Çocuk acil servisinde laktat yüksekliği insidansı ve nedenlerinin saptanması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 972114
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HALİSE AKÇA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Acil Servis, Çocuk, Hipoksi, Hiperlaktatemi, Kan gazı, Laktat, Blood Gas, Child, Emergency Department, Hyperlactatemia, Hypoxia, Lactate
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Laktat doku oksijen ihtiyacını gösteren, hızlı ve kolay ulaşılabilen bir tetkiktir. Laktat, dokuların oksijenlenme durumunu ve metabolik süreçlerin yeterliliğini yansıtan önemli bir biyobelirteçtir. Dokulara yetersiz oksijen gitmesi, dokuların oksijen ihtiyacının artması veya dokularda oksijen kullanımında yetersizlik olması durumunda laktat düzeyi yükselir. İnsan vücudundaki dokuların çoğunda (iskelet kası, eritrositler, beyin) günlük yaklaşık 20 mmol/kg laktat üretilir. Sağlıklı, istirahat halindeki insanlarda ölçülen kan laktat düzeyi genel olarak 2 mmol/L altındadır. Laktat düzeyi yüksekliğinin farklı hastalıklardaki durumu gösterilmiştir ancak laktat yüksekliği saptanan hastalardaki sık görülen etiyolojik nedenlerin birlikte incelendiği yayınlar kısıtlı sayıdadır. Çocuk hastalarda hiperlaktatemiye yol açan etiyolojik nedenlerin tanımlanması, klinik yönetimde ve prognozun değerlendirilmesinde yol gösterici olmaktadır. Bu çalışmanın amacı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Acil Kliniği'ne başvuran çocuk hastalarda laktat yüksekliğinin insidansını ve nedenlerini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, 1 Ocak 2023–31 Aralık 2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Acil Kliniği'ne başvuran ve kan gazı incelemesinde laktat düzeyi ≥2 mmol/L saptanan hastaların dahil edildiği tek merkezli retrospektif bir çalışmadır. Hastaların demografik özellikleri, başvuru şikayetleri, laboratuvar ve kan gazı değerleri ile nihai tanıları hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden elde edilmiştir. Laktat klirensi hesaplaması, başvuruda laktat değeri ≥4 mmol/L olan ve 6–24 saat aralığında kontrol ölçümü yapılan hastalarda gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 27.0 programı ile analiz edilmiştir; p<0,05 değeri istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda 6340 hastanın 7128 kan gazı laktat sonucu incelendi. Hastaların cinsiyet dağılımında 3639'u (%57,4) erkek, 2701'i (%42,6) kızdı. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaşlarının ortanca değeri 33,2 ay (çeyrekler arası aralık 80,1 ay) bulundu. Hastalar yaş gruplarına göre en fazla hasta sayısı %43,7 (3114 hasta) ile 2–12 yaş grubunda yer alırken, en az hasta sayısı %5 (355 hasta) ile yenidoğan grubunda izlendi. Çalışmaya dahil edilen 6340 hastanın 5350'sinin (%84,3) bilinen kronik hastalığı yoktu. Tüm başvurularda en sık şikayet solunum sıkıntısıydı. En az bir sistemde patolojik fizik muayene bulgusu olan 3073 (%43,1) başvuru vardı. Vital bulgu ölçümlerinde en az bir tane patoloji saptanma oranı %23,8 idi. Nihai tanılar sıklık sırasıyla alt solunum yolu enfeksiyonu, akut gatroenterit ve konvülziyonlardı. Hiperlaktatemi yapan nedenler hipoksik olan ve olmayan şeklinde gruplandırıldığında 4795 (%67,3) başvuru hipoksik olan, 658 (%9,2) başvuru hipoksik olmayan grubundaydı. Yaş ortalaması hipoksik olan ve olmayan grupta sırasıyla 49,2 ± 54,9 ay ve 95,1 ± 73,0 aydı, aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Hipoksik grupta en sık solunum sistemi, hipoksik olmayan grupta en sık baş boyun muayenesi patolojileri saptanmıştı. Vital bulgularının karşılaştırılmasında tüm vital bulgu sonuçları gruplar arasında anlamlı düzeyde farklı, taşikardi, takipne ve satürasyon düşüklüğü hipoksik grupta fazlaydı. Başvuru laktat düzeyi ve laktat klirens açısından gruplar arasında fark yoktu. Korelasyon analizlerinde laktat değeri ile yaş arasında anlamlı ilişki olmadığı saptandı. Kan tetkikleriyle karşılaştırmalarda zayıf düzeyde olmak üzere glukoz, beyaz küre sayımı ve trombosit sayımı ile pozitif korelasyon, pH, bikarbonat ve baz açığı ile negatif korelasyon saptandı. Sonuç: Çocuk acil servisine başvuran hastalarda laktat yüksekliği, çok çeşitli hipoksik ve hipoksik olmayan nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Laktat yüksekliğinin klinik ve prognostik önemi hastalık durumuna göre büyük ölçüde değiştiğinden, klinisyenlerin laktat yükselmesinin birçok olası nedeninin farkında olması gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Lactate is a rapid and easily accessible test that indicates tissue oxygen demand. Lactate is an important biomarker reflecting the oxygenation status of tissues and the adequacy of metabolic processes. Lactate levels rise when there is insufficient oxygen delivery to the tissues, increased tissue oxygen demand, or inadequate tissue oxygen utilization. Approximately 20 mmol/kg of lactate is produced daily in most tissues (skeletal muscle, erythrocytes, and brain). Blood lactate levels measured in healthy, resting individuals are generally