Kalsiyum silikat esaslı materyallerin cam iyonomer ve kompozit rezin materyallere bağlanma kuvvetlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Comparative investigation of bonding strength of calcium silicate based materials to glass ionomer and composite resin materials
- Tez No: 972873
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İLHAN UZEL
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Vital pulpa tedavisi, Bağlanma dayanımı testi, Kalsiyum silikat esaslı biyomateryal, Shear bond strength, Vital pulp treatment, Calcium silicate-based biomaterials
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Pedodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu in vitro çalışmanın amacı, farklı biyomateryal ve restoratif materyal kombinasyonlarının bağlanma özelliklerine dair literatüre katkı sağlaması, klinik tedavi uygulamalarında kullanılacak materyal seçiminde bilimsel bir altyapı sunmayı hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Bu in vitro çalışmada, üç farklı biyosilikat esaslı materyalin [Angelus MTA (Angelus, Londrina, Brezilya), Biodentine (Septodont, Saint-Maur-des-Fossés, Fransa) ve NeoPutty MTA (NuSmile, Houston, ABD)] üç farklı restoratif materyalle [akışkan kompozit (GC G-aenial Universal Flo, GC Corporation, Tokyo, Japonya), kompozit rezin (GC G-aenial A'Chord, GC Corporation, Tokyo, Japonya) ve cam iyonomer siman (GC Equia Forte HT, GC Corporation, Tokyo, Japonya)] bağlanma dayanımları karşılaştırılmıştır. Her grup yedi örnekten oluşmak üzere toplam 63 numune hazırlanmıştır (n=7). Akrilik bloklara yerleştirilen materyaller, üretici talimatlarına göre hazırlanarak 37°C ve %100 nemli ortamda 24 saat bekletilmiştir. Yüzeylere asitleme uygulanmadan, GC G-Premio Bond tek kat olarak sürülmüş ve ışıkla polimerize edilmiştir. Ardından, çalışmamızda kullandığımız restoratif materyaller 3 mm çap ve yüksekliğinde silindirik kalıplar aracılığıyla uygulanmıştır. Kompozit gruplar firma talimatları doğrultusunda ışık yardımıyla, cam iyonomer ise kimyasal olarak sertleştirilmiştir. Numuneler 24 saatlik inkübasyon sonrası universal test cihazında (Shimadzu, Kyoto, Japonya) 1 mm/dk hızla shear bond strength testine tabi tutulmuştur. Bağlanma dayanımı (MPa), maksimum kuvvetin yapışma alanına bölünmesiyle hesaplanmıştır. Kırık yüzeyleri incelenerek adeziv, koheziv ve mikst olarak sınıflandırılmış; her gruptan iki temsilci örnek SEM analizi ile değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS yazılımında gerçekleştirilmiş; normal dağılım sağlandığında tek yönlü ANOVA ve Bonferroni post-hoc testi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Yapılan istatistiksel analizler hem biyomateryal türünün hem restoratif materyal türünün hem de bu iki faktörün etkileşiminin bağlanma dayanımı üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermiştir (p<0,05). Bonferroni çoklu karşılaştırmalarına göre NeoPutty MTA hem MTA hem de Biodentine'e kıyasla anlamlı düzeyde daha düşük vii bağlanma dayanımı sergilemiştir. Özellikle akışkan kompozit gruplarında, Biodentine en yüksek bağlanma değerlerini gösterirken NeoPutty MTA ise en düşük bağlanma dayanımı değerini göstermiştir. Kompozit gruplarında da NeoPutty MTA anlamlı düzeyde daha düşük sonuçlar vermiştir. Cam iyonomer kullanılan gruplarda ise biyomateryaller arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Restoratif materyallere göre yapılan değerlendirmelerde, MTA ve Biodentine gruplarında cam iyonomere kıyasla kompozit materyallerle elde edilen bağlanma dayanımlarının anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. NeoPutty MTA grubunda ise restoratif materyal türüne bağlı anlamlı bir fark izlenmemiştir. Kırılma tipleri açısından yapılan analizlerde, biyomateryal türü ile kırık tipi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş; NeoPutty MTA grubunda kohezyonel kırık gözlenmemiş, Biodentine grubunda ise bu oran en yüksek düzeyde kaydedilmiştir. Restoratif materyal bazında kırılma tipi dağılımı biyomateryalden bağımsız olarak anlamlı bulunmamış olsa da Biodentine ve NeoPutty MTA gruplarında restoratif materyal türüne göre kırık tiplerinde istatistiksel farklar gözlenmiştir. Bu gruplarda cam iyonomer ile yüksek oranda adezyonel kırıklar, kompozit materyallerle ise daha çok mikst kırıklar kaydedilmiştir. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, Biodentine ve MTA'nın, restoratif materyallerle oluşturdukları bağlanma dayanımları açısından daha avantajlı bir profil sergileyebileceğini göstermektedir. Özellikle akışkan ve konvansiyonel kompozitlerle birlikte kullanıldıklarında, bu materyallerin cam iyonomer simana kıyasla daha yüksek bağlanma değerleri sunduğu gözlemlenmiştir. NeoPutty MTA ise, incelenen tüm kombinasyonlarda daha düşük bağlanma dayanımı göstermesi ve kohezyonel kırık içermemesi nedeniyle, klinik kullanımda dikkatle değerlendirilmesi gereken bir materyal olarak öne çıkmaktadır. Bu sonuçlar doğrultusunda, biyomateryal ve restoratif materyal kombinasyonlarının seçiminde sadece kimyasal içerikler değil, bağlanma davranışları ve kırılma tipleri gibi mekanik özelliklerin de göz önünde bulundurulmasının, uzun dönem klinik başarının artırılmasına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this in vitro study is to contribute to the existing literature regarding the bonding characteristics of different biomaterial and restorative material combinations, and to provide a scientific basis for material selection in clinical practice. Materials and Methods: This in vitro study aimed to compare the bond strength of three calcium silicate-based biomaterials—Angelus MTA (Angelus, Londrina, Paraná, Brazil), Biodentine (Septodont, Saint-Maur-des-Fossés, France), and NeoPutty MTA (NuSmile, Houston, TX, USA)—with three different restorative materials: