Unmasking anti-gender discourse: Its implementation as a tool for polarization in Turkey and Hungary
Cinsiyet karşıtı söylemin analizi: Türkiye ve Macaristan'da kutuplaştırma aracı olarak kullanımı
- Tez No: 954235
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ESRA İŞSEVER EKİNCİ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Siyasal Bilimler, Political Science
- Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet-Karşıtı, Söylem, Damgalama, Güvenlikleştirme, Kutuplaşma, Cinsel ve toplumsal cinsiyet azınlıkları, Anti-gender, Discourse, Stigmatization, Securitization, Polarization, Sexual and gender minorities
- Yıl: 2025
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi
- Enstitü: Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kutuplaşma literatürü kültürel ayrımları ve kinciliği siyasi bölünmelerin kaynağı olarak tanımlasa da, cinsiyet karşıtı söylemin bir kutuplaşma aracı olarak nasıl işlediğini sistematik biçimde incelememiştir. Bu tez Somer ve McCoy'un (2019) yıkıcı kutuplaşma çerçevesinden yola çıkarak, elitlerin cinsiyet karşıtı retoriği toplumsal bölünmeleri derinleştiren bir mekanizma olarak nasıl kullandığını incelemektedir. Çalışmada kutuplaşmayı, güvenlikleştirme ve damgalama teorileriyle birleştirerek siyasal elitin benimsediği araçların çeşitliliği analiz edilmektedir. Araştırma, Türkiye ve Macaristan'ı karşılaştırmalı olarak inceleyerek benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu tez, Recep Tayyip Erdoğan, Süleyman Soylu ve Viktor Orbán'ın söylemlerini çözümleyerek kutuplaşma literatürüne toplumsal cinsiyet perspektifi kazandırmayı hedeflemektedir. Bu üç siyasi aktör, üreme ve cinsel hakları ile toplumsal cinsiyet kimliğini ulusal kimlik ve aile değerlerine yönelik varoluşsal tehditler olarak çerçevelendirmektedir. Toplumsal cinsiyet, kutuplaşma, güvenlikleştirme ve damgalama teorilerinden yararlanarak, çalışmada bu liderlerin söylemsel stratejilerinin dışlayıcı politikaları nasıl meşrulaştırdığı araştırılmaktadır. Çalışmada, liderlerin konuşmalarına yönelik sistematik içerik analizini MAXQDA kodlaması ile Foucaultcu söylem analizini kullanılmıştır. Bu ikili yaklaşım, cinsiyet karşıtı retorikte tekrar eden temaları, çerçeveleme kalıplarını ve duygusal tonu tespit etmeyi mümkün kılmıştır. Tezde her üç lider için iki farklı türde grafik yer almaktadır: kelime eğilimleri ve kod eğilimleri. Bulgular, Erdoğan, Soylu ve Orbán'ın ortak bir ideolojik çerçeveyi paylaştığını, ancak cinsiyet karşıtı söylemi farklı biçimlerde işlevselleştirdiklerini ortaya koymaktadır. Ampirik verileri kuramsal içgörülerle birleştirerek, bu tez toplumsal cinsiyet temelli anlatıların seçimsel gücü sürdürmede ve toplumsal bölünmeleri derinleştirmede oynadığı rolün anlaşılmasına katkı sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
While polarization literature identifies cultural cleavages and grievances as creating political divisions, it has not systematically examined how anti-gender discourse functions as a tool of polarization. Drawing on Somer and McCoy's (2019) framework of pernicious polarization, I examine how elites deploy anti-gender rhetoric as a mechanism to deepen societal divisions. Combining polarization with theories of securitization and stigmatization, I analyze the diversity of tools adopted by political elite. The research comparatively analyzes Turkey and Hungary in order to explore similarities and differences. This thesis attempts to fill the gap in the literature by bringing a gender perspective to polarization literature by deciphering the rhetoric of Recep Tayyip Erdoğan, Süleyman Soylu, and Viktor Orbán, three political figures who frame reproductive and sexual rights and gender identity as existential threats to national identity and family values. Drawing on theories of gender, polarization, securitization, and stigmatization, the study investigates how these leaders' discursive strategies legitimize exclusionary policies. I combine systematic content analyses of speeches through MAXQDA coding with Foucauldian discourse analysis. This dual approach made it possible to identify recurring themes, framing patterns, and the emotional tone embedded within anti- gender rhetoric. Two different types of graphs are included for all three leaders in this thesis: word trends and code trends. Findings reveal that Erdoğan, Soylu, and Orbán share a common ideological framework, however, they operationalize anti gender discourse differently. By integrating empirical evidence with theoretical insights, this thesis contributes to understanding the role of gendered narratives in sustaining electoral power and deepening societal divides.
Benzer Tezler
- İstanbul piyasasında tüketime sunulan ayranların fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik kalite kriterleri üzerine bir araştırma
A Research on the quality creater of physico-chemical and microbiological yogurt drinks consumed at Istanbul marketing
ÖZLEM KANGALOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1999
Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul ÜniversitesiBesin Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. HARUN AKSU
- Orthogonally functionalizable maleimide based styrenic polymers
Ortogonal olarak işlevselleştirilebilen maleimid kökenli stirenli polimerler
İDİL İPEK YILMAZ
Yüksek Lisans
İngilizce
2009
Polimer Bilim ve TeknolojisiBoğaziçi ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. RANA SANYAL
- Organik zeytin yetiştiriciliğine karar verme davranışı üzerinde etkili olan faktörlerin analizi
The analysis of factors which are effective on decision making behavior for organic olive cultivation
ÖZDAL KÖKSAL
- Maleimide based thiol reactive hydrogels and polymers from orthogonally functionalizable biodegradable dendrons
Ortogonal olarak işlevselleştirilebilen biyobozunur dendronlardan elde edilen maleimid kökenli tiol reaktif hidrojel ve polimerler
SEBLA ONBULAK