Posttransplant hastalarda hipertansiyon sıklığı ve hipertansiyonun greft disfonksiyonuna etkisi
Prevalence of hypertension in post-transplant patients and its impact on graft dysfunction
- Tez No: 968141
- Danışmanlar: DOÇ. DR. RAMAZAN DANIŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Böbrek nakli, posttransplant hipertansiyon, greft fonksiyonu, greft disfonksiyonu, immünosupresyon, Kidney transplantation, post-transplant hypertension, graft function, graft dysfunction, immunosuppression
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Son dönem böbrek yetmezliği tedavisinde en etkili yöntemlerden biri olan böbrek transplantasyonu, hastaların yaşam süresini uzatırken yaşam kalitesini de artırmaktadır. Ancak transplantasyon sonrası gelişen komplikasyonlar, özellikle hipertansiyon, greft sağkalımını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, posttransplant hastalarda hipertansiyon sıklığının belirlenmesi ve hipertansiyonun greft disfonksiyonu üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Ünitesi'nde 1 Ocak 2013 – 31 Aralık 2023 tarihleri arasında böbrek nakli yapılmış, 18 yaş ve üzerindeki ve en az bir yıllık takibi bulunan 285 hastayı kapsamaktadır. Hastalara ait demografik veriler, hipertansiyon varlığı, kullanılan immünosupresif tedavi rejimleri ve greft fonksiyonuna ilişkin laboratuvar parametreleri Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) ve hasta dosyalarından elde edilmiştir. Posttransplant hipertansiyon, KDIGO 2021 kılavuzuna göre tanımlanmış ve istatistiksel analizler SPSS programı ile yapılmıştır. Bulgular: Hastaların %61,4'ü erkek, %38,6'sı kadındı. Vericilerin %63,3'ü kadın, %36,7'si erkekti. Hastaların %90,9'una canlı vericiden, %9,1'ine kadavradan böbrek nakli yapılmıştır. Posttransplant hipertansiyon insidansı %59,6 olarak belirlenmiştir. Hipertansiyon gelişimi ile yaş, vücut kitle indeksi, verici ailesinde HT olması ve pretransplant hastalık öyküsü arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Sonuç: Posttransplant hipertansiyon, böbrek nakli yapılan hastalarda sık görülen bir komplikasyon olup greft fonksiyonlarını ve kardiyovasküler morbidite ile mortaliteyi olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle transplant sonrası dönemde kan basıncının yakından izlenmesi ve uygun antihipertansif tedavi stratejilerinin uygulanması, greft sağkalımının artırılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Kidney transplantation is one of the most effective treatment options for end-stage renal disease, improving both patient survival and quality of life. However, complications in the post-transplant period—especially hypertension—can critically affect graft survival. This study aimed to determine the prevalence of hypertension in post-transplant patients and evaluate its impact on graft dysfunction. Materials and Methods: This retrospective study included patients aged 18 years and older who underwent kidney transplantation at the Organ Transplantation Unit of Diyarbakır Gazi Yaşargil Training and Research Hospital between January 1, 2013, and December 31, 2023. A total of 285 patients with a minimum of one year of follow-up were included. Demographic data, presence of hypertension, immunosuppressive treatment regimens, and laboratory indicators of graft function were collected from the Hospital Information Management System (HIMS) and patient files. Post-transplant hypertension was defined according to the KDIGO 2021 guidelines, and statistical analyses were conducted using SPSS software. Results: Among patients, 61,4% were male and 38,6% female; among donors, 63.3% were female and 36.7% male. Living-donor transplantation was performed in 90.9% of cases. Post-transplant hypertension occurred in 59.6% and was significantly associated with age, BMI, family history of hypertension in the donor, and pre-transplant medical history." Conclusion: Post-transplant hypertension is a common complication among kidney transplant recipients and negatively affects graft function as well as cardiovascular morbidity and mortality. Therefore, close monitoring of blood pressure and timely initiation of appropriate antihypertensive therapy are essential to improve graft survival.
Benzer Tezler
- Böbrek transplantasyonlarının Tc-99m DTPA (Dietilentriaminpentaasetik asit) ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
BEDİİ KANMAZ
- Böbrek nakli yapılan hastalarda graftın ve hastanın beşyıllık yaşama olasılıkları
Başlık çevirisi yok
C.TAYFUN ENÜNLÜ
- Kemik iliği transplantasyonu uygulanan olgularda sitomegalovirus infeksiyonunun tanısı ve risk faktörlerinin belirlenmesi
Başlık çevirisi yok
FATMA ALEV TÜRKER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1992
HematolojiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MERAL BEKSAÇ
- Pretransplant donör spesifik kan transfüzyonlarının gref sürvisine etkisi(deneysel araştırma)
Başlık çevirisi yok
NİHAT YAVUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1993
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN KALAFAT