Yeni medya ve kapsayıcılık ilişkisi: Yeni medyanın ekonomik dezavantajlı kadınları dahil etme potansiyeline yönelik bir çalışma
The relationshi̇p between new media and 'inclusiveness': A study on the potential of new media to engage economically disadvantaged women
- Tez No: 968448
- Danışmanlar: PROF. DR. FİLİZ AYDOĞAN BOSCHELE
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: İletişim Bilimleri, Communication Sciences
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İletişim Bilimleri Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: 76
Özet
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), dezavantajlı grupları; ekonomik durumları, cinsiyetleri, etnik ya da dinsel kökenleri ile mevcut politik ve sosyal statüleri sebebiyle sosyal ve ekonomik bütünleşme düzeyleri diğer bireylere kıyasla daha düşük olan kişiler şeklinde tanımlamaktadır. Bu bireylerin eğitim ve istihdam olanaklarına eşit koşullarda erişemediklerini ve sosyal güvenlik sistemlerinin sunduğu imkânlardan yararlanmada çeşitli eşitsizlikler yaşadıklarını ortaya koyan çalışmalar, ilgili çalışmalarda geniş bir şekilde yer bulmaktadır. Gelir dağılımında adaletin sağlanamaması hem mutlak hem de göreceli yoksulluğu artırmakta ve yeni toplumsal sınıfların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır; bu süreçten en fazla etkilenen kesimlerin başında ise şüphesiz dezavantajlı gruplar gelmektedir. Bu çalışmanın odak noktasını oluşturan dezavantajlı grup ise ekonomik açıdan toplumsal bütünleşme fırsatından yoksun bırakılan kadınlardır. UNESCO'nun dezavantajlı gruplar tanımında yer alan iki temel bileşenin kesişiminde konumlanan ekonomik dezavantajlı kadınların, kapsayıcılık ilkesi çerçevesinde ekonomik ve sosyal yaşamın çeşitli boyutlarına dâhil edilmesi, 1970'li yıllardan itibaren akademik tartışmaların konusu olmuştur. Radyo ve televizyon gibi geleneksel medya araçlarının etkisini ve dinamizmini yitirmeye başlamasının ardından, 1990'lı yıllardan itibaren geniş kabul gören yeni medya kavramının ortaya çıkardığı araçların, ekonomik dezavantaj yaşayan kadınların toplumsal kapsayıcılık ve bütünleşme süreçlerine katkı sunma potansiyeline sahip olduğu ileri sürülebilir. Göreli olarak yeni sayılabilecek bu medya alanı; X, Instagram ve Facebook gibi sosyal medya platformları aracılığıyla çeşitli iş kollarının ve istihdam olanaklarının ortaya çıkmasına da imkân tanımıştır. Bu bağlamda söz konusu çalışmanın amacı, yeni medyanın sahip olduğu bu potansiyelin sunduğu olanak ve riskleri, dezavantajlı kadınlar perspektifinden değerlendirmektir.
Özet (Çeviri)
The United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization (UNESCO) defines disadvantaged groups as individuals whose levels of social and economic integration are lower than those of others due to their economic status, gender, ethnic or religious background, and existing political and social position. Numerous studies in the relevant literature have shown that these individuals do not have equal access to educational and employment opportunities and experience various inequalities in benefiting from the services provided by social security systems. The lack of a fair distribution of income increases both absolute and relative poverty and lays the groundwork for the emergence of new social classes; among the most affected by this process are undoubtedly disadvantaged groups.The disadvantaged group that constitutes the focal point of this study consists of women who have been deprived of the opportunity for economic integration. The inclusion of economically disadvantaged women—positioned at the intersection of two key components identified in UNESCO's definition of disadvantaged groups—into various dimensions of economic and social life within the framework of the principle of inclusivity has been a subject of academic debate since the 1970s. Following the decline in the influence and dynamism of traditional media tools such as radio and television, the tools introduced by the widely accepted concept of 'new media' since the 1990s are argued to hold potential in contributing to the inclusion and integration processes of economically disadvantaged women.This relatively new field—through social media platforms such as X, Instagram, and Facebook—has also enabled the emergence of various business sectors and employment opportunities. In this context, the aim of this study is to evaluate the opportunities and risks associated with the potential of new media from the perspective of economically disadvantaged women.
Benzer Tezler
- 280 karakterde siyasal iletişim: 31 Mart 2019 İstanbul Yerel Seçiminde Twitter kampanyaları
The political communication in 280 characters: The Twitter campaigns of the 31st of March 2019 for the Istanbul local elections
UĞUR KOCAGER
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Siyasal BilimlerGalatasaray ÜniversitesiRadyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZLEM DANACI YÜCE
- Yeni kamusallık bağlamında kamusal mekan niteliğinin ölçülmesi
Measuring the quality of public space in the context of new publicness
SEZEN TÜRKOĞLU
Doktora
Türkçe
2025
Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATİH TERZİ
- İnönü evi: İlişki ağları ve katmanlar üzerinden mekansal bir anlatı
Inonu house: A spatial narrative through networks of relationship and layers
AYŞE TUĞÇE PINAR AKIN
- Dijitalleşme sürecinde hizmet kalite algısının hizmet seviyeleri, tüketici özellikleri ve müşteri denkliği ekseninde açıklanması
Başlık çevirisi yok
AYLİN ECEM GÜRŞEN
Doktora
Türkçe
2023
İşletmeGalatasaray Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET KEMAL ŞEKERKAYA
- Türkiye'de mamografi ile meme kanseri tarama sürecinin sosyokültürel ve politik analizi: Nitel bir çalışma
Socio-cultural and political analysis of mammography screening procedure for breast cancers in turkey: A qualitative study
DUYGU LÜLECİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Halk SağlığıDokuz Eylül ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BÜLENT KILIÇ