Tiroid nodüllerinde nondiagnostik (Bethesda 1) sonuçların öngörülmesinde 2d-shear wave elastografinin rolü
Role of 2d-shear wave elastography in predicting nondiagnostic (Bethesda I) results in thyroid nodules
- Tez No: 951303
- Danışmanlar: DOÇ. DR. OKAN GÜRKAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Tiroid Nodülü, Shear Wave Elastografi, İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi, Nondiagnostik Sitoloji, Bethesda Sınıflaması, Elastografi Oranı, Biyopsi Stratejisi, Thyroid Nodule, Shear Wave Elastography, Fine Needle Aspiration Biopsy, Nondiagnostic Cytology, Bethesda Classification, Elastography Ratio, Biopsy Strategy
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Hamidiye Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Tiroid nodüllerinde shear wave elastografi (SWE) temelli parametrelerin ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) öncesinde nondiagnostik sonuç riski yüksek olan nodülleri öngörmedeki tanısal değerini araştırmak ve elde edilen veriler ışığında, biyopsi stratejilerinin hasta bazında revize edilmesine katkı sunmak amaçlanmaktadır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, elastografi temelli risk değerlendirmesinin biyopsi protokollerinin kişiselleştirilmesinde nasıl bir rol üstlenebileceği tartışılacaktır. Literatürde, nondiagnostik nodüllerin SWE özelliklerini değerlendiren benzer bir çalışma bulunmamaktadır. Gereç ve Yöntem: Ağustos 2024-Mart 2025 tarihleri arasında SBÜ Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Radyoloji Kliniği'ne başvuran ve tiroid nodülü tanısı alan toplam 269 hasta çalışmaya dahil edildi. Klinik ve demografik veriler hastane kayıtlarından retrospektif olarak derlenmiştir. Tüm olgulara, Toshiba Aplio 500 cihazı ile standart ultrasonografi (USG) ve 2D-SWE uygulanarak nodülün minimum, maksimum ve ortalama elastisite değerleri ile komşu parankimden elastisite değerleri kaydedildi. Nodüller 2017 ACR TI-RADS kriterlerine göre sınıflandırıldı; aynı seansta alınan İİAB materyalleri, deneyimli patologlarca Bethesda Sistemi'ne göre sınıflandırıldı. Çalışmamızda nodüller nondiagnostik (Kategori I), benign (Kategori II) ve şüpheli-malign (Kategori III-VI) olarak üç ana grupta değerlendirildi. Bulguların istatistiksel analizinde, tanısal gruplar arasında anlamlılık saptanan parametreler için, klinik pratikte karar algoritmalarına uyumu artırmak amacıyla nondiagnostik ve şüpheli-malign gruplar birleştirilerek ikili sınıflama modeli de kullanıldı. ROC ve cut-off analizleri bu iki grup üzerinden ayrıca gerçekleştirildi. Bulgular: İİAB sonuçlarına göre olguların %22,3'ü nondiagnostik, %55,4'ü benign, %22,3'ü ise şüpheli-malign grupta yer aldı. Yaş, cinsiyet, nodül yerleşimi ve nodül çapı gibi temel demografik ve radyolojik değişkenlerde, nondiagnostik ve diagnostik gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). SWE parametreleri incelendiğinde, minimum, maksimum ve ortalama elastografi değerleri ile nodül/parankim oranı ve komşu parankim elastografi değerleri gruplar arasında anlamlı farklılık gösterdi (p<0,001). Özellikle, şüpheli-malign grupta elastografi değerleri benign gruba göre anlamlı derecede yüksekti. Nodül/parankim elastografi oranı için belirlenen ≥4,2 cut-off değeri, nondiagnostik nodülleri benign nodüllerden ayırt etmede %98 özgüllük ve %89,3 pozitif prediktif değer (PPV) ile yüksek tanısal doğruluk sağladı. Komşu parankim elastografi değerinde ≤9,25 cut-off için %70 duyarlılık ve %84,2 negatif prediktif değer (NPV) elde edildi. Benign ve nondiagnostik+şüpheli-malign gruplar arasında yapılan ROC analizlerinde, nodül/parankim elastografi oranı (cut-off≤2,47; AUC:0,759), komşu parankim elastografi değeri (cut-off >9,3; AUC:0,710) ve nodül ortalama elastografi değeri (cut-off ≤36,6 kPa; AUC:0,612) arasında anlamlı tanısal ayrım gücü gözlendi. En yüksek tanısal performans, nodül/parankim elastografi oranında izlendi. Sonuç: Bu çalışma, SWE temelli parametrelerin, tiroid nodüllerinde nondiagnostik biyopsi riski yüksek olguların biyopsi öncesinde öngörülmesinde etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle nodül/parankim elastografi oranı ve ortalama elastografi değeri, nondiagnostik sonuç alınabilecek veya malignite şüphesi olan nodüllerin erken ve güvenli biçimde tanımlanmasına olanak sağlamaktadır. Bulgular, elastografi tabanlı risk değerlendirmesinin biyopsi stratejilerinin bireyselleştirilmesine katkı sunabileceğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Background: This study aimed to investigate the diagnostic value of shear wave elastography (SWE)-based parameters in predicting thyroid nodules with a high risk of yielding nondiagnostic results prior to fine-needle aspiration biopsy (FNAB), and to assess how elastography-based