Geri Dön

Hatırlamanın iktidarı: Millî anma günlerinin toplumsal hafızadaki rolü 27 Mayıs ve 15 Temmuz örnekleri üzerinden karşılaştırmalı bir inceleme

The power of remembrance: The role of national commemoration days in collective memory — A comparative analysis of May 27 and July 15

  1. Tez No: 955252
  2. Yazar: SANEM ECEM AKÇAY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖMER AYKUT ÇELEBİ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Siyasal Bilimler, Political Science
  6. Anahtar Kelimeler: Bellek, Hafıza, Toplumsal Hafıza, Anlam Borcu, Ritüel ve Tören, Ulusal Anma ve Bayramlar, 27 Mayıs, 15 Temmuz, 15 Temmuz 2016 müdahalesi, 27 Mayıs 1960 ihtilali, Kurucu hafıza, Kültürel bellek, Milli bayramlar, Resmi hafıza, Toplumsal bellek, Yeniden hatırlama, Memory, Collective Memory, Ritual and Ceremony, May 27 Coup, July 15 Coup Attempt, 15 July 2016 intervention, 27 May 1960 revolution, Constitutional memory, Cultural memory, National holiday, Official memory, Social memory, Rememory
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Siyaset Bilimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İnsan toplulukları, neredeyse her çağda ve her coğrafyada akıp giden zamanın bozunma eğilimine karşı topluluğun sahip olduğu bilgiyi muhafaza etmek üzere toplumsal hafızaya sahip olmuştur. Özellikle antikitenin zamanı, kaybolup yeniden doğan döngüsel bir zamana denk düşer. Döngüsel zaman meşruiyetini geçmişten, altın çağın ve düzenli kozmosun yitip gitmesinin ardından ölümün ve bozulmanın ortaya çıktığı andan alır (Vernant, 2018). Toplumsal hafızanın sürekliliği, geleneğin sürekliliği ve uzun vadede toplumun sürekliliği olarak anlaşılmıştır. Bu açıdan bir arada yaşamak hem kendini hem de başkalarını hatırlamayı gerektirir ve bu, Halbwachs'ın hafızanın toplumsal çerçeveleri olarak adlandırdığı durumdur (Halbwachs, 2022). Hatırlama edimi toplumsal kabullerle ve şartlarla doğrudan bağlantılıdır. Hafızanın kuşaklar arası aktarımını mümkün kılan anlatılar, mitolojiler, ritüeller, törenler ve hafıza mekânlarına rağmen geçmiş sabitlenebilir bir gerçeklik değildir. Özellikle ulus devletlerin ve tarih biliminin geliştiği dönemde hafızanın işlevi, sembollerin aktarımı değil topluma ilişkin sürekliliğin iktidarın meşruiyeti üzerinden tatbik edildiği bir araç haline gelmiştir. Hatırlama ve unutma edimleri doğal işleyişinin dışında özellikle bayramlar, anma günleri ve anıtsal mekânlar eliyle manipüle edilebilir ve bir politika konusu haline getirilebilir. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti'nin durumunu, özellikle darbe ve darbe girişimi sonrası anma günlerinin toplumsal hafızadaki işlevlerinin irdelenmesi gerekir.

Özet (Çeviri)

Human communities and societies, across nearly all historical periods and geographies, have possessed forms of collective memory to preserve communal knowledge against the entropic nature of time. In antiquity, time was conceived as cyclical—a recurrent flow wherein disappearance was followed by rebirth. This notion of cyclical time derived its legitimacy from the past, specifically from the moment when the golden age and a harmonious cosmos were lost, thereby giving rise to death and decay (Vernant, 2018). The continuity of collective memory has been interpreted as the continuity of tradition, and in the long term, of society itself. In this respect, coexisting within a society necessitates the act of remembering both oneself and others—what Halbwachs defines as the“social frameworks of memory.”(Halbwachs, 2022) The act of remembering is inherently linked to social conventions and conditions. Despite the presence of narratives, mythologies, rituals, ceremonies, and sites of memory that facilitate intergenerational transmission, the past does not constitute a fixed or immutable reality. Particularly with the emergence of nation-states and the institutionalization of historiography, the function of memory shifted from the transmission of symbolic heritage to an instrument for asserting continuity through the legitimization of political power. Practices of remembering and forgetting, beyond their organic dynamics, may be deliberately shaped—especially through national holidays, commemorative events, and monumental spaces—thus becoming subjects of political intervention. In this context, it is necessary to examine the case of the Republic of Turkey, especially in terms of the role of commemorative days following coups and coup attempts in shaping collective memory.

Benzer Tezler

  1. Das Polaritaetsproblem in Hermann Hesses Erzahlung“Narziss und Goldmund”

    Başlık çevirisi yok

    SIRMA BELİN

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1989

    Alman Dili ve Edebiyatıİstanbul Üniversitesi

    Alman Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YÜKSEL ÖZOĞUZ

  2. Çıraklık kurslarına katılma eğilimleri: Küçük sanayide çalışan çıraklara yönelik bir değerlendirme

    Başlık çevirisi yok

    S.ŞÜKRÜ ARGIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Eğitim ve ÖğretimEge Üniversitesi

    Kurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERCAN TATLIDİL

  3. A Neural network model for pattern recognition

    Başlık çevirisi yok

    ASIM ÖZGÜR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1990

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiBoğaziçi Üniversitesi

    Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OKYAY KAYNAK

  4. Elazığ il merkezindeki çeyizlerde bulunan hammaddesi lif olan elsanatları ürünleri

    Başlık çevirisi yok

    HÜLYA SERPİL ŞAHİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    El SanatlarıGazi Üniversitesi

    PROF.DR. FİRDEVS KAYA