Cerrahi olarak yönetilen tuboovaryan apse tanılı hastaların değerlendirilmesi
Evaluation of patients diagnosed with tubo-ovarian abscess managed surgically
- Tez No: 959811
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ŞÜKRÜ YILDIZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Salpenjit, ooforit, tuboovaryan apse, sepsis, inflamasyon, Salpingitis, oophoritis, tubo-ovarian abscess, sepsis, inflammation
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, tubo-ovaryan apse tanısıyla opere edilen hastalarda uygulanan cerrahi yöntemlerin (açık cerrahi, laparoskopi ve laparoskopiden laparotomiye geçiş) operasyon süreci ve sonrası klinik sonuçlara etkisini karşılaştırarak değerlendirmektir. Cerrahi tercihlerin apse boyutu ile ilişkisi ve operasyon sonrası gelişmeler ışığında yöntemlerin avantajlarını ortaya koymak hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, 2020–2025 yılları arasında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde tubo- ovaryan apse nedeniyle ameliyat edilen 67 hasta incelenmiştir. Hastalara ait demografik veriler, klinik özellikler, laboratuvar sonuçları, görüntüleme bulguları, uygulanan tedavi protokolleri ve tedavi sonrası süreçler değerlendirilmiştir. Veriler hastane bilgi yönetim sistemi aracılığıyla elde edilmiş, eksik veya erişilemeyen kayıtlar çalışmaya dahil edilmemiştir. İstatistiksel analizde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma kapsamında hastalar üç gruba ayrılmıştır: direkt laparotomi yapılanlar, laparoskopik olarak opere edilenler ve laparoskopiden laparotomiye geçiş yapılan olgular. Ayrıca minimal invaziv drenaj uygulanan hastalar da ayrı olarak değerlendirilmiştir. Laparoskopi uygulanan hastaların yaş ortalaması daha düşük, postoperatif komplikasyon oranı ve ek görüntüleme ihtiyacı ise diğer gruplara göre daha az bulunmuştur. Tüm hastalara başlangıçta iki farklı üçlü antibiyotik rejiminden biri uygulanmış, yanıtsız vakalarda tedavi protokolü enfeksiyon hastalıkları danışmanlığı doğrultusunda değiştirilmiştir. Cerrahi yöntemlere göre operasyon süresi, yatış süresi ve antibiyotik değişimi açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Laboratuvar parametreleri (WBC, NLR, CRP, prokalsitonin) cerrahi gruplar arasında benzer bulunmuştur. Apse boyutu veya bilateral olması ile cerrahi yöntem istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmemiştir. Yoğun bakım ihtiyacı açısından fark görülmezken, rekürrens sadece laparoskopi ve konversiyon grubunda gözlenmiş, doğrudan laparotomi yapılan hastalarda izlenmemiştir. Sonuç: Tuboovaryan apsenin yönetiminde minimal invaziv cerrahi yöntemlere yönelim artmaktadır. Laparoskopik cerrahinin daha kısa hastanede kalış süresi, düşük komplikasyon oranı ve daha az antibiyotik değişikliği gibi avantajları bulunmaktadır. Apse boyutu ve lateralizasyonu cerrahi yöntemi belirlemede tek başına yeterli değildir. Uygun hastalarda organ koruyucu yaklaşımlar ön planda tutulmalı, ancak ileri yaş ve klinik durumlarda radikal cerrahi de göz önünde bulundurulmalıdır. Cerrahi yöntemin seçiminde hasta özellikleri ve cerrahın deneyimi temel belirleyici faktörler olmalıdır.
Özet (Çeviri)
Aim: This study aims to compare the intraoperative and postoperative outcomes of patients operated on for tubo-ovarian abscess (TOA) based on the type of surgical approach—laparotomy, laparoscopy, or conversion from laparoscopy to laparotomy. By analyzing the correlation between abscess size and surgical method as well as surgical outcomes, the study seeks to contribute to the existing literature. Materials and Methods: This retrospective study included 67 patients who underwent surgery for TOA between 2020 and 2025 at the Department of Obstetrics and Gynecology, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Training and Research Hospital. Patient data, including demographics, imaging results, clinical findings, laboratory values, treatment protocols, and post- treatment outcomes, were collected through the hospital's electronic medical records system. Patients with incomplete or inaccessible data were excluded. Statistical analyses considered a p-value of <0.05 as significant. Results: Patients were categorized into three surgical groups: direct laparotomy, laparoscopy, and conversion from laparoscopy to laparotomy. Additionally, cases treated with minimally invasive drainage were evaluated separately. Patients in the laparoscopy group were younger, had fewer postoperative complications, and required less additional imaging compared to the other groups. Two different triple-antibiotic regimens were initially used; treatment was escalated based on infectious disease consultations for non-responders. There were no statistically significant differences among surgical groups in terms of operative time, postoperative hospital stay, or changes in antibiotic regimen. Laboratory parameters (WBC, neutrophil-to- lymphocyte ratio, CRP, procalcitonin) on postoperative day 2 showed no significant differences between groups. Abscess size and bilaterality were not significantly associated with the type of surgery. While ICU admission rates were similar among groups, recurrence was observed only in the laparoscopy and conversion groups, and not in patients who underwent primary laparotomy. Conclusion: Minimally invasive techniques are increasingly favored in the management of TOA. Laparoscopy offers several advantages, including shorter recovery time, reduced complication rates, and less need for antibiotic modification. However, abscess size and bilaterality do not independently determine the optimal surgical approach. Fertility-preserving surgery should be prioritized in patients desiring future fertility, while more extensive procedures such as TAH + BSO may be appropriate in selected cases. Ultimately, surgical method selection should be individualized based on patient characteristics and the surgeon's expertise.
Benzer Tezler
- Plasenta perkreata olan olgularda uygulanmış olan anestezik tekniklerinin cerrahi sonuçlarımıza olan etkisinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the effect of anesthetic techniques applied in cases with placenta percreata on surgical outcomes
ZEYNEP AYDIN TURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumGaziantep ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSEYİN ÇAĞLAYAN ÖZCAN
- Elektif kolorektal cerrahi geçiren hastalara eras protokolü uygulanıp uygulanmamasına göre maliyet analizi
Cost analysis according to whether or not eras protocol was applied to patients undergoing elective colorectal surgery
GÜŞTA AKPOLAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Anestezi ve ReanimasyonAnkara Yıldırım Beyazıt ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞEMSİ MUSTAFA AKSOY
- Majör ortopedik cerrahi yapılan hastalarda ileri hemodinamik monitorizasyon kullanılarak hedefe yönelik sıvı tedavisi uygulaması
Effects of goal directed therapy by using advanced haemodynamic monitarization
BETÜL DENİZLİ
- Kliniğimizde 5 yıl içerisinde yapılan jinekolojik acil operasyonların retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective evaluation of gynecological emergency operations performed in our clinic within 5 years
NESLİHAN DOĞAN ALLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Medeniyet ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULKADİR TURGUT
DOÇ. DR. REYHAN AYAZ BİLİR
- Pelvik ve retroperitoneal sarkomların retrospektif analizi
Retrospective analysis of pelvic and retroperitoneal sarcomas
CAN SARAÇOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Genel CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DR. CEBRAİL AKYÜZ