Palyatif bakım ünitesinde yatan hastalarda Nötrofil/Lenfosit, Trombosit /Lenfosit, CRP/Albümin, Prokalsitonin /Albümin oranlarının yatış süresi ve mortalite üzerindeki prognostik değerlerinin retrospektif incelenmesi
Retrospective evaluation of the prognostic value of neutrophil-to-lymphocyte, platelet-to-lymphocyte, CRP-to-albumin,procalcitonin-to-albumin ratios on length of stay and mortality in palliative care unit patients
- Tez No: 976936
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NAGİHAN YILDIZ ÇELTEK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Palyatif bakım, NLO, PLO, CAO, PAO, Palliative care, NLR, PLR, CAR, PAR
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Palyatif bakım servislerinde yatan hastalarda mortalite ve yatış süresi ile bazı laboratuvar parametreleri arasındaki ilişkilerin belirlenmesi, hasta yönetimi açısından önem taşır. Bu retrospektif çalışmada, 11.11.2022–24.12.2024 tarihleri arasında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Palyatif Bakım Servisi'nde yatmış 616 hasta arasından, dahil etme kriterlerini karşılayan 269 hasta incelenmiştir. Hastalar vefat edenler ve sağ kalanlar olarak iki gruba ayrılmıştır. Çalışmada, hastaların demografik özellikleri, yatış süreleri ile Nötrofil/Lenfosit (NLO), Trombosit/Lenfosit (PLO), CRP/Albümin (CAO) ve Prokalsitonin/Albümin (PAO) oranları değerlendirilmiş ve gruplar arasında yatış süresi, mortalite ve laboratuvar parametreleri açısından anlamlı farklılıklar araştırılmıştır. Hastaların %42'si 75-89 yaş aralığında, %59,5'i erkektir. Mevcut tanıların %50,2'si onkolojik hastalıklardır. Hastaların %33,7'sinde oral alım bozukluğu semptomu mevcut olup, %40,8'i palyatif bakım polikliniğinden yatış yapmıştır. Hastaların %59,5'i 15 gün ve üzeri süreyle tedavi görmüştür. Hastaların mortalite durumuna göre demografik ve hastalık sürecine ilişkin özelliklerinin karşılaştırılmasında solunum sistemi hastalıkları tanısı, karında şişlik semptomu ve yatış süresi ile mortalite durumu arasında anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır (p<0,05). Solunum sistemi hastalığı tanısı bulunan hastalarda (p=0,042), karında şişlik semptomu görülenlerde (p=0,034) ve yatış süresi 15 gün ve üzeri olan hastalarda (p=0,016) mortalite oranının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Vefat eden hastalarda özellikle hematolojik parametreler (RBC, HGB, HCT, PLT) ile albümin düzeylerinde, ilk ve son ölçümler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş saptanmıştır (p<0.05). İnflamatuar parametrelerde (CRP, prokalsitonin, NLO, CAO, PAO) ise son ölçümlerde anlamlı bir artış gözlenmiştir (p<0.05). Her iki grupta da NLO, CAO ve PAO oranlarında artış saptanmakla birlikte, bu artışın vefat eden hastalarda daha belirgin olduğu ve söz konusu parametrelerin mortalite ile daha güçlü bir ilişki gösterdiği belirlenmiştir (p≤0,001). Bu bulgular, palyatif bakım hastalarında laboratuvar parametrelerinin mortaliteyi öngörmede önemli bir rol oynadığını ve özellikle inflamatuar göstergelerin prognostik değer taşıdığını ortaya koymaktadır. Yatış süresi ile belirli inflamatuar ve hematolojik parametrelerin, palyatif bakım hastalarında prognostik belirteç olarak değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır. Bu göstergelerin düzenli olarak izlenmesi, klinik karar süreçlerinin doğruluğunu artırabilir ve hasta bakımının kalitesine katkı sağlayabilir. Çalışmamız, palyatif bakımda mortalite öngörüsüne yönelik parametrelerin önemini vurgulamakta ve gelecekte daha geniş hasta gruplarında yapılacak doğrulayıcı araştırmalara temel oluşturabilecek niteliktedir.
