Endometrioid tip endometrıum kanserinde lenf nodu tutulumu ile inflamatuar markerların ilişkisi
Relationship between lymph node involvement and inflammatory markers in endometrioid-type endometrial cancer
- Tez No: 970010
- Danışmanlar: PROF. DR. AHMET TANER TURAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Endometrium kanseri, lenf nodu metastazı, inflamatuar belirteçler, tümör markerları, risk skorlama sistemi, Endometrial cancer, lymph node metastasis, inflammatory markers, tumor markers, risk scoring system
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Endometrium kanseri, gelişmiş ülkelerde kadınlarda en sık görülen jinekolojik malignite olup, özellikle obezite, artan yaşam süresi ve hormonal faktörlerle birlikte insidansında dikkat çekici bir artış yaşanmaktadır. Endometrioid tip endometrium kanseri genellikle erken evrede tanı almakta ve iyi prognozlu kabul edilmekle birlikte, bu gruptaki hastaların bir kısmında lenf nodu metastazı gelişebilmektedir. Lenf nodu metastazı, hastalığın evresini ve sağkalımı doğrudan etkileyen kritik bir prognostik faktördür. Endometrium kanserinin tedavisi cerrahidir. Ekstrafasiyal histerektomi ve bilateral salpingo-ooforektomi standart cerrahi prosedürdür. Lenfadenektominin cerrahi prosedüre hangi şartlarda eklenmesi gerektiği tartışma konusudur. Erken evre düşük grade düzeyli tümörlerde lenfadenektominin onkolojik sonuçları iyileştirmediği bilinmektedir Bununla birlikte, gereksiz lenfadenektomi morbiditeyi artırmakta ve sağkalım üzerinde belirgin fayda sağlamamaktadır. Bu nedenle, non-invaziv, ucuz ve kolay ulaşılabilir biyobelirteçler aracılığıyla lenf nodu metastaz riskini preoperatif olarak öngörebilecek modeller geliştirilmesi klinik açıdan önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, endometrioid tip endometrium kanseri hastalarında preoperatif dönemde ölçülen inflamatuar belirteçler (trombosit sayısı, nötrofil sayısı, NLR, PLR, MLR, CRP) ve tümör markerlarının (CA125, CA19-9, CA15-3) lenf nodu metastazı ile ilişkisini araştırmak ve bu parametrelere dayalı bir risk skorlama sistemi geliştirmektir. Yöntem: Bu retrospektif çalışma, 01 Ocak 2020 – 15 Haziran 2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde opere edilen, endometrioid tip endometrium kanseri tanılı 366 hastadan oluşmaktadır.Bu 366 hastanın %30'u modelin dış doğrulaması için rasgele ayrılmıştır.Model 258 hasta üzerinden oluşturulmuştur. Çalışmaya, pelvik ve paraaortik lenf nodu diseksiyonu yapılan, cerrahi öncesinde son bir hafta içinde tam kan sayımı, biyokimya, tümör markerleri ve CRP ölçümü bulunan hastalar dahil edilmiştir. Preoperatif inflamatuar belirteçler ve tümör markerları tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri ile incelenmiş, anlamlı bulunan değişkenler kullanılarak risk skorlama sistemi oluşturulmuştur. Modelin performansı viii ROC eğrisi analizi ile değerlendirilmiş, iç doğrulamada bootstrap yöntemi, dış doğrulamada ise ayrılan test grubu kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 258 hastanın %17.8'inde lenf nodu metastazı saptanmıştır. Univaryant analizde Lökosit sayısı, MLR, PLR, NLR, tümör marker (CA19-9, CA15-3, CA125) düzeyleri, CRP, nötrofil sayısı, platelet sayısı, monosit sayısı, albümin ve SII değerinin lenf nodu metastazı ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkisi bulunmuştur (p<0.05). . Univaryant analizde p değeri 0.05'in altında olanlar lojistik regresyon analizine konuldu. P değeri 0.05'in altında olup beta katsayıları anlamlılığı göz önünde bulundurularak sınıflandırma başarısına katkısı olmayan değişkenler modelden çıkartıldı. Lojistik regresyon modelimizin R2 değeri 0.725 olup modelden çıkarılan bu değişkenler, modele eklendiğinde tanımlanan R2 değerini arttırmadığı dolayısıyla sınıflandırma başarısına katkı sağlamadığı görülmüştür.. Bu nedenle modele eklenen albümin, monosit sayısı, platelet/lenfosit oranı ve nötrofil/lenfosit oranı değişkenlerinin p değeri 0.05'den küçük olmasına rağmen modele katkısı olmayacağı için modele alınmamıştır. Lojistik regresyon analizinde bulunan her bir parametre risk skorlamasına dahil edilmiştir. Bu parametrelerin her birinin cut-off değerini bulmak için ROC analizi kullanılmıştır. Bu çalışmada en yüksek Youden İndeksi değerini veren nokta optimal cut-off değeri olarak seçilmiştir. Her bir parametre için cut-off değerleri belirlendikten sonra katogorize edilmiş olan parametreler için tekrar lojistik regresyon analizi yapılmıştır. Parametrelerin beta