risk stratification might contribute to patient-specific revision of biopsy strategies. To our knowledge, there is no previous study in the literature evaluating the SWE characteristics of nondiagnostic nodules. The role of elastography in individualizing biopsy protocols is discussed in light of the findings. Materials and Methods: A total of 269 patients diagnosed with thyroid nodules, who presented to the Interventional Radiology Clinic of SBÜ Gaziosmanpaşa Training and Research Hospital between August 2024 and March 2025, were included in this retrospective study. Clinical and demographic data were obtained retrospectively from hospital records. All patients underwent standard ultrasonography and 2D-SWE using a Toshiba Aplio 500 device; minimum, maximum, and mean elastography values of the nodules, as well as the elastography values of the adjacent normal parenchyma were recorded. Nodules were classified according to the 2017 ACR TI-RADS criteria, and FNAB specimens obtained in the same session were categorized by experienced pathologists according to the Bethesda System. In this study, nodules were grouped into three main categories: nondiagnostic (Category I), benign (Category II) and suspicious-malignant (Category III-VI). In the statistical analysis, for parameters showing significant differences among the diagnostic groups, a binary classification model was also applied by combining the nondiagnostic and suspicious/malignant groups to improve alignment with clinical decision algorithms. ROC and cut-off analyses were performed based on this dichotomous grouping. Results: According to FNAB results, 22.3% of the cases were nondiagnostic, 55.4% were benign, and 22.3% were classified as suspicious/malignant. There were no significant differences between nondiagnostic and diagnostic groups regarding basic demographic and radiological variables such as age, sex, nodule location and nodule size (p>0.05). Analysis of SWE parameters revealed significant differences between groups in minimum, maximum and mean elastography values, as well as in nodule/parenchyma ratio and adjacent parenchyma elastography values (p<0.001). Notably, elastography values were significantly higher in the suspicious/malignant group compared to the benign group. A cut-off value of ≥4.2 for the nodule/parenchyma elastography ratio provided high diagnostic accuracy in distinguishing nondiagnostic from benign nodules, with 98% specificity and 89.3% positive predictive value. For the adjacent parenchyma elastography value, a cut-off of ≤9.25 yielded a sensitivity of 70% and a negative predictive value of 84.2%. In ROC analyses comparing benign and nondiagnostic+suspicious-malignant groups, the nodule/parenchyma elastography ratio (cut-off ≤2.47; AUC: 0.759), adjacent parenchyma elastography value (cut-off >9.3; AUC: 0.710) and mean nodule elastography value (cut-off ≤36.6 kPa; AUC: 0.612) all demonstrated significant diagnostic discrimination. The highest diagnostic performance was observed for the nodule/parenchyma elastography ratio. Conclusion: This study demonstrates that SWE-based parameters are effective in pre-biopsy prediction of thyroid nodules at high risk for nondiagnostic FNAB outcomes. Particularly, the nodule/parenchyma elastography ratio and mean elastography value enable early and reliable identification of nodules likely to yield nondiagnostic or suspicious-malignant results. Our findings indicate that elastography-based risk assessment may contribute to the individualization of biopsy strategies in the management of thyroid nodules.
Benzer Tezler
- Normal-hipertiroidi ve hipotiroidi'li kişilerde prostaglandin-benzeri aktivite tayini
Serum prostaglandin-like activity assay in normal hyperthyroid and hypothyroid individuals
NECLA MAVİOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1984
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıCumhuriyet ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU
- Anne ve yenidoğanda T4 ve TSH düzeylerinin ölçülmesi ve tiroid fonksiyonlarının incelenmesi
Başlık çevirisi yok
HATİCE YENER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEZER HATEMİ
- Sıçan glandula thyroidea'sının innervasyonu ve parankima hücreleri'ne ilişkin ışık mikroskobik bulgular
Başlık çevirisi yok
MELDA YARDIMOĞLU
- Konjenital hipotiroidizm "li çocuklarda somatik ve mental gelişimin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
FERAL ÖZALP
- Hipertiroidi'nin radyoaktif iyot (1-131) ile tedavisinde, lenfositlerde spontan DNA sentezinin 14 C-timidin inkorporasyonu ile incelenmesi
Başlık çevirisi yok
ÖMER N. YİĞİTBAŞI
Doktora
Türkçe
1982
Biyofizikİstanbul ÜniversitesiFizyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. A. İRFAN URGANCIOĞLU