Hipoksik iskemik ensefalopati tanılı hastalarda serum dinamik tiol / disülfid düzeyi ile pulse wave velocity arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between serum dynamic thiol/disulfide levels and pulse wave velocity in patients diagnosed with hypoxic-ischemic encephalopathy
- Tez No: 978694
- Danışmanlar: PROF. DR. DİLEK YILMAZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Neonatal Hipoksik Ensefalopati, Hipertansiyon, Tiol/disülfid homeostazisi, Arteriyel sertlik, Pulse Wave velocity, Neonatal Hypoxic Encephalopathy, Hypertension, Thiol/disulfide Homeostasis, Arterial Stiffness, Pulse Wave Velocity (PWV)
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Hipoksik iskemik ensefalopati (HİE), perinatal asfiksi sonucu meydana gelen yüksek morbidite ve mortalite ile karakterize bir tablodur. Orta-ağır HİE olgularında terapötik hipotermi, sağkalımı arttırmakta ve nörolojik prognozu iyileştirmektedir. HİE; nörolojik etkilerin yanı sıra multisistemik etkilenme yaptığı için, kardiyovasküler ve renal sistemleri etkileyebilir. Bu çalışmada, terapötik hipotermi uygulanmış HİE tanısı ile izlenmiş çocuklarda arteriyel sertlik ve oksidatif stres düzeyleri değerlendirilerek, bu belirteçlerin uzun dönem kardiyovasküler risk öngörüsünde kullanılıp kullanılamayacağı araştırıldı. Gereç ve Yöntem: 2024 Mayıs-2025 Mayıs tarihleri arasında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) etik kurul onayı ve BAP desteğiyle yürütülen prospektif dizayn edilen çalışmada, ADÜ yenidoğan yoğun bakım ünitesinde terapötik hipotermi uygulanmış HİE evre 2-3 tanılı çocuk (n=44), aynı yaş ve cinsiyette sağlıklı çocuklar (n=44) karşılaştırıldı. Örneklem sayısı power analizi sonucuna göre belirlendi. Katılımcıların doğum öyküleri, antropometrik ölçümleri, nörolojik muayeneleri (GMFCS skalası), dil gelişimi ve aile öyküleri olgu rapor formlarına kaydedildi. Ayrıca HİE tanısı almış çocukların verileri sistemden elde edildi. Arteriyel sertlik ölçümleri, ossilometrik yöntemle Mobil-O-Graph nabız dalga cihazı kullanılarak yapılan üç ölçümün ortalaması alındı. Katılımcılardan, 12-14 saatlik açlığı takiben sabah saat 08.00-10.00 arasında serum total / native thiol düzeyi ölçümü için kan alındı. Çalışmaya alınan tüm HİE ve kontrol grubu çocukların ailelerinden bilgilendirilmiş onam alındı. Araştırma verileri için gerekli istatistiksel analizler yapıldı, sonuçlar p < 0,05 olduğu durumda istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Katılımcıların yaş aralığı 3-10.5 (ortalama 6,6 ± ) yıl olup, %53,4'ü erkekti. Kontrol grubunda sezaryen oranı anlamlı yüksek saptandı (p=0,003). Doğum kilo ölçümleri benzer olmakla birlikte, doğum kilo persentil-SDS değeri HİE grubunda anlamlı derecede düşüktü (p=0,003). Modifiye Sarnat evrelemesine göre %86,4'ünün evre 2 HİE hastası olduğu görüldü. %75'inde resüsitasyon öyküsü, %75 olguya PBV uygulaması, %54,5'ünde entübasyon uygulaması ve invaziv mekanik ventilasyon desteği vardı; ayrıca %27,3'ünün inotrop desteği aldığı saptandı. Yenidoğan yoğun bakım yatış süresi ortalama 15,5 gündü ve %40,9 bebeğin nöbet geçirdiği görüldü. Antropometrik ölçümlerinin kilo, VKI ve bunlara ait persentil-SDS değerleri HİE grubunda anlamlı şekilde düşüktü (p<0,05). Nörolojik muayenede sınıflamasında GMFCS'ye göre HİE grubunda, ileri seviye kaba motor fonksiyon bozukluğu saptandı (p=0,003). Dil alanı gelişmi açısından, HİE grubu çocuklarda %25 gecikmiş konuşma, %18,2 konuşma bozukluğu gözlenirken, kontrol grubunun tamamı normaldi. (p<0,001). Arteriyel sertlik değerlendirmesinde; HİE grubunda periferik SKB, nabız basıncı, NDH(PWV) ve yansıtma büyüklüğü ölçümleri kontrol grubundan anlamlı yüksek saptandı (p=0,023, p=0,011, p< 0,001, p=0,014) Serum tiol/disülfid homeostazı HİE grubunda disülfid yönünde değişiklik gösterse bile bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sonuç: Doğum ölçümlerinin HİE grubunda kilo, boy persentil ve SDS düşük olması, perinatal dönemde başlayan büyüme geriliğinin uzun döneme yansıdığını göstermektedir. Orta-ağır HİE olgularında resüsitasyon ve ventilasyon ihtiyacının yüksek olması, ayrıca düşük APGAR ve yüksek Thompson skoru olması; asfiksinin klinik şiddetini yansıtmaktadır. Ortalama 