Geri Dön

ST elevasyonu olmayan akut koroner sendrom kliniğiyle yatırılan 75 yaş üstü hastalarda girişimsel tedavinin klinik sonlanımlarla ilişkisi ve koroner revaskülarizasyon öyküsünün tedavi stratejisinin belirlenmesindeki etkisi

Association of invasive treatment with clinical outcomes in patients aged over 75 hospitalized with non-ST elevation acute coronary syndrome and the role of prior coronary revascularization in treatment strategy selection

  1. Tez No: 955189
  2. Yazar: SERCAN DEVECİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET BARAN KARATAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: yaşlı, invaziv strateji, komorbiditeler, NSTEAKS, elderly, invasive strategy, comorbidities, NSTEACS
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Amaç: Bu çalışmada, 75 yaş ve üzeri non-ST elevasyonlu akut koroner sendrom (NSTE-AKS) hastalarında uygulanan invaziv ve konservatif tedavi stratejilerinin uzun dönem klinik sonuçlar üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Ayrıca, revaskülarizasyon öyküsü ve eşlik eden komorbiditelerin tedavi stratejilerinin etkinliği üzerindeki potansiyel etkileşimi değerlendirilmiştir. Yöntem: Retrospektif olarak 896 hastayı içeren bu çalışmada, hastalar uygulanan tedavi stratejisine göre invaziv (n=370) ve konservatif (n=526) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Primer sonlanım noktası tüm nedenlere bağlı mortaliteydi. Sekonder sonlanım ise serebrovasküler olay, ölüm dışı miyokard enfarktüsü ve kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatışın oluşturduğu kompozit bir sonlanım olarak tanımlandı. Çok değişkenli Cox regresyon analizleri ile tedavi stratejilerinin sonlanımlar üzerindeki etkisi değerlendirildi. Ayrıca hastalar, yaş, Charlson Komorbidite İndeksi (CKİ) ve revaskülarizasyon öyküsüne göre alt gruplara ayrılarak analiz edildi. Bulgular: İnvaziv tedavi, tüm nedenlere bağlı mortaliteyi anlamlı şekilde azaltmıştır (HR: 0.64; p<0.001). Bu fayda, hem 75–83 yaş (HR: 0.39) hem de 84–96 yaş grubunda (HR: 0.57) korunmuştur. Komorbidite yükü düşük (CKİ ≤4) ve revaskülarizasyon öyküsü olmayan hastalarda invaziv stratejinin etkisi daha belirgin olup, bu alt gruplarda anlamlı etkileşim izlenmiştir (p<0.05). Sekonder sonlanım açısından invaziv yaklaşım tek değişkenli analizde fayda göstermiş olsa da, çok değişkenli modelde bu fark istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır (p=0.93). Sonuç: İleri yaş NSTE-AKS hastalarında invaziv strateji, uzun dönem mortalite ve majör kardiyovasküler olaylar açısından anlamlı fayda sağlamaktadır. Hastaların tedavi kararlarında yaşın yanı sıra koroner girişim öyküsü ve komorbidite yükü gibi faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Aim: This study aimed to investigate the impact of invasive and conservative treatment strategies on long-term clinical outcomes in patients aged 75 years or older presenting with non-ST elevation acute coronary syndrome (NSTE-ACS). Additionally, the potential interaction between treatment strategy and factors such as prior revascularization history and comorbidity burden was evaluated. Methods: This retrospective study included 896 patients who were divided into two groups based on the treatment strategy: invasive (n=370) and conservative (n=526). The primary endpoint was all-cause mortality. The secondary composite endpoint consisted of non-fatal myocardial infarction, stroke, and hospitalization due to heart failure. The effect of treatment strategy on outcomes was assessed using multivariable Cox regression analyses. Subgroup analyses were performed according to age, Charlson Comorbidity Index (CCI), and history of coronary intervention. Results: Invasive treatment significantly reduced all-cause mortality (HR: 0.64; p<0.001). This benefit was observed consistently in both the 75–83 age group (HR: 0.39) and the 84–96 age group (HR: 0.57). The survival advantage of the invasive strategy was more pronounced in patients with lower comorbidity burden (CCI≤4) and those without prior revascularization, with significant interaction observed in these subgroups (p<0.05). Although invasive treatment showed a favorable effect on the secondary outcome in univariable analysis, this association was not statistically significant in the multivariable model (p=0.93). Conclusion: Invasive strategy is associated with a significant long-term survival benefit in elderly patients with NSTE-ACS. However, treatment decisions should also consider individual factors such as age, history of coronary intervention, and comorbidity burden.

Benzer Tezler

  1. Çimentonun sertleşmesi üzerinde kimyasal komponentlerin etkisi

    Başlık çevirisi yok

    NACİYE TÜRKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CEBE

  2. Posterior fossa tümörleri

    Başlık çevirisi yok

    SERHAT AYDINER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NöroşirürjiGazi Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı

  3. Kuyruk modelleri ve analizi üzerine bir uygulama

    Başlık çevirisi yok

    DİDEM ÖZPULAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    İstatistikEge Üniversitesi

    Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FİKRET İKİZ

  4. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER