Geri Dön

Atipik plazma hücrelerindeki immünfenotipin ve periferik T-hücre popülasyonunun birinci basamak miyelom tedavisine etkisi

Impact of atypical plasma cell immunophenotype and peripheral T-cell populations on response to first-line therapy in multiple myeloma

  1. Tez No: 972061
  2. Yazar: SAİT EMİR ŞAHİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. VOLKAN KARAKUŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Akım sitometri, multipl miyelom, sağkalım, immünfenotip, plazma hücresi, lenfosit, Akım sitometrisi, Flow cytometry, multiple myeloma, survival, immunophenotype, plasma cell, lymphocyte
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Yapılan çalışmalar, hastaların prognostik skorlama sistemlerinde genetik olarak yüksek risk grubunda yer alan hastaların, kullanılan indüksiyon protokolü, kök hücre nakli yapılıp yapılmaması ve idame tedavi protokolü tercihinin yanıt ve prognoz açısından önemi olduğu gösterilmiştir. Biz bu çalışmada, tanı anındaki atipik plazma hücresi immün fenotipinin ve T-hücrelerinin yanıt ve prognoza etkisi olup olmadığını göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Yeni tanı almış, katılım şartlarını taşıyan ve gönüllü 120 MM hastası dahil edildi. MM tanı ve takibi için gerekli tüm tetkikleri çalışılmış olan hastalar gönüllü olmaları halinde bu prospektif çalışmaya kabul edildi. Bu tetkiklere ek olarak normal plazma hücresi, atipik plazma hücresi ve T-hücrelerin tespitini içeren çok parametreli akım sitometri de çalışıldı. Hastanın elde edilen verileri International Myeloma Working Group 2016 yanıt ölçütlerine göre hastalar değerlendirildi. Hastaların en iyi yanıta ulaşma süresi, en iyi yanıtın ne olduğu, bir sonraki tedaviye kadar geçen zaman ve bunların bizim incelediğimiz parametrelerle ilişkisi kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmamızda, yeni tanı miyelom olgularında (n=120, ilgili analizlerde verisi olanlar incelendi) atipik plazma hücresi immünfenotipi ile klinik sonlanımlar incelendi. Tam yanıt ile CD20 ve CD56 ekspresyon durumu arasında anlamlı ilişkiler saptandı: CD20 pozitifliği TY dışı yanıtlarda daha sıktı (p=0,002) ve CD20 medyan yoğunluğu TY dışı grupta daha yüksekti (p=0,017). CD56 pozitifliği TY grubunda daha fazlaydı (p=0,041) ve CD56 medyan yoğunluğu TY lehine daha yüksekti (p=0,036). Genel sağkalım bakımından CD20 pozitifliği daha kısa medyan OS ile ilişkili bulundu ( p=0,004); CD38 bright ve CD138 bright fenotipleri ise daha uzun medyan OS ile ilişkiliydi (sırasıyla p=0,040 p=0,039). Sonuç: Bulgular birlikte ele alındığında, atipik immünofenotipik özelliklerin, CD20 pozitifliği ve yüksek ekspresyonu, CD56 negatifliği veya düşük ekspresyonu, zayıf CD38/CD138 ekspresyonu MM'de daha agresif klinik seyirle ilişkili olabileceğine dair bulgular saptandı. Akım sitometrik immünfenotipleme, MM tanısı sırasında sadece minimal rezidüel hastalık tespiti için değil, aynı zamanda prognostik öngörü açısından da değerli bilgiler sağlayabileceğini gösteren sonuçlara ulaşıldı. Gelecekte daha geniş hasta serilerini içeren klinik çalışmalarda immünfenotipik özelliklerin genetik alt gruplarla birlikte değerlendirilmesi ve çok değişkenli analizlerde bu belirteçlerin genetik faktörlerden bağımsız prognostik öneminin araştırılması gerekmektedir. İmmünfenotipin, genetik profillerden bağımsız olarak prognostik değer taşıdığının doğrulanması durumunda, tedavi stratejilerinin belirlenmesinde immünfenotipik risk faktörleri de göz önünde bulundurularak daha kişiselleştirilmiş yaklaşımlara gidilmesi mümkün olacaktır.

