Geri Dön

Postmenopozal kadınlarda kemik mineral yoğunluğu ile plantar fasya morfolojisi arasındaki ilişkinin araştırılması

investigation of the relationship between bone mineraldensity and plantar fascia morphology in postmenopausal women

  1. Tez No: 955112
  2. Yazar: PELİN MENEMENCİOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MURAT KARA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Physical Medicine and Rehabilitation
  6. Anahtar Kelimeler: Osteoporoz, plantar fasiit, D vitamini, ultrason, Kemik ve kemikler, Osteoporoz-postmenopozal, Plantar fasya, Osteoporosis, plantar fasciitis, vitamin D, ultrasound, Bone and bones, Osteoporosis-postmenopausal, Plantar fascia
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Menemencioğlu P., Postmenopozal Kadınlarda Kemik Mineral Yoğunluğu ile Plantar Fasya Morfolojisi Arasındaki İlişkinin Araştırılması, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Uzmanlık Tezi, Ankara, 2025. Çalışmanın amacı, postmenopozal kadınlarda kemik mineral yoğunluğu (KMY) ile plantar fasya morfolojisi arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Çalışmaya 242 postmenopozal kadın birey alındı. Katılımcıların demografik bilgileri/klinik özellikleri kaydedildi ve uzun süreli istirahat sonrası ilk birkaç adımda topuk ağrısı varlığı sorgulandı. Plantar fasya kalınlıkları ve aşil kalınlıkları ultrasonografi kullanılarak ölçüldü. Kalkaneal spur varlığı kaydedildi ve pes planus/pes kavus varlığı açısından katılımcılar değerlendirildi. Katılımcılar plantar fasiit varlığına göre iki gruba ayrıldı. İki grubunun klinik özellikleri ve görüntüleme/laboratuvar bulguları karşılaştırıldı. Plantar fasiiti öngören ikili regresyon analizlerinde yaş, boy, kilo, sigara kullanımı, diyabetes mellitus, pes planus, kalkaneal spur, D vitamini eksikliği ve femur boyun T skoru parametrelerinden; yaş, pes planus, kalkaneal spur, D vitamini eksikliği ve femur boyun T skorunun plantar fasiitin önemli öngörücüleri olduğu saptandı (tüm p<0,05). Osteoporozun dahil edildiği ikili regresyon analizinde ise osteoporoz ile plantar fasiit arasında ilişki bulunmadı (p>0,05). Bireyler femur boyun KMY değerlerine göre çeyreklik yöntemiyle dört eşit gruba ayrıldı ve ve bu gruplar ikili regresyon analizine dahil edildi. Femur boyun KMY değerlerine göre 4. çeyreklikte bulunmanın plantar fasiitin önemli bir öngörücüsü olduğu sonucuna varıldı (p<0,05). Plantar fasiiti olan ve olmayan grupta çok değişkenli lineer regresyon analizinde plantar fasya kalınlığı ile femur boyun T skoru arasında ilişki bulunmadı (p>0,05). Sonuç olarak yaş, pes planus, kalkaneal spur, D vitamini eksikliği ve yüksek femur boyun KMY'nin plantar fasiit ile bağımsız olarak ilişkili olduğu (tüm p<0,05), osteoporozun ise plantar fasiit ile ilişkili olmadığı gösterildi (p>0,05). Yüksek femur boyun KMY değeri, pes planus/kalkaneal spur varlığı ve D vitamini eksikliği, plantar fasiit gelişimi ile ilişkili olabileceğinden, klinik değerlendirmelerde göz önünde bulundurulması, hastalığın önlenmesi ve tedavi sürecinin planlanmasında faydalı olabilir.

Özet (Çeviri)

Menemencioğlu P., Investigation of the Relationship Between Bone Mineral Density and Plantar Fascia Morphology in Postmenopausal Women, Hacettepe University Medical School, Thesis In Physical and Rehabilitation Medicine, Ankara, 2025. The aim of this study is to evaluate the relationship between bone mineral density (BMD) and plantar fascia morphology in postmenopausal women. A total of 242 postmenopausal women were included in the study. Demographic data and clinical characteristics of the participants were recorded, and the presence of heel pain after prolonged rest, particularly during the first few steps, was questioned. The thickness of the plantar fascia and Achilles tendon were measured using ultrasonography. The presence of calcaneal spur was recorded, and participants were assessed for pes planus/pes cavus. The participants were divided into two groups based on the presence of plantar fasciitis. Clinical characteristics, imaging, and laboratory findings of the two groups were compared. The binary logistic regression analysis which included age, height, weight, smoking status, diabetes mellitus, pes planus, calcaneal spur, vitamin D deficiency, and femur neck T-score as parameters revealed that age, pes planus, calcaneal spur, vitamin D deficiency, and femur neck T-score were significant predictors of plantar fasciitis (all p<0.05). The binary logistic regression analysis including osteoporosis revealed that there was no relationship between osteoporosis and plantar fasciitis (p>0.05). Participants were divided into four equal groups according to their femur neck BMD values using the quartile method, and these groups were included in the binary regression analysis. It was concluded that being in the 4th quartile of femur neck BMD was a significant predictor of plantar fasciitis (p<0.05). The multivariable linear regression analysis revealed no relationship between plantar fascia thickness and femoral neck T-score in the plantar fasciitis and non-plantar fasciitis groups (p>0.05). In conclusion, age, pes planus, calcaneal spur, vitamin D deficiency, and high femur neck BMD were found to be independently associated with plantar fasciitis (all p<0.05), while osteoporosis was not found to be associated with plantar fasciitis (p>0.05). Since high femur may be associated with the development of plantar fasciitis, these factors should be considered in clinical assessments. This could be beneficial in the prevention and treatment planning process of the disease.

Benzer Tezler

  1. Postmenopozal kadınlarda kemik mineral yoğunluğu ile östrojen reseptör alfa ve kollajen tip 1 alfa 1 gen polimorfizmlerinin ilişkisi

    Association of estrogen receptor alpha and collagen type 1 alpha 1 gene polymorphisms with bone mineral density in postmenopausal women

    MÜJGAN ÖZDEMİR ERDOĞAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    GenetikEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA SOLAK

    PROF. DR. SEVİLHAN ARTAN

  2. Postmenopozal kadınlarda kemik mineral yoğunluğu ile vücut kompozisyonu ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

    Evaluation of body mineral density and body composition and quality of life in postmenoposal women

    BURCU KARADAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiSelçuk Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAMİLE MARAKOĞLU

  3. Kadınlarda postmenopozal dönemdeki kemik mineral yoğunluğu ile farklı kollajen tip 1 alfa1 genotipleri arasındaki ilişki

    The relationship between bone mineral dansity and different genotypes of collagen type 1 alpha1 in postmenopausal women

    AYŞE OYA ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonGazi Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. FATMA ATALAY

  4. Postmenopozal kadınlarda sarkopeni ile kemik mineral yoğunluğu, denge, düşme korkusu ve fiziksel performans ilişkisi

    The relationship between sarcopenia and bone mineraldensity, balance, fear of falls and physical performance inpostmenopausal women

    ESRA METKO

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEŞE ÖLMEZ SARIKAYA

  5. Postmenopozal osteoporozlu kadınlarda kemik mineral yoğunluğu ve 25-OH-D3'ün oksidatif stres belirteçleri ve serum omentin-1 düzeyleri ile ilişkisi

    Postmenopausal osteoporosis women with bone mineral density and 25-OH-D3 oxidative stress statistics and serum omness-1 levels relationship

    OKAN DİKKER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Biyokimyaİstanbul Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SELDAĞ BEKPINAR