Meme kanseri hastalarında neoadjuvan kemoterapi sonrası patolojik yanıt ve radyolojik yanıt arasındaki korelasyon
Correlation between pathological and radiological responses following neoadjuvant chemotherapy in patients with breast cancer
- Tez No: 964886
- Danışmanlar: DOÇ. DR. PINAR GÜRSOY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Onkoloji, İç Hastalıkları, Oncology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Meme Kanseri, Neoadjuvan Kemoterapi, Patolojik Yanıt, Radyolojik Yanıt, Breast Cancer, Neoadjuvant Chemotherapy, Pathologic Response, Radiologic Response
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen malignitelerden biridir. Moleküler alt tipler tedaviye yanıtı belirlemede önemli rol oynar. Neoadjuvan kemoterapi (NAKT), lokal ileri evre meme kanserinde tümörün küçültülmesini ve cerrahiye uygun hale gelmesini sağlarken, aynı zamanda patolojik yanıtı değerlendirerek prognoz hakkında bilgi verir. Bu çalışmanın amacı, NAKT uygulanan meme kanseri hastalarında radyolojik yanıt (rCR) ile patolojik tam yanıt (pCR) arasındaki ilişkiyi değerlendirmek ve bu ilişkinin moleküler alt tiplere ve diğer klinik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Aralık 2016 - Kasım 2022 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Hastanesi'nde NAKT almış ve en az 6 ay izlenmiş meme kanseri hasta verileri retrospektif incelendi. Hastaların tanı anındaki demografik, klinik ve patolojik özellikleri ile tedavi süreçleri ve görüntüleme tercihleri analiz edildi. pCR, meme ve lenf nodlarında invaziv tümör hücresi olmaması olarak; rCR ise RECIST 1.1 kriterlerine göre değerlendirildi. rCR'nin pCR'yi öngörmedeki ilişkisi ve ortalama sağkalım üzerindeki etkileri araştırıldı. Bulgular: 161 meme kanseri hastasının %98,8'i kadın olup, ortalama tanı yaşı 50,7±11,7 yıl olarak hesaplandı. Moleküler alt tip dağılımında en yüksek oran Luminal B (%59,0) alt tipine aitti. pCR oranı %32,9, rCR oranı ise %39,8 olarak saptandı. rCR ile pCR arasında anlamlı bir korelasyon gözlenmiş olup, rCR elde edilen hastalarda pCR görülme olasılığı anlamlı düzeyde yüksekti (OR=10,8; %95 GA: 5,0–23,3; p<0,001). Üçlü negatif ve Luminal B gruplarında rCR'nin pCR'yi öngörme kapasitesi istatistiksel olarak anlamlı bulundu; üçlü negatif grupta bu ilişki en yüksek düzeydeydi (OR=15,9; p=0,001). HER2 pozitif grupta benzer bir eğilim gözlenmişse de istatistiksel anlamlılık sağlanamadı (p=0,122). Alt tiplere göre en yüksek negatif prediktif değer üçlü negatif (%78,6) ve Luminal B (%88,7) gruplarında elde edildi. Ortalama genel sağkalım süresi tüm kohort için 95,1 ay olarak belirlendi. pCR ve rCR varlığı ile sağkalım arasında anlamlı bir fark izlenmedi. Ancak, radyolojik progresyon varlığı sağkalımı anlamlı şekilde olumsuz etkiledi (p=0,003). Sonuç: NAKT sonrası elde edilen rCR, özellikle üçlü negatif ve Luminal B alt tiplerinde pCR öngörmede anlamlı bir belirteç olabilir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Breast cancer is one of the most frequently diagnosed malignancies in women. Molecular subtypes play a critical role in determining treatment response. Neoadjuvant chemotherapy (NACT) not only facilitates tumor downstaging and operability in locally advanced breast cancer but also provides prognostic insights through evaluation of pathological response. This study aimed to assess the correlation between radiologic complete response (rCR) and pathologic complete response (pCR) in breast cancer patients receiving NACT and to investigate whether this relationship varies according to molecular subtypes and other clinical variables. Materials and Methods: This retrospective study included breast cancer patients treated with NACT and followed for at least six months at Ege University Hospital between December 2016 and November 2022. Demographic, clinical, and pathological characteristics at diagnosis, treatment protocols, and imaging preferences were analyzed. pCR was