Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde hipokalsemi olgularının değerlendirilmesi
The evaluation of cases with hypocalcemia in the Neonatal Intensive Care Unit of Zonguldak Bülent Ecevit University
- Tez No: 962897
- Danışmanlar: PROF. DR. CUMHUR AYDEMİR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Neonatoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Neonatal hipokalsemi, yenidoğan döneminde sık karşılaşılan elektrolit bozukluklarından biridir. Çoğu olguda asemptomatik seyretmekle birlikte, semptom verdiğinde genellikle nonspesifik bulgularla kendini gösterir. Klinik açıdan en dikkat edilmesi gereken bulgusu konvülsiyonlardır. Ancak konvülsiyon görülse bile, uygun ve zamanında müdahaleyle nöromotor prognoz genellikle iyidir. Bu nedenle hipokalseminin erken tanınması ve gerekirse tedavi edilmesi; olası komplikasyonların önlenmesi ve sekelsiz iyileşme sürecinin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, 1 Ocak 2019-31 Aralık 2023 tarihleri arasında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde takip edilen 2667 yenidoğanın verileri retrospektif olarak incelenmiş; hipokalsemi sıklığı, ilişkili risk faktörleri, laboratuvar bulguları ve tedavi özellikleri değerlendirilmiştir. Hipokalsemi tanısı alan 169 bebek, hasta grubunu; geri kalanlar ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Bebekler gebelik haftasına göre <1800 g preterm, ≥1800 g preterm ve term olmak üzere sınıflandırılmıştır. Kliniğimizde, doğum ağırlığı 1800 g'ın altında olan bebeklere rutin olarak total parenteral nütrisyon (TPN) desteği verilmesi nedeniyle, preterm grup ayrıca ayrıntılı incelenmiştir. Hipokalsemi gelişimiyle ilişkili olabilecek demografik, klinik ve laboratuvar parametrelerin belirlenmesi ve erken tanı açısından yol gösterici olabilecek risk faktörlerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Tüm grupta hipokalsemi sıklığı %6,3 olarak saptanmıştır. Hipokalsemik bebeklerin gebelik haftası ve doğum ağırlığı ortalamalarının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Hipokalsemik grubun büyük kısmının termlerden oluştuğu (%76,3) ve bu grupta hipokalsemi oranının %11 olduğu bulunmuştur. Ayrıca, gebelik haftasına göre büyük (LGA) doğum ile erkek cinsiyet oranı da hipokalsemik grupta anlamlı düzeyde fazladır. Total parenteral nütrisyon desteğinin hipokalsemiye karşı koruyucu etkisi olduğu gösterilmiştir. Anne yaşı hipokalsemik grupta daha yüksek bulunmuş, ancak ileri anne yaşı açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Hiperfosfatemi, hipomagnezemi, hipoalbüminemi, alkalen fosfataz (ALP) yüksekliği, hipoglisemi ve D vitamini yetersizliği ile eksikliği hipokalsemik grupta anlamlı düzeyde daha sık gözlenmiştir. Klinik tanıların dağılımı incelendiğinde, hipokalsemik grupta yenidoğanın geçici takipnesi (TTN), asfiksi, konvülsiyon ve pnömotoraks oranları daha yüksek; respiratuvar distres sendromu (RDS), sepsis ve indirekt hiperbilirubinemi (İHB) oranları ise daha düşük bulunmuştur. Hipokalseminin genellikle geç neonatal dönemde ortaya çıktığı (%63,3), büyük ölçüde kısa süreli (%71,9) ve oral (%62,7) tedaviyle düzeldiği, tedavi sonrası kalsiyum düzeylerinin normale döndüğü görülmüştür. Neonatal hipokalsemi gelişimini etkileyebilecek olası risk faktörlerini belirlemek amacıyla lojistik regresyon analizleri uygulanmıştır. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, preterm doğum, erkek cinsiyet, asfiksi öyküsü, konvülsiyon ve pnömotoraks, hipokalsemi gelişimi açısından bağımsız risk faktörleri olarak belirlenmiştir. Buna karşın, RDS varlığı, sepsis gelişmesi ve TPN desteği hipokalsemiye karşı koruyucu etkide bulunmuştur. Elde edilen bulgular, neonatal hipokalseminin etiyopatogenezinin çok yönlü olarak ele alınması gerektiğini göstermektedir. Çalışmamızda, bazı beklenmedik sonuçlara ulaşılmış olsa da, erken tanı ve önleme stratejileri açısından önemli parametreler belirlenmiştir. Bu bulgular, daha geniş örneklemli ileri çalışmalar için yol gösterici niteliktedir.