Özet (Çeviri)

Aim: Studies have demonstrated the significance of induction protocols, stem cell transplantation, and maintenance therapy choices on response and prognosis, particularly for patients classified as genetically high-risk by prognostic scoring systems. In this study, we aimed to investigate whether the immunophenotype of atypical plasma cells and T-cell populations at the time of diagnosis impact treatment response and prognosis. Materials and Methods: A total of 120 newly diagnosed, eligible multiple myeloma (MM) patients who provided informed consent were prospectively enrolled. In addition to the standard diagnostic and follow-up workup, multiparameter flow cytometry was performed to detect normal plasma cells, atypical plasma cells, and T-cell populations. Patient outcomes were evaluated according to the International Myeloma Working Group 2016 response criteria. Time to best response, best response achieved, time to next treatment, and their association with the parameters under investigation were recorded. Results: In our study of newly diagnosed myeloma cases (n=120), the association between atypical plasma cell immunophenotype and clinical outcomes was examined. Significant associations were found between complete response (CR) and CD20 and CD56 expression status. CD20 positivity was more frequent in non-CR responses (p=0.002), and the median CD20 expression intensity was higher in the non-CR group (p=0.017). Conversely, CD56 positivity was more prevalent in the CR group (p=0.041), with a higher median CD56 expression intensity (p=0.036). Regarding overall survival (OS), CD20 positivity was associated with a shorter median OS (p=0.004), whereas CD38-bright and CD138-bright phenotypes were correlated with a longer median OS (p=0.040 and p=0.039, respectively). Conclusion: Taken together, our findings suggest that atypical immunophenotypic features specifically CD20 positivity and high expression, CD56 negativity or low expression, and weak CD38/CD138 expression may be associated with a more aggressive clinical course in MM. We conclude that flow cytometric immunophenotyping at diagnosis provides valuable information not only for minimal residual disease (MRD) detection but also for prognostic stratification. Future clinical trials with larger cohorts are needed to evaluate these immunophenotypic features in conjunction with genetic subgroups and to investigate their independent prognostic significance in multivariate analyses. Validation of the prognostic value of immunophenotyping, independent of genetic profiles, could facilitate more personalized therapeutic strategies that incorporate these immunophenotypic risk factors.

Benzer Tezler

  1. The role of oxidative stress factors in the pathophysiology of Ocular Rosacea, analysis of tears and other materials

    Oküler Rosacea patofizyolojisinde oksidatif stres faktörlerinin rolü, gözyaşı ve diğer materyallerin analizi

    NİLÜFER YEŞİLIRMAK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    BiyokimyaGazi Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NESLİHAN BUKAN

    PROF. DR. JEAN-LOUIS BOURGES

  2. Monogenik diyabet tip 2 (MODY tip 2-GCK) tanısı ile izlenen pediyatrik olguların retrospektif incelenmesi

    Retrospective examination of pediatric patients followed with the diagnosis of monogenic diabetes type 2 (Mody Type 2-GCK)

    BURAK TULA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBursa Uludağ Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDAL EREN

  3. Kronik inflamatuar demiyelinizan polinöropati hastalarında periferik kan ve cilt biyopsisinde b lenfosit sitokin ekspresyon değişikliklerinin terapötik ve prognostik biyobelirteç olarak önemleri

    Circulating b cell subsets and cytokine gene expression levels in peripheral blood and skin biopsy in chronic inflammatory demyelinating polyneuropathy

    AYŞE NUR ÖZDAĞ ACARLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA YEŞİM PARMAN

  4. Biküspid aort kapaklı hastalarda plazma apelin düzeyleri ile ekokardiyografik parametrelerin ilişkisi

    Relationship between plasma apelin levels and echocardiographic parameters in bicuspid aortic valve patients

    ERSİN ÇAĞRI ŞİMŞEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kardiyolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEM NAZLI

    UZMAN SELCEN YAKAR TÜLÜCE

  5. Yetim G protein-kenetli reseptör ailesine ait GPR37'nin aktive ettiği sinyal yolaklarının incelenmesi

    Investigation of signaling pathways activated by the ORPHAN G protein-coupled receptor GPR37

    GÖKNUR EROL

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    BiyolojiAcıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi

    Biyofizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BEKİ KAN