Geri Dön

Demodikoz hastalarında Demodex brevis ve Demodex folliculorum'un patogenezdeki rolü ve serum zonulin düzeyleriyle bağırsak geçirgenliğinin değerlendirilmesi

The role of Demodex brevis and Demodex folliculorum in pathogenesis of demodicosis patients and the evaluation of intestinal permeability with serum zonulin level

  1. Tez No: 961135
  2. Yazar: SÜMEYYE GÜNEŞ TAKIR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BELKIZ UYAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Demodikozis, demodex, zonulin, bağırsak geçirgenliği, biyobelirteç, Demodicosis, Demodex, zonulin, intestinal permeability, biomarker
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Düzce Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Demodex spp., insan cildinde en sık rastlanan ektoparazitlerden biridir ve özellikle bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda sayıca artarak demodikozis adı verilen inflamatuvar bir cilt hastalığına yol açabilir. Son yıllarda inflamatuvar cilt hastalıklarının patogenezinde yalnızca lokal faktörlerin değil, sistemik mekanizmaların da rol oynayabileceği anlaşılmış; özellikle bağırsak geçirgenliğindeki artış bu süreçlerde dikkat çekici bir faktör olarak öne çıkmıştır. Zonulin, enterositlerden salgılanan ve intestinal epitel hücreleri arasındaki sıkı bağlantıların (tight junction) düzenlenmesinde görev alan bir proteindir. Artan zonulin düzeyleri, bağırsak bariyerinin bütünlüğünün bozulduğunu ve geçirgenliğin arttığını göstermesi açısından önemli bir biyobelirteç olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda, çalışmamızda demodikozis tanısı almış bireylerde Demodex folliculorum ve Demodex brevis yoğunluğunun serum zonulin düzeyleriyle ilişkisi incelenerek, ciltteki inflamatuvar tablo ile intestinal bariyer disfonksiyonu arasındaki olası bağlantının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Düzce Üniversitesi Dermatoloji Polikliniği'ne başvuran, demodikozis tanısı almış 44 hasta ile benzer yaş ve cinsiyet dağılımına sahip 41 sağlıklı gönüllü çalışma kapsamına alınmıştır. Katılımcıların demografik özellikleri, yaşam alışkanlıkları ve evcil hayvan sahipliği sorgulanmış; Demodex folliculorum ve Demodex brevis varlığı standart yüzeyel deri biyopsisi (SYDB) yöntemiyle belirlenmiştir. Serum zonulin düzeyleri, ELISA yöntemi kullanılarak spektrofotometrik olarak ölçülmüştür. Zonulin düzeyleri ile Demodex türlerinin yoğunluğu arasındaki ilişkiler analiz edilmiş; gruplar arası karşılaştırmalarda Student t-testi ve Fisher exact testi kullanılmıştır. Bulgular: Hasta grubunda serum zonulin düzeyleri 25,34 ± 5,82 ng/ml, kontrol grubunda ise 20,48 ± 7,59 ng/ml olarak ölçülmüş ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,001). Hasta grubunda D. brevis pozitifliği oranı %36,4 olup, literatürde bildirilen oranlarla uyumludur. Demodex brevis ii pozitifliği ile zonulin düzeyleri arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0,971). Cinsiyet grupları karşılaştırıldığında, kadın hastaların zonulin düzeyleri (25,31 ± 5,53 ng/ml) erkek hastalara (18,97 ± 7,86 ng/ml) kıyasla anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,001). Klinik semptomlara göre değerlendirildiğinde, yağlanma şikayeti olan hastalarda zonulin düzeyleri olmayanlara göre daha yüksektir (28,82 ± 4,01 ng/ml vs. 24,45 ± 5,92 ng/ml; p=0,043). Akne şikayeti olan bireylerde de zonulin düzeyleri anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (30,24 ± 4,47 ng/ml vs. 24,41 ± 5,62 ng/ml; p=0,014). Ayrıca aknesi olan hastalarda evcil hayvan sahipliği oranı (%71,4), aknesi olmayanlara kıyasla (%18,9) belirgin olarak daha fazladır (p=0,011). Cilt bakımı ve makyaj alışkanlıkları ile zonulin düzeyi arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Bu çalışma, demodikozis hastalarında zonulin düzeylerinin sağlıklı bireylere göre anlamlı şekilde yüksek olduğunu, özellikle akne ve yağlanma şikayeti olan bireylerde bağırsak geçirgenliğinde artış olabileceğini ortaya koymuştur. Buna karşın, zonulin düzeylerinin Demodex brevis varlığı ile doğrudan ilişkili olmadığı görülmüştür. Elde edilen bulgular demodikozis hastalarında bağırsak geçirgenliğinin artmış olabileceğini düşündürmektedir; ancak bu ilişkinin daha güçlü şekilde ortaya konulabilmesi için geniş örneklem gruplarıyla yapılacak ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Demodex spp. are among the most common ectoparasites found on human skin. Under conditions of immunosuppression, their numbers can increase significantly, leading to an inflammatory skin disorder known as demodicosis. In recent years, it has become evident that the pathogenesis of inflammatory skin diseases may involve not only local factors but also systemic mechanisms. Increased intestinal permeability has emerged as a notable factor in this context. Zonulin is a protein secreted by enterocytes that regulates tight junctions between intestinal epithelial cells. Elevated zonulin levels are considered an important biomarker indicating disruption of the intestinal barrier and increased permeability. Accordingly, this study aimed to investigate the relationship between the density of Demodex folliculorum and Demodex brevis and serum zonulin levels in individuals diagnosed with demodicosis, to evaluate the potential link between cutaneous inflammation and intestinal barrier dysfunction. Materials and Methods: A total of 44 patients diagnosed with demodicosis and 41 age- and sex-matched healthy controls, all of whom presented to the Dermatology Outpatient Clinic of Düzce University, were included in the study. Participants' demographic characteristics, lifestyle habits, and pet ownership were recorded. The presence of Demodex folliculorum and Demodex brevis was determined using the standardized skin surface biopsy (SSSB) technique. Serum zonulin levels were measured spectrophotometrically using the ELISA method. The relationship between zonulin levels and Demodex species density was analyzed, and intergroup comparisons were performed using the Student's t-test and Fisher's exact test. Results: Mean serum zonulin levels were 25.34 ± 5.82 ng/ml in the patient group and 20.48 ± 7.59 ng/ml in the control group, with the difference being statistically significant (p=0.001). The rate of D. brevis positivity in the patient group was 36.4%, consistent with previous literature. No significant difference iv was found between D. brevis positivity and zonulin levels (p=0.971). When stratified by sex, female patients had significantly higher zonulin levels (25.31 ± 5.53 ng/ml) compared to male patients (18.97 ± 7.86 ng/ml, p<0.001). Clinically, patients with seborrhea had higher zonulin levels than those without (28.82 ± 4.01 ng/ml vs. 24.45 ± 5.92 ng/ml; p=0.043). Similarly, patients with acne had significantly elevated zonulin levels (30.24 ± 4.47 ng/ml) compared to those without (24.41 ± 5.62 ng/ml; p=0.014). Furthermore, pet ownership was significantly more common in patients with acne (71.4%) than in those without (18.9%) (p=0.011). No significant association was observed between zonulin levels and skincare or makeup habits. Conclusion: This study demonstrated that serum zonulin levels were significantly higher in patients with demodicosis compared to healthy individuals, suggesting a potential increase in intestinal permeability, particularly among those presenting with complaints of acne and seborrhea. Conversely, zonulin levels did not appear to be directly associated with the presence of Demodex brevis. These findings indicate that intestinal permeability may be elevated in patients with demodicosis; however, further large-scale studies are warranted to substantiate this association more robustly.