6.5 yıllık izlemlerinde, kilo, boy ve VKI SDS değerlerinin düşük olması, bu grubun uzun dönemde büyüme geriliği riski taşıdığını düşündürmektedir. Arteriyel sertlik göstergesi olan NDH(PWV), HİE grubunda anlamlı olarak yüksek bulunmuş, bu da vasküler yapının uzun dönem etkilenmesine işaret etmektedir. HİE grubunda NDH ve yansıtma büyüklüğünün artmış olması, dil gelişim geriliği birlikte değerlendirildiğinde, arteriyel sertliğin nörogelişimsel sürecide etkileyebileceği düşündürmektedir. HİE grubunda, NDH, SKB ve yansıtma büyüklüğü artarken augmentasyon indeksinde fark olmaması; erken vasküler değişikliklerin özellikle büyük arterlerin yapısal özelliklerinde başladığını düşündürmektedir. Tiol/disülfid homeostazı HİE grubunda disülfid tarafına doğru değişmiş olsa da istatistiksel olarak anlamlı görülmedi, bu durum tiol/-disülfid parametrelerinin daha çok akut dönemde etkili olabileceğini, subakut hipoksik tablolarda ise etkilenmenin sınırlı ve zamanla kompanse edilebilir olduğunu düşündürmektedir. Oksidatif stresin değerlendirilmesinde tiol-disülfid homeostazı tek başına değil, diğer biyobelirteçler ile ele alınması önerilmektedir. HİE tanılı bireylerin sadece nörolojik açıdan değil, vasküler sistemin de uzun dönemli izlenmesi, erken müdahale olanakları geliştirilmesi açısından önemlidir. Bu konuda, çok merkezli ve geniş kapsamlı çalışmaların yapılması gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction: Hypoxic ischemic encephalopathy (HIE) is a condition characterized by high morbidity and mortality resulting from perinatal asphyxia. In moderate-to-severe HIE cases, therapeutic hypothermia increases survival and improves neurological prognosis. HIE can affect the cardiovascular and renal systems due to its multisystemic involvement in addition to neurological effects. In this study, arterial stiffness and oxidative stress levels were evaluated in children diagnosed with HIE who underwent therapeutic hypothermia to investigate whether these markers could be used to predict long-term cardiovascular risk. Materials and Methods: In this prospective study conducted between May 2024 and May 2025 with the approval of the ADÜ Ethics Committee and BAP support, children diagnosed with HIE stages 2-3 who underwent therapeutic hypothermia in the ADÜ neonatal intensive care unit (n=44) were compared with healthy children of the same age and gender (n=44). The sample size was determined based on the results of a power analysis. Participants' birth histories, anthropometric measurements, neurological examinations (using the GMFCS scale), language development, and family histories were recorded in case report forms. Additionally, data on children diagnosed with HIE were obtained from the system. Arterial stiffness measurements were taken using the Mobil-O-Graph pulse wave device with the oscillometric method, and the average of three measurements was taken. Blood samples were collected from participants between 8:00 and 10:00 a.m. after a 12–14 hour overnight fast to measure serum total and native thiol levels. Informed consent was obtained from the families of all HIE and control group children included in the study. The necessary statistical analyses were performed for the research data, and the results were considered statistically significant when p < 0.05. Results: The age range of the participants was 3-10.5 (mean 6.6 ± ) years, and 53.4% were male. A significantly higher cesarean section rate was observed in the control group (p=0.003). Although birth weight measurements were similar, the birth weight percentile-SDS value was significantly lower in the HIE group (p=0.003). According to the modified Sarnat staging system, 86.4% of the patients were stage 2 HIE patients. 