Meme kanseri tanısı ile konvansiyonel ve hipofraksiyone adjuvan radyoterapi uyguladığımız hastalarda lenfödem gelişimini etkileyen faktörlerin incelenmesi ve lenfödem gelişen hastalarda yaşam kalitesi skorlamasi yapılması
Investigation of factors affecting lymphedema development in patients diagnosed with breast cancer who received conventional and hypofractionated adjuvant radiotherapy and quality of life scoring in patients with lymphedema
- Tez No: 971273
- Danışmanlar: PROF. DR. DİDEM KARAÇETİN, DOÇ. DR. EVRİM DUMAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyasyon Onkolojisi, Radiation Oncology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanserdir ve meme kanseri tedavisinde meme kanseri ilişkili kol lenfödemi (LÖ) gelişmesi oldukça yaygındır. Bu sebeple LÖ gelişmesini tetikleyici faktörleri araştırmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem Meme kanseri tanısı alan hastalarımızda LÖ gelişimini etkileyen faktörleri ve LÖ gelişen hastalarda yaşam kalitesi skorlamasını araştırdık. Retrospektif olarak cerrahi tedavisini tamamlayan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Kliniğine 15.06.2020 ve 27.07.2023 tarihleri arasında başvuran meme kanseri tanısı alan hastalar LÖ açısından değerlendirildi. LÖ gelişen hastalar kollar arası çap farkı 2 cm'e göre ve Olumsuz Olaylar için Ortak Terminoloji Kriterleri sürüm 5 (CTCAE)'e göre sınıflandırıldı. Meme cerrahisi, diseksiyon tipi; kemoterapi (KT), hormonoterapi (HT) veya HER2 tedavisi alıp almaması, aksiller radyoterapi (axRT) uygulanıp uygulanmaması, RT şeması ve hastalığın aktif kolda olup olmamasına göre LÖ gelişimi araştırılmıştır. Ayrıca LÖ gelişen hastalara yaşam kalitesi analizi yapılarak genel sağlık durumu, günlük yaşam aktiviteleri, ev işleri, iş hayatı, ev dışı işler ve sosyal faaliyetlerde kol hareketlerinde kısıtlanma, aktif kol kullanımı; duygusal durum değişikliği, uyku ve cinsel aktivitelerde problemler sorulmuştur. KT alma durumunun, diseksiyon tipinin ve RT şemasının yaşam kalitesiyle ilişkisi incelenmiştir. Tüm istatistiksel analizler IBM SPSS (Statistical Program in Social Sciences) 27 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular Kliniğimize başvuran 736 kadın hastadan uygunluk kriterlerini sağlayan 321 hasta LÖ açısından değerlendirildi ve takipleri yapıldı. LÖ≥2 cm'e göre LÖ açısından sınıflandırıldığında 52 hastada (%16,1) ödem görülürken, CTCAE'ye göre sınıflandırıldığında 81 hastada (%25,2) ödem görülmektedir. Radyoterapi (RT) alan hastalarımızın 145'i konvansiyonel RT, 172 hasta hipofraksiyone RT ve 4 hasta ultrahipofraksiyone RT almıştır. 2 cm ve CTCAE'ye göre LÖ değerlendirilen hastalarda hipofraksiyone ve ultrahipofraksiyone RT grubunda konvansiyonel RT'ye göre daha az LÖ görülmüştür (sırasıyla LÖ≥2 cm'e göre 9 ve 43 hasta p<0,001; CTCAE'ye göre 23 ve 58 hasta p<0,001). Hastalar i) sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB) ve axRT uygulanan ile ii) aksiller lenf nodu diseksiyonu (ALND) ve axRT uygulanan olmak üzere alt gruplara ayrıldığında LÖ≥2 cm ve CTCAE'ye göre LÖ değerlendirilen hastalarda hipofraksiyone ve ultrahipofraksiyone RT grubunda konvansiyonel RT'ye göre daha az LÖ görülmüştür (sırasıyla 2 cm'e göre i) 2 ve 6 p=0,02 ve ii) 4 ve 21 hasta p<0,001; CTCAE'ye göre i) 4 ve 12 p=0,004 ve ii) 9 ve 26 hasta p<0,001). Her iki değerlendirme sistemine göre SLNB uygulanan hastalarda ALND'ye kıyasla daha az LÖ görülmüştür. Meme cerrahisi, KT, HT veya HER2 tedavisi alıp almaması ve axRT uygulanıp uygulanmamasına göre LÖ gelişmesi üzerine etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. CTCAE'ye göre hastalığın aktif kullanılan kolda olması LÖ'i tetiklemektedir. LÖ olan hastalardan 78 kişiye yaşam kalitesi anketi