defined as the absence of invasive tumor cells in the breast and regional lymph nodes; rCR was evaluated based on RECIST 1.1 criteria. The association between rCR and pCR, as well as their impact on overall survival (OS), was investigated. Results: Among 161 patients, 98.8% were female, with a mean age at diagnosis of 50.7±11.7 years. The most common molecular subtype was Luminal B (59.0%). The rates of pCR and rCR were 32.9% and 39.8%, respectively. A significant correlation was observed between rCR and pCR, with patients achieving rCR having a significantly higher likelihood of achieving pCR (OR=10.8; 95% CI: 5.0–23.3; p<0.001). The predictive capacity of rCR for pCR was statistically significant in triple-negative and Luminal B subtypes, being strongest in the triple-negative group (OR=15.9; p=0.001). Although a similar trend was observed in the HER2- positive group, it did not reach statistical significance (p=0.122). The highest negative predictive values were observed in the triple-negative (78.6%) and Luminal B (88.7%) subtypes. The mean overall survival was 95.1 months across the cohort. No significant difference in survival was observed between patients with or without pCR and rCR; however, the presence of radiologic progression significantly worsened survival (p=0.003). Conclusion: rCR following NACT may serve as a meaningful predictor of pCR, particularly in triple-negative and Luminal B breast cancer subtypes.
Benzer Tezler
- Lokal ileri meme kanserinin neoadjuvan kemoterapisinde epirubisin, dosetaksel ve sisplatin kombinasyonunun etkinliği ve güvenirliliği
Effectiveness and safety of epirubicin, docetaxel and cisplatin combination in the neoadjuvant treatment of locally advanced breast cancer
NİLÜFER AVCI
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
2012
OnkolojiUludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZKAN KANAT
- Lokal ileri invaziv meme kanseri olan hastalarda neoadjuvan kemoterapiye yanıtın dinamik meme MR ile değerlendirilmesi
Evaluation of neoadjuvant chemotherapy response with dynamic contrast enhanced breast MRI in locally advanced invasive breast cancer
ÖZGE ORBAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Radyoloji ve Nükleer TıpDokuz Eylül ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PINAR BALCI
- Neoadjuvan kemoterapi uygulanan meme kanserli hastalarda PET/BT ile tedavi yanıtının değerlendirilmesi
Response assessment with PET/CT in breast cancer patients treated with neoadjuvant chemotherapy
MEHMET FATİH GEÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul ÜniversitesiDahili Tıp Bilimleri Bölümü
PROF. DR. AYŞE MUDUN
- Meme kanseri hastalarında neoadjuvan kemoterapiye yanıtın değerlendirilmesinde meme MRI ve PET-CT yöntemlerinin karşılaştırılması
Comparison of breast MRİ and PET-CT methods in the assessment of neoadjuvant chemotherapy response in breast cancer patients
AYLİN FATMA KARATAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
OnkolojiCelal Bayar Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GAMZE GÖKSEL ÖZTÜRK
- Lokal ileri meme kanserinde neoadjuvan kemoterapi yanıt takibinde, mrg ile lezyon boyutuve adc değerleri ile cerrahi sonrası tümör boyutları ve ki67 indeksi ile korelasyonuve karşılaştırılması
Neoadjuvan in local advanced breast cancerkemotherapy in response, mri with lesion sizeand adc values and tumor after surgerycorrelation with dimensions and ki67 indexand comparison
ARZU CENGİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
UZMAN AYŞEGÜL ALTUNKESER
- Neoadjuvan tedavi almış meme kanserli olguların tedaviye yanıtının radyolojik ve histopatolojik olarak değerlendirilmesi
Evaluation of radiological and histopathological response after neoadjuvant chemotherapy on breast cancer patients
AHMET YUSUF SERDAROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Genel Cerrahiİstanbul Medeniyet ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ORHAN ALİMOĞLU