Geri Dön

Koroner arter bypass grefti işlemi sonrası akut böbrek hasarı gelişen hastalarda risk faktörlerin belirlenmesi ve prognozun değerlendirilmesi

Determination of risk factors and evaluation of prognosis in patients with acute kidney injury following coronary artery bypass grafting

  1. Tez No: 957911
  2. Yazar: GÖZDE NUR TEKELİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE ZEYNEP BAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, İç Hastalıkları, Nephrology, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Akut böbrek hasarı, Koroner arter bypass grefti, Acute kidney injury, Coronary artery bypass graft
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Koroner arter bypass grefti (CABG) azalmış komplikasyasyonları ve yüksek sağkalım oranı ile ön plana çıkan yılda dünya çapında yaklaşık 400 bin kez yapılan cerrahi bir operasyondur. Azalmış komplikasyonlara rağmen operasyondan sonra gelişen akut böbrek hasarı mortalite ve uzun dönemde morbiditeyle yakından ilişkilidir.(1,2) Kardiyak cerrahi sonrası gelişen akut böbrek hasarı %1-30 sıklığında izlenir.Bu grup içerisindeki hemodiyaliz destek tedavisi gerektiren akut böbrek hasarı sıklığı iseyaklaşık %5 oranında görülmektedir.(3) Çalışmamızda önceliğimiz koroner arter bypass greft cerrahisi ile ilişkili akut böbrek hasarına sebep olabilecek çoklu risk faktörlerini belirlemek ve prognozudeğerlendirmektir. Bu sayede hastaya erken dönemde müdahale sağlanması, akut böbrek hasarı insidansını azaltabilmek ve hastaya etkin yaklaşımın belirlenmesine katkı sağlanması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif-kohort ve tek merkezli planlandı. 1 Ocak 2021- 1 Ocak 2024 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araşırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahi yataklı servisinde takip edilen koroner arter bypass grefti işlemi yapılan hastalar araştırılarak 306 hasta dosyası incelendi. Hastalara ait veriler hasta dosyası ve hastane bilgi sistemi kullanılarak tarandı. Bulgular: Çalışma grubunun %27,3'ünde (n=69) akut böbrek hasarı (ABH) geliştiği belirlenmiş olup, renal replasman tedavisi (RRT) gereksinimi %1,6 (n=4) oranındaydı. ABH gelişen ve gelişmeyen grupla karşılaştırmada ileri yaş, HT, DM, KBH ve KOAH varlığı anlamlı bulundu. Preoperatif laboratuvar parametrelerinde üre, kreatinin yüksekliği ve GFR, HCO3 düşüklüğü istatistiksel anlamlı bulundu. Postoperatif dönemde üre, kreatinin, AST, ALT, Na yüksekliği ve GFR, pH, HCO3 düşüklüğü ABH insidansı için istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Univariate analizinde anlamlı çıkan parametreler multivariete lojistik regresyon analize dahil edilerek preopetif ve postoperatif GFR değeri modele katkı gösterdi. Yapılan ileri analizde anlamlı bulunan parametrelerin ABH öngörrme gücüne bakıldı ROC analizde duyarlılık ve özgüllük postoperatif laboratuvar parametrelerinde daha yüksekti ve belirlenen eşik değerler ile CART algoritması oluşturuldu. Postoperatif dönemde GFR < 66,5 mL/dk/1.73 m², üre ≥ 44,5 mg/dL ve HCO₃ < 24,35 mmol/L olan hastalar ABH gelişimi yüksek risk grubuna dâhil edilmiştir. Sonuç: CABG ilişkili ABH gelişiminde anlamlı bulduğumuz ileri yaş, HT, DM, KBH ve KOAH risk faktörü olarak değerlendirildi. Hastane yatış süresi ABH gelişenlerde daha uzundu. Preoperatif döneme ait üre, kreatinin yüksekliği ve GFR, HCO3 düşüklüğü anlamlı bulundu. Postoperatif dönemde üre, kreatinin, AST, ALT, Na yüksekliği ve GFR, pH, HCO3 düşüklüğü ABH insidansı için anlamlı bulundu. Çok değişkenli analiz ile preoperatif ve postoperatif GFR bağımsız risk faktörü olarak bulundu. Çalışmamızda anlamlı çıkan parametreler arasından ABH öngörücülüğü yüksek bulduğumuz postoperatif GFR , üre ve HCO3 değişkenleri ile klinik karar ağacı modeli oluşturduk.Klinik algoritma önerimizle de yüksek riskli hasta grubunun yakın laboratuvar takibi, sıvı-elektrolit dengesi izlemi ve önleyici müdahalelerin başlanmasına olanak sağladık.