katsayılarının standart hataya bölünmesiyle her parametre için puanlar oluşturuldu. Final skorları 0 ile 18 arasında değişmekteydi. Skorlama sisteminde yüksek ve düşük risk gruplarını oluşturmak için Youden İndeksi'nin en yüksek olduğu değer kullanılmıştır. Modelin cut-off değeri 10.25 olarak bulunmuştur. Bu cut-off değeri için modelin spesifitesi %96.2, sensivitesi %76.1'dir. (%95 güven aralığı: 0.870- 0.973). Cut-off değeri olarak belirlenen 10.25 alındığında, çalışma grubunun %16.7'sinde (n=43/258) risk skorlaması bu değerin üstündedir. Bu cut-off değerinde; değerin altında risk skoru olanlarda lenf nodu metastazı oranı%5.1 (n=11/215) iken üzerinde bu oran %81.4'tür (n=35/43). Çalışmada geliştirilen risk skorlama sisteminin ROC analizi sonucunda AUC değeri 0.888 olarak bulunmuştur ve modelin ix güçlü bir ayırt edici güce sahip olduğu gösterilmiştir. Dış doğrulama için ayrılan 108 hastalık grupta yapılan analizde ise modelin AUC değeri 0.832 olarak saptanmıştır ve modelin yüksek doğrulama gücü ve genellenebilirliği ortaya konmuştur Sonuç: Preoperatif inflamatuar belirteçler ve tümör markerlarının kombinasyonu, endometrioid tip endometrium kanseri hastalarında lenf nodu metastazı riskini öngörmede güçlü bir araç olabilir. Geliştirilen risk skorlama sistemi, özellikle gereksiz lenfadenektomiyi önlemek ve cerrahi planlamayı daha bireyselleştirilmiş şekilde yapmak açısından klinik uygulamada önemli katkılar sağlayabilir. Çalışma, bu parametrelerin gelecekte yapılacak prospektif ve çok merkezli çalışmalarla doğrulanması halinde, klinik karar süreçlerine entegre edilebileceğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: Endometrial cancer is the most common gynecological malignancy among women in developed countries, with a marked increase in incidence associated with obesity, longer life expectancy, and hormonal factors. Although endometrioid-type endometrial cancer is usually diagnosed at an early stage and generally considered to have a good prognosis, lymph node metastasis can still occur in a subset of these patients. Lymph node metastasis is a critical prognostic factor directly affecting disease staging and survival. The primary treatment for endometrial cancer is surgical. Extrafascial hysterectomy and bilateral salpingo- oophorectomy constitute the standard surgical procedure. However, there remains debate regarding the conditions under which lymphadenectomy should be added to the surgical procedure. It is known that lymphadenectomy does not improve oncological outcomes in early-stage, low-grade tumors. Moreover, unnecessary lymphadenectomy increases morbidity without providing a significant survival benefit. Therefore, developing preoperative predictive models to estimate the risk of lymph node metastasis using non-invasive, inexpensive, and easily accessible biomarkers is of great clinical importance. The aim of this study was to investigate the relationship between preoperatively measured inflammatory markers (platelet count, neutrophil count, NLR, PLR, MLR, CRP) and tumor markers (CA125, CA19- 9, CA15-3) and lymph node metastasis in patients with endometrioid-type endometrial cancer, and to develop a risk scoring system based on these parameters. Methods: This retrospective study included 366 patients diagnosed with endometrioid-type endometrial cancer who underwent surgery between January 1, 2020, and June 15, 2023, at Ankara Bilkent City Hospital, Department of Obstetrics and Gynecology. Of these patients, 30% were randomly assigned to external validation of the model, while the model itself was developed using data from 258 patients. Patients who underwent pelvic and para-aortic lymph node dissection and xi had complete blood count, biochemical tests, tumor markers, and CRP measurements within one week prior to surgery were included in the study. Preoperative inflammatory markers and tumor markers were analyzed using univariate and multivariate logistic regression analyses. A risk scoring system was constructed based on the significant variables. Model performance was evaluated with ROC curve analysis, using the bootstrap method for internal validation and the reserved test group for external validation. Results: Lymph node metastasis was detected in 17.8% of the 258 patients included in the study. In the univariate analysis, leukocyte count, MLR, PLR, NLR, tumor markers (CA19-9, CA15-3, CA125), CRP, neutrophil count, platelet count, monocyte count, albumin, and SII values