Özet (Çeviri)
Determining the relationships between mortality, length of hospital stay, and certain laboratory parameters in patients hospitalized in palliative care units is crucial for effective patient management. In this retrospective study, 269 patients who met the inclusion criteria were selected from among 616 patients hospitalized in the Palliative Care Unit of Tokat Gaziosmanpaşa University between November 11, 2022, and December 24, 2024. The patients were divided into two groups: those who died and those who survived. Demographic characteristics, length of stay, and the ratios of neutrophil-to-lymphocyte (NLR), platelet-to-lymphocyte (PLR), C-reactive protein-to-albumin (CAR), and procalcitonin-to-albumin (PAR) were evaluated, and significant differences between groups in terms of hospitalization duration and laboratory parameters were investigated. Among the patients, 42% were between 75 and 89 years old, and 59.5% were male. Oncological diseases accounted for 50.2% of all diagnoses. Oral intake disorder was present in 33.7% of patients, and 40.8% were admitted from the palliative care outpatient clinic. A total of 59.5% of patients were hospitalized for 15 days or longer. Comparison of demographic and clinical characteristics by mortality status revealed significant differences between respiratory system diseases, the presence of abdominal distension, and length of stay in relation to mortality (p<0.05). Mortality rates were significantly higher among patients diagnosed with respiratory system diseases (p=0.042), those presenting with abdominal distension (p=0.034), and those hospitalized for 15 days or more (p=0.016). In deceased patients, there was a statistically significant decrease in hematological parameters (RBC, HGB, HCT, PLT) and albumin levels between the first and last measurements (p<0.05). In contrast, inflammatory parameters (CRP, procalcitonin, NLR, CAR, PAR) showed a significant increase in the final measurements (p<0.05). Although increases in NLR, CAR, and PAR were observed in both groups, these changes were more pronounced among deceased patients, indicating a stronger association with mortality (p≤0.001). These findings demonstrate that laboratory parameters play an important role in predicting mortality among palliative care patients and that inflammatory markers, in particular, have prognostic value. It was determined that hospitalization duration, along with specific inflammatory and hematological parameters, may serve as prognostic indicators in palliative care patients. Regular monitoring of these markers may enhance the accuracy of clinical decision-making and contribute to improving the quality of patient care. This study highlights the importance of laboratory-based parameters in predicting mortality in palliative care and provides a foundation for future confirmatory studies with larger patient populations.
Benzer Tezler
- Son dönem palyatif bakım hastalarında yatış biyokimyasal ve hematolojik parametrelerinin erken dönem mortalite ile ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between biochemical and hematological parameters and early term mortality in end stage palliative care patients
ALİ GÖÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
GeriatriSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UMUT SAFER
DR. NEZAHAT MÜGE ÇATIKKAŞ
- Palyatif bakım ünitesinde yatan hastalarda bası yarası risk faktörlerinin retrospektif analizi
Patients in the palliative care unit retrospective analysis of pressure sores risk factors
KÜBRA AYVAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜLEYMAN GÖRPELİOĞLU
- Üniversitemiz palyatif bakım ünitesinde yatan hastalarda mortalite ile ilişkili parametrelerin prospektif olarak incelenmesi
Prospective investigation of parameters associated with mortality in patients hospitalized in the palliative care unit of our university
MURAT FURKAN VURAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
GeriatriAtatürk Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PINAR TOSUN TAŞAR
- Palyatif bakım servisinde yatan yaşlı hastalarda depresyon sıklığı ve ilişkili klinik ve ultrasonografik kas parametreleri
The prevalence of depression and associated clinical and ultrasonographic muscle parameters in older patients hospitalized in a palliative care unit
AHMET KANYILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
GeriatriSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NEZAHAT MÜGE ÇATIKKAŞ
- Palyatif bakım alan 65 yaş ve üstü hastalarda kırılganlık ve yaşlı istismarı arasındaki ilişki
The relationship between frailty and elder abuse in patients 65 years and older receiving palliative care
IŞIL MİRAY AKYÜREK
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
HemşirelikTokat Gaziosmanpaşa ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYGÜL KISSAL