Özet (Çeviri)

PURPOSE: Coronary artery bypass grafting (CABG) is a surgical procedure performed approximately 400,000 times worldwide annually, characterized by reduced complications and a high survival rate. Despite these reduced complications, postoperative acute kidney injury is closely associated with mortality and long-term morbidity. (1,2) Acute kidney injury following cardiac surgery is observed at a frequency of 1-30%. Among this group, the incidence of acute kidney injury requiring hemodialysis support is approximately 5%. (3) Our study prioritized identifying multiple risk factors that may contribute to acute kidney injury associated with coronary artery bypass graft surgery and assessing prognosis. This aimed to provide early intervention, reduce the incidence of acute kidney injury, and contribute to the development of an effective management strategy. Materials and Methods: Our study was a retrospective, cohort, single-center study. Patients who underwent coronary artery bypass grafting and were followed up in the Cardiovascular Surgery inpatient unit of Ankara Training and Research Hospital between January 1, 2021, and January 1, 2024, were investigated, and 306 patient files were reviewed. Patient data were scanned using the patient files and the hospital information system. Findings: Acute kidney injury (AKI) was determined in 27.3% (n=69) of the study group, and renal replacement therapy (RRT) was required in 1.6% (n=4). Advanced age, hypertension, diabetes, CKD, and COPD were found to be significant in the comparison of the groups that developed AKI and those that did not. Preoperative laboratory parameters included elevated urea, creatinine, and decreased GFR and HCO3. Postoperatively, elevated urea, creatinine, AST, ALT, and sodium levels, and decreased GFR, pH, and HCO3, which were found to be statistically significant for the incidence of AKI. Parameters found to be significant in the univariate analysis were included in the multivariate logistic regression analysis, and preoperative and postoperative GFR values contributed to the model. Further analysis examined the predictive power of the significant parameters for AKI. ROC analysis revealed higher sensitivity and specificity for postoperative laboratory parameters, and the CART algorithm was created using the specified threshold values. Patients with postoperative GFR < 66.5 mL/min/1.73 m², urea ≥ 44.5 mg/dL, and HCO₃ < 24.35 mmol/L were included in the high-risk group for AKI development. Conclusion: Advanced age, hypertension, diabetes mellitus, CKD, and COPD, which we found to be significant in the development of CABG-associated AKI, were considered risk factors. Hospitalization time was longer in those who developed AKI. Preoperative urea and creatinine elevations and GFR and HCO₃ decreases were found to be significant. Postoperatively, elevated urea, creatinine, AST, ALT, and sodium levels, and decreased GFR, pH, and HCO3 were found to be significant predictors of AKI. Multivariate analysis revealed preoperative and postoperative GFR as independent risk factors. Among the significant parameters in our study, we constructed a clinical decision tree model using postoperative GFR, urea, and HCO3, which we found to be highly predictive of AKI. Our clinical algorithm recommendation allowed for close laboratory monitoring, fluid and electrolyte balance monitoring, and the initiation of preventive interventions in the high-risk patient group.

Benzer Tezler

  1. Minimal invaziv kalp cerrahisi CABG*3 ve açık kalp cerrahisi CABG*3 operasyonlarında; kalbin iskemik kalma süresinin böbrek fonksiyonlarına etkisinin karşılaştırılması

    In minimal invasive cardiac surgery CABG*3 and open heartsurgery CABG*3 operations; comparison of the effect of theischemic staying time of the heart on kidney functions

    ERCAN YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDİNÇ EROĞLU

  2. Aort patolojilerinde endovasküler girişim

    Endovascular intervention in aortic pathologies

    SERKAN SÖNMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bakanlığı

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİHAN KAYALAR

  3. Safen ven grefte perkutan koroner girişim yapılan hastalarda başvuru sırasındaki nötrofil / lenfosit oranının kardiyovasküler sonuçları ve mortaliteyi öngördürücü değeri

    Predictive value of neutrophil - to - lymphocyte ratio on cardiovascular results and mortality i̇n patients with saphenous vein graft disease who treated with percutaneous coronary intervention

    MURAT GÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET TİMUR SELÇUK

  4. Akut myokardiyal enfarktüs sonrası erken koroner arter baypas ve mitral kapak cerrahisi uygulanan hastalarda postoperatif erken dönem sonuçlarımız: Tamir veya replasman?

    Early postoperative results in patients who underwent early onset coronary artery bypass grafting and mitral valve surgery after acute myocardial infarction: Repair or replacement?

    BARIŞ TİMUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TANER İYİGÜN

  5. Koroner arter bypass cerrahisi sonrası uygulanan el masajının ağrı üzerine etkisi

    The effect of hand massage after coronary artery bypass surgery on pain

    ÖYKÜ KARA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Cerrahi Hastalıklar Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEHER DENİZ ÖZTEKİN