Geri Dön

Yaşlı ve/veya unfit AML hastalarında hipometile edici ajan ve anti BCL 2 kullanımı tek merkez deneyimi

Use of hypomethylating agents and anti-BCL-2 in elderly and/or unfit AML patients: A single-center experience

  1. Tez No: 976920
  2. Yazar: VEYSEL YİĞİT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET ORHAN AYYILDIZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akut miyeloid lösemi (AML), miyeloid kökenli blasthücrelerinin periferik kan, kemik iliği ve/veya diğer dokularda klonal olarak çoğalmasıyla karakterize edilen bir hematolojik kanser türüdür. Hastalığın tanısı konulduğunda ortanca yaş 68'dir. Yeni tanı konulan AML olgularının yaklaşık %70'i 55 yaş ve üzerindeki bireylerden oluşmaktadır.(1) Akut miyeloid lösemi (AML) insidansı, yaşlanan nüfusun artması ile birlikte, diğer malignitelerin tedavisinde kullanılan kemoterapi ve/veya radyoterapiye bağlı olarak giderek yükselmektedir. Genel olarak, 65 yaş ve üzerindeki akut miyeloid lösemi (AML) hastalarında prognoz olumsuzdur; bu yaş grubunda beş yıllık sağkalım oranı %5 ile %10 arasında değişmektedir.(2) Yaşlı hastalarda artmış komorbidite yükü, komorbiditelerin ciddiyeti ve düşük performans skoru; tedaviye bağlı morbidite ve mortalitenin daha sık görülmesine neden olmaktadır. Ayrıca yaşlı bireylerde AML, olumsuz sitogenetik bulguların daha yüksek sıklıkta görülmesi, ilaç direnç genlerinin artmış ekspresyonu ve öncül hematolojik hastalıkların varlığı gibi kemorezistansile ilişkili çeşitli biyolojik özellikler göstermektedir(3). Bu nedenle ileri yaş AML hastalarında tedavi yönetimi hem zordur hem de halen tartışmalıdır. Yeni tanı konmuş genç AML hastalarında 3+7 tedavi protokolü standart yaklaşımı oluştururken, bu rejim ileri yaş hastalar için her zaman ilk seçenek olarak tercih edilmemektedir. Medikal olarak zayıf durumda olan yaşlı hastalarda yoğun kemoterapi uygulaması, erken dönemde mortaliteyle sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle bu hasta grubunda hipometilleyici ajan temelli tedavi protokolleri ön plana çıkmaktadır. Son yıllarda BCL-2 inhibitörü Venetoklaks'ın yoğun olmayan tedavi rejimlerine eklenmesiyle, yaşlı AML hastalarında sağkalımda anlamlı bir iyileşme sağlandığı gözlemlenmiştir .(4) Bu çalışmada, yüksek doz indüksiyon kemoterapisini tolere edemeyen, performans durumu düşük ya da ileri yaştaki hastalarda, hipometile edici ajanlara (azasitidin, desitabin) BCL2 inhibitörü venetoklaks eklenmesinin AML'de genel sağkalım üzerinde olumlu etkisi olup olmadığı, tedavi yanıtını iyileştirip iyileştirmediği , relaps oranını etkileyip etkilemediği ve mutasyon analizine göre kullanılan tedavi rejimi, tedavi yanıtı araştırılmıştır. Ayrıca, hedefe yönelik tedavilere ilişkin gelecekte yapılacak çalışmalara katkı sağlanması amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Bu çalışma Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematolojı kliniğinde 01.01.2019 ile 31.12.2024 tarihleri arasında hipometile edici ajan ve AntiBcl2 tedavisi almış AML tanılı yaşlı ve/veya unfit hastaların tek merkezli verilerinin incelenmesini kapsamaktadır. Çalışmaya, tanı anında 60 yaş ve üzeri olan ya da performans durumu(ECOG >2), komorbiteleri veya organ disfonksiyonu nedeniyle yoğun indüksiyon kemoterapisine uygun olmayan (unfit) ve hipometile edici ajan+Antibcl2 kombinasyon tedavisi almış toplam 40 AML hastası dahil edilmiştir.Sekonder AML,0-18 yaş arası hastalar,relaps/refrakter vakalar ve dosya verileri eksik olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Hastaların verileri, hastane