hesaplandı. Bu bulgular, sCr düzeyleri ile değerlendirme kriteri arasında negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğunu gösterdi. Zonulin düzeyleri açısından yapılan karşılaştırmalarda, Non-azotemik grup ile Azotemik Evre III (p<0.001) ve x Evre IV (p<0.001), Azotemik Evre I ile Evre III (p=0.004) ve Evre IV (p=0.001) grupları arasında da anlamlı farklılıklar belirlendi. Zonulin düzeylerine ilişkin korelasyon analizinde, Pearson korelasyon katsayısı -0.452 (p=0.006) ve Spearman korelasyon katsayısı -0.598 (p<0.001) olarak hesaplandı. Bu sonuçlar, zonulin düzeyleri ile değerlendirme kriteri arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koydu. DAO düzeyleri için yapılan karşılaştırmalarda, Non-azotemik grup ile Azotemik Evre III (p<0.001) ve Evre IV (p<0.001) grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulundu. Bununla birlikte, Azotemik Evre I ile Evre IV (p=0.002) grubu arasında da anlamlı bir fark saptandı. Diğer grup karşılaştırmalarında anlamlılık düzeyine ulaşılamadı. DAO düzeylerine ilişkin korelasyon analizinde, Pearson korelasyon katsayısı 0.493 (p=0.003) ve Spearman korelasyon katsayısı 0.489 (p=0.003) olarak belirlendi. Bu bulgular, DAO düzeyleri ile değerlendirme kriteri arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğunu gösterdi. Gruplar birleştirildiğinde, azotemik hayvanlarda sCr, zonulin ve DAO düzeyleri sırasıyla 4,24 ± 0,73 mg/dL, 6,35 ± 1,15 ng/mL ve 6,93 ± 1,04 U/mL olarak belirlendi. Non-azotemik grupta ise aynı parametrelerin düzeyleri sırasıyla 0,60 ± 1,11 mg/dL, 0,99 ± 0,21 ng/mL ve 13,25 ± 1,60 U/mL olarak ölçüldü. Gruplar arasında yapılan karşılaştırmalarda, sCr ve zonulin düzeylerinin azotemik grupta istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek olduğu, DAO düzeylerinin ise non-azotemik grupta anlamlı olarak daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Sonuç: Bu tez çalışmasında elde ettiğimiz bulgulara bakarak intestinal permeabilitenin önemli bir biyobelirteci olan zonulin seviyeleri açısından özellikle evre III ve evre IV azotemik kedilerde ve yine intestinal mukozal hasarlanmanın önemli bir biyobelirteci olan DAO seviyeleri açısından evre II, evre III ve evre IV te gözlemlenen değişimler bağırsakböbrek ekseni kapsamında değerlendirme yapılması gerekliliğini işaret edilebilir. Bu yönüyle azotemik kedilerde yapılacak olan ve planlanan sağaltım girişlerimde ve prognostik faktörlerinde belirlenmesinde intestinal permeabilite artışının dikkate alınması gerektiği söylenebilir. Geçirgen bağırsak ile azotemi arasındaki ilişkinin bağırsak-böbrek ekseninde değerlendirilmesi gerek patogenezisin gerekse sağaltım protokollerinde değişimin habercisi olabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: The original value of this project is based on a detailed study of the relationships between intestinal permeability and renal disease in azotemic and non-azotemic cats. The existing literature that intestinal permeability is impaired with renal involvement and that this is associated with renal disease demonstrates the adverse effects of uremic toxins on intestinal cells and disruption of mucosal integrity. Similarly, demonstrating that damage to the intestinal barrier is associated with renal function in azotemic cats, as reported in the literature, may allow answering questions in this area where there is no literature in the veterinary field. Material and Methods: This study was conducted in the Department of Internal Medicine, Faculty of Veterinary Medicine, Adnan Menderes University, Aydın. Within the scope of the prospective double-blind study, a total of 35 cats of different breeds, ages and both sexes who were diagnosed as azotemic or anazotemic, respectively, within the scope of clinical routine evaluation among cats of different breeds, ages and both genus who applied to our small animal clinics were included in the study. Cats with renal damage were divided into two different groups according to their azotemia status. Results: As a result of Kruskal-Wallis analysis of variance between the groups in terms of sCr levels, statistically significant differences were found between the azotemic animals at different stages and the non-azotemic group. Statistically significant differences were