75% had a history of resuscitation, 75% underwent PBV, 54.5% underwent intubation and invasive mechanical ventilation support, and 27.3% received inotropic support. The average neonatal intensive care unit stay was 15.5 days, and 40.9% of the infants had seizures. Anthropometric measurements of weight, BMI and their corresponding percentile-SDS values were significantly lower in the HIE group (p<0.05). In the neurological examination classification according to GMFCS, advanced gross motor function impairment was detected in the HIE group (p=0.003). In terms of language development, 25% of children in the HIE group had delayed speech and 18.2% had speech impairment, while all of the control group were normal. (p<0.001). In the assessment of arterial stiffness, peripheral SBP, pulse pressure, NDH (PWV), and reflection magnitude were significantly higher than in the control group (p=0.023, p=0.011, p<0.001, p=0.014). Serum thiol/disulfide homeostasis showed a shift toward disulfide in the HIE group, but this difference was not statistically significant. Conclusion: Low birth weight, height percentile, and SDS in the HIE group indicate that growth retardation beginning in the perinatal period continues into the long term. The high need for resuscitation and ventilation in moderate to severe HIE cases, as well as low APGAR scores and high Thompson scores, reflect the clinical severity of asphyxia. In the average 6.5-year follow-up, low weight, height, and BMI SDS values suggest that this group is at risk for growth retardation in the long term. NDH (PWV), an indicator of arterial stiffness, was found to be significantly higher in the HIE group, indicating long-term vascular damage. The increased NDH and reflection magnitude in the HIE group, when evaluated together with language development delay, suggests that arterial stiffness may also affect the neurodevelopmental process. In the HIE group, while NDH, SBP, and reflection magnitude increased, there was no difference in the augmentation index, suggesting that early vascular changes begin particularly in the structural characteristics of large arteries. Although thiol/disulfide homeostasis shifted toward the disulfide side in the HIE group, it was not statistically significant, suggesting that thiol/disulfide parameters may be more effective in the acute phase, while the effect may be limited and compensable over time in subacute hypoxic conditions. In assessing oxidative stress, thiol/disulfide homeostasis should not be considered in isolation but in conjunction with other biomarkers. Long-term monitoring of individuals diagnosed with HIE is important not only from a neurological perspective but also for the vascular system, as it facilitates the development of early intervention opportunities. In this regard, multicenter and large-scale studies are required.
Benzer Tezler
- Hipoksik iskemik ensefalopati nedeniyle terapötik hipotermi tedavisi uygulanan hastalarda akut böbrek hasarının pRIFLE ve AKIN kriterlerine göre değerlendirilmesi
Evaluation of acute kidney injury in patients treated with therapeutic hypothermia for hypoxic-ischemic encephalopathy: Assessment based on pRIFLE and AKIN criteria
ECE TUĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DİDEM ARMAN
- Terapötik hipotermi tedavisi alan hipoksik iskemik ensefalopatili yenidoğanlarda serum elektrolit imbalansı ve bunun renin angiotensin aldesteron ilişkisi
Serum electrolyte imbalance in newborns with hypoxic ischemic encephalopathy treated with therapeutic hypothermia and its association with renin angiotensin and aldesterone
DOĞAN BAHADIR İNAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OSMAN BAŞTUĞ
- Hipoksik iskemik ensefalopatili yenidoğanlarda pentraksin-3 ve nöronal pentraksin-1 düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of pentraxin-3 and neuronal pentraxin-1 levels in newborns with hypoxic ischemic encephalopathy
YAĞMUR TÜRKMENOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıPamukkale ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. HACER ERGİN
- Perinatal asfiksili yenidoğanlarda serum Brain Natriüretik peptid düzeyi
The level of serum Brain Natriüretic peptid the newborn infants who have perinatal asphixia
ZÜHAL AYBEK BAĞIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAtatürk ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NACİ CEVİZ
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda akut böbrek hasarının değerlendirilmesi
Assessment of acute kidney injury in newborn intensive care unit patients
SONGÜL TOMAR GÜNEYSU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞEGÜL ZENCİROĞLU
PROF. DR. MEHMET BÜLBÜL