bilgi yönetim sistemi ve dosya kayıtları retrospektif olarak taranarak elde edilmiştir.. Demografik bilgiler (yaş,cinsiyet) tanı anındaki hematolojik ve biyokimyasal parametreler, sitogenetik/moleküler risk sınıflaması, uygulanan tedavi protokolleri, tedavi yanıtları(tam remisyon, parsiyal yanıt,refrakter hastalık) ve sağkalım verileri(genel sağkalım ve olaydan bağımsız sağkalım) kayıt altına alınmıştır. Bulgular: Çalışmamızda elde edilen sonuçlara göre; hastaların ortalama yaşı 71,25 ± 5,24 olarak belirlenmiştir. Hastaların %47,5'iin erkek, %52,5'inin kadın olduğu saptanmıştır.Çalışmamızda hastaların ortalama hemoglobin değeri 8,82 ± 1,68 g/dL, ortalama platelet değeri 142,43 ± 130,46 103/ml ve ortalama nötrofil değeri 3,68 ± 4,55 103/ml olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda elde edilen sonuçlara göre; hastaların cinsiyetlerine göre tedaviden yanıt alma durumları arasında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Çalışmazıdaelde edilen sonuçlara göre hastaların %40'ının remisyonda olduğu, %7,5'inin kısmi remisyonda olduğu, %25'inin tedaviden yanıt almadığı, %12,5'inin 1.kür sonrası ex olduğu ve %15'inde remisyon durumunun değerlendirilmediği saptanmıştır. Hastaların tedaviden yanıt alma durumlarına göre FLT3, NPM1, IDH1, IDH2, CKIT, t(8;21) ve Inv(16) mutasyonu görülme oranları arasında anlamlı fark tespit edilmemiştir (p>0,05). Çalışmamızda hastaların genel sağkalımları değerlendirilmiştir . Hastaların toplam izlem süresi ortalama 9,60 ± 9,92 ay olarak belirlenmiş olup ortalama sağkalım süresi 14,145 ± 2,298 ay olarak saptanmıştır. Hastaların 1 yıllık OS oranı %78,5, 2 yıllık OS oranı %51 ve 3 yıllık OS oranı %21 olarak bulunmuştur. Hastaların 1 yıllık PFS oranı %79,9, 2 yıllık PFS oranı %56,8ve 3 yıllık PFS oranı %24,8 olarak tespit edilmiştir. Hastaların sekonder olmasına göre genel sağkalımları değerlendirilmiştir . Hastaların ortalama sağkalım süresi sekonder olmayanlarda 15,650 ± 2,746 ay, sekonder olanlarda 8,619 ± 2,518 ay olarak belirlenmiştir. Sekonder olmayan hastaların 1 yıllık OS oranı %44,9, 2 yıllık OS oranı %32,1 ve 3 yıllık OS oranı %12,8; kadın hastaların 1 yıllık OS oranı %27, 2 yıllık OS oranı %13,5 ve 3 yıllık OS oranı %13,5 olarak belirlenmiştir. Hastaları sekonder olmalarına göre sağkalım oranları arasında anlamlı fark bulunmamıştır (LogRank=1,518; p>0,05). Sonuç: Yaşlı akut myeloid lösemi (AML) hastalarının tedavi yönetimi, klinik olarak zorlu ve halen tartışmalı bir konudur. Bu hasta grubunda 1 yıllık genel sağkalım oranları genellikle %30'un altında kalmaktadır. Sonuç olarak, tek merkezli Akut myeloid lösemi tedavisinde ileri yaş ve yoğun kemoterapiyi tolere edemeyen hipometile edici ajan (azasitidin, desitabin)+venetoklaks kombinasyon tedavisi alan hastaların incelendiği çalışmamızda ortanca sağkalım süreleri, literatürde bildirilen gerçek yaşam verileriyle benzerlik göstermiştir.Çalışmamızda HMA+venetoklaks tedavisi alan hasta grupları incelenmiştir. Literatürde HMA+venetoklaks alan ve tek başına HMA alan hasta grupları karşılaştırıldığında HMA+venetoklaks alan grupta ortanca sağ kalım süreleri daha uzun bulunmuş.Ancak HMA+venetoklaks alan grup ile sağ kalım süresi çalışmamız ile benzerdir. Erken dönem mortalitenin önlenmesi ve sağkalımın artırılması amacıyla, bu hasta grubunda hipometile edici ajanlara ek olarak venetoklaks tedavi yaklaşımları tercih edilmelidir. Bununla birlikte, yaşlı AML hastalarında hem etkinlik hem de tolerabilite açısından daha etkili ve güvenilir yeni tedavi seçeneklerine olan ihtiyaç devam etmektedir.

