Geri Dön

Maliye politikası uygulamalarının koruyucu sağlık hizmetleri üzerindeki etkisi: seçili ab ülkeleri üzerine bir değerlendirme

The impact of fiscal policy practices on preventive health services: an evaluation on selected eu countries

  1. Tez No: 973707
  2. Yazar: RABİA SELİNAY DEĞİRMENCİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EDA YEŞİL
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Maliye, Finance
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kırıkkale Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Maliye Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı, maliye politikası uygulamalarının koruyucu sağlık hizmetleri üzerindeki etkilerini Türkiye ve seçili Avrupa Birliği (AB) ülkeleri çerçevesinde karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Geleneksel sağlık politikalarının büyük oranda tedavi edici yaklaşımlar üzerine kurgulanması, hem artan hastalık yükü hem de uzun vadede kamu harcamalarının sürdürülemezliği gibi önemli sorunlara yol açmaktadır. Koruyucu sağlık hizmetleri, bireyleri hastalanmadan önce sağlık risklerinden korumayı hedefleyen ve uzun vadeli sosyal fayda üreten uygulamalar bütünü olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda tez, sağlık politikalarının yeniden yönlendirilmesinde maliye politikalarının rolünü analiz etmekte; etkin, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir sağlık sisteminin inşasında koruyucu hizmetlerin stratejik konumunu vurgulamaktadır. Çalışmanın kuramsal çerçevesinde, sağlık hizmetlerinin kamusal mal niteliği taşıması, dışsallıklar, bilgi asimetrisi ve piyasa başarısızlıkları gibi nedenlerle devlet müdahalesinin gerekliliği kamu ekonomisi perspektifinden ele alınmıştır. Sağlık alanında yalnızca piyasa mekanizmalarına bırakılan hizmet sunumu, hizmete erişimde eşitsizlikleri derinleştirmekte ve toplumsal maliyetleri artırmaktadır. Bu nedenle devletin, özellikle koruyucu sağlık hizmetlerinde aktif bir planlayıcı, düzenleyici ve finansör olarak rol üstlenmesi kaçınılmazdır. Aşı uygulamaları, halk sağlığı bilgilendirme faaliyetleri, erken tanı ve tarama programları, çevresel sağlık önlemleri, okul temelli sağlık taramaları gibi hizmetlerin kamusal nitelikte değerlendirilmesi ve kamu maliyesi yoluyla desteklenmesi, toplumun 1genel sağlık düzeyini artırmanın yanı sıra orta ve uzun vadede tedavi edici sağlık giderlerini azaltarak mali sürdürülebilirliği sağlamaktadır. Uygulamalı bölümde, Türkiye ve belirli AB ülkeleri arasında sağlık sistemlerinin yapısal farklılıkları, hizmet kapsamı, koruyucu sağlık harcamalarının bütçe içerisindeki oranı ve kamu sağlık harcamalarının eğilimi karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Türkiye'nin son yıllarda aile hekimliği modeli, ulusal kanser tarama programları ve halk sağlığı müdürlükleri aracılığıyla koruyucu sağlık alanında önemli yapısal adımlar attığı görülmektedir. Ancak AB ülkeleriyle kıyaslandığında, bu hizmetlerin finansal sürdürülebilirliği, insan kaynağı dağılımı ve hizmetlerin mekânsal erişilebilirliği açısından halen gelişime açık alanlar mevcuttur. Bu nedenle çalışmada sadece bütçe büyüklükleri değil, aynı zamanda hizmet sunum kapasitesi, coğrafi kapsayıcılık ve sağlık çıktıları da değerlendirilmiştir. Ayrıca COVID-19 pandemisi, koruyucu sağlık hizmetlerinin ne denli hayati önemde olduğunu ortaya koymuş; acil durumlara hazırlık, erken uyarı sistemleri ve epidemiyolojik izleme mekanizmalarının sağlık politikalarının merkezine yerleşmesini sağlamıştır. Tezde bu değişim süreci, hem Türkiye'de hem de AB ülkelerinde ayrı ayrı değerlendirilmiş; pandemi sonrası oluşan yeni kamu politikası paradigması analiz edilmiştir. Ampirik analiz kısmında, 2011–2024 yılları arasındaki dönemi kapsayan geniş bir panel veri setiyle, Türkiye ve seçili AB ülkelerinin koruyucu sağlık harcamalarının etkileri istatistiksel olarak test edilmiştir. Dinamik panel veri analiz yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen uygulamada, kamu sağlık harcamaları ile kişi başına düşen koruyucu sağlık harcaması, erken teşhis oranları, aşılama oranları ve mortalite gibi değişkenler arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Arellano-Bover/Blundell-Bond GMM yöntemi kullanılarak yapılan analizler sonucunda, koruyucu sağlık harcamalarının hem sağlık çıktıları hem de uzun vadeli kamu harcamaları üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri olduğu ortaya konmuştur. Bulgular, etkin bir maliye politikası aracılığıyla koruyucu sağlık yatırımlarının desteklenmesinin yalnızca bireysel sağlık sonuçlarını değil, aynı zamanda ekonomik üretkenlik ve bütçe performansı üzerinde de olumlu etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Elde edilen ampirik bulgular doğrultusunda, kamu karar alıcıları ve politika yapıcılar için uygulanabilir politika önerileri geliştirilmiştir. Bu öneriler arasında; koruyucu sağlık harcamalarının bağımsız bir bütçe kalemi olarak ayrılması, performans odaklı aile hekimliği sisteminin yeniden yapılandırılması, dijital erken uyarı sistemlerinin kurulması, sağlık okuryazarlığını artırmaya yönelik sosyal kampanyalar geliştirilmesi, okul temelli sağlık taramalarının yaygınlaştırılması, mobil sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, kanser tarama oranlarının artırılması ve yerel yönetimlerin bu süreçlere daha aktif dahil edilmesi gibi çok boyutlu politikalar yer almaktadır. Ayrıca koruyucu davranışları teşvik edecek sosyal ve mali düzenlemelerin (vergi indirimi, sosyal güvenlik teşviki vb.) entegrasyonu önerilmektedir. Sonuç olarak bu tez, maliye politikalarının koruyucu sağlık hizmetleri üzerindeki etkisini teorik ve ampirik olarak değerlendiren özgün bir çalışma olarak hem sağlık politikası literatürüne hem de kamu maliyesi alanına katkı sağlamaktadır. Elde edilen bulgular, sadece bilimsel tartışmalar açısından değil, aynı zamanda sağlık sistemini daha dayanıklı ve kapsayıcı kılmayı hedefleyen kamu otoriteleri açısından da yol gösterici niteliktedir. Bu kapsamda çalışma, Türkiye'nin sağlık reform sürecine ışık tutmakta ve Avrupa Birliği bağlamında politika uyumu açısından karşılaştırmalı bir zemin sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