Benzer Tezler

  1. Psoriazisli 33 hastada dar bant (311nm) UVB etkinliğinin değerlendirilmesi

    The evaluation of the effectiveness of narrow band (311nm) UVB on 33 patients with psoriasis

    HİLAL ÇETİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    DermatolojiDicle Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. SEMA AYTEKİN

  2. Akne vulgaris ve rozace hastalarında deri sebum, pH ve nem değerlerinin Demodex enfestasyonuna etkisi

    In patients with acne vulgaris and rozacea skin sebum, pH and moisture values Demodex enfestasyonuna effect

    NERGİZ TURAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Dermatolojiİnönü Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YELDA KARINCAOĞLU

  3. Çocukluk çağı malnütrisyonu ve malignitelerinde Demodex folliculorum ve Demodex brevis görülme sıklığı

    Prevalence of Demodex folliculorum and brevis in protein energy malnutrition and childhood malignancies

    SADIK KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİnönü Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M. AYŞE SELİMOĞLU

  4. Diyabetes mellituslu hastalarda demodex yoğunluğuna sebum konfigürasyonunun etkisi

    The effect of sebum configuration to the density of demodex in patients with diabetes mellitus

    HATİCE GAMZE DEMİRDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Dermatolojiİnönü Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAMDİ ÖZCAN

  5. İmmunsüpresif tedavi alan hastalarda tedavi öncesi demodex yoğunluğu

    Demodex density before and after treatment in patients receiving immunosuppressive treatment

    HACER KELEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    DermatolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ESRA PANCAR YÜKSEL

  6. Kanser, kronik böbrek yetmezliği ve diabetes mellitus ile demodex sp. enfestasyonu arasındaki ilişki

    Yola mutlu f. the relationship between demodex sp. infestation with cancer, chronic renal failure and diabetes mellitus

    FATMA YOLA MUTLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    ParazitolojiYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Parazitoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. ZEYNEP TAŞ CENGİZ