Özet (Çeviri)

Acute myeloid leukemia (AML) is a type of hematologic cancer characterized by the clonal proliferation of myeloid precursor blast cells in the peripheral blood, bone marrow, and/or other tissues. The median age at diagnosis is 68 years. Approximately 70% of newly diagnosed AML cases occur in individuals aged 55 years and older (1). The incidence of AML is steadily increasing due to the aging population and the use of chemotherapy and/or radiotherapy in the treatment of other malignancies. In general, prognosis is poor in AML patients aged 65 years and older; in this age group, the five-year survival rate ranges between 5% and 10% (2). In elderly patients, an increased burden of comorbidities, the severity of these conditions, and low performance status contribute to a higher incidence of treatment-related morbidity and mortality. Furthermore, AML in older individuals is often associated with several biological features linked to chemoresistance, such as a higher frequency of adverse cytogenetic findings, increased expression of drug resistance genes, and the presence of preexisting hematologic disorders (3). Therefore, the management of treatment in elderly AML patients remains both challenging and controversial. While the 3+7 induction chemotherapy regimen is the standard approach for newly diagnosed younger AML patients, this regimen is not always the first-line option in older patients. In medically frail elderly individuals, intensive chemotherapy may result in early mortality. Hence, treatment protocols based on hypomethylating agents have become increasingly prominent for this patient group. In recent years, the addition of the BCL-2 inhibitor venetoclax to low-intensity treatment regimens has been shown to significantly improve survival in elderly AML patients (4). This study aims to investigate whether the addition of the BCL-2 inhibitor venetoclax to hypomethylating agents (azacitidine, decitabine) in patients who are unable to tolerate high-dose induction chemotherapy, have poor performance status, or are of advanced age, has a positive impact on overall survival in AML, improves treatment response, affects relapse rates, and how the chosen treatment regimen and response vary based on mutation analysis. Additionally, the study aims to contribute to future research on targeted therapies. Materials and Methods: This single-center retrospective study was conducted at the Hematology Department of Dicle University Faculty of Medicine Hospital and includes data from elderly and/or unfit patients diagnosed with AML who received hypomethylating agents and Anti-BCL2 therapy between January 1, 2019, and December 31, 2024. A total of 40 AML patients were included in the study. These patients were either aged 60 years or older at the time of diagnosis or considered unfit for intensive induction chemotherapy due to poor performance status (ECOG >2), comorbidities, or organ dysfunction, and had received combination therapy with a hypomethylating agent and an Anti-BCL2 agent. Patients with secondary AML, aged 0–18 years, relapsed/refractory cases, and those with incomplete medical records were excluded from the study. Data were obtained retrospectively from the hospital information management system and patient medical records. Recorded data included demographic characteristics (age, sex), hematologic and biochemical parameters at diagnosis, cytogenetic/molecular risk classification, administered treatment protocols, treatment responses (complete remission, partial response, refractory disease), and survival data (overall survival and event-free survival). Findings: According to the findings of our study, the mean age of the patients was 71.25 ± 5.24 years. It was determined that 47.5% of the patients were male and 52.5% were female. The mean hemoglobin level was found to be 8.82 ± 1.68 g/dL, the mean platelet count was 142.43 ± 130.46 x10³/mL, and the mean neutrophil count was 3.68 ± 4.55 x10³/mL. There was no statistically significant difference in treatment response according to patients' gender (p>0.05). Based on the study findings, 40% of the patients achieved remission, 7.5% achieved partial remission, 25% did not respond to treatment, 12.5% died after the first cycle, and in 15% of the cases remission status could not be evaluated. There was no statistically significant difference in the incidence of FLT3, NPM1, IDH1, IDH2, CKIT, t(8;21), and Inv(16) mutations between patients based on their treatment response (p>0.05). Overall survival (OS) was evaluated in the patients. The mean follow-up duration was 9.60 ± 9.92 months, and the mean overall survival was determined to be 14.145 ± 2.298 months. The 1-year OS rate was 78.5%, the 2-year OS rate was 51%, and the 3-year OS rate was 21%. The 1-year progression-free survival (PFS) rate was 79.9%, the 2-year PFS rate was 56.8%, and the 3-year PFS rate was 24.8%. Overall survival was also evaluated based on whether the patients had secondary AML. The mean OS for non-secondary patients was 15.650 ± 2.746 months, while for secondary AML patients it was 8.619 ± 2.518 months. Among non-secondary patients, the 1-year OS rate was 44.9%, the 2-year OS rate was 32.1%, and the 3-year OS rate was 12.8%. For female patients, the 1-year OS rate was 27%, the 2-year OS rate was 13.5%, and the 3-year OS rate was 13.5%. There was no statistically significant difference in survival rates between secondary and non-secondary AML patients (LogRank=1.518; p>0.05). Results: The management of treatment in elderly acute myeloid leukemia (AML) patients remains clinically challenging and is still a matter of debate. In this patient group, 1-year overall survival (OS) rates generally remain below 30%. In our single-center study, which analyzed elderly and/or unfit AML patients who were unable to tolerate intensive chemotherapy and received combination therapy with hypomethylating agents (azacitidine, decitabine) plus venetoclax, the median overall survival times were found to be consistent with real-world data reported in the literature. Our study focused on patients receiving HMA+venetoclax treatment. In the literature, when patient groups receiving HMA+venetoclax are compared with those receiving HMA alone, the group receiving the combination therapy has shown longer median survival. However, the survival durations in the HMA+venetoclax group are comparable to those observed in our study. To reduce early mortality and improve survival in this patient population, treatment strategies combining venetoclax with hypomethylating agents should be preferred. Nonetheless, there remains an ongoing need for more effective and safer treatment options in elderly AML patients, both in terms of efficacy and tolerability.

