Migren benzeri baş ağrılarında nefes tekniklerinin atak sıklığı veşiddetine etkisi
The effect of breathing techniques on attack frequency and severity in migraine-like headaches
- Tez No: 974052
- Danışmanlar: PROF. DR. DİLEK GÜLDAL, ÖĞR. GÖR. GİZEM LİMNİLİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Migren, merkezi sinir sisteminin artan uyarılabilirliği tarafından tetiklenen ve yaygın bir nörobiyolojik bozukluk olarak tanımlanır. Baş ağrısı, genellikle tek taraflı, zonklayıcı ve şiddetli olabilir; eşlik eden semptomlar arasında ışığa ve sese hassasiyet, bulantı ve kusma yer alır. Migren atağı, görsel, işitsel ve sensoriyel auralarla karakterizedir ve genellikle 4 ila 72 saat sürebilir. Migren, ekonomik ve toplumsal açıdan büyük bir yük oluşturur ve tedavi maliyeti yüksektir. Alternatif tedavi yöntemleri, migren hastaları için çekici bir seçenek olabilir. Bunlar arasında nefes teknikleri gibi non-invaziv, non-farmakolojik yöntemler de yer alır. Alternatif Burun Deliği Solunum Tekniği , burun deliklerini dönüşümlü olarak nefes alıp verme prensibine dayanır. Fizyolojik etkilerinin hiperbarik oksijen tedavisine benzer olmasını üzerine migren semptomlarını hafifletmek için birinci basamakta kullanılabilen bir araç olabilir. Bu çalışma, migren hastalarında alternatif bir tedavi seçeneği olarak alternatif burun deliği solunum tekniğinin etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Bu çalışma, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu tarafından onaylanmış ve tek merkezli, açık etiketli, iki kollu, paralel gruplu randomize kontrollü bir çalışma olarak planlanmıştır. Çalışmanın evreni, Migren tanısı almış ve migren atağı sıklığı üç aydan az olan hastalardan oluşmuştur. Örneklem büyüklüğü, %5 hata payı, %80 güç, orta etki büyüklüğü ve randomize kontrollü çalışmalarda %15 kayıp olasılığını göz önünde bulundurularak n=86 olarak belirlenmiştir. Katılımcılar, 18-50 yaş aralığında olmalı, migren tanısı almış olmalı ve atağın sıklığı üç aydan az olmalıdır. Kontaminasyonu önlemek için küme randomizasyon yöntemi kullanılmıştır. Müdahale grubunda, alternatif burun deliği solunum tekniği öğretilmiş ve uygulanmıştır. Veri toplama araçları arasında kişisel veri formu ve Migren Özürlülük Değerlendirme Ölçeği (MIDAS) yer almaktadır. Bulgular: Araştırmaya 18-50 yaş aralığında 86 migren hastası katıldı. Çalışmanın katılımcı grubunun yaş ortalaması 39.11±7.21 olarak belirlenmiş olup, cinsiyet dağılımında %75.58'i kadın ve %24.42'si erkek olarak tespit edilmiştir. Atak sıklığı ve Midas Skoru müdahale grubunda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde azaldı. Atak sıklığı, müdahale öncesi ve sonrası arasında müdahale grubunda anlamlı bir şekilde azalırken, kontrol grubunda bu fark gözlenmedi. Atak şiddetinde ise her iki grubun ilk ve son değerlendirmeleri arasında anlamlı bir azalma saptanırken, iki grubun kendi aralarındaki karşılaştırılmasında anlamlı bir fark saptanmadı. Tartışma: Bu çalışma, alternatif burun deliği solunumunun migren hastalarında atak sıklığı üzerinde etkili olduğunu, ancak başlayan atağın şiddeti üzerinde etkili olmadığı sonucuna varmıştır. Müdahale süresinin kısa gelmesi, atak şiddetini etkilemesi gereken sürenin yetersiz olabileceği bir sebep olarak da düşünülebilir. Ayrıca, her iki grupta da başlangıca göre atak şiddetinde gözlenen azalma, migren hastalarının düzenli olarak güncel bilgilerle ve etkin bir şekilde takip edilmesinin önemini vurgulamaktadır. Sonuç: Migren tedavisinde başarı için hastaların semptomlarını izlemesi ve tetikleyici faktörleri tanıması önemlidir. Bu farkındalık, semptomların kontrol altına alınmasına ve alternatif tedavi yöntemlerinin etkinliğinin artırılmasına yardımcı olabilir. Migren hastaları, semptomları hafifletmek için farmakolojik olmayan yöntemleri denemelidir. Alternatif burun deliği nefes tekniği gibi yöntemler, farmakoterapiye ek olarak kullanılabilir ve semptomların yönetiminde katkı sağlayabilir. Migren tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım önemlidir. Hastaların bir sağlık profesyoneli tarafından izlenmesi ve uygun tedavi yöntemlerinin önerilmesi gerekmektedir. Bu, semptomların daha etkili bir şekilde yönetilmesine ve hastaların yaşam kalitesinin artırılmasına yardımcı olabilir.