were all statistically significantly associated with lymph node metastasis (p<0.05). Variables with p-values below 0.05 in the univariate analysis were included in the logistic regression analysis. However, variables with significant p-values but low beta coefficients that did not contribute to the model's classification performance were excluded. The R2 value of the logistic regression model was calculated as 0.725, and it was observed that including these excluded variables did not improve the model's R2 value and classification performance. Consequently, despite their p-values being below 0.05, albumin, monocyte count, platelet/lymphocyte ratio (PLR), and neutrophil/lymphocyte ratio (NLR) were not included in the final model due to their lack of contribution. All parameters found significant in the logistic regression analysis were incorporated into the risk scoring system. ROC analysis was used to determine the cut-off value for each parameter. The point with the highest Youden Index was selected as the optimal cut-off for each parameter. After determining cut-off values, the categorized parameters were re-analyzed using logistic regression. Points for each parameter were assigned by dividing the beta coefficients by their standard errors. The final scores ranged from 0 to 18. To differentiate between high-risk and low-risk groups in the scoring system, the value yielding the highest Youden Index was used. The cut-off value for the model was determined as 10.25. For this cut-off, the model demonstrated a specificity of 96.2% and a sensitivity of 76.1% (95% CI: 0.870–0.973). At this threshold, 16.7% (n=43/258) of the study cohort had a risk xii score above the cut-off. The rate of lymph node metastasis was 5.1% (n=11/215) among patients with scores below the cut-off and 81.4% (n=35/43) among those above it. The ROC analysis of the developed risk scoring system yielded an AUC value of 0.888, demonstrating strong discriminative power. In the external validation conducted on the reserved group of 108 patients, the model's AUC was calculated as 0.832, indicating high validation strength and generalizability. Conclusion: The combination of preoperative inflammatory markers and tumor markers may serve as a powerful tool for predicting lymph node metastasis risk in patients with endometrioid-type endometrial cancer. The developed risk scoring system could significantly contribute to clinical practice by helping avoid unnecessary lymphadenectomies and enabling more individualized surgical planning. This study suggests that, if validated in future prospective and multicenter studies, these parameters could be integrated into clinical decision-making processes.
Benzer Tezler
- Non-endometrioid tip endometrium kanserinde lenf nodu tutulumunu etkileyen faktörlerin incelenmesi
Investigation of factors affecting lymph node involvement in non-endometrioid type endometrium cancer
SALİHA GÖKÇE ÖZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BÜLENT ÖZDAL
- Cerrahi evrelenmiş endometrioid tip endometrium kanserinde izole paraaortik lenf nodu metastazı sıklığı
Isolated paraaoric lymph node metastasia frequency in surgical staged endometrioid type endometrium carcinoma
AKBAR İBRAHİMOV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Kadın Hastalıkları ve DoğumHacettepe ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NEJAT ÖZGÜL
- Preoperatif CA125 düzeyinin endometrioid endometrium kanserinde lenf nodu tutulumunu öngörmedeki değeri
The value of preoperative CA125 level in prediction of LYMPH node involvement in endometrioid endometrium cancer
GÖZDE KARACAN DUMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BÜLENT ÖZDAL
- Yüksek riskli endometrium kanseri olan hastaların pelvik lenf nodu metastazının değerlendirilmesinde FDG PET/CT `nin rolü
Role of the integrated FDG PET/CT in the surgical management of patients with high risk clinical early stage endometrial cancer: Detection of pelvic nodal metastases
MURAT DOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SİNAN BERKMAN
- Endometrium kanserli hastalarda p57 ile immunohistokimyasal boyamanın sağkalım ve diğer prognostik parametrelerle ilişkisi
The relationship between immunohistochemical p57 staining and survival and other prognostic factors in patients with endometrium cancer
İLAY GÖZÜKARA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Kadın Hastalıkları ve DoğumMersin ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EKREM TOK