Benzer Tezler

  1. Akut myeloid lösemi tanılı hastalarda hipometile edici ajan monoterapisi alan hastalar ile hipometile edici ajan ve venetoklaks kombinasyon tedavisi alan hastalarda sağ kalım ve tedaviye yanıt durumu

    Survival and response to treatment in patients diagnosed with acute myeloid leukemia receiving hypomethylating agent monotherapy or patients receiving hypomethylating agent and venetoclax combination therapy

    SEMİH ÇIPLAKKILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OSMAN YOKUŞ

  2. 65 yaş üstü akut miyeloid lösemi hastalarında uygulanan tedavi algoritmalarının prognoz ve sağ kalım üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    DİLA ELİFSU YÜKSEKLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ASU FERGÜN YILMAZ

  3. Akut lösemi hastalarında nötropenik enterokolit görülme sıklığı ve hastalık prognozuna etkisinin değerlendirilmesi

    Frequency of neutropenic enterocolitis in acute leukemia patients and evaluation of its impact on disease prognosis

    BÜŞRA KÖKSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    HematolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÜMİT YAVUZ MALKAN

  4. Myelodisplastik sendrom tanısı olan hastalarda conut skorunun kan transfüzyon sıklığına etkisi ve prognostik değerinin araştırılması

    Investigation of the effect of conut score on blood transfusion frequency and its prognostic value in patients with a diagnosis of myelodysplastic syndrome

    BETÜL ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    HematolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MESUT AYER

  5. Geriatrik hastalarda gram negatif bakterilerin neden olduğu kan dolaşım enfeksiyonları: Epidemiyoloji ve mortalite için risk faktörleri

    Bloodstream infections caused by gram negative bacteria in geriatric patients: Epidemiology and risk factors for mortality

    MUHAMMED ENES KARDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İLKNUR ERDEM