Geri Dön

Antitiroid ilaç tedavisi sonrası Graves hastalığının remisyon durumunun değerlendirilmesi

Evaluation of remission status of Graves' disease after antithyroid drug treatment

  1. Tez No: 971345
  2. Yazar: EDA HÜRMÜZLÜ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HAMİDE PİŞKİNPAŞA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Graves hastalığı (GH), hipertiroidizmin en yaygın nedeni olup tiroid uyarıcı hormon reseptörüne (TRAb) karşı uyarıcı antikorların varlığı ile karakterize edilen otoimmün bir hastalıktır. Antitiroid ilaç (ATİ) tedavisi, invazif olmaması ve ablasyon gerektirmeden remisyon sağlama potansiyeli nedeniyle birinci basamak tedavi olarak tercih edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, GH tanısı almış ve ATİ tedavisi uygulanmış hastalarda remisyon oranını değerlendirmek, kalıcı remisyonla ilişkili faktörleri belirlemek ve tedavi başarısının klinik, biyokimyasal ve terapötik prediktiflerini analiz etmektir. Gereç ve Yöntem: GH tanısı almış ve metimazol (MMI) ile tedavi edilmiş hastalar üzerinde retrospektif gözlemsel bir çalışma yürütülmüştür. Demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, hastalık süresi, tiroid nodülü varlığı), biyokimyasal parametreler (sT3, sT4, TSH, TRAb, ALP, ALT), tedavi süresi ve kümülatif MMI dozu kaydedilmiş ve analiz edilmiştir. Hastalar, tedavi sonrası takip sonuçlarına göre remisyona girenler ve girmeyenler olarak iki gruba ayrılmıştır. Remisyon durumu ile klinik ve laboratuvar parametreleri arasındaki istatistiksel ilişki değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışma grubumuzun %75,7'sinde ATİ tedavisi sonrasında remisyon sağlanmıştır. Otoimmün tiroid hastalıklarının beklenen cinsiyet dağılımı ile uyumlu olarak kadın cinsiyette daha sık gözlenmiştir. Yaş, cinsiyet, hastalık süresi ve tiroid nodülü varlığı açısından remisyon ve nüks grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır ancak ATİ tedavisi kesilme anında remisyona girmeyen hastalarda serum sT3 düzeyleri anlamlı şekilde daha yüksek, sT4 düzeyleri ise daha düşük saptanmıştır. Her hastada ölçülmemiş olsa da, TRAb düzeylerinin yüksek seyrettiği hastalarda nüks gözlenme eğilimi, bu belirtecin devam eden otoimmün aktiviteyi gösterme potansiyelini desteklemektedir. Ortalama tedavi süresi 23 ay, ortalama kümülatif MMI dozu ise 4800 mg olarak bulunmuştur. Majör yan etki gözlenmemiş olup yalnızca 5 hastada döküntü ve artralji gibi minör yan etkiler gözlenmiştir. Sonuç: Çalışmamızda GH tanılı hastaların çoğunda ATİ tedavisi ile güvenli ve etkili bir şekilde remisyon sağlanmıştır ancak hastalar remisyonu öngörebilecek parametreler açısından değerlendirildiğinde; cinsiyet, yaş, hastalık süresi, biyokimyasal parametreler (TSH, sT3, sT4, ALT, ALP, TPO, TRAb), tanı anında nodül varlığı ve toplam tedavi dozu gibi faktörlerin, remisyon üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı gözlemlenmiştir. Her ne kadar remisyonu öngörebilecek bir etken saptanamasa da medikal tedavinin etkinliği dikkate alındığında; bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımları remisyon oranlarını artırabilir ve gereksiz cerrahi veya radyoaktif müdahalelerin önüne geçebilir.

Özet (Çeviri)

Objective: Graves' disease (GD) is the most common cause of hyperthyroidism and is an autoimmune disorder characterized by the presence of stimulating antibodies against the thyroid stimulating hormone receptor (TRAb). Antithyroid drug (ATI) therapy is widely preferred as first-line treatment, due to its non-invasiveness and potential to induce remission without ablation. The aim of this study was to evaluate the remission rate, identify factors associated with durable remission, and analyze clinical, biochemical and therapeutic predictors of treatment success in patients with GH diagnosed and treated with ATI. Materials and Methods: A retrospective observational study was conducted on patients diagnosed with GH and treated with methimazole (MMI). Demographic variables (age, gender, disease duration, presence of thyroid nodules), biochemical parameters (sT3, sT4, TSH, TRAb, ALP, ALT), treatment duration and cumulative MMI dose were recorded and analyzed. Patients were divided into two groups as remission and non-remission patients according to post-treatment follow-up results. The statistical relationship between remission status and clinical and laboratory parameters was evaluated. Results: Remission was achieved in 75.7% of our study group after ATI treatment. In accordance with the known gender distribution of autoimmune thyroid diseases, female gender was observed more frequently. There was no statistically significant difference between remission and relapse groups in terms of age, gender, disease duration and presence of thyroid nodules. However, serum sT3 levels were significantly higher and sT4 levels were lower in patients who were not in remission at the time of ATI discontinuation. Although not measured in all patients, the tendency to relapse in patients with high TRAb levels supports the potential of this marker to indicate ongoing autoimmune activity. The mean duration of treatment was 23 months and the mean cumulative MMI dose was 4800 mg. No major side effects were observed and minor side effects such as rash and arthralgia were reported in only 5 patients. Conclusion: In our study, remission was achieved safely and effectively with medical treatment in most of the patients with GH with ATI treatment. However, when the patients were evaluated in terms of parameters that could predict remission, it was observed that factors such as gender, age, disease duration, biochemical parameters (TSH, sT3, sT4, ALT, ALP, TPO, TRAb), presence of nodules at the time of diagnosis and total treatment dose had no significant effect on remission. Although no factors could be found to predict remission, considering the effectiveness of medical treatment, individualized treatment approaches may increase remission rates and prevent unnecessary surgical or radioactive intervention.

Benzer Tezler

  1. Vitamin D seviyelerinin graves hastalığının seyri üzerine etkilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of vitamin D levels on the course of graves disease

    FATMA AKYOL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLKAY ÇAKIR

  2. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi bölümüne 2000-2017 yılları arası başvuran graves hastalarının demografik özellikleri, klinik izlemi, tedavi seçimi ve tedavi sonuçlarının retrospektif incelenmesi

    The retrospective study of demographic characteristics, clinical monitoring, treatment selection and results of graves patients applying to Ondokuz Mayis University Medical Faculty Children's Health and Diseases Hospital Endocrinology Department between 2000-2017 years

    EMİNE MALHUN KAPLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN MURAT AYDIN

  3. Basedow-graves hastalığında antitiroid ilaç tedavisini takiben remisyon, relaps sıklığının ve prediktif faktörlerin belirlenmesi

    Determination of remission, relapse frequency and predictive factors following antithyroid drug therapy in basedow-graves disease

    EZEL GEDİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEYZA YENER ÖZTÜRK

  4. Basedow-graves hastalığında tiroid stimülan immünglobulinin prognoza ve nükse etkisi

    Effect of thyroid stimulating immunoglobulin on prognosis and relapse in Basedow-graves' disease

    NESLİHAN ÜNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ESRA ÇİL ŞEN

  5. Hipertiroidi tanısı alan olguların retrospektif olarak değerlendirilmesi

    The patients with hypertyroidia diagnosis retrospective evaluation

    ABDULHAKİM GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBursa Uludağ Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖMER FARUK TARIM