yapılmıştır. CTCAE'ye göre LÖ olarak değerlendirilen hastalarda neoadjuvan KT'nin adjuvan ve KT almayan gruba kıyasla ev işleri (p=0,008), günlük iş hayatı (p≤0,001) ve sosyal faaliyetler (p=0,006) üzerine olumsuz etkisi görülmüştür. LÖ≥2 cm'e göre LÖ olan hastalarda neoadjuvan KT alanlarda adjuvan ve KT almayan gruba kıyasla günlük iş hayatı (p≤0,001) ve sosyal faaliyetler (p=0,023) üzerine olumsuz etki görülmüştür. Diğer anket değerleri için gruplar arasında istatistiksel olarak fark saptanmamıştır. Sonuç Meme kanserinde hipofraksiyone RT ve SLNB uygulanması LÖ riskini konvansiyonel RT'ye göre azaltmaktadır. Alt grup analizlerinde özellikle ALND ve SLNB sonrası hipofraksiyone RT, konvansiyonel RT'ye kıyasla LÖ'yü önlemektedir. CTCAE'ye göre hastalığın aktif kullanılan kolda olması LÖ'i tetiklemektedir. Ayrıca neoadjuvan KT alan hastalarda yaşam kalitesi analizlerinde günlük iş hayatı ve sosyal faaliyetler üzerinde kısıtlayıcı etkinlik görülmüştür.
Özet (Çeviri)
Aim Breast cancer is the most common cancer for women worldwide, and the development of breast cancer-related lymphedema (BCRL) is quite common during the breast cancer treatment. Therefore, we aimed to investigate the factors that trigger the development of BCRL. Materials (Patients) and Methods We investigated the factors affecting the development of BCRL in our patients diagnosed with breast cancer and the quality of life scoring in patients who developed BCRL. Patients diagnosed with breast cancer who completed their surgical treatment and applied to the Radiation Oncology Clinic of Başaksehir Cam and Sakura City Hospital between 06.15.2020 and 07.27.2023 were evaluated for BCRL. Patients who developed BCRL were classified according to 2 cm and the Common Terminology Criteria for Adverse Events version 5 (CTCAE). The development of BCRL was investigated according to breast surgery, dissection type; whether or not chemotherapy (KT), hormonotherapy (HT) or HER2 treatment was received, whether or not axillary radiotherapy (axRT) was applied, RT scheme and whether or not the disease was in the active arm. In addition, quality of life analysis was performed on patients who developed BCRL and questions were asked about general health status, daily living activities, housework, work life, restriction of arm movements in out-of-home and social activities, active arm use; emotional state changes, problems in sleep and sexual activities. The relationship between KT status, dissection type and RT scheme and quality of life was investigated. All statistical analyses were performed using IBM SPSS (Statistical Program in Social Sciences) 27 program. p<0.05 was considered statistically significant. Results Of the 736 female patients who applied to our clinic, 321 patients who met the eligibility criteria were evaluated for BCRL and their follow-up was performed.When classified in terms of BCRL according to 2 cm, edema was observed in 52 patients (16.1%), while when classified according to CTCAE, edema was observed in 81 patients (25.2%). Of our patients who received radiotherapy (RT), 145 received conventional RT, 172 patients received hypofractionated RT, and 4 patients received ultrahypofractionated RT. In patients in whom BCRL was evaluated according to 2 cm and CTCAE, less BCRL was observed in the hypofractionated- ultrahypofractionated RT group compared to conventional RT (9 vs. 43 patients according to 2 cm, p<0.001; 23 vs. 58 patients according to CTCAE, p<0.001, respectively). When the patients were divided into subgroups as i) sentinel lymph node biopsy (SLNB) and axRT and ii) axillary lymph node dissection (ALND) and axRT, in patients in whom BCRL was assessed according to 2 cm and CTCAE, less BCRL was observed in the