Geri Dön

Non-valvüler atriyal fibrilasyon (NVAF) nedeniyle direkt oral antikoagülan (DOAK) başlanan hastalarda vücut kitle indeksine (BMI) göre δ viskozite değerinin AF kaynaklı advers olaylarla ilişkisi

The relationship between δ viscosity value and AF-related adverse events according to body mass index (BMI) in patients initiated on direct oral anticoagulants (DOACS) due to non-valvular atrial fibrillation (NVAF)

  1. Tez No: 975672
  2. Yazar: MÜCAHİT GÖL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KEVSER GÜLCİHAN BALCI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Atriyal fibrilasyon, tam kan viskozitesi, vücut kitle indeksi, direkt oral antikoagülan, iskemik serebrovasküler olay, majör kanama, Atrial fibrillation, Whole blood viscosity, Body mass index, Direct oral anticoagulant, Ischemic cerebrovascular event, Major bleeding
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Atriyal fibrilasyon (AF) hastalarında tromboembolik ve hemorajik risklerin öngörülmesinde klasik klinik skorlamaların yanı sıra biyofiziksel parametrelerin de dikkate alınması giderek önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, non-valvüler AF (NVAF) tanısı almış ve direkt oral antikoagülan (DOAK) tedavisi başlanan hastalarda vücut kitle indeksi (BMI) kategorileri ile tam kan viskozitesindeki değişimin (Δ viskozite) AF kaynaklı advers olaylarla ilişkisi değerlendirilmiştir. Yöntem: 2021–2022 yılları arasında NVAF tanısı ile DOAK tedavisi başlanan 933 hasta retrospektif olarak incelendi. Başvuru ve 6. ayda kaydedilen hematokrit ve total protein değerleri üzerinden De Simone formülü kullanılarak Δ viskozite hesaplandı. Optimal kesim değerine göre hastalar düşük ve yüksek Δ viskozite gruplarına ayrıldı. Klinik sonlanımlar majör kanama, iskemik serebrovasküler olay (SVO) ve majör advers olay (MAO; majör kanama + iskemik/hemorajik SVO) olarak belirlendi. Analizlerde Kaplan-Meier, Receiver Operating Characteristic (ROC) eğrisi, çok değişkenli lojistik regresyon ve Restricted Cubic Spline (RCS) yöntemleri kullanıldı. Bulgular: Hastaların %42,3'ü yüksek Δ viskozite grubunda yer aldı. Klinik sonlanımlar incelendiğinde, yüksek Δ viskozite grubunda majör kanama riski anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0.05), iskemik SVO insidansı ise gruplar arasında farklılık göstermedi. Kaplan-Meier analizleri, özellikle normal kilolu ve obez alt gruplarda yüksek Δ viskozitenin majör kanama riskini belirgin şekilde artırdığını ortaya koydu. BMI'den bağımsız yapılan analizlerde yüksek Δ viskozite grubunda majör kanama ve MAO oranları istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Spline analizleri, Δ viskozitenin BMI'den bağımsız olarak hemorajik komplikasyonları öngörebildiğini destekledi. Kadın cinsiyet oranı her iki grupta da obez hastalar arasında anlamlı düzeyde daha yüksek saptandı. Trigliserid düzeyleri ise BMI artışıyla paralel olarak yükseldi. CHA₂DS₂-VASc ve HAS-BLED skorları Δ viskozite grupları arasında benzerdi. Sonuç: Bu çalışma, literatürde çoğunlukla mutlak viskozite değerlerini inceleyen araştırmalardan farklı olarak, DOAK tedavisine bağlı dinamik viskozite değişimini değerlendirmesi bakımından özgündür. Bulgular, yüksek Δ viskozitenin özellikle normal kilolu ve obez NVAF hastalarında majör kanama riskini öngörmede bağımsız bir belirteç olabileceğini göstermektedir. Bu sonuçlar, BMI'nin tek başına yetersiz kalabileceğini ve viskozite gibi biyofiziksel parametrelerin risk sınıflandırmasına entegre edilmesinin klinik karar süreçlerini daha rafine hale getirebileceğini düşündürmektedir. Prospektif ve çok merkezli çalışmalar, Δ viskozitenin hemorajik komplikasyonlar üzerindeki prognostik değerini doğrulamak açısından gereklidir.

