Geri Dön

Endoskopik üreterolitotripside retrograd taş migrasyonunun prediktif faktörleri ve yeni bir“dar geçit”parametresi

Predictive factors of retrograde stone migration in ureteroscopic lithotripsy and a new“narrow passage”parameter

  1. Tez No: 978638
  2. Yazar: BURTAÇ TALHA AKKURT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SERKAN AKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Üreter taşları, Ureteral calculi
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, üreter taşlarında endoskopik lazer litotripsi sırasında operasyon başarısını sınırlayan önemli bir komplikasyon olan retrograd taş migrasyonunun (RTM) öngörücü faktörlerini belirlemek ve literatürde ilk kez tanımlanan yeni bir parametrenin öngörücü değerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 2020-2025 yıllarıarasındaüreter taşı nedeniyle lazer üreteroskopik litotripsi uygulanan 270 hasta dâhil edilmiştir. Hastalar, operasyon sırasında RTM gelişen (n = 60) ve RTM gelişmeyen kontrol grubu (n = 210) olarak iki gruba ayrılmıştır. Demografik veriler, tıbbi özgeçmiş ve radyolojik taş, üreter ve renal pelvis ölçümleri dahil olmak üzere çeşitli klinik ve radyolojik parametreler değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde tanımlayıcı istatistikler, ikili grup karşılaştırmaları, lojistik regresyon analizleri ve ROC eğrisi analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 270 hastanın %22,7'sinde RTM gelişmiştir. RTM gelişen grupta taşların daha sık proksimal yerleşimli, oval şekilli ve impakte olduğu; ayrıca taş boyutları, hacmi, ortalama Hounsfield ünitesi (HU) değerleri, renal pelvis boyutları ve hacminin anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır (p < 0,05). Buna karşılık taş ile üreteropelvik bileşke arası mesafe (X-UP), taş ile üreteropelvik bileşke arası mesafe/tüm üreter boyu oranı (X-UP/U), taş aksiyel çap/proksimal üreterçapı oranı (XAD/PUD)vetaş heterojenite indeksi (SHI)değerleri RTM olmayan grupta daha yüksek bulunmuştur. İki aşamalı gerçekleştirilen çok değişkenli lojistik regresyon analizinde taş şekli, X-UP/U, ortalama HU, SHI ve XAD/PUD bağımsız prediktif faktörler olarak belirlenmiştir. İkinci aşamada XAD/PUD değişkeninin eklenmesiyle modelin ayırt edici gücü artmış (AUC: 0,90) ve tanısal performans ölçütleri yüksek duyarlılık (%88,3) ve özgüllük (%79,5) ve yüksek negatif prediktif değer (%96) ile doğrulanmıştır. Sonuç: Preoperatif bilgisayarlı tomografi görüntüleri üzerinden yapılabilen ölçümler ile RTM riski öngörülebilmektedir. XAD/PUD, RTM gelişimini öngörmede güçlü ve bağımsız bir prediktördür. Bu sayede RTM gelişmeyecek hastalar önceden belirlenerek gereksiz ekipman hazırlığı ve maliyetinden kaçınılabilir. Prospektif ve çok merkezli çalışmalar ile modelin öngörücü gücü artırılarak klinik uygulamayakatkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to identify the predictive factors for retrograde migration of ureteral stones into the kidney during endoscopic laser lithotripsy, an important complication limiting surgical success, and to demonstrate the predictive value of a novel parameter not previously described in the literature. Materials And Methods: This retrospective study included 270 patients who underwent laser ureteroscopic lithotripsy for ureteral stones between 2020 and 2025. Patients were divided into two groups: those who experienced retrograde stone migration (RSM) into the kidney during the procedure (n = 60) and a control group consisting of those who did not (n = 210). Demographic characteristics, medical history, and various clinical and radiological parameters, including stone, ureteral, and renal pelvic measurements, were evaluated. Statistical analyses included descriptive statistics, univariate group comparisons, logistic regression, and receiver operating characteristic (ROC) curve analyses. Results: RSM occurred in 22.7% of the 270 patients. Stones in the RSM group were more frequently located proximally, oval-shaped, and impacted; furthermore, stone size, volume, mean Hounsfield unit (HU), and the renal pelvic dimensions and volume were significantly higher (p < 0.05). Conversely, the stone-to-ureteropelvic junction distance (X-UP), stone-to-ureteropelvic junction distance/total ureter length ratio (X-UP/U), axial stone diameter/proximal ureteral diameter ratio (XAD/PUD), and stone heterogeneity index (SHI) values were higher in the non-RSM group. Multivariate logistic regression identified stone shape, X-UP/U, mean HU, SHI, and XAD/PUD as independent predictive factors. The inclusion of XAD/PUD improved the discriminative power of the model (AUC: 0.90), with high diagnostic performance as demonstrated by sensitivity (88.3%), specificity (79.5%), and negative predictive value (96%). Conclusion: RSM risk can be predicted through preoperative computed tomography based measurements. XAD/PUD is a strong and independent predictor of RSM. Identifying patients unlikely to develop RSM preoperatively may help to avoid unnecessary preparation of additional equipment and reduce costs. Prospective multicenter studies may further validate this model and enhance its applicability in clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Proksimal üreter taşlarında üreterolitotripsi esnasında geriye kaçışı önlemede hasta pozisyonunun rolü

    Role of patient position in preventing retropulsion during ureterolithotripsy in proximal ureteral stones

    ALİ KAAN YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    ÜrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖMER GÖKHAN DOLUOĞLU

  2. Endoskopik vital boyamanın intestinal metaplazi tanısındaki değeri

    Value of endoscopic vital dyeing for the diagnosis of intestinal metaplasia

    DENİZ YAMAÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    GastroenterolojiGazi Üniversitesi