Özet (Çeviri)
Introduction: Migraine is defined as a common neurobiological disorder triggered by increased excitability of the central nervous system. Headaches are typically unilateral, pulsating, and severe; accompanying symptoms include sensitivity to light and sound, nausea, and vomiting. Migraine attacks are characterized by visual, auditory, and sensory auras and typically last between 4 to 72 hours. Migraine imposes a significant economic and societal burden, with high treatment costs. Alternative treatment methods may be an attractive option for migraine patients. Among these, non-invasive, non-pharmacological methods such as breathing techniques are included. The Alternative Nostril Breathing Technique is based on the principle of alternating breathing through the nostrils. Due to its physiological effects being similar to hyperbaric oxygen therapy, it may be used as a primary tool to alleviate migraine symptoms. This study aims to evaluate the effectiveness of alternative nostril breathing technique as an alternative treatment option for migraine patients. Method: This study was approved by the İzmir Dokuz Eylül University Faculty of Medicine Non-Interventional Research Ethics Committee and was planned as a single-center, open-label, two-arm, parallel-group randomized controlled trial. The population of the study consisted of patients diagnosed with G43-Migraine and with a frequency of migraine attacks of less than three months. The sample size was determined as n=86 considering a 5% error rate, 80% power, moderate effect size, and a 15% probability of loss in randomized controlled trials. Participants were required to be between 18-50 years old, diagnosed with migraine, and have a frequency of attacks of less than three months. Cluster randomization method was used to prevent contamination. In the intervention group, the alternative nostril breathing technique was taught and applied. Data collection tools included a personal data form and the Migraine Disability Assessment Scale (MIDAS). Results: A total of 86 migraine patients aged between 18-50 years participated in the study. The mean age of the study participants was determined as 39.11±7.21 years, with 75.58% being female and 24.42% male. Attack frequency and MIDAS Score significantly decreased in the intervention group. While there was a significant decrease in attack frequency between pre- and post-intervention in the intervention group, this difference was not observed in the control group. There was a significant decrease in attack severity between the initial and final evaluations in both groups, but no significant difference was observed between the two groups. Discussion: This study concluded that alternative nostril breathing technique was effective in reducing attack frequency in migraine patients but was not effective in reducing the severity of the onset attack. The short duration of the intervention may be a reason for the ineffectiveness in reducing attack severity, as it may be insufficient to affect the required duration. Additionally, the observed decrease in attack severity compared to baseline in both groups emphasizes the importance of migraine patients being regularly followed up with current information and effectively. Conclusion: Success in migraine treatment requires patients to monitor their symptoms and identify triggering factors. This awareness can help control symptoms and increase the effectiveness of alternative treatment methods. Migraine patients should try non-pharmacological methods to alleviate symptoms. Methods such as alternative nostril breathing technique can be used in addition to pharmacotherapy and contribute to symptom management. A multidisciplinary approach is important in migraine treatment. Patients should be monitored by a healthcare professional and appropriate treatment methods should be recommended. This can help manage symptoms more effectively and improve patients' quality of life.
Benzer Tezler
- Migren, küme ve onunla ilişkili olabilecek primer baş ağrılarında olası motor son plak işlev bozukluğunun tek -lif elektromiyografi yöntemi ile incelenmesi
Investigation of the motor end-plate dysfunction in migraine, cluster headache and associated primary headaches by single-fiber electromyography.
ARZU ÇOBAN
- Çocukluk çağı primer baş ağrılarında yaşam içi kan basıncı analizinin değerlendirilmesi
Ambulatory blood pressure monitoring in children with primary headache disroders
ASİYE BOLCA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEÇİL ARSLANSOYU ÇAMLAR
- Primer baş ağrılarında allopregnanolon düzeyinin hastalığın tanı ve prognozundaki yeri
Diagnosis and prognosis of allopregnanolone level in primary headache patients
CİHANGİR ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İlk ve Acil YardımSüleyman Demirel ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NESRİN GÖKBEN BECEREN
- Baş ağrısı olan çocuklarda serum seruloplazmin ile lipid hidroperoksid düzeyi ölçülmesi ve prolidaz aktivitesinin değerlendirilmesi
Evaluation of serum ceruloplasmin and lipid hydroperoxide levels and prolidase activity in children with headache
SERDAR KARAKAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHarran ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA ÇALIK
- Auralı ve aurasız migren hastalarında karotis arter, vertebral arter ve retrobulber hemodinamik değişikliklerin doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi
Evaluation of hemodynamic changes which are associated with karotid artery, vertebral artery and retrobulbar circulation with color doppler ultrasonography in migraineurs with and without aura
DENİZ VAROL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Radyoloji ve Nükleer TıpBülent Ecevit ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ÖZLEM TOKGÖZ