Özet (Çeviri)
Neonatal hypocalcemia is one of the most frequently encountered electrolyte disturbances during the newborn period. Although most cases are asymptomatic, when symptoms do occur, they are often nonspecific. Clinically, seizures are the most notable finding due to their potential severity. Nevertheless, even in the presence of seizures, the neurodevelopmental prognosis is generally favorable with timely and appropriate intervention. Therefore, early recognition and, when necessary, treatment of hypocalcemia is of critical importance in preventing potential complications and ensuring complete recovery without sequelae. In this study, the medical records of 2,667 neonates who were admitted to the Neonatal Intensive Care Unit of Zonguldak Bülent Ecevit University Faculty of Medicine between January 1, 2019, and December 31, 2023, were retrospectively reviewed. The frequency of hypocalcemia associated risk factors, laboratory findings, and treatment characteristics were evaluated. A total of 169 infants diagnosed with hypocalcemia comprised the patient group, while the remaining neonates formed the control group. Infants were categorized by gestational age and birth weight as <1800 g preterm, ≥1800 g preterm, and term. Since routine total parenteral nutrition (TPN) is provided in our unit to infants weighing <1800 g at birth, the preterm group was analyzed separately in greater detail. The aim was to identify demographic, clinical, and laboratory parameters associated with the development of hypocalcemia and to determine risk factors that could serve as a guide for early diagnosis. The overall incidence of hypocalcemia was 6.3%. Mean gestational age and birth weight were significantly higher in the hypocalcemic group. Most hypocalcemic infants were term (76.3%), and the incidence of hypocalcemia in this subgroup was 11%. Large-for-gestational-age (LGA) births and male sex were also significantly more frequent in the hypocalcemic group. Total parenteral nutrition support was shown to have a protective effect against hypocalcemia. Maternal age was higher in the hypocalcemic group; however, no significant difference was observed for advanced maternal age. Hyperphosphatemia, hypomagnesemia, hypoalbuminemia, elevated alkaline phosphatase (ALP), hypoglycemia, and both vitamin D insufficiency and deficiency were significantly more common among hypocalcemic infants. Regarding clinical diagnoses, transient tachypnea of the newborn (TTN), asphyxia, seizures, and pneumothorax were more frequent in the hypocalcemic group, whereas respiratory distress syndrome (RDS), sepsis, and indirect hyperbilirubinemia (IHB) were less common. Hypocalcemia predominantly presented in the late neonatal period (63.3%), resolved mostly with short-term (71.9%) and oral (62.7%) therapy, and post-treatment calcium levels returned to normal. Logistic regression analyses were conducted to identify potential risk factors for hypocalcemia. In multivariate analysis, preterm birth, male sex, history of asphyxia, seizures, and pneumothorax emerged as independent risk factors for hypocalcemia, while the presence of RDS, occurrence of sepsis, and TPN support were found to exert a protective effect. The findings indicate that the etiopathogenesis of neonatal hypocalcemia should be addressed from a multifactorial perspective. Although some unexpected results were observed, the study identified important parameters for early diagnosis and prevention strategies. These results may serve as a basis for future large-scale studies.
Benzer Tezler
- Türkiye linyit ve taşkömürlerinden metalurjik amaçla karma kok üretimi
Başlık çevirisi yok
HASAN FERİT BERK
- Zonguldak (Kokaksu) bölgesi boksitlerinden alümina üretim parametrelerinin saptanması ve ekonomik değerlendirilmesi
The Determination of the parameters of alümina production from the bauxite of Zonguldak (Kokaksu region) and the economic evaluation
F.GÜNEŞ KOZA
- Zonguldak taşkömür havzasındaki ani gaz ve kömür püskürmesi olaylarının incelenmesi ve olaya eğilimli zonların belirlenebilirliğinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
GÜNDÜZ ÖKTEN
Doktora
Türkçe
1983
Maden Mühendisliği ve Madencilikİstanbul Teknik ÜniversitesiPROF. DR. SENAİ SALTOĞLU
- Madencilik ölçmelerinde kuyu cidarlarındaki deformasyonların saptanması ve bazı öneriler
Başlık çevirisi yok
ENGİN TEKİN