also found between the non-azotemic group and the azotemic stage III (p=0.001) and stage IV (p<0.001) groups, and between the azotemic stage I and stage IV (p=0.001) groups. In the correlation analysis of sCr levels, Pearson correlation coefficient was -0.479 (p=0.004) and Spearman correlation coefficient was -0.777 (p<0.001). These findings showed that there was a negative and statistically significant relationship between sCr levels and the evaluation xii criterion. In the comparisons made in terms of zonulin levels, significant differences were determined between the non-azotemic group and Azotemic Stage III (p<0.001) and Stage IV (p<0.001), and between Azotemic Stage I and Stage III (p=0.004) and Stage IV (p=0.001) groups. In the correlation analysis of zonulin levels, Pearson correlation coefficient was - 0.452 (p=0.006) and Spearman correlation coefficient was -0.598 (p<0.001). These results revealed that there was a negative and significant relationship between zonulin levels and evaluation criteria. In the comparisons made for DAO levels, statistically significant differences were found between the non-azotemic group and Azotemic Stage III (p<0.001) and Stage IV (p<0.001) groups. However, a significant difference was also found between the Azotemic Stage I and Stage IV (p=0.002) groups. Significance level was not reached in other group comparisons. In the correlation analysis of DAO levels, Pearson correlation coefficient was 0.493 (p=0.003) and Spearman correlation coefficient was 0.489 (p=0.003). These findings showed a positive and statistically significant relationship between DAO levels and the evaluation criterion. When the groups were combined, sCr, zonulin and DAO levels in azotemic animals were 4.24 ± 0.73 mg/dL, 6.35 ± 1.15 ng/mL and 6.93 ± 1.04 U/mL, respectively. In the non-azotemic group, the levels of the same parameters were 0.60 ± 1.11 mg/dL, 0.99 ± 0.21 ng/mL and 13.25 ± 1.60 U/mL, respectively. In the comparisons between the groups, it was found that sCr and zonulin levels were significantly higher in the azotemic group, whereas DAO levels were significantly higher in the non-azotemic group (p<0.05). Conclusion: Based on the findings obtained in this thesis, the changes observed in stage II, stage III and stage IV azotemic cats in terms of zonulin levels, which is an important biomarker of intestinal permeability, and in stage II, stage III and stage IV in terms of DAO levels, which is an important biomarker of intestinal mucosal damage, may indicate the need for evaluation within the scope of the intestine-kidney axis. In this respect, it can be said that increased intestinal permeability should be taken into consideration in the planned treatment interventions and prognostic factors in azotemic cats. Interpretation of gut-renal axis through the relationship among leaky gut and azotemia, could be the meseenger of both pathogenesis and alterations in treatment protocoles.

Benzer Tezler

  1. Böbrek parankim hastalıklarında ultrasonografinin tanıya katkısı

    Başlık çevirisi yok

    ADNAN OKUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Radyoloji ve Nükleer TıpAtatürk Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

  2. Asfiksili term yenidoğanlarda böbrek fonksiyonlarının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    H.NURSEL ELÇİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDAN ŞİRİN

  3. Sağlam ve üremili şahıslarda eritrosit glutatyon redüktaz aktivitesine etkisinin incelenmesi

    The Effect of fad on erythrocyte glutathion reductase in uremic petients and healthy controls

    ZEKİ ARI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    BiyokimyaSelçuk Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İDRİS AKKUŞ

  4. Hematolojik malignitelerde tümör lizis sendromu

    Tumor lysis syndrome in hematological malignancies

    İLHAMİ İKA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    HematolojiAtatürk Üniversitesi
  5. Total parenteral beslenmede geliştirilen izlem protokolünün komplikasyonların görülme durumuna etkisi

    Başlık çevirisi yok

    AKLİME DİCLE (SARIKAYA)

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    HemşirelikEge Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV DIRAMALI