flowable composite (GC G-aenial Universal Flo, GC Corporation, Tokyo, Japan), composite resin (GC G-aenial A'Chord, GC Corporation, Tokyo, Japan), and glass ionomer cement (GC Equia Forte HT, GC Corporation, Tokyo, Japan). A total of 63 specimens were prepared, with seven samples in each subgroup (n=7). Cylindrical cavities (2 mm in depth and 4 mm in diameter) were prepared in autopolymerizing acrylic blocks, into which the biomaterials were placed according to the manufacturers' instructions. The specimens were then stored in an incubator at 37°C under 100% humidity for 24 hours to allow initial setting. No acid etching was performed. Instead, a single coat of a universal adhesive (GC G-Premio Bond) was applied directly to the surfaces of the set biomaterials and light-cured for 20 seconds using an LED polymerization unit. Subsequently, restorative materials were applied using cylindrical polyethylen molds (3 mm in diameter and 3 mm in height). Light-curing was performed for the composite groups, while the glass ionomer cement was allowed to self-cure. Following a second 24-hour incubation period under the same conditions, the specimens were subjected to shear bond strength testing using a universal testing machine (Shimadzu, Kyoto, Japan) at a crosshead speed of 1 mm/min. The maximum force (N) at failure was recorded, and bond strength was calculated in megapascals (MPa) by dividing the force by the adhesive surface area. Failure modes were examined and classified as adhesive, cohesive, or mixed. Two representative specimen from each group was further analyzed using scanning electron microscopy (SEM) to evaluate the interfacial morphology and failure characteristics. Statistical analyses were performed using SPSS software (IBM Corp., Armonk, NY, USA). The normality of the data distribution was assessed using the Shapiro–Wilk test. When ix parametric assumptions were met, one-way analysis of variance (ANOVA) followed by Bonferroni post hoc testing was applied. Statistical significance was set at p < 0.05. Results: The findings of this study suggest that Biodentine and MTA may exhibit a more favorable bonding profile with restorative materials. Particularly when used in combination with flowable or conventional composites, these materials demonstrated higher bond strength values compared to glass ionomer cement. In contrast, NeoPutty MTA showed lower bond strength across all tested combinations and lacked cohesive fractures, indicating that it should be evaluated more cautiously in clinical use. Based on these results, it may be considered that the selection of biomaterial–restorative material combinations should take into account not only chemical composition but also mechanical properties such as bonding performance and fracture patterns, as these factors could contribute to improving long-term clinical success. Conclusion: The findings of this study suggest that Biodentine and MTA may exhibit a more favorable bonding profile with restorative materials. In particular, when used in combination with flowable or conventional composites, these materials appeared to provide higher bond strength values compared to glass ionomer cement. NeoPutty MTA, on the other hand, demonstrated lower bond strength across all tested combinations and did not exhibit any cohesive fractures, which may warrant careful consideration regarding its structural integrity and clinical performance. Based on these results, it can be proposed that the selection of biomaterial–restorative material combinations should take into account not only chemical composition but also mechanical properties such as bonding behavior and fracture patterns, as these factors may contribute to improved long-term clinical outcomes.
Benzer Tezler
- Biodentin ve cam iyonomer simanın yapay çürük dentin lezyonlarında remineralizasyona etkisi ve mikrosızıntılarının in-vitro karşılaştırılması
An in vitro comparison of remineralization and microleakage of Biodentin and glass ionomer cement on the artificial carious dentin lesions
HASİBE ELİF KURU
- Kalsiyum silikat içerikli materyallerin cam iyonomer esaslı materyallere bağlanma dayanımının değerlendirilmesi
Evaluation of adhesive strength of different restorative materials to calcium silicate based materials
RUKEN ERGÜL
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2022
Diş HekimliğiEskişehir Osmangazi ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SEÇKİN AKSU
- Kalsiyum silikat bazlı biyomateryallerin cam iyonomer restoratif simanlara bağlanma dayanımının değerlendirilmesi
Evaluation of the shear bond strength of calcium silicate-based biomaterials to glass ionomer restorative cements
MEHMET SALIK
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2026
Diş HekimliğiDicle ÜniversitesiRestoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ELİF PINAR BAKIR
- Trikalsiyum silikat esaslı biyomateryallerin farklı içerikteki cam iyonomer esaslı restoratif simanlara bağlanım dayanımının değerlendirilmesi
Evaluation of the bond strength of tricalcium silicate based biomaterials to glass ionomer based restorative cements of different content
HANİFE BETÜL KARAASLAN
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2022
Diş HekimliğiDicle ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMİN CANER TÜMEN
- Güta-perka-kor-aracılı ultrasonik aktivasyonun kalsiyum-silikat ve rezin-bazlı patların bağlanma dayanımı ve dentintübül penetrasyonuna etkisinin incelenmesi
Investigation the effect of gutta-percha cone mediated ultrasonic activation on push-out bond strength and dentin tubul penetration of calcium-silicate and resin based sealers
BARIŞ KANDEMİR
Doktora
Türkçe
2023
Diş HekimliğiBaşkent ÜniversitesiDiş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KAMRAN GÜLŞAHI