This study aims to evaluate the impact of fiscal policy practices on preventive health services through a comparative framework involving Türkiye and selected European Union (EU) countries. In many healthcare systems, policy priorities have traditionally been shaped by curative approaches. However, growing disease burdens and the escalating cost of healthcare expenditures have made this approach increasingly unsustainable. Preventive health services—defined as interventions that protect individuals before the onset of illness—are now recognized as essential for improving public health and achieving long-term fiscal sustainability. In this context, the study examines the role of fiscal policy as a strategic tool to strengthen preventive health structures and to promote health system efficiency, equity, and resilience. The theoretical basis of the research is grounded in public economics and focuses on the rationale for government intervention in healthcare markets. Due to market failures, positive externalities, and information asymmetries, preventive health services often remain underprovided in purely market-driven systems. These services, having public good characteristics, require state-led planning, financing, and regulation to ensure universal access and maximize social welfare. Immunization programs, health education campaigns, early screening initiatives, and environmental health services are among the key areas identified as requiring direct public investment and coordination. In the applied section of the study, the structure of health systems in Türkiye and selected EU member states is analyzed comparatively. The share of preventive services in total healthcare expenditure, institutional capacity, public investment trends, and population-level health outcomes are examined in detail. Türkiye's recent reforms in family medicine, public health directorates, and national cancer screening programs are recognized as positive developments, but challenges persist in resource distribution, service reach, and outcome effectiveness when compared to EU standards. The COVID-19 pandemic has underscored the necessity of proactive public health systems, revealing significant vulnerabilities and accelerating the demand for more robust preventive infrastructures. This context is also addressed within the st1udy's analytical scope. The empirical part of the study employs a dynamic panel data approach covering the period from 2011 to 2024. Using the Generalized Method of Moments (GMM), particularly the Arellano-Bover/Blundell-Bond system estimator, the relationship between public health expenditures and key indicators of preventive health performance—such as immunization coverage, early diagnosis rates, and per capita preventive spending—is statistically tested. The results provide robust evidence that increasing public investment in preventive services leads to improved health outcomes and contributes to long-term fiscal efficiency. Preventive expenditures are shown to play a dual role by enhancing population health and reducing the need for costly curative interventions in the future. Based on the empirical findings, the study puts forward a series of comprehensive and applicable policy recommendations. These include prioritizing preventive health within budgetary planning, restructuring family medicine on a performance-oriented basis, establishing nationwide digital early warning systems, and implementing public health literacy initiatives. Additionally, proposals are made for expanding mobile healthcare delivery, integrating school-based health programs, increasing cancer screening accessibility, and promoting intergovernmental cooperation with local administrations. Fiscal incentives—such as tax benefits or social insurance rewards for health-promoting behavior—are also suggested to strengthen preventive health engagement at the individual level. In conclusion, the study contributes to the literature on both health policy and public finance by providing theoretical insight and empirical analysis on the fiscal dimensions of preventive healthcare. The findings offer strategic direction for policymakers aiming to construct sustainable, inclusive, and effective health systems. Moreover, the study provides a comparative lens through which Türkiye's health policy evolution can be evaluated alongside its EU counterparts, serving as a valuable reference for policy harmonization and reform initiatives.

Benzer Tezler

  1. Diş tedavi maliyetlerinin özel ve kamusal tedavi kurumları açısından irdelenmesi ve buna yönelik alan çalışması

    Consideration of dental treatment costs by means of private and public treatment organizations and fieldwork towards this

    FARUK YANIK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    İşletmeDokuz Eylül Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YASEMİN YEĞİNBOY

  2. Health and safety cost evaluation in construction projects case study: Oman DMIA project

    İnşaat projelerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği maliyet incelemesi örnek olay: Umman Uluslararası Havalimanı Projesi

    ŞAFAK CINGILLIOĞLU

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2012

    Kazalarİstanbul Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜRKAN EMRE GÜRCANLI

  3. Minority shareholder activism in Turkey

    Türkiye'de azınlık pay sahibi aktivizmi

    BEYZA NUR BİLEN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Hukukİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MELTEM KARATEPE KAYA

  4. Ireland's attitude towards Israeli-Palestinian conflict after 7 October

    İrlanda'nın 7 Ekim sonrası İsrail-Filistin çatışmasına yaklaşımı

    CHALILA RAIHAN NABILAZKA

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    Uluslararası İlişkilerİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA SARIASLAN