below 2 mmol/L. Elevated lactate levels have been documented in various diseases, but publications examining the common etiologies in patients with elevated lactate are limited. Identifying the etiological factors leading to hyperlactateemia in pediatric patients guides clinical management and prognostic assessment. The aim of this study was to determine the incidence and causes of elevated lactate in pediatric patients presenting to the Pediatric Emergency Clinic of Ankara Bilkent City Hospital. Materials and Methods: This is a single-center retrospective study that included patients admitted to the Pediatric Emergency Clinic of Ankara Bilkent City Hospital between January 1, 2023, and December 31, 2023, and whose blood gas analysis revealed a lactate level of ≥2 mmol/L. Patient demographics, presenting complaints, laboratory and blood gas values, and final diagnoses were obtained through the hospital information management system. Lactate clearance calculations were performed on patients with lactate levels of ≥4 mmol/L at presentation and who underwent follow-up measurements at 6–24 hours. The obtained data were analyzed using SPSS 27.0; p<0.05 was considered statistically significant. Results: In our study, 7128 blood gas lactate results from 6340 patients were examined. The gender distribution of the patients was 3639 (57.4%) male and 2701 (42.6%) female. The median age of the patients included in the study was 33.2 months (interquartile range 80.1 months). The highest number of patients (43.7%) were in the 2–12 year old group (3114 patients), while the lowest number (5% (355 patients) were in the newborn group. Of the 6340 patients included in the study, 5350 (84.3%) had no known chronic disease. The most common complaint across all admissions was respiratory distress. There were 3073 (43.1%) admissions with pathological physical examination findings in at least one system. The rate of at least one pathology detected in vital sign measurements was 23.8%. The final diagnoses, in order of frequency, were lower respiratory tract infection, acute gastroenteritis, and convulsions. When the causes of hyperlactatemia were grouped as hypoxic and non-hypoxic, 4795 (67.3%) admissions were in the hypoxic group, and 658 (9.2%) admissions were in the non-hypoxic group. The mean age was 49.2 ± 54.9 months and 95.1 ± 73.0 months in the hypoxic and non-hypoxic groups, respectively, and the difference was statistically significant. Respiratory system pathologies were the most common in the hypoxic group, while head and neck examination pathologies were the most common in the non-hypoxic group. In comparison of vital signs, all vital sign results were significantly different between the groups, and tachycardia, tachypnea, and hyposaturation were more common in the hypoxic group. There was no difference between the groups in terms of admission lactate level and lactate clearance. Correlation analyses revealed no significant relationship between lactate values and age. Comparisons with blood tests revealed a weak positive correlation with glucose, white blood cell count, and platelet count, and a negative correlation with pH, bicarbonate, and base deficit. Conclusion: Elevated lactate levels in patients presenting to the pediatric emergency department can occur for a variety of hypoxic and non-hypoxic reasons. Because the clinical and prognostic significance of elevated lactate varies greatly depending on the disease state, clinicians must be aware of the many possible causes of elevated lactate.
Benzer Tezler
- Karbonmonoksit zehirlenmesi tanısı alan hastaların değerlendirilmesi
Evaluation of patients diagnosed with carbon monoxide poisoning
LEMAN AKCAN YILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZLEM TEKŞAM
- Çocuk yoğun bakım servisinde solunum sıkıntısı ve yetmezliği nedeniyle yüksek akışlı nazal kanül ile oksijen tedavisi alan olgularda tedavi başarısızlığına neden olan faktörlerin belirlenmesi
In the pediatric intensive care unit, determination of factors causing therapy failure in patients who treated with high flow nasal cannula for respiratory distress and failure
DERŞAN ONUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RANA İŞGÜDER
- Çocuklarda karbonmonoksit zehirlenmesinin değerlendirilmesi
Assessment of carbon monoxide poisoning in children
HATİCE TURGUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YILDIZ DALLAR BİLGE
- Karbonmonoksit zehirlenmesi ile çocuk acil polikliniğine başvuran olgulardaki trombosit sayılarının ve ortalama trombosit hacimlerinin değerlendirilmesi
Assessment of thrombocyte counts and average thrombocyte volumes in cases of carbonmonoxyde poisoning admitted by pediatric emergency service
MUHAMMED MUSTAFA GÜNEYLİOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEDİNE AYŞİN TAŞAR
- Çocuk acil serviste uygulanan endotrakeal entübasyonun klinik sonuçları
Clinical results of endotracheal intubation in pediatric emergency department
BERNA AKGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT ANIL