Özet (Çeviri)

Objective: In patients with atrial fibrillation, incorporating biophysical parameters in addition to conventional clinical risk scores is increasingly important for predicting thromboembolic and hemorrhagic risks. This study aimed to evaluate the relationship between body mass index (BMI) categories and changes in whole blood viscosity (Δ viscosity) with AF-related adverse outcomes in patients diagnosed with non-valvular AF (NVAF) and initiated on direct oral anticoagulant (DOAC) therapy. Methods: A total of 933 patients who were diagnosed with NVAF and started on DOAC therapy between 2021 and 2022 were retrospectively analyzed. Δ viscosity was calculated using the De Simone formula based on hematocrit and total protein values recorded at baseline and at the 6-month follow-up. Patients were stratified into low and high Δ viscosity groups according to the optimal cut-off value. Clinical outcomes were defined as major bleeding, ischemic cerebrovascular events (CVE), and major adverse outcomes (MAO; composite of major bleeding and ischemic/hemorrhagic CVE). Kaplan–Meier survival analysis, ROC curve analysis, multivariable logistic regression, and restricted cubic spline (RCS) models were applied. Results: Overall, 42.3% of patients were classified into the high Δ viscosity group. Major bleeding risk was significantly higher in the high Δ viscosity group (p<0.05), whereas the incidence of ischemic CVE did not differ between groups. Kaplan–Meier analysis revealed that high Δ viscosity markedly increased major bleeding risk, particularly in the normal-weight and obese subgroups. Analyses independent of BMI demonstrated that major bleeding and MAO rates were significantly higher in the high Δ viscosity group. Spline models supported the ability of Δ viscosity to predict hemorrhagic complications independently of BMI. Female sex was significantly more frequent among obese patients in both groups, while triglyceride levels increased in parallel with BMI. CHA₂DS₂-VASc and HAS-BLED scores were comparable between Δ viscosity groups. Conclusion: Unlike most previous studies that focused on absolute viscosity levels, this study is original in assessing treatment-related dynamic viscosity changes under DOAC therapy. The findings suggest that high Δ viscosity may serve as an independent predictor of major bleeding, particularly in normal-weight and obese NVAF patients. These results indicate that BMI alone may be insufficient for risk stratification and highlight the potential value of integrating biophysical parameters such as viscosity into clinical decision-making. Prospective, multicenter studies are warranted to confirm the prognostic value of Δ viscosity for hemorrhagic complications.

Benzer Tezler

  1. Nonvalvüler atriyal fibrilasyonlu, yoak kullananhastalarda üst gis kanama riskini belirleyen faktörler

    Factors determining the risk of upper gastrointestinal bleeding in patients with non-valvular atrial fibrillation using noac

    MERT KANTARCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HANİFE USTA ATMACA

  2. İç hastalıkları kliniğinde yatan kronik nonvalvüler atriyal fibrilasyon tanılı hastalarda oral antikoagülan kullanımı ve buna bağlı komplikasyonların değerlendirilmesi

    Evaluation of oral anticoagulant use and related complications in patients diagnosed with chronic nonvalvular atrial fibrillation hospitalized in an internal medicine clinic

    CANSU AKKOYUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FUNDA MÜŞERREF TÜRKMEN

  3. Nonvalvuler atrial fibrilasyonu olan akut iskemik inme hastalarında oral antikoagülan kullanımı ile inme şiddeti ve infarkt volümü arasındaki ilişki

    Relationship between using of oral anticoagulant and stroke severity and infarct volume in acute ischemic stroke patients with nonvalvular atrial fibrillation

    GÖKHAN AYDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    NörolojiAtatürk Üniversitesi

    Nörobilim Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ALPER EREN

  4. Varfarin kullanan hastalarda terapötik aralıkta geçen zaman ve etkileyen faktörler

    Time in therapeutic range value of patients using warfarin and factors which influence time in therapeutic range

    LALE DİNÇ ASARCIKLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET TEMİZHAN

  5. Varfarin alamayan non-valvüler atriyal fibrilasyon hastalarında enoxaparin'in emboli profilaksisinde etkinliği: Retrospektif bir analiz

    The effectiveness of enoxaparin in nonvalvular atrial fibrillation patients who can't take warfari̇n

    HÜMEYRA YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    GeriatriSüleyman Demirel Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEYNEP DİLEK AYDIN