hypofractionated-ultrahypofractionated RT group compared to conventional RT (according to 2 cm i) 2 vs. 6 p=0.02 and ii) 4 vs. 21 patients p<0.001; according to CTCAE i) 4 vs. 12 p=0.004 and ii) 9 vs. 26 patients p<0.001). In patients who underwent SLNB, the incidence of BCRL was lower compared to ALND according to both evaluation systems. The presence of breast surgery, KT, HT, HER2-targeted therapy, or axRT was not found to have a statistically significant effect on the development of BCRL. According to CTCAE, having the disease in the dominant arm triggered BCRL. A quality-of-life survey was conducted in 78 patients with BCRL. In patients evaluated as having BCRL according to CTCAE, neoadjuvant KT, compared to adjuvant KT or no KT, had a negative impact on household activities (p=0.008), daily work life (p≤0.001), and social activities (p=0.006). Based on the definition of BCRL ≥2 cm, patients with BCRL who received neoadjuvant KT showed a negative impact on daily work life (p≤0.001) and social activities (p=0.023) compared to those who received adjuvant or no KT. No statistically significant differences were found between the groups for other survey parameters. Conclusion In breast cancer, hypofractionated RT and SLNB reduce the risk of BCRL compared to conventional RT. Subgroup analyses showed that particularly after ALND and SLNB, hypofractionated RT prevents BCRL more effectively than conventional RT. According to CTCAE, having the disease in the dominant arm triggers BCRL. In addition, in patients receiving neoadjuvant KT, quality-of-life analyses revealed restrictive effects on daily work life and social activities.
Benzer Tezler
- Hipofraksiyone ve konvansiyonel radyoterapi protokollerinin kanser hastalarında anksiyete, depresyon ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması
Comparison of the effects ofhypofractionated and conventionalradiotherapy protocols on anxiety, depression,and quality of life in cancer patients
SEDANUR SEİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Radyasyon OnkolojisiSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞİMAY GÜROCAK
- Meme kanseri hastalarında konvansiyonel meme koruyucu cerrahi ile raket tekniğinin kozmetik ve fonksiyonel sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of cosmetic and functional results of conventional breast-conserving surgery and racket technique in breast cancer patients
ŞEYMA KURTOĞLU ÖZER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Genel CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EBRU MENEKŞE
- Meme kanseri tanısı almış hastaların tamamlayıcı ve alternatif tedavi kullanma durumlarının incelenmesi
Examination of complementary and alternative treatment use of patients with breast cancer
ESRA KUNDUZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Gedik ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZLEM IŞIL
- Meme kanserli hastaların aksiller diseksiyonunda ligasure ile konvansiyonel yöntemin seroma oluşumu ve yapısına olan etkisi prospektif randomize klinik çalışma
Breast cancer patients after axillary lymph node dissection with LigaSure and conventional method and structure of the effect of seroma: Prospective randomized clinical trial
LEVENT DİNÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Genel CerrahiCelal Bayar ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TEOMAN COŞKUN
- Meme kanserli hastalarda intrakraniyal parankimal metastazların adc histogram analizleri ile patolojik özelliklerinin retrospektif olarak korelasyonu
Correlations between adc histogram analyses of intracranial parenchymal metastases and pathological properties of breast cancer
DİBA SAYGILI ÖZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BURCU SAVRAN